Bitcoin TEK BAŞINA MI HAREKET EDİYOR?
Şimdi biraz daha geniş açıya geçelim.
Çünkü Bitcoin grafiğine bakıp bütün piyasayı anlamaya çalışmak bana göre büyük bir hata. Bitcoin önemli ama tek başına hareket etmiyor. Ben Bitcoin’e bakarken aynı anda altına, gümüşe, dolara, tahvillere, Nasdaq’a ve S&P 500’e de bakıyorum.
Neden?
Çünkü bu piyasaların her biri bize yatırımcının dünyaya nasıl baktığıyla ilgili başka bir şey söylüyor.
Mesela altın yükseliyor. Burada hemen “altın yükseliyor” deyip geçmem. Güven arayışı mı var? Enflasyon korkusu mu oluşuyor? Merkez bankalarına yönelik beklentiler mi değişiyor? Dolarla ilgili nasıl bir fiyatlama var? Bunlara bakarım.
Gümüş yükseliyor. Bu sefer hikâyenin başka bir tarafı ortaya çıkıyor. Çünkü gümüş sadece parasal bir varlık değil, aynı zamanda sanayi talebiyle de bağlantılı.
Sonra Nasdaq’a dönüyorum. Risk iştahı nasıl? Yatırımcı büyüme hisselerine para koymaya devam ediyor mu? Geleceğe güveniyor mu?
S&P 500’e bakıyorum. Piyasanın geneli ne söylüyor?
Tahvillere bakıyorum. Faiz beklentileri nasıl değişiyor?
Dolara bakıyorum. Para güvenli limana mı kaçıyor, yoksa risk almaya mı başlıyor?
Sonra tekrar Bitcoin’e dönüyorum.
İşte benim “büyük resim” dediğim şey tam olarak bu.
Tek bir grafik değil.
BÜTÜN GRAFİKLERİN BİRBİRİNE ANLATTIĞI HİKÂYE.
Çünkü Bitcoin yükselirken Nasdaq da yükseliyorsa başka bir hikâye vardır. Bitcoin yükselirken altın da güçleniyorsa başka bir hikâye vardır. Bitcoin yükselirken dolar zayıflıyorsa yine başka bir hikâye vardır.
Ben sadece Bitcoin’in yükselip yükselmediğine bakmıyorum.
“NEDEN YÜKSELİYOR?” diye soruyorum.
Daha da önemlisi, diğer piyasalar bu hareketi doğruluyor mu diye bakıyorum.
Çünkü piyasanın en güzel tarafı şu. Bir yerde gördüğünüz hareketi başka bir yerde doğrulatabilirsiniz.
Bazen Bitcoin size bir şey söyler, altın başka bir şey söyler, tahvil piyasası bambaşka bir şey söyler.
İşte o zaman dikkat kesilirim.
Çünkü piyasalarda en tehlikeli dönemlerden biri herkesin aynı hikâyeye inandığı dönemdir.
Herkes yükseliş bekliyorsa, herkes kaldıraçlı long açıyorsa, herkes “artık düşmez” diyorsa ben orada daha dikkatli olurum.
Ama kimse inanmıyorsa, kimse konuşmuyorsa ve fiyat sessizce güçleniyorsa…
İşte orası benim çok daha fazla ilgimi çeker.
Çünkü büyük hareketlerin en güzel tarafı genellikle başlangıcında manşet olmamasıdır.
Manşet olduğunda çoğu zaman hareket çoktan başlamıştır.
Şimdiye kadar büyük resmi biraz daha büyüttük.
Fed’i konuştuk. Likiditeyi konuştuk. Faizi, doları, tahvilleri, altını, gümüşü ve hisse piyasalarını konuştuk.
Ama hâlâ bir parça eksik.
Bütün bu piyasaları hareket ettiren şeyin arkasında insan var.
Yatırımcı var.
Korku var.
Açgözlülük var.
FOMO var.
Panik var.
Umut var.
Ve en önemlisi…
KALABALIK NE ZAMAN POZİSYON DEĞİŞTİRİYOR?
Bir sonraki bölümde tam olarak buraya gireceğiz.
