Doğrudan doğruya Kürt kimliğiyle özdeşleşmiş bir kulüp, Amedspor. Kitabın adı da buradan geliyor: Sahadaki Kimlik. Amedspor’un gördüğü desteğe ve kösteğe bakarak, Türkiye’de Kürt meselesinin serencamını okumak mümkündür.
https://t.co/hbGEKpsHPX
"Bu karar, yargının siyaseti dizayn eden bir sopa olarak kullanılmasının radikal örneklerinden biri olarak Türkiye tarihinde yerini aldı. Yaşanan; hukuki bir geriye gidişin de ilanı oldu.1961 öncesinin karanlık koridorlarında buna benzer pek çok yargı kararı görmüştük."
Gülçin Avşar (@glcnavsar) yazdı: Siyasetin İptal Edilen İradesi: Bir “Yargısal Müdahale” Kroniği
https://t.co/nz2inTonEO
🔺1954’de Millet Partisi, 1957’de Vatan Partisi ve 27 Mayıs darbesinin ardından Demokrat Parti asliye hukuk mahkemeleri tarafından kapatılmıştı.
🔺1961 Anayasası ile siyaseti bu “yerel mahkeme tasallutundan” kurtarmak için Anayasa Mahkemesi zırhı ve Siyasi Partiler Kanunu getirildi.
🔺Amaç, bir partinin kaderini herhangi bir asliye hukuk hakiminin dünya görüşüne veya iktidarın o hakim üzerindeki nüfuzuna bırakmamaktı.
🔺Yargısal aktivizmle siyaseti dizayn etme çabası, ne zaman devreye girse, toplum, bunun aksi yönde belirleyici olmaya devam ediyor.
Şeytantepe belgeseli çok iyi olmuş, tebrikler @140journos.
Soranlar için; belgeselden bir teklif gelmediği için konuşmadım.
Sebebini tahmin ediyorum.
Büyük bir linç atmosferi içinde aşağıdaki yazıyla başlayan, başka Karar yazıları ve Serbestiyet haberleriyle süren ilk günlerde çok yalnız ve epey haksız söz işittiğimiz (@EAkkul28818 ve @onur__erkan ile birlikte) gazetecilik çabası için takdir beklememek gereken kutuplaşmış, birbirine sağır bir ülkede yaşadığımızı ve “tarlada izler ve harmanda yüzler” atasözünü iyi bilirim.
O yüzden bizim dar imkanlarımızla, algoritma yüzünden ulaşamadığımız kitlelere ulaşan her çaba sadece takdir edilebilir.
Çünkü şu anda bu şahsi takdir beklentilerinden çok daha ciddi bir meselemiz var.
Adli skandal ve bir ailenin trajedisi sürüyor.
Derdini bile anlatamayan bir anne, bir kardeş ve bir amca iğrenç suçlamalarla hapiste.
Tek delil olan ‘daraltılmış baz’ın, teknik olarak imkansız, dünyada eşi benzeri olmayan uydurulmuş bir delil olduğunu @tuncaybesikci ispatladı.
Bazı avukatlar, gazeteciler, siyasetçiler, savcılar, yargıçlar bu trajediyi şahsi bir onur ve itibar meselesine çevirmiş durumdalar.
Ya koca bir köyün, ailenin onur ve itibarı?
Küçük bir kızın son anlarında şahit olduğu büyük acıların hepimizin üzerine vazife olan kefareti?
O yüzden bu işi bir ganimet ve suçlu kim kavgasına çevirmeden başta devlet ve işi bu noktaya getiren herkesin muhasebe etmesine fırsat veren daha sakin bir ortam yaratılmalı.
Bu davada esas sorun bu telaş ve öfkeydi zaten.
Hesabı şimdi de yanlış ve güçsüz insanlardan sormanın kimseye bir faydası yok.
Önce yalancı bir katilin bu kaosta yırtmasını engellemeliyiz.
Başta devlet herkesin üzerine düşen ilk vazife budur.
Bu yazıda 1,5 yıl kadar önce söylendiği gibi bu işin daha çok belgeseli çekilir, bu davanın ibretlik bir adli, polisiye sosyal-psikoloji ve medya vakası olarak kitaplarda daha çok bahsi geçer…
Narin cinayetinde skandallar zinciri belgesel oldu: “Şeytantepe”
140journos'un Şeytantepe belgeselinden
Onur Erkan: "Nevzat Bahtiyat tespit edildiğinde soruşturma sıfırdan başlamalıydı ama jandarma için artık oradan geri dönüş yoktu"
🎙️"Narin'in cansız bedeninin bulunmasının ardından bölgeyi gören güvenlik kamerasına bakılması soruşturma makamlarının tahkikat boyunca yaptıkları tek doğru iş.
'Tavşantepe'deki Hayalet' Nevzat Bahtiyar'ın üzerindeki görünmezlik pelerini bu sayede kalktı ve soruşturmaya dahil edildi.
Soruşturma belki de buradan sıfırdan başlaması gerekirken Nevzat Bahtiyar'ın hikayesi o ana kadar ki kanaate uydurulup monte edilmeye çalışıldı.
Neden böyle yapıldığı sorusuna gelirsek... O saat itibariyle zaten öncesinde tutuklanmış bir amca, gözaltı geçirmiş ve o gün yeniden gözaltına alınan bir abi, aileden 20'nin üzerinde yeni gözaltı, kamuoyunda konuşulan medyada üretilmiş onlarca teori, ailenin katil olduğuna dair önden verilmiş hükümler vardı ve aşağıdan yukarıya yapılan bilgilendirmeler doğrultusunda devlet erkanından aileye başsağlığı dilemeyen açıklamalar yaptırılmıştı.
