Bir de “Kadının ağzı açık kaldı.” diye övünüyorlar. Oysa kadının geldiği ülke, dünyanın refah seviyesi en yüksek ülkelerinden biri. Açlık yok, sefalet yok, adaletsizlik yok, güvenlik sorunu yok. Paralı eğitim, paralı sağlık sistemi yok. Kişi başına düşen yıllık gelir yaklaşık 98 bin avro.
Belki de kadının şaşırdığı şey bizim sandığımız gibi değildi.
Bir de işin güzel tarafı; ülkesinde her görüntüden hamaset çıkarmaya çalışan sosyal medya tayfası da yok.
#Nato #Türkiye #Zirve
Bugünün en ilginç görüntüsü bence buydu.
38 yaşındaki İzlanda Başbakanı Frostadottir aracından bi indi neye uğradığını şaşırdı!
Bakışlara dikkat ederseniz içinden şunları söylüyor: “Bunların enflasyonu yüzde kaç, işsizliği yüzde kaç, refah düzeyi ne ki böyle görkemli bir karşılama, ihtişamlı bir saray var?”
Böyle görkemli bir sarayı olmayan İzlanda, Dünya İnsani Gelişmişlik Endeksinde 1. sırada!
38 yaşındaki Başbakan’da bulunan sadelik ve zerafete bakın, bi de bizdeki gösteriş merakına! Çok üzücü!
Önümüzdeki sezon Diyarbakır’ımızı Trendyol Süper Lig’de temsil edecek olan Amedspor’u, tüm @amedskofficial camiasını ve Diyarbakırlı kardeşlerimi yürekten tebrik ediyor, başarılar diliyorum.
6 yıl sonra “Ucu nereye dokunursa dokunsun failleri bulacağım” diyerek Gülistan Doku dosyasının yeniden açılmasını sağlayan
TUNCELİ BAŞSAVCISI EBRU CANSU
#SONDAKİKA
Zonguldak'ta İl Genel Meclis seçiminde kriz
CHP'li adayın iki oyu tartışmalı bir şekilde iptal edildi
CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, sonuca itiraz etti
Seçimi kazandığı söylenen AKP'li aday kürsüde konuşma yapmak istedi
Yavuzyılmaz, kapı önünde jandarmaya karşı direnişe başladı
https://t.co/Z3sdQQgRUD
2019 öncesi ve sonrası için ikili hukuk uygulayanlar, adaletten söz edemez.
Kayyım atayarak ya da tehdit ve şantajla bir ilçenin, bir ilin iradesini gasp etmeye yeltenenler, utanç verici katılım törenleri düzenleyenler, ahlaktan söz edemez.
Gün gelecek, devran dönecek!
@ajansmuhbir1923 “ Jin Jiyan azadi “ diyenler sizin yaptığınız şeyin aynısını yapıyor ne kafa yaşıyorsunuz. Tek millet için değil tüm dünya kadınları için ordalar .Provokasyondan başkabirşey değil yaptığın . . Yürü gittt Allah aşkına . Boş boş konuşuyorsunuz . Nereye saldıracağınızı bilmiyrsnz
S
SE
SEL
SELA
SELAHA
SELAHAT
SELAHATT
SELAHATTİ
SELAHATTİN
SELAHATTİND
SELAHATTİNDE
SELAHATTİNDEM
SELAHATTİNDEMİ
SELAHATTİNDEMİR
SELAHATTİNDEMİRT
SELAHATTİNDEMİRTA
SELAHATTİNDEMİRTAŞ
SELAHATTİNDEMİRTAŞ’I
SELAHATTİNDEMİRTAŞ’I SERBEST BIRAKIN
#DemirtaşVeTümSiyasilereÖzgürlük
Türkiye’de suç oranlarının en yüksek ve en düşük olduğu iller (100.000 kişiye düşen suç sayısına göre):
🔴 Suç oranı en yüksek 10 il
1.Aydın ~970
2.Denizli ~902
3.Çorum ~871
4.Antalya ~847
5.Aksaray ~838
6.Karaman ~836
7.Manisa ~834
8.Isparta ~828
9.İzmir ~801
10.Uşak ~801
🟢 Suç oranı en düşük 10 il:
https://t.co/VNu7ApajnLıyaman ~156
2.Şırnak ~159
3.Bitlis ~175
4.Siirt ~175
5.Bayburt ~186
https://t.co/p6T3G6JBGyş ~188
7.Erzincan ~191
8.Hakkari ~192
9.Mardin ~194
10.Erzurum ~196
Not: Veriler TÜİK açıklamalarına dayanmaktadır, rakamlar yıllara göre değişebilir.
