Gaziantep’te yoksul mahallelerin çocukları okul kapısından geri çevriliyor. Sebep? Öğretmen yok!
Soruyoruz:
Borsa spekülasyonlarında zenginlerin kaybını karşılamak için halkın cebinden milyarlar akıtılırken, Gaziantep’te bir sınıfa öğretmen koyacak para mı bulunamıyor?
NATO Zirvesi için trilyonlar harcanırken, okula aç giden çocukların önüne bir öğün yemek koyacak, okuluna öğretmen gönderecek kaynak mı yok?
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin öğretmenlere önlük biçmekten, tarikat cemaatlerle protokol yapıp onlara para aktarmaktan başını kaldırırsa Gaziantep’te yaşanan bu rezalete bir çift laf edebilir belki, ama sakın kalkıp kaynak yol filan demesin!
Kaynak var. Tercih var.
Bu tercih de en açık haliyle Gaziantep’in yoksul mahallelerinde görülüyor: Zenginlerin parasını koruyan iktidar, emekçi çocuklarının eğitim hakkını korumuyor.
Yapılması gereken açık:
Ataması yapılmayan öğretmenler göreve başlatılsın.
Okullardaki açık kadrolu ve güvenceli öğretmenlerle kapatılsın.
Her çocuğun nitelikli, parasız, eşit eğitim hakkı güvence altına alınsın.
Çocukları okul kapısından geri gönderen bu düzen değişmeli.
ETHA emekçileri Pınar Gayıp, Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt yedi aydır tutuklu. Nihayet iddianameleri hazırlandı. Fakat ortaya bir suç dosyasından çok, gazeteciliğin kendisini suç haline getiren abuk sabuk bir metin çıktı.
Haber yapmak, röportaj yapmak, haber kaynağıyla görüşmek, eylem ve anmaları takip etmek, duruşma izlemek, fotoğraf çekmek, haber yayımlamak… Savcılığın “suç delili” diye sıraladığı faaliyetler bunlar.
Yani gazetecilik, gazetecinin suçu sayılıyor.
Üstelik mesele yalnızca üç gazetecinin özgürlüğü de değil. Sarayın hoşuna gitmeyen haberi yapan, işçinin direnişini, kadının mücadelesini, ezilenlerin sözünü duyuran her gazeteciye verilen mesaj açık: “Görme, duyma, yazma.”
Çünkü iktidar gerçeğin ortaya çıkmasından korkuyor. Sermayenin çıkarlarını, devletin baskısını, emeğin sömürüsünü görünür kılan gazetecilikten rahatsız oluyor.
Ama gazetecilik, iktidarın izin verdiği sınırlar içinde saray bültenciligi yapmak değildir. Halkın haber alma hakkını savunmaktır.
Yarın Pınar Gayıp hakim karşısına çıkacak. Ardından Nadiye Gürbüz ve Elif Bayburt…
14 Eylül saat 09.30’da İstanbul Adliyesi önünde buluşup, duruşmaya katılacağız.
Pınar, Nadiye ve Elif için özgürlük!
Gazetecilik suç değildir.
Toprağımızın, derelerimizin, denizlerimizin, memleketimizin talanına; geleceğimizin adım adım yok edilmesine, talan edilmesine, sermayeye peşkeş çekilmesine razı değiliz.
Bu ülkenin köylüleri, üretenleri, yurttaşları, memleketine sahip çıkanlar, biz milyonlar, bir avuç talancı sermaye ve onun iktidarı karşısında susmuyoruz.
Varto'da toprağı için direnen köylülerle birlikte söyledik;
Memleketin her köşesindeki bu mücadeleler birleşmeli.
Biz de yarın #KamuYararıBiziz diyen yurttaşların yanında, Danıştay ve MAPEG önünde olacağız.