Çünkü bazen piyasayı hareket ettiren şey sadece para değildir.
PARANIN ARKASINDAKİ DUYGUDUR.
Ve bana göre boğa hikâyesinin en tehlikeli ama en kazançlı bölümlerinden biri tam olarak burada başlıyor.
Bitcoin NEDEN TAM DA BU NOKTADA?
Şimdiye kadar ne konuştuk?
Likidite.
Faiz.
Fed.
Para akışı.
Risk iştahı.
Bunların hepsi önemli.
Ama sonunda bütün bu hikâyenin gelip dayandığı bir yer var.
FİYAT.
Ve şimdi Bitcoin’e bakacağız.
Ama sadece “grafik yukarı mı aşağı mı?” diye bakmayacağız.
Önce şunu soracağız:
Bitcoin neden tam olarak bu bölgede?
Çünkü piyasada bazı seviyeler vardır.
Fiyat oralara geldiğinde herkes aynı şeyi görür.
Direnç.
Destek.
Kırılım.
Ret.
Ama ben biraz daha farklı bakıyorum.
Bir fiyat seviyesine sadece çizgi olarak değil…
O seviyede oluşan POZİSYONLANMA olarak bakıyorum.
Çünkü bir bölgede çok fazla insan pozisyon aldıysa, orası artık sadece teknik bir seviye değildir.
Aynı zamanda psikolojik bir seviyedir.
Herkesin gözü oradadır.
Alıcı oradadır.
Satıcı oradadır.
Kaldıraç oradadır.
Stoplar oradadır.
Ve piyasa çoğu zaman tam da bu yüzden o bölgenin etrafında sertleşir.
Şimdi Bitcoin’de de yapacağımız şey bu.
“Buradan yükselir mi?”
sorusundan önce…
“BURADA KİMLERİN POZİSYONU VAR?”
diye soracağız.
Çünkü Bitcoin’in fiyatını sadece spot alıcılar belirlemiyor.
Vadeli işlemler var.
Opsiyonlar var.
Kaldıraç var.
Kurumsal pozisyonlar var.
ETF akışları var.
Uzun vadeli yatırımcı var.
Kısa vadeli trader var.
Madenciler var.
Borsalara giren çıkan Bitcoin var.
Ve bütün bunlar aynı anda fiyat üzerinde baskı oluşturuyor.
Şimdi kritik yere geldik.
Bir direnç bölgesinin kırılması tek başına boğa anlamına gelmez.
Önemli olan KIRILIMIN NASIL GERÇEKLEŞTİĞİ.
Hacim geliyor mu?
Spot talep geliyor mu?
Açık pozisyonlar nasıl değişiyor?
Kaldıraç ne durumda?
Kırılım sonrası fiyat o bölgenin üzerinde kalabiliyor mu?
Yoksa herkesin beklediği kırılım geliyor ve birkaç saat sonra fiyat tekrar aşağı mı dönüyor?
İşte ben bunlara bakıyorum.
Çünkü grafik bize sadece sonucu gösteriyor.
Biz ise o sonucun arkasındaki davranışı anlamaya çalışıyoruz.
Bir de şu hatayı yapmayacağız.
Bitcoin yükseldi diye hemen “BOĞA” demeyeceğiz.
Bitcoin düştü diye de “BOĞA BİTTİ” demeyeceğiz.
Çünkü büyük trendlerin içerisinde çok sert düzeltmeler olur.
Bazen piyasa insanları korkutur.
Bazen tam tersine herkesi FOMO’ya sokar.
Ve çoğu insan tam bu psikolojik hareketlerin içerisinde yanlış pozisyon alır.
Bizim işimiz ise mümkün olduğunca duyguyu azaltıp mekanizmayı anlamak.
Şimdiye kadar büyük resmi kurduk.
Fed.
Likidite.
Para akışı.
Makro.
Şimdi Bitcoin’in kendisine girdik.
Ama Bitcoin tek başına hareket etmiyor.
Ve bence serinin bundan sonraki bölümü çok daha ilginç.
Çünkü Bitcoin’in yanında başka bir şey daha hareket ediyor.
