"Kan, ter ve yanık deri kokusu değişmez, çalıştığım her yerde aynıydı. Acının çığlığı ve yasın gözyaşları da..."
Sınır Tanımayan Doktorlar'dan (MSF) Javid Abdelmoneim, Gazze'de geçirdiği 8 haftayı anlatmış.
#GazaGenocide#StopIsrael
Gazze'den fazla haber alamıyoruz, bu tanıklık bu nedenle çok önemli. Ben de birebir çevirmek istedim:
1.
Filistinli meslektaşlarımla 8 hafta boyunca çalıştığım Gazze'den önceki gün ayrıldım.
İlk haftamda sahilde iki balıkçının İsrail güçleri tarafından öldürülmesine tanık oldum; biri boynundan, elinde hala balık ağını tutan diğeri kalbinden tek atışla vurulmuştu.
Ekli yazı:
Dün, acil servisteki son taramam sırasında... içeri girdim, bir perdenin arkasında, tek başına ölen küçük bir kız çocuğu vardı. Yalnız bırakılmıştı ve ailesi kim bilmiyorum. Orada kimse yoktu. Sol bacağı burkulmuştu. Hala nefes alıyor ama ölüme terk edilmiş durumda çünkü burada, bugün sistem işlemiyor. Ve sonuç bu: Sekiz yaşında küçük bir kız çocuğu şu anda, acil servisteki bir pansuman aracının üstünde uzanmış tek başına ölüyor. Herhangi bir başka sağlık sisteminde, o kız kurtarılabilirdi. Ağustos ayının her bir günü bir başka şokla geçti.
2:
Son haftamda, o kız çocuğu, sözde insani bölgeye yapılan İsrail askeri operasyonu sırasında öldürüldü. Tarif edilemez bir ölüm yaşadı.
Bu cinayetler arasında, daha birçok cinayet yaşandı. Hepsi önlenebilir ölümlerdi.
Gazze'de hiçbir yer güvenli değil.
3:
Sağlık sistemi tamamen çökmüş durumda.
İçme suyu ve hijyen&sanitasyon kaynaklı hastalıklar yaygın. Ve bir zamanlar Gazze'de kökü kazınmış olan çocuk felci bugün bir başka potansiyel yıkıcı olarak yeniden ortaya çıkmış durumda.
Tüm bunlara rağmen, tüm nüfus gibi kendileri de kuşatma altında bulunan, tacize uğrayan, sürekli olarak yerlerinden edilen Filistinli meslektaşlarım, gün be gün işbaşı yapıyorlar ve 'devam ediyorlar.' Cesaret ve kararlılık abideleri!
4:
Bu benim MSF ile katıldığım yedinci savaşım oldu ve bir benzerini görmedim. Irak, Suriye, Güney Sudan, Ukrayna, Tigray, Sudan... Buralarda sivil nüfus güvenli alanlara gidebiliyordu.
Gazze'de durum bu değil.
Hatta tam tersi, Gazzeliler hayatta kalmanın mümkün olmadığı alanlara sürülüyor.
5:
Altı ay önce dünyanın en yüksek mahkemesi olası bir soykırım riski bulunduğuna karar verdi. O zamandan bu yana durum daha iyiye gitmedi.
Başka söylenecek ne kaldı?
6:
Sadece size, Filistinlilerin de insan olduğunu hatırlatmak istiyorum.
Kan, ter ve yanık deri kokusu değişmez, çalıştığım her yerde aynıydı. Acının çığlığı ve yasın gözyaşları da...
Bu zulüm artık sona ermeli.
