İnsanın insana yakınlığı manevidir, mekân ile ilgili değildir. Bunu tüm acımasızlığıyla çağdaş gökdelenler göstermektedir. Gökdelenlerde insanlar tek bir çatı altında yaşamalarına rağmen, kendilerini çöldeymişçesine yalnız hissedeler.
Allah’ı bilir misin der şeyh
Bilirim elbet iman ettim
Öyleyse başka bişey bilme der şeyh
Allah seni bilir mi
O ki her şeye kadirdir bilir elbet
Öyleyse başkası bilmesin
Aşk gönülde kendinden başkasını istemez, kendinden başkasının varlığına izin vermez, sen de verme der şeyh
Zengin her sabah parasını arttırmak , alim ilmîni arttırmak , zâhid dindarlığını arttırmak için kalkar
Biz ise her sabah bir gözü yaşlının gözünün yaşını silmek için uyanırız..
başın başsızlığa ermesidir. Alnını toprağa koyduğunda aradaki tüm perdeler kalkar. Kulun Rabbine en yakın olduğu andır. Görünürde en aşağıdayken hakikatte en zirvede olduğun yerdir…
Namaz.. öyle güzel ki.. önce niyet sonra tekbir..elleri göğsünün üstünde birleştirip ayakta durmak; Kıyam, elif olmak, elif gibi dimdik dosdoğru olmak. Kıyam; Allah ın huzurunda kıyamet günü kabirden kalkıp durmaya işarettir yani dünyada olan her şeyi reddedip sadece Onun
Secdeyi de mim harfi temsil eder. Bu harfler bir araya geldiğinde ‘Adem’ kelimesi çıkar, namaz kıldığında adem olursun yani adam olmak insan olmak ..secde de en aşağıya indiğin ama aslında en yükseğe çıktığın an…secde başın aslında ayaklar altında olduğu değil +
Gönül dediğin aşkın vatanıdır. Aşk ile kalbine giden kalbine dönen kendini bilir, Rabbini bulur. Öyle ya gönül dediğinde hakikatın sırrı gizlidir lakin yanmayan bilmez.
Müslümanlık ince insanlıktır. Aşığın remzi ince düşünmek ince konuşmak ince yaşamaktır. İncelik her niyette her amelde her kelamda Allah ile olmak aradığını yalnızca O’nda bulmaktır. Gönülden masivayı silmek Allah a râm olmak ve sadece Allah ın rızasına gönül vermektir.
Her yere ayak basma,ihsandan elini kesme,çok söze kulak asma,rüyaya yalan katma,elden söz alıp satma, seher vaktinde yatma,hak söze inad etme,refîksiz yola gitme,eyvallahı terk etme, gaflet ile çalışma,çok gezmeye alışma,hiçbir şeye ilişme,haram lokmayı yutma,kimseye kin tutma..
Aleme geldiğimiz gibi söz verdik, biz seni Rabbimiz kabul ettik dedik. Rab demek kanun koyan, nizam koyan demektir. Ama çoğumuz verdiğimiz sözün icabını yapmıyoruz. Dünyayı, menfaatimizi, bize yardım ediyor diye bi zalimi ve nefsimizi kendimize Rab belliyoruz+
Ama sadıklar, sıddıklar bundan müstesna. Onlar Rablerine verdiği sözü unutmayıp yerine getirenlerdir. Sıddığın gayesi sadece cennete girmek değildir, Allaha verdiği sözü yerine getirmek ve kardeşlik hukukunun hakkını vermektir+