Ödemiş Belediye Başkanı Mustafa Turan: “Yangın hızla ilerliyor, ormanlar yok oluyor. Ödemiş çok zor durumda. Tüm yetkililere acil çağrıda bulunuyoruz.”
Ne oldu? Boş dosyanı dolduramadın mı? Sana “turbun büyüğü, dananın kuyruğu”diyenlerin tuzağına mı düştün? Yine mi aldatıldın?
Aziz Milletim;
Bugün yine bir şafak baskınıyla birçok çalışma arkadaşım, İBB ve İSKİ yöneticileri gözaltına alındılar. Bir avuç muhteris; milletin parasını, tapusunu, diplomasını, haysiyetini, geleceğini yok sayarak, boş dosyaları yalan ve iftira ile doldurmanın peşine düştüler.
16 milyon İstanbullu yürekleri ağzında deprem huzursuzluğu ile yaşamaya çalışırken, bunların derdi İstanbul’un ve ülkenin nimetlerini peşkeş çekmek.
Allah bu aziz milleti bunların gazabından korusun.
Kıymetli Vatandaşlarım;
Bu koşullarda ülkemiz ve milletimiz için huzur yoktur, güven yoktur, bereket yoktur.
Gözaltına alınan arkadaşlarımızın İstanbul’daki kaçak yapılarla mücadele eden, ranta karşı İstanbul’u koruyan, şehrimizi olası büyük depreme hazırlamak için gece gündüz çalışan İstanbul muhafızları olduğunu biliniz. Bu vatansever insanlar ihanet projesi olan Kanal İstanbul’u durdurmak için, İstanbul’u susuz bırakacak girişimleri önlemek için davalar açıp, ruhsatsız yapılara yıkım kararı veren insanlar.
Yargıyı aparata dönüştürenler, Kanal İstanbul’u kime pazarlamışlarsa önündeki engelleri kaldırmak için gözlerini karartarak yeni operasyonlarla millete ihanet etmeyi sürdürüyorlar.
Ne yaparlarsa yapsınlar boş. Açıkça söyledim ama anlamadılar. Bir kez daha hatırlatayım: “Sen birer birer eksilteceğini sanıyorsun ama biz milyon milyon büyüyoruz!”
Şu çok açık bilinsin ki bu süreçte bütün yol arkadaşlarımızı sonuna kadar savunacağım. Hiç kimse geride kalmayacak. Bu günler gelip geçecek. Bu millet; haksızlığı, hukuksuzluğu kendine yöntem olarak belirleyenleri eninde sonunda evlerine yollayacak.
Aziz Milletim;
Sizleri, siyasi partilerimizin değerli Genel Başkanları’nı, yüksek yargı mensuplarını, herkesi sorumluluk almaya ve devletimizi çürütenlere karşı birlikte mücadele etmeye davet ediyorum.
Milletimiz büyüktür.
Hiç yıkım yok ama telefonlar kilit, yollar kilit, herkes birbirine ne yapacağını soruyor, kimse nereye gideceğini, toplanma alanını (kaldıysa) bilmiyor. Hiç ama hiç hazır değiliz depreme. Hazır olmamızı sağlaması gerekenler ise rakiplerini yok etmenin ve İstanbul’un içme suyu kaynağının üzerine inşaat yapmanın derdinde. Herkes kendi deprem planını yapıp kendi önlemini alsın. 1999’dan beri umurlarında olmadığımızı defalarca gördük çünkü.
#deprem
Öğretmen atamasında bile adaletsizlik yapıyorsun. Fizik öğretmenliğine 61, Matematik öğretmenliğine 117 atama yapıp, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliğine 1802 atama yaparsan; bilimden uzaklaşırsın. Bilimden uzaklaştıkça da yoksullaşmaya devam edersin, aç kalırsın aç.
Aziz milletim, sizden istirhamımdır. Lütfen bunları görün ve paylaşın.
