Bugün İran savaşta yapayalnız kaldıysa, bu İran'ın 47 yıldır İslam dünyasını kana bulayan mezhepçi politikasının bir sonucu. Suriye, Irak, Lübnan ve Yemen'de katlettiği milyonlarca Müslümandan sonra yanında duracak kimseyi bırakmadı.
Yunanları asıl endişelendiren: Türkiye'nin askeri gücü değil.
Türk milletinin, gençlerin Yunan mezalimini hatırlaması ve intikam duygusu ile dolması.
Aslında haklılığımızın ve Yunan'ın gerçek yüzünün görülmesi..
📌Emekli Yunan Tümamiral ve Yunan Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Başkan Yardımcısı Vasilis Martzoukos:
"Türkiye’de kamuoyu sistemli şekilde hazırlanıyor.
Şimdi Girit’teki Türk-Giritlilere yapılan katliamları, Mora’da Osmanlı eseri kalmadığını hatırlıyorlar."
İtalya Başbakanı Meloni:
"İsrail'i kırmızı çizgiyi aşmakla suçluyorum, Filistinli sivillerin katliamını kınıyorum ve İtalya'nın İsrail'e karşı Avrupa yaptırımlarını destekleyeceğini açıklıyorum."
Çifte Vatandaş olup da İsrail ordusunda askerlik yapan, İsrailin savaş ve soykırım suçuna iştirak eden kişilerin ülkeye dönüşte savaş ve soykırım suçuyla yargılanmasını , vatandaşlık haklarının sonlandırılmasını talep ediyorum!
Bunu Gazze'de yakılarak şehit edilen masumlara borçlusunuz! Şehit İsmail Haniyye'ye borçluyuz
@TBMMresmi
🇮🇷|🪳Israel has the bombs. Iran gets bombed.
Pezeshkian said it at the UN. And the world heard it:
"Atomic and nuclear bombs are in the hands of the Israeli regime, but the inspectors are requested to come to Iran."
"Israel has murdered savagely over 70,000 innocents in Gaza, but Iran, while behind the table of negotiation, was bombed."
"Israel has the bombs, has weapons of mass destruction, is not a member of the Non-Proliferation Treaty, during her shameful life has not allowed a single inspection, but they are rewarded by all the means necessary for them to be able to bomb any capital in the region at will."
Read that again.
Israel has nuclear weapons. Israel is not in the NPT. Israel has never allowed a single IAEA inspection. Israel has killed over 70,000 people in Gaza. And Israel gets rewarded with American bombs, American money, American vetoes.
Iran doesn't have nuclear weapons. Iran is in the NPT. Iran allows inspections. Iran was at the negotiating table. And Iran gets bombed.
This isn't about security. It's not about non-proliferation. It's about power. The power to define who is allowed to have weapons and who is not. The power to define who gets bombed and who gets rewarded.
And the answer is always the same: Israel gets the bombs, Iran gets the sanctions.
They don't want a nuclear-free Middle East. They want an Israel-dominated Middle East.
That's the truth. And Pezeshkian said it to their faces.
#Iran #UNGA #Pezeshkian #Israel #NuclearHypocrisy #DoubleStandard
1821-1830 yılları arasında Mora Yarımadasında Müslüman Türk ahali sistematik olarak katledilmiştir.
Bu imha politikasına, ibadet yerlerinden medreselere, mezarlıklardan diğer kültürel miras unsurlarına kadar uzanan planlı bir yıkım ve tahribat da eşlik etmiştir.
Tripoliçe katliamının 205. yıldönümünde, acımasızca katledilen Müslüman Türk sivil halkı rahmetle anıyoruz.
Lütfen sesi açarak dinleyin,
Arş-ı Âlâ titredi masum çocukların sesiyle, bir tek insanoğlu sessiz kaldı bu zulme...
Allah rızası için paylaşın bu zulmü, duyurun, unutmayın, unutturmayın Gazze'yi.!
Colani'den Trump'a güdümlü füze!
Suriye Devlet Başkanı Ahmed Şara:
“Beyaz Saray’da Trump’ı ziyaret ettiğimde, bana Golan Tepeleri’nin İsrail’e ait olduğunu söyledi.
Ben de: ‘Madem öyle, New Jersey’yi İsraillilere verin? Golan Tepeleri ABD’nin mülkü değil ki birine bağışlayabilesin, ama New Jersey senin.’