ALTIN.
GÜMÜŞ.
NASDAQ.
S&P 500.
DOLAR.
TAHVİLLER.
Bunların hepsini aynı masaya koyduğumuzda çok daha farklı bir hikâye ortaya çıkıyor.
Bir sonraki bölümde tam olarak bunu yapacağız.
Çünkü asıl soru artık şu
BITCOIN TEK BAŞINA MI BOĞA HAZIRLIĞI YAPIYOR?
YOKSA BÜTÜN PİYASA AYNI HİKÂYENİN İÇİNDE Mİ?
İşte bunu konuşacağız.
@excitingci Saçmalık köfteci Yusuf bu türkiyeye bir ilde ekmek kapısı oldu ve çok hızlı bu gibi salaklar böyle etkileşk almak için elinden geleni yapar aslında şuan buna etkileşim verildi ;) tam bir mal bu adam
Bu arkadaşın yaptığı içerikleri görünce gerçekten şaşırıyorum.
Yıllardır sosyal medya yöneticiliği yapan, birçok sanatçıyla çalışmış ve bu işin mutfağında bulunmuş biri olarak söylüyorum.
Bir çok sanatçının menajerliğini yapmış biriyim..
Sosyal medyada etkileşim almak için insanların en hassas olduğu konuları sürekli gündeme taşıyıp, sonra da bunu “fikir paylaşımı” gibi sunmak yeni bir yöntem değil.
Burada mesele kimin neyi sevip sevmediği de değil.
Mesele, sırf etkileşim almak uğruna sürekli aynı tarz içeriklerin üretilmesi.
Bir paylaşımın amacı gerçekten fikir ortaya koymaksa başımın üstünde yeri var. Ama amaç sadece insanları birbirine düşürüp yorum sayısını artırmaksa, kusura bakmayın ama bunun adı içerik üretmek değil, etkileşim kovalamaktır.
Sosyal medyanın nasıl çalıştığını bilen biri olarak bunu gayet net görüyorum.
İnsanlar da artık neyin samimi fikir, neyin etkileşim için yapıldığını ayırt edebiliyor.
FED NE YAPARSA BOĞA GÜÇLENİR?
Şimdi buraya çok dikkat edin.
Çünkü piyasada Fed konusu genellikle çok basit anlatılıyor.
Fed faiz indirirse Bitcoin yükselir.
Bitti.
Hayır.
İş o kadar basit değil.
Fed bugün faiz indirse bile piyasa düşebilir.
Fed faizleri sabit bıraksa bile Bitcoin yükselebilir.
Hatta Fed faiz indirirken bile piyasalar satış yiyebilir.
NEDEN?
Çünkü piyasa bugünü değil…
BEKLENTİYİ fiyatlıyor.
Diyelim ki piyasadaki herkes Fed’in faiz indireceğine inanıyor.
Fed geliyor ve gerçekten faiz indiriyor.
Ama Kevin Warsh çıkıp diyor ki
Arkadaşlar bu sadece bir faiz indirimi. Önümüzdeki toplantılarda indirim beklemeyin.
Ne olur?
Piyasa faiz indirimini değil, sonraki mesajı fiyatlamaya başlar.
İşte bu yüzden sadece faiz kararına bakmıyorum.
Fed’in kararından daha önemli olan bazen kararın arkasındaki mesajdır.
Çünkü piyasaya verilen sinyal…
Gelecekteki likidite koşullarını belirler.
Şimdi benim boğa senaryom açısından üç şeye özellikle bakıyorum.
BİR:
Enflasyonun kalıcı şekilde aşağı gelmesi.
İKİ:
Fed’in para politikasında daha güvercin bir noktaya geçmesi.
ÜÇ:
Finansal koşulların gevşemeye başlaması.
Bunlar aynı anda güçlenirse…
Riskli varlıklar için ortam çok daha farklı hale gelir.
Ama şimdi diğer tarafa geçelim.
Çünkü asıl önemli olan sadece boğayı destekleyen şartları bilmek değil.
BOĞA SENARYOSUNU NE BOZAR?
