Sosyal medyada öğretmen düşmanlığı yapılıyor. Buna bakanlık önlem almalı bunun sonu iyi değil dedik. Birçok kötülüğü körüklüyor dedik. Dikkate alınmadı.
Zorunlu eğitim uzun, okula gelmek istemeyenler zorla geliyor ve ciddi sorunlar çıkartıyor dedik ama öğretmenler değil özel okul babalarının dediği oldu.
Okullara giriş çıkışlarda sorunlar var. Öğrenciler de öğretmenler de risk altında dedik. Anlatamadık.
Daha dün eylem kararı alınınca bile öğretmenler yatıyor denildi. Tek kelime sahip çıkanımız olmadı.
Giden canlarımıza yanıyoruz. Çok yazık çok...
@TRogretmen Her şey yanlışken(Okumak istemeyen zorunlu eğitim için okulda tutuluyo. Hastaneden aile imzasıyla çıkartılıyor aileye bişey olmuyor. )Ama suçlu müdür. koridorda birigelip öğretmen bıçaklarsa diye volta atması gerekiyordu doğru.
“Öğrencisi tarafından öldürülen Öğretmen arkadaşımız Fatma Nur Çelik, geçen yıl aynı okulda iki öğrenci arasında bıçaklanma olayı olunca can güvenliğimiz yok bıçaklanan biz de olabilirdik demiş. Ve kurulda bu olayı gerçekleştiren öğrencinin ismini vermişler. 3 isim söylemişler biri geçen yıl öğrenci bıçaklamış, biri bu yıl katliam yaptı, hedefte başka öğretmenler de varmış kimi odaya kitleyerek kurtarmış kendini. Kapıları tekmelemiş kırmaya çalışmış. Artık diğer öğrenci olay yapar mı ne olur yaşayıp göreceğiz”
Okul forması maddi külfet değildir. Asıl maddi külfet okulda çocukların her güne başka kıyafet giymek istemesi( arkadaş ortamı) ile oluyordu. Çocukların akıllarını yarın giyeceği kıyafete vermesini engellemek için serbest kıyafetin kaldırılması gerek
Toplumsal çürüme. Sosyal medya çukuru. Ve maalesef elimizden bir şey gelmiyor. Gençlerin 'biz ne yapıyoruz' farkındalığına ulaşmaları lazım. Umut var mı 🤷🏻♀️
Eğer herhangi bir lisede öğretmen olup gençlerdeki ahlâkî çürümeyi görseydiniz az gülüp çok ağlardınız.
Tabi benim dediğim vicdan, irfan, feraset sahibi insanların yapabileceği bişey. Yoksa şu anda gözünün önünde olan biten pisliğe "aman banane" diyen ve iş yapıyormuş havasında görünen çok öğretmen var.
Bazen anlattığım konularda, verdiğim örneklerde, altını çizmeye çalıştığım mevzularda öyle duyarsız oluyorlar ki artık sesim titriyor, ağlasam bir dert, ağlamasam gönül razı değil.
Misal bugün bir öğrencim arkadaşına anlatırken kuşak misafiri oldum, şoka uğradım. Sonra emin olmak için kendisini çağırıp sordum, evet hocam öyle oldu dedi. Çocuk buna mesaj yazarken kaza geçirmiş, yoğun bakımdaymış ve İzmir'de bir hastaneye sevk edeceklermiş. Bu mevzuyu "bana mesaj atarken ölüyordu, belki de öldü" diyerek anlatıyor ve kahkahayla gülüyordu. Lan dedim, o kadar değildir. Bunlar ergen dikkat çekmeye çalışıyordur. Soruşturdum. Çocuk gerçekten yoğun bakımda. Ve telefonla oynarken kaza yapmış. Ha buna mesaj yazarken mi olmuş, yoksa başka bişey mi bilemem ama bunu kendi zevkine yorması, gülmesi, ölümle burun buruna birinden böyle bahsetmesi.
Her gün akıl sağlığıma mukayyet olması için Allah'a dua ederek çıkıyorum. Sabah da yazdım ailelerin karıştığı kavgayı. Ara ara başka örnekler veriyorum. Yine de siz bilirsiniz tabi. Banane diyebilirsiniz. Hayatınıza "ne yapalım hocam, elimizden gelen kendimize bakmak" diyebilirsiniz. Saygı duyarım. Ama ben uzun yaşamam. Dert ettik.
Çocuklara baz şeyleri anlatmanın güçlüğü. Sevgililerinden "kocam" diye bahseden, sosyal medyanın göbeğine doğmuş bu gençlere, sevgiyi, aşkı, bunların kutsallığını, aile kavramını, ilişkilerde güven ve sadakatin önemini anlatmanın zorluğu. Her gün birbirlerini zorbalamaları. Burnu çirkin diye bir kızla geçtikleri dalga sonrası kızın sinir krizleri geçirmesi. Zorbalıkta sınır tanımamaları. Zerre ama zerre hadleri yok, sınır bilmiyorlar.
Tüm bunlar olurken, bir öğrencimün kuzeninin zorbalıktan ötürü kendini asması haberini almam sabah. Çocuğun ağlayarak okuldan ayrılışı. Annesi yakın dostumuz. Kadın perişan, yeğeni intihar etmiş lise çağında.
Şimdi bu satırları yazarken, kafada planlar, ne yapabiliriz demeler. Buna maruz kalmak mı, elimden geleni yeterince yapamadığımı düşünmek mi, hiçbir şeye yetmemek mi, gözümüzün önünde kayıp giden bir nesle şahit olurken yanıbaşımdaki öğretmenin umarsızlığı mı, hangisi daha fena, hangisi daha kötü. Bombok, bombok bir çukura düşmüşüm hissi. Dua edin arkadaşlar.