Yıl 2026...
Tayyip Erdoğanın'ın hikayesi bitti sosyolojisi eridi.
Normalde iki dönem ama bir de uzatma diyelim üç dönem; 2002-2015 yeterdi, doğal olan buydu.
Yerine memleketin daha seküler, sosyal demokrat, onlar da kapitalist gerçi ama yaşam biçimi olarak en azından onlardan farklı kesimlerin gelmesi gerekiyordu.
Sosyal dinamizm açısından gerekliydi.
Ama uzattı, diretti, kendini parti olmaktan çıkarıp sistem kurucusu sanmaya başladı. Öyle sistem kurulduğu falan da yok, her şey bozuluyor, yozlaşıyor.
Düzelen sadece dindarların durumu; baskılar kalktı, zengileştiler kariyerist ve korformist , abdestli kapitalist yeni bir sınıf oluştu, hepsi bu.
Sevgili ve değerli İber Ortaylı ben cezaevinden çıkınca hemen bir program yapalım diye tutturdu. Bu sevgili dostum ile çekilen son program oldu. Ağlamaktan izleyemedim. Tek tesellim bu yayınlar durdukça o da yaşayacak. https://t.co/PTLm5ir87T
Hesabı tekrar açılana kadar. Sayın Ekrem İmamoğlu'nun twitlerini siz paylaşın @herkesicinCHP Biz de kopyalayıp yayalım. Aynı anda on binlerce paylaşım. Susturmaya çalışmak neymiş, görsünler
O, 45 yıllık inhaplaşmış yara kapansın diye, gençler ölmesin, analar ağlamasın diye, ülkeye barış gelsin diye gecesini gündüzüne kattı. Ve sırf bu yüzden dolayı kalbini ihmal etti.
Son dönemde ona sormuştum, “barış gelecek mi? Nasıl gidiyor?” diye…
O da bana şöyle demişti:
“Umut ediyorum, güzel günler göreceğiz. Haaa olmadı, o zaman ben yazarım, sen yönetirsin. Derdimizi böyle anlatırız kardaşım. O da olmadı, çıkarız halk konserlerine
ben cümbüş çalarım, sende Kardeşlik Türküsünü söylersin.”
İşte bu kadar gerçek, bu kadar mütevazı bir insandı.
Dünyanın bütün güzelliklerini,
bütün renklerini,
bütün iyiliklerini kalbinde taşıyordu.
Güle güle güzel adam…
Güle güle benim abim…
#SırrıSüreyyaÖnder
Seni hep o gülümseyen yüzünle hatırlayacağım…
O samimi, içten tavırlarınla, insana güven veren duruşunla…
Vicdanınla, merhametinle, insana olan inancınla…
Yolsuzluğa hiç bulaşmadan, tertemiz kalabilmiş bir adam olarak…
Barış için hayatını ortaya koyan biri olarak…
Türk olduğun halde Kürt halkına sahip çıkan, onların acısını kendi yüreğinde hisseden biri olarak…
Yazdığın senaryolarla, yönettiğin filmlerle, söylediğin her sözle
bize insan kalmanın ne kadar kıymetli, ne kadar erdemli bir şey olduğunu gösterdin.
En son annem vefat ettiğinde beni aramıştın…
“Üzülme kardaşım… Hepimiz bir gün gideceğiz Mahsunum,” demiştin ısrarla.
Ama ne yazık ki Sırrı Abi… Sen çok erken gittin.
Sırrı Süreyya Önder…
Bize çok şey kattın.
Sana minnettarız.
Ailene ve tüm sevenlerine sabır;
hepimize baş sağlığı diliyorum.
#SırrıSüreyyaÖnder
105 gün İşkence merkezi DAL'da işkence yapıldı, yıllarca haksız yere hapis yatırıldı, durmadan alındı bırakıldı hatta Gezi'de ilk yara alanlardandı ama o yine de barışa, kardeşliğe ve insanlığa inancını yitirmedi!..
Seni çok özleyeceğiz altın yürekli Sırrı Süreyya Önder!.
Faşizmin veba gibi yayıldığı bu dönemde herkesi paçasından tutan, tarihsel kardeşlik şiarını bir meddah gibi dengbej ritminde kulağımıza okuyan, tüm ezilenlerin, kurdun, kuşun, ağacın, toprağın kardeşi; Türk’ün özü Kürd’ün fedaisi, faşizmin kırıcısı, Türkiye halklarının öz evladı Yoldaşımız Sırrı abim.
Hoşça kal.
Sonunda ağzındaki baklayı çıkarmışsın!
Ülkenin Cumhurbaşkanı olduğunu unutup açıkça bir cumhurbaşkanı adayını “telef” etmekle tehdit etmişsin.
Beni değil on milyonlarca seçmeni, milleti tehdit ediyorsun.
Aziz Milletim!
Cumhurbaşkanının “telef oldunuz”, “telef olacaksınız” sözü Türk siyasi tarihinin en dehşet verici itiraflarından birisidir.
Erdoğan rakiplerini saf dışı bırakmak için her yolu denediğini, daha da deneyeceğini itiraf etmiştir.
Seçimi iptal ederek, milli iradeyi yok sayarak, emrine aldığı yargı marifetiyle rakibini hapse atıp 35 yıllık diplomasını iptal ederek, aile fertlerini hapse atarak bizi durduramayacağını gören bu akla şu soruyu sorun:
Bilmediğimiz başka hangi yöntemlerin var? Daha ne yapacaksın? Henüz “heybenden” çıkarmadığın başka ne kaldı?
Aziz Milletim;
Telef olan Türk ekonomisidir, iştir, aştır, ekmektir,
Telef olan demokrasi ve hukuktur,
Telef olan milyonlarca emeklinin, işçinin, memuru , çiftçinin, gencin hayatıdır,
Telef olan “milletin hizmetkarı” diye yola çıkarıp bir kenara atılan Ak Partili kadrolardır,
Telef olan her musibete rağmen yıllarca Erdoğan’ı sırtlamış Ak Partili seçmenin umutlarıdır.
Bu kötücül aklın yakıp yıkmadığı, canından bezdirmediği, inim inim inletmediği, “telef etmediği” ne kaldı?
Allah’ın izni, milletin desteğiyle ne telef olacağız, ne de kimseyi telef edeceğiz.
Ülkeyi bu kötücül akıldan kurtarıp düze çıkaracağız.
Bu iğrenç suçu işleyecek kadar gözü dönmüş,başıma bir şey gelmez rahatlığında insan kılığında yaratıklar bunlar.Bebek çetesine bir şey olmadı bize de olmaz demişlerdir!!!!
Çocuk sahibi olamayan evladını kaybetmiş milyonlarca insanı düşünemeyen bir yaratığı bakan koltuğuna oturtursanız olabileceği tek şey rezil olmaktır. Sen çocuklarını göz göre geni doğan çetesinin elimde ölüme yolladığın ailelerden özür dile önce.