Enflasyon yeniden hızlanırsa…
Tahvil faizleri yükselirse…
Dolar güçlenirse…
Fed daha şahin bir politika izlerse…
Finansal koşullar sıkılaşırsa…
Risk iştahı ciddi şekilde bozulursa…
Ben çıkıp ama ben hâlâ boğa bekliyorum diye inat etmeyeceğim.
Çünkü benim için önemli olan tahminimin doğru çıkması değil.
DOĞRU VERİYİ DOĞRU OKUMAK.
Piyasa benim düşündüğüm gibi hareket etmek zorunda değil.
Ben piyasaya uyum sağlamak zorundayım.
Şimdi bir de çok kritik bir şeyi unutmayalım.
Fed’in faiz indirmesi TEK BAŞINA likiditenin arttığı anlamına gelmez.
Bunu özellikle söylüyorum.
Çünkü önümüzdeki dönemde bunu çok duyacağız.
FED FAİZ İNDİRDİ.
BOĞA BAŞLADI.
Hayır.
Önce neden faiz indirildiğine bakacağız.
Ekonomi güçlendiği için mi?
Enflasyon düştüğü için mi?
Yoksa ekonomi ciddi şekilde bozulduğu için mi?
Çünkü aynı faiz indiriminin iki tamamen farklı anlamı olabilir.
Ekonomi kontrollü şekilde soğuyor ve Fed gevşiyorsa başka…
Ekonomi kırılıyor ve Fed yangını söndürmeye çalışıyorsa başka…
İşte makro okumak tam olarak budur.
Tek bir veriye bakıp karar vermek değil.
BÜTÜN HİKÂYEYİ BİRLİKTE OKUMAK.
Şimdi yavaş yavaş asıl meseleye geliyoruz.
Çünkü Fed’i konuştuk.
Likiditeyi konuştuk.
Para akışını konuştuk.
Ama bütün bunların piyasaya nasıl yansıdığını henüz konuşmadık.
Bir sonraki bölümde Bitcoin’e döneceğiz.
Ama bu sefer sadece grafiğe bakmayacağız.
Şunu soracağız
Bitcoin NEDEN TAM DA BU NOKTADA?
Ve daha önemlisi…
BU SEVİYELERDE KİM ALIYOR, KİM SATIYOR?
İşte orası çok daha ilginç.⏳
BOĞA PİYASASINI ASIL NE BAŞLATIR?
Dün size şunu söyledim.
Fiyat sonuçtur.
Biz sonucu değil, sonucu oluşturan mekanizmayı anlamaya çalışacağız.
Şimdi o mekanizmanın en önemli parçalarından birine geliyoruz.
LİKİDİTE.
Burayı iyi anlayın.
Çünkü piyasalar sadece “insanlar Bitcoin aldı” diye boğa olmaz.
Piyasada ne kadar para var?
O para ne kadar kolay hareket ediyor?
İnsanlar risk almaya ne kadar istekli?
Bankacılık sisteminde kredi koşulları nasıl?
Merkez bankaları ne yapıyor?
Hazine ne kadar borçlanıyor?
Bütün bunlar piyasadaki para akışını etkiliyor.
Ve para akışı değiştiğinde…
Önce büyük varlıklar hareket etmeye başlıyor.
Sonra risk iştahı artıyor.
Sonra yatırımcı psikolojisi değişiyor.
Sonra herkesin dikkatini fiyat çekiyor.
Ve en son herkes “BOĞA GELDİ” demeye başlıyor.
Ama çoğu insanın yaptığı hata tam burada.
Onlar boğayı,
herkes boğa olduktan sonra fark ediyor.
Ben daha önceki aşamayı takip etmek istiyorum.
Çünkü büyük hareketler genellikle herkesin ikna olduğu anda başlamıyor.
Hazırlık daha önce yapılıyor.
Şimdi bunu Bitcoin üzerinden düşünün.
Bitcoin yükseliyor.
İnsanlar Bitcoin’e para giriyor sanıyor.
Ama belki de önce küresel likidite şartları değişiyor.
Belki doların değeri değişiyor.