🗞️‘Bizim çocuk geliyor aklıma’
Çocuklarını yoksulluk nedeniyle MESEM’e gönderen işçi aileleri, çalışırken can veren çocukları gördükçe bu cümleyi kuruyorlar endişeyle. Ağır çalışma koşulları ve iş kazalarının bizzat tanığı olan aileler ‘Bizim çocuklarımız hayata 1-0 yenik başlıyor’ diyor. Emek Gençliği’nin genç ve çocuk işçilerle yürüttüğü anketin sonuçları da çocukların içine itildiği insafsız koşulları gözler önüne seriyor: Haftalık 72 saat çalışma, asgari ücretin altında gelir, haftada bir iş kazası…
📌Evrensel’in X hesabına erişim engeli kararı getirilmesinin sansür anlamına geldiğini belirten, siyasetçiler, sendikalar, gazeteciler, “Sansüre karşı Evrensel’in yanındayız” dedi
💬Gazetemiz avukatı Devrim Avcı, uygulamanın basın ve ifade özgürlüğüne açıkça aykırı olduğunu söyledi
https://t.co/JfnPWts87O
Evrensel’in X hesabına getirilen erişim engeli kararı üzerine Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölümü öğrencileri, Evrensel’le dayanışma mesajı yayımladı
X hesabımıza 'milli güvenlik' gerekçesiyle erişim engeli getirildi.
Gerçekler sansürlenemez. Haberin peşinde olmaya ve gerçekleri duyurmaya Instagram hesabımızdan da kesintisiz devam ediyoruz.
📲 Dayanışmayı büyütmek ve gerçeğe ulaşmak için bizi Instagram'dan takip edin: https://t.co/okPQ4ra2ak
📢Evrensel susmaz!
��X hesabımıza 'milli güvenlik' gerekçesiyle erişim engeli getirildi
💬Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hakkı Özdal (@hakki_ozdal):
"Sansürü aşmak konusunda ustalaşmış bir gelenekten geliyoruz. Bir kez daha bizim gibi gazetelerin okurlar tarafından desteklenmesinin önemi açığa çıkıyor."
Yeni Hafta programının tamamı YouTube'da👇
🔗https://t.co/VsIUSQ5VCC
Evrensel gazetesinin X hesabına erişim engeli getirilmesi, iktidarın basın, yayın ve ifade özgürlüğüne yönelik sansür politikasının açık bir göstergesidir.
İşçilerin, emekçilerin, ezilenlerin ve halkın gerçeklerini yazan bir gazeteyi susturarak kendi yarattığınız yoksulluğu, yolsuzluğu, yasakları, adaletsizliği, sömürüyü ve hukuksuzluğu, gizleyemezsiniz.
Evrensel'i susturmak basını sansürlemek, halkın haber alma hakkını gasbetmektir.
Evrensel'i susturmak grevi yasaklanan, fabrikada hakkına çökülen, sendikal hakkı gasbedilen işçinin ve iş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçi ailelerinin çığlığını susturmaktır.
Evrensel'i susturmak can güvenliği olmayan, şiddete uğrayan, katledilen kadınların mücadelesini bastırmaktır.
Evrensel'i susturmak gençliğin parasız, bilimsel, anadilde eğitim ve özerk üniversite hakkına yönelik saldırıdır.
Evrensel'i susturmak ürünü değersizleştirilen üreticinin, siftah yapmadan dükkanı kapatan küçük esnafın sesini boğmaktır.
Evrensel'i susturmak Kürt halkının eşit haklar ve özgürlük talebine, demokrasi mücadelesine, bağımsız yargı talebine yönelik susturma hamlesidir.
Evrensel'i susturmak emperyalist güçlerin ve işbirlikçilerin bölgeyi kana bulamasına karşı, halkların dayanışmasına ve barış talebine karşı tutumdur.
Biz buradayız, susmuyoruz ve mücadeleye devam ediyoruz.
Bu sansür düzenine karşı gazetecilerle, basın emekçileriyle, işçi ve emekçilerle, kadınlarla, gençlerle, üretici köylüyle, küçük esnafla, aydınıyla, yazarıyla, tüm demokrasi güçleriyle dayanışmayı büyüteceğiz.
Evrensel yalnız değildir!
Evrensel susturulamaz!
