Mansur Yavaş:
"Melih Gökçek hakkında 100'e yakın yolsuzluk ve suç dosyasını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim ettik, savcılık Gökçek'i ifadeye bile çağırmadı!"
Hasta ishalim var , ısrarla ishal ilacı istedi. Doktor yazmadı. Hasta bağırdı , çağırdı. Hiç memnun olmadı. Doktor sorguladı, baktı. Mutlaka kolonoskopi önerdi. Hasta hakaretlerle çıktı. Yine de aklına takıldı sanırım . Kolonoskopi yaptırmış , kolon kanseri çıktı.
Hasta antibiyotik istedi. Memede kendince yara varmış . Antibiyotik yetermiş. Doktor yazmadı. Yine gerginlik, bağırma, hakaret . Doktor genel cerraha sevk etti. Hasta hiiiç memnun olmadı. Hastaya enflamatuar meme kanseri tanısı kondu.
Hasta ehliyet raporuna geldi. Doktor muayenede kalp kapak hastalığından şüphe edip raporunu vermedi. Hasta hiç memnun olmadı. Kardiyolojiye gönderilen hasta kalp kapak ameliyatı oldu.
Hasta bir dolu gereksiz ilaç yazdırmaya geldi . Doktor muayenede tansiyonu çok yüksek saptadı. O ilaçları yazmadı. Kan tetkiklerini istedi. Tansiyon ilacı başladı. Hasta tansiyon ilacını kullanmam, tahlil de yaptırmam diye hiiiç memnun olmadan kızdı gitti. Bir kaç ay sonra geldiğinde felç geçirmişti.
Buna benzer bir sürü durumu pek çok pek meslektaşım defalarca yaşadı, şu anda da yaşıyor.
Hasta başta memnun olmuyor ama hayatlar kurtuluyor.
Mesleğimiz düzgün yapmak için ayrıca bu mantıksız ve bilimdışı söylemlerin neden olduğu sonuçlarla mücadele etmek zorunda kalıyoruz.
Üstüne Sağlık Bakanı böyle bir açıklama yapıyor ki bu sağlık değil, yaşam tehlikesi yaratıyor.
Sonucu ne olur. En büyük amaç yukarda bahsedilen hastaları sadece memnun etmek olursa olacak olan yaşamlara olur.
Thrilled to share that I matched at my top choice @PittIMChiefs !🎉 I'm so grateful to my family and friends for always being there, and to my mentors for their support. A special thanks to @ilyassahinMD for always believing in me and guiding me here. Excited for what's next!✨
@halkbanksizinle@VolkenBozkurt inceleme yapıp hiçbir şekilde çözüme kavuşturmuyorsunuz, kaç yıldır aynı sorunlar yaşanıyor. Sorularımıza cevabınız hep askıda kalıyor. Neredeyse hiçbirinde çözüme kavuşturamadınız.
I don’t always know the right words to say, but as a physician and human, the violence toward medical facilities and patients in Gaza is awful and heartbreaking. To all my colleagues in health care risking their lives to save others, my heart is with you.
Happy 100th Anniversary of the Republic of Turkiye! With pride and joy, we look back at the past and forward to the future with hope. Together, towards stronger and freer tomorrows!
#STAP#Cumhuriyet100yasinda#29Ekim
Hello Twitter! The Society of Turkish American Physicians has been founded. So who are we?
STAP is a professional non-profit organization that brings together numerous volunteer physicians. #STAP#TurkishAmericanPhysicians#DoctorsinUSA#USA
200 bin doktor 85 milyona resmen beleş denebilecek bir ücrete sağlık hizmeti veriyor. Bu hanzolar da beynindeki 2 nöronla gelip kuruş hesabı yapıyor. Sen ve yedi ceddin varınızı yoğunuzu satsanız hekimlere borcunuz bitmez. Şimdi ağlayarak günlüğüne yaz bunları.
Gemide farkli milletten üc doktor olarak calisiyoruz. Klinikte farkli ülkelerden bana gelen hastalarin ‘Aa ne şanslıyız Türk doktora denk geldik’ demelerine her seferinde mutlu oluyorum.