Belki tahvil faizleri düşüyor.
Belki finansal koşullar gevşiyor.
Belki piyasadaki risk iştahı artıyor.
Ve Bitcoin bütün bunların sonucunda hareket ediyor.
İşte benim anlatmak istediğim hikâye bu.
Bundan sonra size sadece Bitcoin grafiği göstermeyeceğim.
Bitcoin’in etrafındaki sistemi de göstereceğim.
Çünkü Bitcoin’i anlamak için bazen Bitcoin’e bakmayı bırakmanız gerekiyor.
Şimdi kritik noktaya geliyoruz.
LİKİDİTE ARTIYORSA BU OTOMATİK OLARAK BOĞA MI DEMEK?
HAYIR.
İşte burada işler biraz daha karmaşık.
Paranın artması yetmez.
O paranın NEREYE GİTTİĞİ önemli.
Riskli varlıklara mı gidiyor?
Tahvillere mi gidiyor?
Altına mı gidiyor?
Hisse senetlerine mi gidiyor?
Kriptoya mı gidiyor?
Yatırımcı risk almak istiyor mu?
Yani bizim takip edeceğimiz şey sadece “para var mı?” olmayacak.
“PARA NEREYE AKIYOR?” olacak.
Ve bunu anlamaya başladığınız zaman piyasaya bakışınız değişiyor.
Bitcoin 100.000$ olur mu?
Bu soru tek başına bana çok fazla şey anlatmıyor.
Ama…
Likidite genişliyor mu?
Finansal koşullar gevşiyor mu?
Dolar zayıflıyor mu?
Risk iştahı yükseliyor mu?
Kurumsal para hangi tarafa gidiyor?
Merkez bankaları nasıl pozisyonlanıyor?
Bu sorular bana çok daha fazla şey anlatıyor.
Çünkü fiyatın arkasındaki hikâyeyi arıyorum.
Şimdi bu serinin en önemli bölümlerinden birine doğru gidiyoruz.
FED.
Ama sadece “Fed faiz indirdi Bitcoin yükseldi” seviyesinde değil.
Fed’in kararlarının piyasaya nasıl aktarıldığını konuşacağız.
Çünkü bazen faiz indirimi gelir…
Piyasa düşer.
Bazen faiz sabit kalır…
Piyasa yükselir.
Çünkü piyasalar sadece bugünü fiyatlamaz.
BEKLENTİYİ fiyatlar.
İşte asıl oyun burada başlıyor.
Bir sonraki bölümde:
FED NE YAPARSA BOĞA GÜÇLENİR?
Ve daha önemlisi…
FED NE YAPARSA BENİM BOĞA SENARYOM BOZULUR?
İşte o zaman gerçekten senaryo konuşmaya başlayacağız.
NEDEN BOĞA BEKLİYORUM?
Tamam.
Artık başlayalım.
Uzun zamandır size anlatmak istediğim şeyin ilk bölümünü bugün açıyorum.
Ama en baştan anlaşalım.
Ben size “Bitcoin şuraya gidecek, sonra buraya düşecek” tarzında bir kehanet anlatmayacağım.
Ben size neden boğa beklediğimi anlatacağım.
Çünkü bugün Bitcoin yaklaşık 80.000$ seviyelerinde.
Birkaç gün önce 81.000$ üzerini gördük.
Piyasa yeniden hareketlendi.
Herkes tekrar grafiklere bakmaya başladı.
Ama benim asıl ilgilendiğim yer fiyat değil.
Fiyatın arkasında ne olduğu.
Şimdi çok dikkatli bakın.
Bugün Jackson Hole başlıyor.
Fed’in para politikası piyasaların yine en önemli gündemlerinden biri.
Faizler şu anda %3,50 - %3,75 aralığında.
Enflasyon ise hâlâ Fed’in %2 hedefinin oldukça üzerinde.
Hatta bazı Fed üyeleri mevcut faiz seviyesinin yeterince sıkı olmadığını açıkça söylüyor.
Şimdi burada çoğu insan sadece şuna bakıyor
Faiz inecek mi?
Ben ise başka bir soru soruyorum.
