Son dönemlerde çok mu içten dinledim acaba Sena Şener’in “Bak Bana” şarkısını? Sahiden de geliyor mu buralardan gitme zamanı? “Şimdi gitsem buralardan, bunu kimbilir?” diye diye… Hadi bakalım alınan kararlar hayrola…
“Müsait mi sor yalnızlığına, olur derse ben de senle gelicem.”
Bazı şarkı sözleri nasıl nahif işliyor insanın yüreğine. Büyük ispat çabasından uzak, ama bir o kadar da emin ve derin. Bazı insanları hep yazsın mümkünse…
"günaydın, merhameti dilenmek yerine kılıç gibi bileyenler. günaydın, yaralarını merhemle değil, tuzla ovarak büyütenler.
kanayan mendilleri ceplerinde bir yemin gibi taşıyanlar, günaydın. günaydın, unutulmuşluğun buz gibi gömleğini giyinip üşümediğini söyleyenler.
günaydın."
24 saati 48 saat gibi yaşayan biri olarak söylüyorum ki; birisi bir şeye zaman ayırmak istiyorsa ayırıyordur. Uykusundan, rahatından, konforundan, elindeki son 5 dakikasından feragat eder ama yine ayırır. Ayıramıyorsa… 🤷🏻♀️😉
Bazen bir ses tonu, bazen de bir sessizlik anlatır kalp kırıklığını. Sen onun öyle olmaması için dualar edersin, ama kendini sormaktan da geri çekemezsin. Ya öyle ise?! Öyle olmasın Allah’ım, lütfen aklıma getirilen başıma gelmesin.
Hissinin olmadığı birisini zamanla sevebilirsin. Ama bir kez gönül evinden çıkan birisini oraya geri getiremezsin. Neden ikisi arasındaki farkı anlamaz insanoğlu? Kapı kapanmasın diye önüne stoper koyarsın. Ama onu oradan alıp, kapıyı da çarparak kapatırsan bi daha açamazsın.
Bir süre görüşmediğin biriyle yeniden görüşünce “Enerjin çok iyi geliyor. Özlüyoruz.” cümlesini duyuyorsun ya… Senin iyi geldiğini iddia ediyorlar ama aslında onlar iyi geliyorlar… İnsan insana nimet..
“Bak insanoğlu sürekli bir şeylere zarar veriyor, ona bahşedilmiş güzelliklerin kıymetini bilmiyor. Sevmeyi neredeyse unuttu, gitgide tabiattan uzaklaştı. Bir gün seninle insanlık için ağlayalım.”
Büşra Kösedağ
https://t.co/ukV8Nm7Laj