Bildiğim kadarıyla New Jersey Demokrat kaynıyor, Trump’a da oy vermiyorlar; yani orayı İsraillilere vermesi kendisi için daha mantıklı olurdu!
En azından sahip olduğun bir şeyi vermiş olursun. Golan Tepeleri Trump’a ait değil.
Golan Tepeleri yalnızca Suriye halkınındır. Ne Suriye Devlet Başkanı’nın, ne ABD Başkanı’nın, ne de bir başkasının öylece vazgeçip birilerine peşkeş çekebileceği bir yer değildir.”
Dünyanın adaletle yükselen güçlü bir sese en çok ihtiyaç duyduğu bu dönemde; Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın “Daha adil bir dünya mümkün” diyerek verdiği küresel mücadele, Gazze başta olmak üzere tüm mazlum coğrafyalara umut olmaya devam ediyor.
Sayın Cumhurbaşkanımızın Birleşmiş Milletler kürsüsünden tüm dünyaya haykırdığı hakikatten asla vazgeçmeyeceğiz!
Adaletin Sesi Erdoğan
#ErdoganTheVoiceOfJustice
Dünyaya unutturulan 'Yunan' katliamı: Tripoliçe
23 Eylül 1821’de işgalci Yunan çeteleri, Mora Yarımadası'ndaki Tripoliçe'de kadın, çocuk, yaşlı demeden on binlerce Türk’ü vahşice katletti.
Şehir ateşe verildi, katliam 'özgürlük' mücadelesi denilerek meşrulaştırıldı…
https://t.co/KbRmff95JC
Dr. Hüssam Ebu Safiya’nın oğlundan acil yardım çığlığı!
”Babam gördüğü işkenceler yüzünden artık nefes almakta ve konuşmakta zorlanıyor, yüzü tanınmaz halde. Sessiz kalmak bu işkenceye ortak olmaktır. Çok geç olmadan ses çıkarın.”
#FreeDrHussamAbuSafiya
EKREM İMAMOĞLU'NUN "NAMUSUM" DEDİĞİ VİRA İSTANBUL PROJESİ, İMAMOĞLU'NUN ORTAKLARI TARAFINDAN TÜRK VATANDAŞLIĞI KARŞILIĞINDA YABANCILARA SATILMIŞ.
Bu sabah gerçekleşen İstanbul merkezli operasyonla ortaya çıkan tablo, yalnızca yabancılara konut satışı üzerinden yürütülen bir vatandaşlık soruşturması değil. Soruşturmanın merkezinde Gül İnşaat, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat üzerinden gerçekleştirilen satışlar bulunuyor.
Peki soruşturmanın merkezinde olan bu şirketlerin, belediye arsası üzerinde kurulmuş, binlerce bağımsız bölüme ulaşan ve soruşturma kapsamında yabancılara vatandaşlık amaçlı yapılan satışların neredeyse %80 oranına karşılık gelen projenin adı ne?
Cevap: Ekrem İmamoğlu'nun "Namusum" dediği VİRA İSTANBUL.
Projenin hikayesi Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde başlıyor. 16 Aralık 2014'te Beylikdüzü Belediyesi, mülkiyetindeki Kavaklı 142 ada 16 parsel ile 143 ada 35, 36, 37 ve 38 parseller için "arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı" ihalesine çıktı. İhale, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun kapalı teklif usulüyle yapıldı.
İhaleyi Gül İnşaat Proje A.Ş. aldı. Beylikdüzü Belediyesi'nin 2015 faaliyet raporunda, söz konusu taşınmazlara ilişkin arsa satışı karşılığı gelir paylaşımı işi için sözleşme yapıldığı açıkça kayıt altına alındı.
Daha sonra kamuoyuna "VİRA İSTANBUL" adıyla sunulan proje, İmamoğlu'nun belediye başkanlığı döneminde belediye ile Gül Proje'nin birlikte gerçekleştirdiği proje olarak tanıtıldı. Projenin ilk lansmanında 1.156 konut ve 39 cadde mağazası, yaklaşık 630 MİLYON liralık yatırım ve yaklaşık 92 bin metrekarelik proje alanı açıklandı.
Fakat projenin gerçek hukuki ve ekonomik hikayesini anlamak için reklam broşürlerinden çok belediye kayıtlarına bakmak gerekiyor.