Hollandalı gazeteci NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'ye, muhaliflerin, gazetecilerin ve komedyen Deniz Göktaş'ın tutuklanmasını hatırlatıp, "Türkiye sizce liberal demokrasilerin zirve toplantısı için en iyi adres mi? Sizce (bu zirve) bu konuları Erdoğan'la ele almak için bir fırsat olabilir mi?" diye sormuş. Sağolsun. :)
Rutte cevabında, demokrasinin sadece seçimden ibaret olmadığını falan söylüyor. "Sizlerin her türlü soruyu sorabilmeniz gerekir" diyor, ama bu basın toplantısında ev sahibi ülkeden orada olması gereken birçok gazeteci bulunamıyor. Türkiye'de resmî basın kartını hâlâ hükümet veriyor. Onu da beğendiğine veriyor, beğenmediğinden de kartı alıveriyor. FYI @SecGenNATO
#SendikalıHalkTV istiyoruz. Olması gereken budur. Ayrılan, ilişiği kesilen arkadaşlara da sendikal koşullar sağlandıktan sonra tekrar gidilmelidir. @cafermahiroglu
Prof Dr Murat Birdal’ın bu bakış açısı doğru.
Çok doğru. Bugün kamera arkasında çalışanların hatta kimi ekran yüzlerinin dahi iş bulmakta zorlanacağı bir gerçek. O nedenle sendikanın yorumculara dönük çağrısı anlamlıydı. Çalışanların iş güvenliğine zarar vermeden, dışarıdan hak talepleri konusunda baskı kurulabilirdi /1
madeni yetersiz bir şirkete sattık
aylarca maaş alamadılar
6 ay yatağa aç girdiler
yüz km yürüdüler
bakanlık önünden kovduk
polisi diktik
biber gazı sıktık
gözaltına aldık
bir ayakkabı kutusuna sığabilecek para için..
sonunda hallettik
türkçe’de emekçinin yanındalık hali..
Yerin metrelerce altında rızkını arayan maden işçilerimizle Ankara’daki eylemlerini sonlandırmalarının ardından Bakanlığımızda buluştuk.
AK Parti iktidarımız her daim üretenin ve emekçinin yanındadır.
Alın teriyle memlekete değer katan kardeşlerimize hayırlı yolculuklar, kazasız ve bereketli bir çalışma hayatı diliyorum.
Muhalif kanallarda basın emekçisi arkadaşların zor şartlarda çalıştıklarını biliyorduk ancak durumun bu kadar vahim olduğundan haberdar değildik.
Ben de fırsat buldukça hem Halk TV'ye hem Sözcü TV'de güncel gelişmeleri anlatmaya çalışıyordum. Sık sık yaptığım paylaşımlar da bu kanallarda paylaşılıyordu.
Çalışanların şartları düzelene kadar bu iki kanala ne çıkacağım ne de sosyal medya paylaşımlarımın kullanılmasına rıza göstereceğim.
Bu da benim nacizane emekçi arkadaşlarımızla dayanışmam olsun...
🔴 Arat Dink:
🗨️ Babam bir programa çıktığında her zaman kaygıyla televizyonun etrafında deli dana gibi dolaşırdım, belki “Hadi, gidiyoruz buradan” demeliydik
✍️ Murat Sabuncu'nun söyleşisi...
https://t.co/W7KS6THw4I
@muratsabuncum
Emin Alper teşekkür konuşmasında Gezi davasından Çiğdem Mater-Can Atalay-Mine Özerden-Tayfun Kahraman-Osman Kavala ile Demirtaş ve İmamoğlu'nu da andı:
-Çiğdem her şeyden önce arkadaşım.
-Andığım kişilerin ortak noktası siyasi davaların ve intikam hevesinin kurbanı olmaları.
https://t.co/bqU9ARFIRX #BizBuradaNeYaşıyoruz #GümüşAyı
Yalnız değiliz!
Emin Alper kadar üretken, Emin Alper kadar idealist, Emin Alper kadar toplumcu olduğunuzda, Emin Alper kadar cesur olunuz!
Aksi ya boşunalık ya ego!
İyi ki varsınız!
At the Berlin Film Festival, our director Emin Alper shared a message of solidarity and justice in his award speech. 🌍✨
Berlin Film Festivali’nde yönetmenimiz Emin Alper, ödül konuşmasında dayanışma ve adalet mesajlarını paylaştı.