🔥 DEM Parti’nin Newroz Seçimi Tepki Çekti: “Kürt Sanatı Sahneden Siliniyor!”
📌 DEM Parti, Diyarbakır Newroz programında Zeynep Casamini’yi davet edip Kürt müziğinin öncü isimlerini dışladı. Karar, sosyal medyada büyük tepki topladı.
🎵 Aynur Doğan, Mehmet Atlı, Nilüfer Akbal, Mikail Aslan, Mem Ararat, ayrıca Rojda ve Revşan Çelik, etkinlikte sahneye çağrılmadı. Özellikle kadın sanatçıların tamamen yok sayılması, Newroz’un Kürt kimliği, müziği, sanatı ve tarihi açısından ciddi bir eksiklik olarak değerlendirildi.
📌 Kültür ve sanat çevreleri bu tercihi, “Kürt kültürünü sahneden silme girişimi” olarak niteliyor. Sosyal medyada öne çıkan yorumlar ise net:
“Kürt sanatçı sahnede yoksa, Newroz kutlanmış sayılmaz!”
Eleştiriler, DEM Parti’den kültürel temsiliyet ve toplumsal birliği güçlendirecek adımlar beklerken, resmi bir açıklamanın gelip gelmeyeceği merak konusu.
@aynurdogan@MikailAslan_MA@AkbalNilufer@MemAraratfc@RojdaSenses@rewsanceliker@mehmetatlimusic
#Newroz #KürtSanatı #KültürelTemsil #KadınSanatçılar
🚨YALANIN BU KADARINA DA PES!
— Bakın bu olay öyle basitçe geçiştirilecek bir konu değil! CNN Türk bir yayın yapıyor. “İran tarafından bombalanan Tel Aviv” olarak servis ettiği görüntülerin (sağ üst) Kahramanmaraş depremlerine ait olduğu ortaya çıkıyor! Deprem zamanı vatandaşlara söz hakkı tanımayan, insanlardan mikrofon kaçıran kanal, Tel Aviv diye “deprem yerlerimizi” gösteriyor.
İşte bunlar böyle ahlaksız!
İşte bunlar böyle utanmaz!
Allah hepinizin belasını versin!
Aldığınız maaşlar haram zehir zıkkım olsun!
Herkes İran'ı konuşuyor. Hamaney'i konuşuyor.İsrail'i konuşuyor !!
Ben başka bir şey görüyorum.
Asıl savaş başka yerde.
Size iki olay göstereceğim. Aralarında hiçbir bağlantı yok gibi görünüyor.
Ama aralarında bir bağlantı var size anlatacağım.
Birinci olay.
ABD Venezuela'ya operasyon düzenledi. Maduro yakalandı.
Herkes "diktatör devrildi" dedi. Alkışladı. Bazıları uluslararası hukuka aykırı dedi.
Ama kimse şu soruyu sormadı: Venezuela'nın en büyük petrol müşterisi kimdi?
Çin.
Venezuela günde 800 bin varil petrolü doğrudan Çin'e satıyordu. Maduro gitti. O hat kesildi.
İkinci olay.
ABD ve İsrail İran'ı vurdu. Hamaney öldürüldü.
