Tuna Portföy'ün atacağı adımlardan doğrudan etkilenecek alanlar ve varlık sınıfları şu başlıklar altında özetlenebilir:
1. Doğrudan Etkilenecek Varlıklar ve Alanlar
Savunma Sanayi Odaklı Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (GSYF): Mehmet Özgür Karabağ’ın ATHENA GSYF sürecindeki sahadaki birebir tecrübesi, Ankara-Eskişehir savunma sanayi kümelenmesiyle olan güçlü ilişkileri ve değerleme yetkinliği doğrudan Tuna Portföy bünyesine taşınmış olmaktadır. Tuna Portföy'ün yeni onay alan serbest fonları veya kuracağı yeni GSYF'ler içinde savunma sanayi ağırlığının hızla artması beklenir.
Borsa İstanbul'daki (BİST) Savunma ve Havacılık Yan Sanayi Hisseleri: Girişim sermayesi boyutuyla bu ekosistemi derinlemesine bilen bir portföy yöneticisi, halka açık pazarda işlem gören ancak henüz hak ettiği değerlemeye ulaşmamış savunma sanayi, havacılık, elektromekanik, uydu ve yazılım odaklı yan sanayi şirketlerini de çok iyi okuyacaktır. Tuna Portföy'ün hisse senedi yoğun ve serbest fonlarında bu hisselerin portföy ağırlığı olumlu etkilenebilir.
Nitelikli Yatırımcı Odaklı Serbest Fonlar: Tuna Portföy'ün yeni onay alan serbest fon yapısı, özellikle yüksek büyüme potansiyeli arayan nitelikli yatırımcılara yönelik olarak konumlandırıldığında, bu fonların stratejik varlık dağılımında "savunma sanayi ve ileri teknoloji" teması ana taşıyıcı kolonlardan biri haline gelecektir.
2. Sektörel ve Ekosistem Bazlı Etkiler
Ankara-Eskişehir Savunma Ekosistemi ile Köprüler: TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN gibi ana yüklenicilerin etrafında kümelenen KOBİ statüsündeki tedarikçiler ve teknoloji start-up'ları için Tuna Portföy yeni bir fonlama ve sermaye kaynağı haline gelecektir. Bu durum bölgedeki girişimlerin büyüme hızını doğrudan etkiler.
Portföy Yönetim Şirketleri Arasındaki Rekabet: Butik ve dinamik portföy yönetim şirketlerinin tema bazlı uzmanlaşma yarışında Tuna Portföy, savunma sanayi gibi yüksek giriş bariyerli ve stratejik bir alanda elini çok güçlendirmiş olacaktır.
Özetle: Bu transfer sadece bir unvan veya insan kaynağı değişikliği değil; ATHENA GSYF tecrübesinin ve savunma sanayi sahasındaki "know-how"ın Tuna Portföy’e akmasıdır. Tuna Portföy’ün yeni dönemdeki serbest fonlarında ve olası teknoloji/savunma odaklı yapılaşmalarında bu vizyonun izlerini yoğun şekilde göreceğimiz açıktır.
@naapsaks Çok haklı bir tespit. Peki size göre bu 'düzenden beslenenler' sistemi değiştirmemek için özellikle hangi mekanizmaları kullanıyorlar? Ya da düzeden ne gibi besleniyorlar…
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) perspektifinden bakıldığında dahi, borsadaki şirket sayısının hızla artması ve ardından yaşanan likidite daralmaları, "halka arz patlaması" ile "yürümeyen tahtalar" arasındaki dengesizliği açıkça gözler önüne seriyor.
Yatırımcının bu serzenişindeki ana problemleri ve sistemin tıkandığı noktaları net bir şekilde masaya yatıralım:
1. Sayısal Büyüme vs. Derinlik Eksikliği
* Şirket Enflasyonu: Son dönemlerde peş peşe gelen çoklu halka arz onaylarıyla borsadaki toplam şirket sayısı tarihin en yüksek seviyelerine ulaştı.
* Sığ Tahtalar ve Likidite Dağılması: Piyasaya yeni giren fonlar ve mevcut sermaye, bu kadar çok şirkete aynı anda yetecek derinliğe sahip değil. Para yeni arza yönelip kısa sürede oradan çıkınca, daha önce halka arz olup "tavan serisi" biten yüzlerce küçük ve orta ölçekli şirket (yürümeyen tahtalar) tahtacıların veya alıcısız kalan piyasanın insafına terk ediliyor.
2. "Kol Kesme"nin Normalleştirilmesi ve Güven Erozyonu
Yatırımcının yıllarca birikimini koyup enflasyon karşısında erimesini izlemesi, ardından da zararına satış yapmaya (kol kesmeye) zorlanması piyasanın temel ruhuna tamamen aykırıdır.
* Borsanın varlık amacı şirketlerin ucuz finansman bulması olduğu kadar, tasarruf sahibinin varlığını korumak ve büyümesini sağlamaktır. * Ancak son yıllarda halka arz fiyatlarının şişirilmesi, fon kullanım raporlarının denetimindeki esneklikler ve halka arz sonrası tahtaya sahip çıkılmaması, küçük yatırımcının "fişin çekildiği" bir kapana kısılmasına yol açıyor.