Yokluğumu fırsat bilip "Kanal İstanbul" denen rant ve talan projesi uğruna Avrupa Yakası’nın en önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı’nın etrafında 24 bin konutun inşaatını başlattılar.
Bu kez alelacele TOKİ'yi devreye almışlar. Dozer ve iş makinelerini mutlak koruma alanının içine, suyun dibine kadar sokmuşlar.
İBB’nin ve İSKİ’nin resmi uyarılarını dikkate almadıkları gibi Cumhurbaşkanlığı kararıyla Sazlıdere Barajı’nın içme suyu kullanım oranını %100’den %0’a indirmişler. Bunu hiç utanmadan kamuoyundan saklayıp, İSKİ’ye bile bildirmemişler.
Şunu herkes anlasın ki, bizim gözbebeğimiz İstanbulumuz’da feda edilecek bir tek damla su kaynağımız yok. Bu haksız, hukuksuz ve fırsatçı yaklaşımla mücadeleyi asla bırakmayacağız.
Sizin iklim değişikliği ve çevre koruma konusunda zerre kadar samimiyetiniz olsaydı, İstanbul’un su kaynaklarına böylesine saldırmazdınız.
Hukuka, ekonomiye, demokrasiye verdiğiniz zararın yanına çevreye, İstanbul'un su kaynaklarına verdiğiniz zararı ekliyorsunuz. Tüm dünyanın cebelleştiği, yeni yol ve yöntemler aradığı iklim krizine bir kriz de siz ekliyorsunuz.
Hemen vazgeçin bu rant ve talan projesinden. Millet sizi zaten gönderecek bari gitmeden toprağa, suya, havaya daha fazla zarar vermeyin.
Tarihe not düşülsün: Bugün, 14 Nisan 2025. Atatürk Cumhuriyeti’nin herkes için eşit olan sisteminde eğitim alan bir birey olarak, yıllar önce üzerinde çalışmaya başladığım giyilebilir ultrason cihazımı uzaya gönderdim—tarihte ilk kez tamamı kadınlardan oluşan ilk uzay ekibi ile🚀
Mustafa Kemal Atatürk’ün emaneti, Cumhuriyetimizin 100. yılında bu şampiyonluk; zorluklar karşısında dimdik duran, güçlü ve azimli Türk kadınlarına armağan olsun. 🤍❤️
Cannes Film Festivali’nde en iyi kadın oyuncu ödülünü kazanan Merve Dizdar'ı yürekten kutluyorum. "Türkiye’de hakkettiği güzel günleri yaşamayı bekleyen tüm mücadeleci ruhlara" bugün hep birlikte demokrasiyi armağan edeceğiz.
Sevgili kadınlar, hepimizin özgürce ve güven içinde yaşayabileceği bir ülke için oy verelim ve sandığa sahip çıkalım.
@zeynep__babacan, Hatice Uysal, Nursen Yavaş, @dk_imamoglu
Sayın Fahrettin Koca,
Bir devlet kurumu olan ABB'nin örnek bir uygulamaya imza atması ve öncü olması hepimizi mutlu etmeli. Bu durumdan milletimiz kazançlı çıkmış ve yeni evlenecek çiftlere SMA testi uygulaması tüm ülkede başlamıştır.
Sorularınıza gelince;
T.C. Sağlık Bakanlığı'nın yeni evlenecek çiftlere böyle bir uygulaması yoktu. SMA'lı yavrularımızın ve ailelerinin durumu beni bir "baba" olarak yaralıyordu. Belediyemize SMA’lı evlatlarımız için tüm Türkiye’den her gün destek talepleri geliyordu. Sorumlu bir yönetici olarak buna duyarsız kalamazdım.
Öncelikle Belediyemizin kent ekranlarını yavrularımıza açtık. Ardından SMA’lı evlatlarımız için destek talebi artınca Belediyemizin internet sitesinde SMA kampanyaları sayfası açtık. Ben de şahsen her gün İnstagram hesabımdan kampanyası süren bir yavrumuzun bilgilerini hikâye bölümünde paylaşmaya devam ediyorum.