Herkes "nükleer tehdit bitti" dedi. Bazıları alkışladı. Bazıları Uluslararası hukuka aykırıdır dedi. Protesto etti.
Kimse şu soruyu sormadı: İran'ın en büyük petrol müşterisi kimdi?
Çin.
İran günde 1.5 milyon varil petrolü doğrudan Çin'e satıyordu. Savaş başladı. O hat kesildi.
İki farklı ülke. İki farklı kıta. İki farklı bahane.
Ama aynı müşteri. Çin.
Tesadüf mü?
Hayır.
Anlatıyorum...
Ray Dalio'nun tezi net: Yükselen güç mevcut güce yaklaştığında çatışma kaçınılmaz.
Bu film daha önce çekildi.
Almanya yükseldi. İngiltere'yi geçiyordu. Sonuç: Birinci Dünya Savaşı.
Japonya yükseldi. Pasifik'te Amerika'ya yaklaşıyordu. Sonuç: İkinci Dünya Savaşı.
Sovyetler yükseldi. Amerika'ya meydan okuyordu. Sonuç: Soğuk Savaş.
Şimdi Çin'in mevcut durumuna bakalım.
Çin dünya üretiminin %28'ini tek başına yapıyor. Ve her yıl Amerika'ya biraz daha yaklaşıyor.
Analistlerin tahmini net: 2030'a kadar Çin dünyanın en büyük ekonomisi olacak.
Bu Amerika için varoluşsal bir kriz.
Bir süper güç için en tehlikeli an rakibinin kendisini geçmek üzere olduğu andır. Ya o anda durdurursun ya da bir daha durduramazsın.
Ve şu an gördüğünüz her şey bu durdurma hamlesinin parçası.
Nasıl mı?
Çin tükettiği petrolün %73'ünü ithal ediyor. Kendi üretimi yetmiyor. Dışarıdan almak zorunda.
Şöyle düşünün.
Dünyanın en büyük motoru önünüzde duruyor. Devasa güçlü. Dünya üretiminin dörtte birini tek başına çeviriyor. Durdurulamaz gibi görünüyor.
Ama bir zayıflığı var. Kendi yakıtını üretemiyor.
O motorun dört yakıt hortumu var. Her biri farklı ülkeden geliyor.
Birinci hortum: Venezuela.
İkinci hortum: İran.
Üçüncü hortum: Rusya.
Dördüncü hortum: Suudi Arabistan.
Amerika ne yapıyor?
Hortumları kesiyor.
Venezuela hortumu kesildi. Maduro yakalandı.
İran hortumu kesildi. Savaş başladı.
Rusya hortumu yaptırımlarla kısıldı.
Suudi Arabistan? İran-İsrail savaşında üretim düştü
Bir motoru durdurmak için motorla savaşmak gerekmez.
Yakıtını kesersiniz. Motor kendi kendine durur.
Bu tabloyu bir yere kaydedin.
Venezuela'dan kesilen: günde 800.000 varil.
İran'dan kesilen: günde 1.500.000 varil.
Toplam: günde 2.300.000 varil.
Çin'in günlük petrol ithalatı: yaklaşık 11 milyon varil.
Amerika son 2 ayda Çin'in petrol tedariğinin %20'sini kesti.
Kimse fark etmedi. Çünkü herkes İran'a bakıyordu.
Ama enerji sadece bir cephe.
Çin aynı zamanda başka bir şey inşa ediyordu. Modern İpek Yolu. Pekin'den başlayıp Avrupa'nın kalbine uzanan devasa bir kara ticaret ağı. Demiryolları. Limanlar. Boru hatları. Trilyon dolarlık yatırım.
Neden?
Çünkü kim Avrupa ile ticaret yaparsa dünya ekonomisini şekillendirir.
Ve Avrupa Çin'e kayıyordu.
-Almanya'nın en büyük ticaret ortağı artık ABD değildi. Çin'di.
-Fransa yeni anlaşmalar imzalıyordu.
-İtalya Modern İpek Yolu projesine resmen katılmıştı.