#Berlinale2026#EminAlper#Kurtuluş
Sosyal medya siyasi afra-rafraları konuşmaya pek meraklı.. doğal olarak doğru analiz, gerçekte ne oluyor, anlaşılması zorlaşıyor..
mesele aşağıdaki gibi, çin de kendi stratejisine uygun adım atıyor.
çağın vahşisi abd, çağın ‘liberal-demokrat’ı çin..
China just declared war.
Not with missiles. With lawyers.
“Chinese interest in Venezuela will be protected by law.”
Read that again. Beijing didn’t threaten military action. They announced something far more dangerous to American power:
They’re going to make regime change uninsurable.
Here’s what 99% of analysts are missing:
This isn’t about $19 billion in Venezuelan loans.
This is about $1.3 TRILLION in Belt and Road debt across 150 countries.
Every dollar China has lent to Africa, Asia, Latin America, the Pacific—all of it is secured by the same legal fiction: that sovereign leaders can sign contracts that successor governments must honor.
The US just kidnapped a sitting president from his bedroom and flew him to Manhattan.
If that precedent stands, every Belt and Road loan is worthless paper. Every port deal. Every railway. Every power plant. Gone.
China’s Foreign Ministry didn’t issue a protest.
They issued a statement of existential necessity.
They WILL pursue international arbitration. They WILL invoke bilateral investment treaties. They WILL take this to every court from The Hague to Singapore. They WILL make the legal cost of American regime change so catastrophic that the next president thinks twice.
Not for Maduro.
For the entire architecture of Chinese overseas lending.
Trump told Fox: “There won’t be a problem with Xi.”
Xi just answered: There will be 10,000 lawyers.
Watch the next 90 days.
If China successfully enforces a single contract claim against a post-Maduro government—just one—they’ve established that American regime change doesn’t void Chinese debt.
That’s not a victory for Venezuela.
That’s a restructuring of global power.
The 21st century won’t be decided by aircraft carriers.
It will be decided by who writes the contracts.
And who can enforce them after the coup.
ACİL KAN İHTİYACI
0 Rh+ Kan Grubu
Düzenli ilaç kullanmayan, son 24 saatte alkol almamış, mevcut gribal enfeksiyonu bulunmayan sağlıklı bireylere ihtiyaç bulunmaktadır.
NİLGÜN KÜÇÜKÖREN TAHMAZ için
İstanbul Topkapı’da bulunan
Koç Üniversitesi Hastanesi’ne gidilerek kan verilmesi gerekmektedir.
İletişim:
Serkan Tahmaz: 0 532 413 59 04
Gülgün Yüce: 0 532 463 59 23
@hakiki_cassey son cümledeki kastım bu gazetedeki belgelerin dahi, kendinden önceki resmi tarih anlatısından etkilenmiş olabileceği.. ek bir hatırlatma yani.. resmi tarih anlatısını analiz edebilmek için, bu gazete de yetmez, bizzat 1910’lu yılların kaynaklarını incelemek gerekir..
Ne demek istediğini anlıyorum ama analizini yaparken şöyle bir temel hata yapıyorsun. Söz konusu gazete 1969’da bir tarih anlatısı biçimi olarak çıkarıldı. Takdir edersin ki 1919’da ne latin alfabesi ne de bu türden duru bir türkçe vardı… Mustafa Kemal’in gizlice samsun’a çıktığı miti “gizli bir emelle” çıkmasından geliyor olabilir.. resmi tarih anlatısının ise katlana katlana gerçeğe kıyasla değiştiği versayılabilir.. 1969’da birçok şey daha doğru şekilde anlatılabiliyorsa… Ama kaynak kabul ettiğin bu belgelerin de resmi anlatıdan etkilendiğini göz önüne alman gerekir… selamlar
Aysemden Akın, gazetecilik yaptığı, mafya-devlet-rüşvet ağını ortaya çıkardığı için tehdit ediliyor. Fiilen ev hapsinde. @Aysemden'in yanında olduğumuzu bir daha tekrarlıyoruz. Can güvenliği sağlanana kadar susmayacağız.
#AysemdeniKoruyun#GazetecilikSucDegildir