📌 Batan Filo Jet’in arkasındaki şirket: Çağrı Lojistik, Filo Denizcilik ve MHP bağlantısı
Filo Denizcilik’in güncel ortakları, kazadan önceki denetim raporları ve gemiye sefer izninin hangi koşullarda verildiği açıklanmış değil
✒️ Deniz İpek yazdı
🔗https://t.co/vQdeJNdZKN
Tribünden ölüm tehdidi: Son yıllarda ırkçı grupların elinden ve dilinden düşmeyen "sarı torba"lar bu kez bir grup Kocaelisporlu tarafından Amedsporlulara karşı sallandı https://t.co/JFghRqVf7a
Tekirdağ'ın Çerkezköy ilçesinde bir firmada stajyer olarak çalışan öğrenci Eren Gündoğdu, inşaatta çalıştığı sırada elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti
https://t.co/nYWH3ilCjz
📢Bu hafta ne oldu?
📌İktidarın çizdiği "çerçeve"de ne dayanışma ne de bütünleşme var. Onun yerine onlarca yıllık bir toplumsal mesele teröre indirgeniyor
📌Meclisin gündeminde bir yasa daha var. Suça itilen çocukların yetişkin gibi yargılanmasını öne süren bir yasa
📌İmam hatip ve meslek liseleri salgın gibi mahallelere yayılırken çocuklar erken yaşta işçileştirildikleri liselere kalıyor
📌Şişli’de Nilda Gül Şahin isimli kadın, hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı Nazir Ilgın tarafından katledildi. Ancak Ilgın, gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılmıştı
📌İliç’te 9 işçinin siyanürlü toprak altında kalarak hayatını kaybettiği Çöpler Altın Madeni için geçici faaliyet onayı verildi. Katliama ilişkin tek bir tutuklu kalmadığı gibi şimdi maden yeniden işlemeye başlayacak
📌Koç Holdinge bağlı TÜPRAŞ, ilk altı ayda kârını geçen seneye göre yüzde 320 artırdı. Bu hafta bu kârdan TÜPRAŞ işçisine düşen ise bir kutu çikolata oldu
📌 İşte bizim çizmediğimiz bazı "çerçeveler"
İktidarın çıkardığı yasalar yangınlara davetiye çıkarıyor!
Saray düzeni geçtiğimiz bir yılda ormanlara ilişkin 3 kanun teklifini meclisten geçirdi.
📌Süper izin yasasıyla madencilik faaliyetlerine kamu yararı statüsü verdiler, bütün ormanlar madencilik faaliyetlerine açıldı.
📌Milli Parklar Kanunu’nda yaptıkları değişiklikle turizm ya da daha başka ticari faaliyet alanları üzerinden ormanları 99 yıllığına sermayenin talanına ve tahribatına açtılar.
📌Bodrum’da yanan ormanlık alan rüzgar santrali şirketine tahsis edildi. İzmir Yamanlar Dağı'nda yanan bölge imara açıldı.
📌Orman yangınlarını ranta dönüştüren bir sermaye aklı ile karşı karşıyayız.
📌Dünya orman yangınlarına müdahale eden personellerin koruyucu elbisesini, maskesini tartışırken biz orman yangınlarına müdahalede tişörtlü personeller görüyoruz.
📌Yangınları engellemenin tek yolu ormanları kâr aracı olarak gören sermayenin ormanlardan uzaklaştırılmasıdır.
📢Bunların gözü dönmüş
💬Bizim bütün suyumuz oradan geliyor
💬İzmir’de yangın çıkmayan yer kalmadı ama burada çıkmadı
💬Çünkü burayı köylüler koruyor. Bu çamlar 50-100 senede çıkıyor
💬Şimdiden 300’e yakın ağaç kesilmiş
💬Her buldukları yere konmaya çalışıyorlar
💬Devlet de buna izin veriyor, biz madeni istemiyoruz
📌Tamamını Evrensel Youtube kanalından seyredebilirsiniz
https://t.co/p0PMsNciVX