Emre Özcan tanıştığı İranlı taksicinin rejimin takımını desteklemediğini anlatmış.
Keşke günlerdir yorumladığı milli takımın da rejimin takımı olduğunu söyleyebilseydi... Bunu söyleyememesi bile ülkedeki baskıyı göstermiyor mu?
Ekrem İmamoğlu nerede abi? @parmamaniac
1 sene önce Socrates'te tepki göstermediniz mi buna?
1 senede unutuldu mu demokrasi talepleriniz?
Yoksa milli takımın AKP tanıtım videosuyla, TOGG'larla, Recep Tayyip Erdoğan propagandasıyla uğurlandığını mı unuttunuz?
Sadece Emre Özcan'la ilgili bir konu değil bu. Türkiye'de milli takımın rejimin propaganda oyuncağına dönüştüğünü söyleyebilen bir tane bile yorumcu yok! Hepsi korkuyor. Hepsi başına gelebileceklerden korkuyor.
Türkiye de İran gibi özgürlüklerin kısıtlandığı bir ülke oldu ama bunu söyleyemiyorlar, bunun yerine İranlıların yaşadıklarını anlatıyorlar.
Kapital'in ilk cildinde bir dipnot var. İngiltere'de çalışma saatinin 10 saate düşürülmesi tartışılırken veliler, kapitalistler hatta bizzat kimi işçiler, artan zamanda gençler ahlaksız işlere bulaşır diyerek buna karşı çıkıyorlar. Sömürü aklanırken söylemler hiç değişmiyor.
Sen git madencilerle günlerce aç yat.
Karar çikar çıkmaz CHP Genel merkeze tüm örgutünle desteğe koş.
Özel Ümit ÖZDAG'a yer açmak için şekilden şekile girsin sen arkada bekle Ümit OZDAG konuşsun.
Sonra Özel oradan çıksın KOÇ HOLDİNGİN yanına gitsin.
Bahçeli ile el sıkışmak için şekilden şekile girsin.
Ne diyordu şair ?
Bunlar,
Engerekler ve çıyanlardır,
Bunlar,
Aşımıza, ekmeğimize Göz koyanlardır,
Tanı bunları, Tanı da büyü…
İzmir’deyken Urla’da yaşıyordum. Bir kere bile buraya gitmedim. O nedenle iyi mi kötü mü bilmiyorum. Benim filtreme takıldı, İzmir’de benim için çalışan basit bir filtre/turnusol var:
Eğer bir yerin/mekanın referansını İzmirlilerden değil de, İzmir dışındaki arkadaşlarınızdan alıyorsanız oradan uzak durun, %90 instagram etkisi.
normalde adalar vapuru için tam bilet 100 küsür lira. 4 kişilik bir ailenin git - gel yapması neredeyse 1000 lira. bayram gününde ulaşımın bedava olması, imkanı olmayan tek bir insan için dahi adalar'a gitme fırsat olduysa, çok da sikimizdeydi kimin rahatının bozulduğu
Marx, Komünist Manifesto’da kapitalizmin gelişmesiyle birlikte orta sınıfların aşağıya doğru itileceğini, küçük üreticilerin, zanaatkârların, hatta entelektüel emekçilerin proletaryanın saflarına katılacağını öngörmüştü, gerçekten hayat işte !
Beyaz yakalı olmak sınıf atlamak değil, emeğin biçim değiştirmesiydi.
Sınıfsal konum maaşın yüksekliğiyle değil, üretim araçlarıyla kurulan ilişkiyle belirlenir. Mark Zuckerberg sahip olandır. Meta’daki mühendis ise ne kadar yüksek maaş alırsa alsın, üretim araçlarının sahibi değil; emeğini satan ücretli çalışandır. Kapitalizm artık yalnızca bedensel emeği değil, zihinsel emeği de sıradanlaştırıyor.
Evinde kurduğu rakı sofrasının fotoğrafını paylaşan emekliye soruşturma açıp 3 milyon lira ceza kesmeye kalkarlar ama yabancının içkisini eksik etmemek için meydanlara bira çeşmesi koydururlar. Yine diyorum; ev sahipliğiyle övünenler ev sakinlerine hayatı zindan edenlerdir.
Bu görüntülere iyi bak Türk.
Her sene sırf sen gireme diye binlerce polisin seferber edildiği, onlarca tomanın, barikatın önüne dizildiği, tam 13 senedir hiçbir etkinliğin yapılmadığı Taksim Gezi Parkı'nda elin Avrupalısı için içkili müzikli panayır düzenleniyor.
Sen bu hükümet için üvey evlatsın, anla artık. Bunlara göre sana mutluluk haram, sana kendi ülkende özgür olmak haram.
Geçen sene depremzeleder buraya çadırlarını açmak istediklerinde çevik kuvvet diktiler başlarına yahu daha ilerisi var mı? Hala neyi tartışıyoruz, hala neyin hesabını yapıyoruz?
Tamam iyi hoş da ben net hatırlıyorum 20 sene önceki Beyoğlu’nu.
O zaman da insanlar hayıflanırdı:
“Eskiden Beyoğlu’na şapkasız çıkılmazdı. İnsanlar şık ve kibardı. Cadde ışıl ışıl parlardı şimdi kalmadı vs…”
Bu durum bugünkü hayıflanmaları haksız çıkartmıyor tabii ki.
Sadece şu sonuca varabiliriz:
Eskiye özlem her zaman devam edecek. Bu insanın tabiatında var. Aslında özlenen anılar.
Günlük hatırlatıcı: Bir oturuşta 300.000 dolar batırma lüksü olanların, ayda 300 dolar kenara koyma lüksü olmayanlara başarı hikâyesi pazarladığı düzenden yeterince nefret etmiyoruz.