3. SPK ve Düzenleyici Kurumların Rolü Üzerine
Yatırımcı haklı olarak şu soruyu soruyor: "Yeni arzlara kapı açmaya devam edilirken, yıllardır işlem gören ve hiçbir yere kıpırdamayan, yatırımcısını unutan binlerce hisse neden sıkı bir denetime ve likidite zorunluluğuna tabi tutulmuyor?"
* Fiyat İstikrarı ve Tahta Yapıcı Sorumluluğu: Birçok gelişmiş piyasada halka arz edilen hisselerde fiyat istikrarı mekanizmaları daha uzun ve bağlayıcıdır. Bizde ise bu süre genellikle çok kısa kalmakta, sürenin bitimiyle birlikte tahtalar sert düşüşlerle baş başa kalmaktadır.
* Şeffaflık ve Tahta Kapatma/Uyarılma Kriterleri: İşlem hacmi kalmayan, yıllardır yatırımcısına temettü ödemeyen, projelerini gerçekleştirmeyen ve tahtası adeta "ölü" statüsüne gelen şirketler için borsadan kottan çıkma (delisting) mekanizmalarının çok daha aktif ve yatırımcıyı koruyacak şekilde işletilmesi gerekiyor.
Yatırımcının "Bize de bakın, içeride kaldık" çığlığı, piyasadaki sürdürülebilirlik krizinin en büyük göstergesidir. Sadece yeni şirketleri borsaya sokmak değil, borsadaki mevcut yatırımcının güvenini ve parasını korumak düzenleyici kurumların en temel önceliği olmalıdır.
Albay Özlem Karapınar, Yüksek Askeri Şura kararıyla tuğgeneral rütbesine terfi etti.
Bu terfiyle birlikte Karapınar, Türk Hava Kuvvetleri'nin ilk kadın generali (paşası) olma unvanını kazandı.
"Namlusunu hürriyete, kalbini Turan’a bağlamış bir ömür... Trablusgarp’tan Balkanlar’a, Sarıkamış’tan Pamir Dağları’na uzanan büyük bir rüyanın en cesur yolcusu.
Şehadetinin yıldönümünde Harbiye Nazırı Enver Paşa’yı rahmet ve ihtiramla anıyorum. Ruhun şad olsun.
#EnverPaşa
BRKO (Birko), 31 Temmuz 2026 tarihli yönetim kurulu kararıyla tahsisli sermaye artırımı kararı almıştı değil mi Spk onayı sonrası ? Takasına bakın derim …
@kblyvrc Hocam kadınlar grubuna girdim ben onun harici bir gruba mensup değilim kendim takılıyorum biliyorsun yoğun istek üzerine bende yükledim ama çoğu kişi bende göremiyorum link paylaşın dahil olayım sizinkine de
@uugurcetin@metinyuksel06 Yanında Türkçe anlama dersi de almanı tavsiye ediyorum (: ama anladığım kadarı ile uzun zamandır burada olmana rağmen yatırımcılarınıza avukat olarak şuna bakalım buna başka bir şey var mı diye bakmak harici borsaya boğayı getirememişsiniz ((((: üzdü (:
Bedelsiz sermaye artırımı nakit temettü potansiyeli değildir ; iç kaynakların sermayeye dönüşmesi diyebilinir. Yatırımcı için asıl değerleme , şirketin gelecekteki nakit akışlarıdır. hissenin neden iskontolu (piyasa tarafından neden ucuz bulunduğuna) odaklanmak daha mantıklı yaklaşım olur tabi sen bilmezsin metin abine danış anlatsın :)))
@uugurcetin@metinyuksel06 Aslında şöyle döviz bazında düşüşte olması ve henüz istenen yükselişi olan tavan yapamamış olması küçük yatırımcı açısından sabır ve baskılı bir sürece işaret ediyor diye okuyorum
1. Eski Durum ve Yeni Kararlar (Borsada Ne Değişti?)
Eskiden büyük yatırımcılar veya gruplar, bir şirketin hisselerini tek bir hesapta (veya tek bir aracı kurumda) toplayarak bütün kontrolü ele geçirebiliyor ve hisse fiyatını istedikleri gibi yukarı sürebiliyorlardı.
Ancak Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili otoritelerin getirdiği yeni kural ve denetimler, tek bir elden bu kadar büyük bir payın toplanmasını ve piyasanın manipüle edilmesini zorlaştırdı.
2. Fonlar Üzerinden "Takas Bölme" Taktiği
Günümüzdeki kurallara takılmamak ve dikkat çekmemek için büyük oyuncular artık operasyonları tek bir noktadan yürütmek yerine, farklı yatırım fonları (örneğin görseldeki Pusula Portföy'ün farklı fonları gibi) arasına bölüştürüyorlar.
Bir fon belli bir oranda pay alırken, diğer fon başka bir oranda alım yapıyor. Böylece toplamda şirketin büyük bir kısmı ele geçirilmiş (takas toplanmış) oluyor, ancak bu güç tek bir havuzda değil, birden fazla fonun altında parçalı şekilde görünüyor.
3. (Neden Yapıyorlar?)
"Büyük oyuncular artık tek bir hesapla hisselerin tamamını toplayıp fiyatı kafalarına göre yukarı süremezler. Bu yüzden uyanıklık yapıp aynı merkeze bağlı farklı fonlar (parçalı yapılar) üzerinden hisseyi toplayıp yine istedikleri hamleyi (sürme işlemini) yapmaya çalışıyorlar, bu haberdeki fon hareketliliğinin sebebi de muhtemelen budur."