Fatih Altaylı, Celal Şengör'e Deniz Göktaş'ın gösterisinde kullandığı Anna Karenina esprisini sordu:
"Ben şahsen senin yanında demedim ama dedim. Öyle çünkü. Kocasına ihanet edip bir subayla yatan bir kadına başka ne dersin?
Tolstoy'un iki romanını okudum. Harp ve Sulh şahaneydi. Anna Karenina'yı okudum, karının yaptıklarından midem bulandı."
"Hayatınızdaki insanlara sürekli tolerans göstererek, sınırlarınızı çiğneterek onları 'kazanamazsınız'. İnsan psikolojisi çiğneyebildiği sınırı küçümser, sınırın ardındaki insanı ise değersizleştirir. Saygı, aşırı fedakarlıkla değil; gerektiğinde araya çekilen o sert duvarla kazanılır."
Köpeklere ötanazi hakkı sunmak nedir?
Ötanazi "ölme hakkı"dır. Birey ölmeye karar verir. (TDK'ya bakın) Bir canlıyı öldürmek "ötanazi" değildir. 6.5 milyon köpeği öldürmek KATLİAMDIR.
Sokaktaki köpekleri katletmenin adı uyutma, ötanazi olamaz
YALAN SÖYLEMEYİN
Ötanazi (ötenazi değil) veya uyutma diye bir şey YOK.
ÖLDÜRECEKSİNİZ
Açık açık, "Katliam yapacağız. Sokaklardaki 6,5 milyon köpeği öldüreceğiz" deyin.
Çaresiz zavallı canlar için kim ne istiyorsa, aynısı onu bulsun.
Ülkücülerin nereye ışık yaktığı belli değil. Bölünüp durmuşlar. Ama sorsanız hepsi malum iktidardan kurtulmak istiyor. Sanırım bundan sonra Kürt halkına “bölücü” diyecek en son insan sizsiniz.
Kılıçdaroğlu'nun yerinde olsam kazanır kazanmaz yapacağım ilk şeylerden biri Saray'ı en az 1 yıl müze gibi halka açardım.
Gerekirse Türkiye'nin her yerinden ücretsiz otobüsler kaldırıp insanlara şatafatı gösterirdim.
Türkiye'nin aslında nasıl zengin bir ülke olduğunu, onlar patates bile alamazken seçtiklerinin nasıl krallar gibi yaşadığını, bundan sonraki seçimlerinin ve sorgulamanın önemi daha iyi anlatılamaz çünkü.
Keza bunun en önemli örneği Romanya'daki Çavuşesku sarayıdır. Halk sefalet içindeyken alınan elmas tokalı ayakkabıları, altın kaplama banyoları, ipek halıları sergiliyorlar ki gelecek nesillere örnek olsun.
Teklif benden @kilicdarogluk@meral_aksener