2017'de Beylikd��zü Belediye Meclisi'nin gündemine doğrudan 142 ada 19, 142 ada 20, 143 ada 35, 143 ada 36 ve 143 ada 38 parsellerdeki VİRA İSTANBUL bağımsız bölümlerinin alıcılarına tapu devri geldi. 2018 faaliyet raporu ise daha da açıktı. Bu beş parselde belediye adına kat irtifakı kurulmuş bağımsız bölümlerin, ödemelerini tamamlayan veya banka kredi taahhütnamesi sunan alıcılara devredildiğini belirtiyor.
Yani VİRA İSTANBUL sıradan bir özel sektör projesi olarak başlamadı. Hikayenin başlangıcında belediyenin mülkiyetindeki taşınmazlar vardı.
Üstelik 143 ada 35 parsel için 2018 tarihli belediye komisyon raporu, 27.917,23 metrekarelik taşınmazın doğrudan "Vira İstanbul Beylikdüzü Konutlarının üzerinde bulunan" belediye mülkiyetindeki taşınmaz olduğunu yazıyor. Aynı raporda 1.399,59 metrekarelik bölüm üzerinde TEDAŞ lehine 25 yıllık irtifak hakkı kurulması kararı yer alıyor.
Proje ilerledikçe rakamlar da büyüdü. Belediyenin kayıtlarında VİRA İSTANBUL 1.189 konut ve 31 ticari bölüm olmak üzere toplam 1.220 bağımsız bölüm olarak yer aldı. 2020'de 1.123 bağımsız bölümün tapusunun verildiği, 97 işlemin sürdüğü; 2021'de ise 1.207 tapunun tamamlandığı ve yalnızca 13 işlemin devam ettiği kaydedildi.
VİRA İSTANBUL'un bugünkü soruşturma açısından asıl çarpıcı tarafı ise yabancı satışların yaklaşık %80 oranının bu proje üzerinden gerçekleştirilmiş olması.
Usulsüz vatandaşlık soruşturması kapsamında incelenen şirketler Gül İnşaat, Beyaz İnşaat ve LİV İnşaat. Tam da bu üç şirket VİRA İSTANBUL projesinde karşımıza çıkıyor. Muzaffer Beyaz, Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Soruşturması kapsamında daha önce verdiği ifadesinde VİRA İSTANBUL ihalesini Gül İnşaat'ın aldığını, Beyaz İnşaat'ın daha sonra projeye %25 ortak olduğunu beyan etti.
Soruşturma kapsamında yapılan tapu ve proje eşleştirmesinde 274 muvazaalı satışın büyük çoğunluğu VİRA İSTANBUL projesindeki bağımsız bölümlerde gerçekleşmiş görünüyor. Dolayısıyla soruşturmanın merkezindeki satışların büyük bölümünün, Beylikdüzü Belediyesi'nin 2014 yılında gelir paylaşımı modeliyle ihaleye çıkardığı ve daha sonra 1.220 bağımsız bölüme ulaşan VİRA İSTANBUL projesinde toplandığı anla��ılıyor.
Ortaya çıkan tablo bu nedenle yalnızca 274 muvazaalı satıştan ibaret değil. 2014'te belediye taşınmazlarıyla başlayan VİRA İSTANBUL projesi, Gül-Beyaz-LİV şirketleri, yabancı satışları ve vatandaşlık işlemleri aynı soruşturma dosyasında birleşiyor.
YUNAN MİLLİ MARŞI'NIN
SÖZLERİNİ OKUDUNUZ MU?
TRİPOLİÇE'DE 40 BİN TÜRK'E YAPILAN
SOYKIRIMIN SÖZLERİ BUNLAR.
BİR VAHŞET ÇAĞRISI...
Hiç bir ülkenin milli marşı soykırım üzerine kurulmaz.
Yunanistan milli Marşı’nın sözlerini okuyunca insanın tüpleri ürperiyor.
Öyle bir vahşet çağrısı.
Öyle bir ırkçı nefret çağrısı.
Bir ulusun değerleri olmalı.
İsrail’le neden ortak olduklarını bu cümleleri okuyunca görüyorsunuz.
Gazze’deki vahşetin aynısı.
Ve bu cümlelerin tamamı, Türklere yönelik Trpoliçe katliamını anlatıyor.
Utanç verici.
OKUYUN...
Derin okyanus, işte böyle uğuldasın isterdim
Ve dalgasında boğulsun, her Türk tohumu
Neden muharebe yavaşladı bir an?
Neden azaldı dökülen kan?
Hem palaskalar hem kılıçlar
Etrafa saçılmış beyinlere,
Baştanbaşa yarılmış kafataslarına,
Kımıl kımıl oynayan iç organlarına bulanmış.