PARA NEREYE AKACAK?
Çünkü boğa piyasalarının temelinde sadece faiz indirimi yok.
Likidite var.
Dolar var.
Tahvil faizleri var.
Merkez bankalarının bilançosu var.
Devletlerin borçlanması var.
Risk iştahı var.
Ve bütün bunların sonunda yatırımcının davranışı var.
Bitcoin’i tek başına anlamaya çalışırsanız bazı şeyler anlamsız gelir.
Ama Bitcoin’i bütün bu sistemin içerisinde izlerseniz hikâye değişir.
Benim aylardır takip ettiğim şey tam olarak bu.
Ve burada çok önemli bir ayrım yapacağız.
BOĞA BEKLEMEKLE
BOĞA GELDİ DEMEK
AYNI ŞEY DEĞİL.
Ben bugün “boğa kesin geldi” demiyorum.
Ben size boğanın hangi şartlarda oluşabileceğini anlatıyorum.
Hangi verilerin bu tezi güçlendirdiğini…
Hangi gelişmelerin tezi bozabileceğini…
Ve hangi seviyelerde fikrimi değiştireceğimi…
Bunların tamamını açık açık konuşacağız.
Çünkü ben yatırımcıya sadece hedef vermenin doğru olduğunu düşünmüyorum.
Senaryoyu vermek gerekiyor.
Neden?
Çünkü piyasa bizim istediğimiz gibi hareket etmek zorunda değil.
Bazen haklı olursunuz.
Bazen yanılırsınız.
Önemli olan yanıldığınızda bunu kabul edecek bir sisteminizin olmasıdır.
Şimdi önümüzdeki dönemde tam olarak bunu yapacağız.
Önce MAKRO’yu anlayacağız.
Sonra LİKİDİTEYİ.
Sonra PARA AKIŞINI.
Sonra BITCOIN’i.
Sonra ALTIN ve GÜMÜŞÜ.
Sonra NASDAQ ve S&P 500’ü.
Ve en sonunda bütün bunları tek bir hikâyede birleştireceğiz.
Çünkü benim gördüğüm hikâye sadece Bitcoin hikâyesi değil.
Daha büyük bir şey var.
Ve bence biz henüz hikâyenin sonuna gelmedik.
Hatta belki de…
Asıl hikâyeyi şimdi konuşmaya başlıyoruz.
bölüm burada başladı.
Bir sonraki bölümde size şunu anlatacağım:
“BOĞA PİYASASINI ASIL NE BAŞLATIR?”
Orası biraz daha ilginç olacak.
Size boğa ile ilgili aslında anlatmak istediğim çok fazla şey var.
Ama son zamanlarda burada eskisi kadar fazla bulunamıyorum. Bu yüzden kafamda olanların, gördüklerimin ve takip ettiğim bazı gelişmelerin çoğunu sizlerle paylaşamadım.
Şunu söyleyebilirim.
Bu boğa hikayesi bana göre henüz bitmiş değil. Hatta asıl hikayenin bazı bölümlerini daha yeni konuşmaya başlayacağız.
Piyasada herkes fiyatlara bakıp ne olacak diye soruyor. Ben ise biraz daha geriye bakıp neden bu noktaya geldiğimizi ve bundan sonra neyin tetikleyici olabileceğini takip ediyorum.
Çünkü boğa piyasaları sadece fiyatın yükselmesinden ibaret değil.
Likidite, merkez bankaları, para akışı, yatırımcı psikolojisi ve en önemlisi insanların henüz inanmadığı dönemde oluşan fırsatlar.
Bunların hepsi bu hikayenin bir parçası.
Ben size bu hikayenin tamamını anlatmak istiyorum.
Öyle iki grafik atıp BOĞA GELİYOR 🚀 demekle değil.
Neden boğa beklediğimi, hangi seviyeleri neden takip ettiğimi ve hangi senaryoda fikrimin değişeceğini tek tek anlatacağım.
Şimdilik sadece şunu bilin.
Ben hala büyük resme bakıyorum.
Ve bu hikayenin daha anlatılacak çok bölümü var.