Belki de jandarma birimleri açısından oradan artık geri dönüş yoktu."
@onur__erkan
SON DURUM | Kent Uzlaşısı soruşturmasında mahkeme,
Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir ve Reform Vakfı direktörü Mehmet Ali Çalışkan için tahliye kararı verdi.
🔺Emrah Şahan’ın başka bir soruşturmadan tutukluğu devam edecek.
"Hangi tarafa baksak dar ve küçük kümeler eşliğinde zümresinin haklarını savunan 'Biz' ifadeleri görüyoruz. Her mahalle kendi 'Biz'ini diğerlerine saldırı için kullanıyor. Ve üstelik her mahalle de 'Bu ülkenin sahibi biziz' diyerek, ötekini itip 'Haddini bil'meyi telkin ediyor."
“Her an sormakta yarar var: Nasıl bir ülkede yaşamak istiyorum? Bu sorunun cevabında kendiniz için istediğiniz her “iyi”nin öteki için de iyi olup olmayacağını düşünmeniz gerekir. Ne kadar “tehlikeli sınır”, ne kadar “sadece kendiniz gibilerden ibaret” cevaplarınız var ise ülkenin halihazırdaki bölünmüşlüğünü tercih ediyorsunuz demektir.” @glcnavsar
“Mücahit Bilici, 'Nasıl bir ülkede yaşamak istersiniz' sorusuna iç açıcı, adil bir cevap vermiyor. Öfkesinin kime yönelik olduğunu ve kaynağını anlıyorum. Fakat bu dil, ne yazık ki, öfke duyduğu kitlenin dilinden pek de farklı değil.”
@glcnavsar yazdı.
https://t.co/7CSlRLrvew
İnan Güney’in tutuklanması da çok üzücü.
Eskiden vesayet odaklarınca AK Parti ve kadrolarına layık görülmeyen merkez, bugün CHP’de yer alan “farklı”ların ötelenmesiyle boşaltılıyor.
Böylece güç yine ve yeniden nüfuzunu çeper üzerinde savuruyor.
https://t.co/t3b6b7yMZM
En zor zamanlarda, suyun akışına karşı yazılmış kitapları, günyüzü görmemiş alanlarda dolaşırken oradan çok önceden geçtiğini gösteren makaleleri, arşivlerin göz kaçırılan yerlerinden çıkarılmış manşetlik belgeleri ve tabii entelektüel mahalleye giriş vizesi alamamış göz açan metinlerin altında karşınıza çevirmen diye çıkıveren imzası…
Bazı tarihçiler sadece uzaktan tarihi yazmaz, cesaret edip tarihin yazılmasına da katılır, yol açar, yol gösterir.
Ruhu şad olsun…
"Yönetenin 'bizden' olmadığına kanaat getiren erk sahibi; yargı sopasıyla gücünü hoyratça kullanıyor. Böylece güç, yine ve yeniden nüfuzunu çeper üzerinde savuruyor. Kimlikler, siyasi partiler değişse de çevreden merkeze ulaşma çabası her seferinde yeni bir imtihanla sınanıyor."
Gülçin Avşar yazdı: Çeperin iktidarla imtihanı
https://t.co/lxXw04aEix
"Gözaltına alınan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney işçi bir babanın evladı. Hukukiliğini anlayabilmekte epey zorlandığımız operasyonlarla merkez dışına itiliyor. Eskiden AK Parti kadrolarına layık görülmeyen merkez, bugün CHP kadrolarında yer alan 'farklı'ların ötelenmesiyle boşaltılıyor."
@glcnavsar
Tıpkı @REmrahSahann gibi tıpkı @mhrpolat gibi İnan Güney de “çevreden merkeze�� taşınmış isimlerden.
2002 AK Partisinin sosyolojide yaptığı dönüşümü artık CHP yapıyor. Ve fakat bu kez de siyasi operasyonlarla AK Parti vaktiyle kendiyle uğraşan vesayet odaklarının yerini alıyor.
Polis arkadaşlar kapıda beni beklerken, gözaltına alınmadan önce, eşim Ayşen, kızlarım ve can dostumuzla birlikte bir fotoğraf çekildik.
31 Mart 2024'te edebimizle, 30 yıllık kibri yendik. Babamın zamanında işçisi olduğu Beyoğlu Belediyesi'ne başkan seçilmek, hayatımın bana bahşettiği en büyük gurur oldu.
Beyoğlu'nun hakkı bize emanet diyerek hizmete başladık. Komşularımıza layık olmak için çok çalıştık. Beyoğlu Belediyesi’ni tüm saygın araştırmalarda, ilçeler arasında memnuniyetin en üstte olduğu belediye yaptık.
Sevgili komşularım, hayatım Beyoğlu'nda geçti, hepiniz beni tanıyorsunuz. Gözaltında olma sebebimin çirkin iftiralar olduğunu biliyorsunuz. Hesabını veremeyeceğimiz tek bir işimiz olmadı, olmaz.
Beyoğlu, vicdanlıdır, haysiyetlidir, adildir.
İnan Güney Beyoğlu'na emanettir.
Gülçin Avşar yazdı:
https://t.co/f6OJps7iX6
📰Meclis mümkün olduğunca isabetli davranmak zorunda. Yavaşlamış ve geç kalmış bir çözümün arefesindeyiz. Ülkenin en önemli sorununu geride bırakmanın erişilebilir bir hedefi ifade ettiği anda bu sorumluluğu taşımak veya taşımamak arasındaki kaçınılmaz tercih, tüm siyasi aktörleri bekliyor.
@glcnavsar