Köpekler azalıyorlardı
Ve Allah diye bağırıyorlardı, Allah!
Fakat Hıristiyanların dudakları daha doğruydu;
Ateş diye bağırıyorlardı Ateş!
Aslanlar gibi vuruşuyorlardı
Hep Ateş diye bağırıyorlardı
Ve pislikler ölüyorlardı.
Allah! Diye böğürerek..
Pis kanları nehir olmuş
Ovada akmakta
Masum otlar su yerine
Kan içmekte.
En cesurları sarsıldı.
Kör adımlarıyla,
Korint’ten kovuldular
Saklandılar ve kaçtılar.
Ölüm meleğini gönderir.
Kıtlık ve hastalıkla dolar,
İskelete benzer şekilleri
Yürürler öyle yan yana.
Çimlerin üzerinde uzanıyor
Ve her yerde ölüyorlardı.
Sefil ve umutsuzca
Bu terk edilmiş sefil artıklar.
....
OKUDUNUZ MU?
İşte o Tripoliçe soykırımı.
21-25 Eylül 1821 tarihleri arasında, Rumlar, Yunanlılar, yüzyıllarca unutulmayacak bir katliama imza attı.
Tripoliçe’ye girdiler.
40 bine yakın Türk'ün tamamını 3 gün boyunca kesip biçtiler.
Biz bunlarla mı "dost" olacağız!
https://t.co/k53HA5zPhX
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan:
"Gazze, bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır."
🔴 Milletin cebine göz diken,Sahte evrak ile piyasa manipülasyonu yapan sebze meyvecilerin tamamı TUTUKLANDI.
Ne haltlar yemişler di, gelin tekrar hatırlayalım.
▪️Alım yaptıkları tarlada çiftiçilere kilo başı 6-8 lira para ödeyip, Kilo fiyatına 28 lira makbuz kesmişlerdi.
▪️Çiftçilerden aldıkları 200 ton Limon'u 630 ton göstermişler.
▪️Başka bir çiftçiden 400 ton patates alıp, 1.700 ton ürün almış gibi evrak düzenlemişler.
▪️Ölmüş kişiler üzerinden mal alımı yapmış, evrak düzenleyip, ödeme yapmış gibi fatura kesmişler..
Devlet uyur gibi yapar ama uyumaz, Devlet yok sanarsın, şımardıkça şımarırsın, bir gün bakmışsın ki devlet varmış.
Var olsun..
GAZZE’DE “ATEŞKES” ALTINDA 6 CAN DAHA KATLEDİLDİ
Gazze’de ateşkesin 344. gününde silahlar susmadı.
İsrail, Sarı Hat çevresini topçu ateşine tuttu; Gazze’nin doğusundaki Tuffah Mahallesi’ne hava saldırısı düzenledi. Bureyc Mülteci Kampı’nda düzenlenen hedefli saldırıda Muhammed Eid ve çocuk Udey el-Muridi hayatını kaybetti.
Deyr el-Belah açıklarında İsrail hücumbotlarının ateşi bir balıkçının daha hayatına mal oldu. Tuffah’ta Said Esad Kerim bombardımanda öldürüldü. Geçtiğimiz hafta yaralanan Ahmed Salih eş-Şair ve Salih Ziyad Mikdad da yaşamını yitirdi.
El-Darac Okulu’nun çatısı dahi saldırıdan kurtulamadı; bir Filistinli yaralandı. Gazze’nin farklı bölgeleri topçu ateşi ve silahlı saldırılarla hedef alınmaya devam etti.
Son 24 saatte:
🔴 6 şehit
🔴 71 yaralı
Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana:
🔴 1.381 şehit
🔴 4.757 yaralı
🔴 831 kişinin naaşı enkaz altından çıkarıldı.
7 Ekim 2023’ten bu yana:
🔴 73.795 şehit
🔴 174.869 yaralı
Adı ateşkes.
Ama Gazze’de ölüm devam ediyor.
Çocuklar, balıkçılar, siviller, evler ve hatta sığınma alanları hedef olurken “ateşkes” kelimesi Gazze’de her geçen gün daha da ağır bir anlam taşıyor.
Gazze’de silahların sustuğu değil, ölümün biçim değiştirdiği bir tablo yaşanıyor.
🔴 FİLİSTİN GASP EDİLİYOR!
🏷️#DontLoseGaza
🔉(Gazze’yi Kaybetme)