Ancak sorunun çözümü için de harekete geçilmeliydi. Siz Ocak 2021’de “Bundan sonra tüm evlilik öncesinde aile adaylarına gen taraması da yaparak tedbir alınacak” dediniz. Şubat 2021’de “Çok yakın bir zamanda tanı uygulamalarına başlıyoruz” dediniz. Ancak başlamadınız.
Ankara Büyükşehir Belediyesi bir sağlık kurumu değildir ancak halka karşı sorumlulukları vardır. Bu yüzden bahane değil çözüm üretmeliydik ve derhal harekete geçerek 25 Şubat 2021 tarihinde Başkent Üniversitesi ile protokol imzaladık. 11 Nisan 2021 tarihinde ise ABB Meclisi'nde oy birliği ile karar aldık.
Belediyemize 31 Aralık 2021 tarihine kadar 2065 başvuru yapılmış, randevuları oluşturulmuş, 1567 vatandaşımız bu testi yaptırmıştır. 48 vatandaşımıza gen delesyonu teşhisi konulmuş, kendilerine alternatif tedavi yöntemleri hakkında bilgi verilmiştir.
Bu süreçte vatandaşlarımızın süreç yönetimi, randevuları ve test ücretleri Belediyemiz tarafından karşılanmıştır. Ve evet, Ankara Büyükşehir Belediyesi, yeni evlenecek vatandaşlarına isteğe bağlı ücretsiz SMA testi yapan ilk devlet kurumu olmuştur.
Sizlerin bu uygulamayı örnek almanız ve 2021 yılı Aralık ayında ülke genelindeki SMA testlerini ücretsiz yapacağınızı açıklamanız üzerine Belediyemizin bu uygulaması sonlandırılmıştır.
Bu konuda bir vatandaş olarak benim de size bazı önerilerim olacak:
1. Evlilik öncesi SMA testinin ücretsiz olarak zorunlu hale getirilmesi gerekmektedir.
2. Türkiye'de SMA tedavisini SGK'nın karşıladığını söylüyorsunuz. SGK'nın birkaç ay önce geri ödemeye aldığı Spinraza adlı ilacı şu anda ailelerin bulamadığı, ilaç firması ile henüz bir anlaşma yapamadığınız için ilacın piyasada olmadığı ve bu bebeklerin ciddi bir zaman kaybı ile karşı karşıya olduğu ileri sürülmektedir. Bu konuyla ilgilenmenizden ülkece mutlu olacağız.
3. Şu anda küçük yavrularını tedavi ettirmek isteyen ailelere kampanya yaptırmak yerine gereken ücreti bir an önce karşılamanız gerektiğini düşünüyoruz.
İnsanın içi gidiyor... Eminim siz de bu konulara duyarsız kalmayacaksınız.
Sayın Koca,
Baktığımızda ABB’nin ücretsiz SMA testi uygulamasında öncü olduğu doğrudur. 13. Cumhurbaşkanı Adayımız, Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu yalanlamanız üzerine bu açıklamanın zorunluluğu oluşmuştur.
Saygılarımla.
Bu artık bir seçim değil, referandumdur. Bir önceki referandumun sonucu ortada... Sevgili gençler; montaj ve iftiralar her yerde, mesajımı yaymam için, bu namertliğe karşı birlikte mücadele etmeliyiz. Videomu her yerde paylaşın! Her yerde anlatın!
Vatanını seven sandığa gelsin.
Size bazı şeyler anlatmak istiyorum.
Bu fotoğrafa çok iyi bakın.
Bu fotoğraftaki genç, hatıra olarak annesine göndermek için bu fotoğrafı çektirdiğinde 24 yaşındaydı ve tek hedefi, yüzbaşı olarak Rumeli'ye atanmaktı.
Ama BAŞARISIZ oldu. Hapse düştü ve Suriye'ye sürüldü.