Dünya alem biliyor degerimizi, kendi ülkemiz hariç…
3 sene öncesi;
Korkunç bir salgın başlamış, insanlar evden dışarı çıkmaya korkuyor. Sokaklarda tek tük insanlar, hepsinin yüzlerinde maske... Okullar hızlı şekilde kapatılıyor, öğrenciler evlerine yollanıyor. Kafeler, eğlence mekanları, restaurantlar ve diğer tüm temel ihtiyaç fazlası mekanlar teker teker kepenk indiriyor.. Sadece Hekimler, Hemşireler ve diğer sağlık çalışanları bu korkunç salgınla yüz yüze mücadele etmek için her sabah işe koyuluyor, onlar da HAFTALARCA sevdiklerinden, küçük bebeklerinden uzak kalıyor... Halk ise bu fedakarlığı balkonlara çıkıp alkışlayarak motive ediyor!
Herkesin gözü, kulağı günlük açıklanan Ölüm ve Diğer salgın verilerinde... Tedavi yok! Sadece ülkemizden değil, Dünya'nın dört bir yanından aşı veya tedavi konusunda olumlu haberler bekleniyor... Hatta aşıyı/tedaviyi bulana insanlar kendi çapında ödüller vaad ediyor, BİLİMin bu sorunu yerle yeksan etmesi için dualar ediliyor...
Tarihler 23 Ağustos 2021'i gösterirken;
Almanya'daki bir çiftin bu salgını yenecek aşıyı bulduğu açıklanıyor. Umutla aşıyı bekleyenler seviniyor, artık evden dışarı çıkıp normal hayata dönüşün planları yapılmaya başlanıyor. Aşılama faaliyetleri sırayla başlatılıyor ve nüfusun çoğunluğu aşıyı olduğunda insanlar günlük hayatlarına dönmeye başlıyorlar. Evde uzun süre salgın korkusuyla kapalı kalmanın psikolojik etkilerinden kurtulmaya, adapte olunmaya çalışılıyor...
Sene 2022;
Artık salgın kaynaklı ölüm haberleri neredeyse bitme noktasına geliyor, insanların çoğu aşılı olduğu için güvenle sokakta maskesiz dolaşmaya başlıyor. Hatta bazı ülkelerde salgında hayatını hiçe sayan kahramanlar "ülkeden kovuluyor"!
Sene 2023;
İnsanlar uzun süre evlerine tıkılıp kaldığı, korkudan dışarı adım atamadıkları, işe bile gidemedikleri dönemi unutup birkaç MANİPÜLASYONİSTİN peşine takılıyor. ETKİLEŞİM UĞRUNA İNSANLARA HER TÜRLÜ YALANI SÖYLEYEN, Evlerde kapalı kalınan dönemde KAFASINI DEVEKUŞU GİBİ KUMA DÖKENLER bir anda meydana çıkıp "SİZİ ZEHİRLEDİLER" diyerek GÜNDEM OLMAYA BAŞLIYORLAR.
YALANLAR, GERÇEKLERDEN ÇOK İTİBAR GÖRÜYOR. Her türlü olumsuz durum AŞIYA BAĞLANIP "FENOMEN" olmak için İFTİRALAR ATILIYOR.
Sonunda Biontech aşısını bulanlar mahkemelik oldu. Suçlu bulunurlar, bulunmazlar bilemem. Ama bir gerçek var ki, evlerde kapalı kalsa da halk psikolojik tükenecekti. Bu insanlar halka normal hayata dönme fırsatı sunmak için bir ilaç buldu. Daha iyisini yapabilecek varsa HALKIN İHTİYACI OLAN DÖNEMDE ORTAYA ÇIKIP NEDEN BULMADI? Şimdi her şey olup bitmişken, salgın sonlanmışken ATIP TUTARAK ETKİLEŞİM KASMAK KOLAY.
Sözlerimi şu cümle ile sonlandırıyorum;
"HİÇBİR İYİLİK CEZASIZ KALMAZ".