Avrupa yavaş yavaş Amerika'dan uzaklaşıp Çin'in ticaret ekosistemine yöneliyordu.
Bu Amerika için ikinci varoluşsal kriz.
Birincisi Çin'in ekonomik olarak geçmesi. İkincisi Avrupa'yı kaybetmesi.
Avrupa giderse Amerika'nın elinde ne kalır? Silahları ve doları. İkisi de tek başına yetmez.
Ve tam o noktada, tam Avrupa Çin'e doğru kayarken, Amerika İran'ı vurdu.
İran, Modern İpek Yolu'nun Ortadoğu'daki kritik bağlantı noktasıydı. Çin'in Avrupa'ya kara yoluyla ulaşması için İran hattının stabil olması gerekiyordu. O istikrar bombalandı.
Amerika tek hamleyle iki şeyi birden yaptı.
Çin'in yakıtını kesti. Ve Çin'in Avrupa'ya uzanan ticaret yolunu bozdu.
Motor yakıtsız kaldı. Yol da kapandı.
Peki bundan sonra ne olacak?
Kaçınılmaz olan tek bir nokta kaldı.
Taiwan.
Taiwan neden bu kadar önemli? Dünyanın en gelişmiş çiplerinin %90'ı orada üretiliyor. Telefonunuzdaki çip, arabanızdaki çip, füzenizdeki çip. Hepsi oradan.
Kim Taiwan'ı kontrol ederse 21. yüzyılın teknolojisini kontrol eder.
ABD diyor ki: "Taiwan'ı destekleyeceğiz."
Çin diyor ki: "Taiwan bizimdir. Gerekirse güç kullanırız."
Uzlaşma alanı yok. İki taraf da geri adım atamaz. Çünkü geri adım atmak zayıflık gösterir.
Dalio'nun dediği tam olarak bu. İki güç birbirine yaklaştığında ve uzlaşamaz farklılıkları olduğunda savaş kaçınılmaz olur.
Tüm bu hamleler o kaçınılmaz noktanın hazırlığı.
Şöyle düşünün. İki boksör ringe çıkacak. Ama biri dövüşten önce rakibinin suyunu kesiyor. Yemeğini engelliyor. Müttefiklerini ayırıyor. Rakibi ringe bitkin çıksın diye.
Venezuela kesildi.
İran kesildi.
Rusya kısıtlandı.
Avrupa ticaret yolu bozuldu.
Ring: Taiwan.
Ve o ringe çıkış her gün biraz daha yaklaşıyor.
Ama bir olay daha var.
Amerika sadece Çin'i zayıflatmıyor. Aynı zamanda para kazanıyor.
Her savaş ortamı yeni bir silah anlaşması demek.
Ortadoğu'da bomba düştüğünde Körfez ülkeleri ne yapıyor? Silah alıyor. Kimden? Amerika'dan.
İran vuruldu. Körfez ülkeleri tehdit altında hissetti. Savunma bütçeleri fırladı. Siparişler hep aynı adrese gidiyor: ABD savunma şirketleri.
Suudi Arabistan, BAE, Katar. Hepsi savunma harcamalarını artırıyor.
Her patlama yeni bir sipariş. Her kriz yeni bir kontrat. Her savaş yeni bir milyar dolar.
Amerika Çin'in yakıtını keserken kendi kasasını dolduruyor.
Tek strateji, beş kazanç:
1- Çin'in enerji hatlarını kes.
2- Çin'in Avrupa ticaret yolunu boz.
3- Bölgeyi kontrol et.
4- Silah satışıyla kasayı doldur.
5- Çin'in Taiwan savaşına güçsüz katılmasını sağla.
Herkes ayrı ayrı savaşlar görüyor. Ben tek bir strateji görüyorum.
Venezuela bir cephe. İran bir cephe. Rusya bir cephe. Avrupa bir cephe.
Ama savaş bir tane.
Ve sahne arkasında tek bir hedef var.
Çin.