SON DAKİKA!
Adalet Bakanı Akın Gürlek:
“Şimdi AHBAP Soruşturması biliyorsunuz. Ben İstanbul Başsavcılığı yaparken belediye operasyonları yapıyorduk. Şile Belediyesi operasyonu yapılmıştı. Biliyorsunuz belediyelerde operasyonlar genelde ihaleye fesat karıştırma, rüşvet ve yolsuzluk kapsamında oluyor.
Tabi Şile Belediyesi’nde bir Berkant Acil diye bir şahıs var. Berkant Acil isimli şahıs aynı zamanda Haluk Levent’in üvey kardeşi. Soyadları farklı ama gerçekte üvey kardeşler. Bir şirketi var bu işte belediyelere konser organizasyonu, reklam organizasyonları vesaire yapıyor. Bu soruşturma kapsamında gözaltına alındı Şile Belediyesinde aynı zamanda Yeliz Kaya var yani bu da biliyorsunuz daha sonradan AHBAP’la irtibatı çıktı. Yeliz Kaya’da gözaltına alındı.
Tabi burada savcı arkadaşlar bütün hesap hareketlerini inceliyorlar hem Berkant Acil’in hem de Yeliz Kaya'nın. Yani MASAK raporları alınıyor, banka hareketleri bulunuyor. Yani burada tabi Berkant Acil'in hesap hareketleri incelenirken çok ilginç bir şekilde Haluk Levent'le bir para trafiği var. Olabilir yani sonuçta kardeşler arasında para trafiği var. Ama tabi burada dikkat çekici konu Yeliz Kaya. Yani Yeliz Kaya'nın bir AHBAP’la bir sıfatı yok. Bir yönetim kadrosunda sıfatı yok, dernek gibi de bir vasfı yok. Yeliz Kaya'ya AHBAP Derneğinden inanılmaz rakamlar transfer ediliyor. 1 milyar, 5 milyar. Daha sonra bunlar Haluk Levent'e transfer ediliyor. Bu tabii savcı arkadaşların dikkatini çekiyor. Yani soruyor. Yani Yeliz Kaya'yı ifade alıyorlar. Ya bu hesap hareketleri var. AHBAP’la senin ne ilgin var? Sen normalde belediye soruşturmasında gözaltına alındın. Orada tabii Yeliz Kaya diyor ki bu hesap bana ait değil. Bu hesap Haluk Levent'in hesabı diyor.
Tabii burada arkadaşlar hemen bir MASAK raporu alıyorlar. Daha önce AHBAP’la ilgili de çeşitli şikayetler, ihbarlar olunca dosya İstanbul Başsavcılığı tarafından el alınıyor. Burada öncelikli olarak MASAK raporları alınıyor. Yani soruşturmanın başlangıcı bu. Normalde Yeliz Kaya'nın AHBAP Derneği'nde bir resmi sıfatı olmamasına rağmen AHBAP Derneği'nin resmi hesabından Yeliz Kaya'nın hesabına inanılmaz miktarda yani 1 milyar, 5 milyar anlık olarak, günlük olarak paralar transfer ediliyor. Daha sonra bu paralar bir şekilde Haluk Levent tarafından alınıyor. Bunun üzerine soruşturmaya başlandı.
MASAK raporlarının gelmesi planlanıyordu. Yani bu biliyorsunuz normalde çarşamba günü, hafta içi bir soruşturmaların bir operasyon aşaması var. Burada şöyle oluyor. Genelde mali şube çalışıyor, savcı arkadaşlar çalışıyor bir şey var. Tabi Haluk Levent'in o süreci arkadaşlar da takip ediyor. Yani ne yapıyor, ne ediyor diye. Haluk Levent yurt dışından Türkiye'ye giriş yapmıştı o süreçte. Bir de İstanbul Başsavcılığının yürüttüğü bir uyuşturucu soruşturması var. Bu kapsamda ismini tam hatırlamıyorum Portekizli bayan bir manken itirafçı olmuştu. Belki sizler de ekranlardan takip ettiniz. Bu bayan manken uyuşturucu kapsamında itirafçı beyanında bulundu. Haluk Levent'in uyuşturucu kullandığını, 3 kez birlikte uyuşturucu içtiklerini vs. söyledi.
Tabii birden gündem Haluk Levent'e kilitlendi. Haluk Levent de birden ürktü. Yani panik içerisinde bulundu. Daha sonra pazar günü sanıyorum yurt dışına çıkmak için havalimanına giderken 12 Temmuz'da yurt dışına çıkış yapmak isterken yurt dışı çıkış yasağını öğrendi. Tabii orada telefonu kapattı. Yani telefon sinyal kesildi. Bizim arkadaşlar yani savcılarımız aynı zamanda biliyorsunuz takip ediyorlar. Sinyal kapanınca birden kaçma girişiminde olduğunu düşündüler ki doğru. Normalde İzmir'e gitmeyi düşünüp İzmir'den de tekneyle Yunan adalarına kaçmayı düşünüyordu. Yanında bir şahıs var. Muzaffer isimli şahısla birlikte o halen firari yakalanamadı. Burada savcılarımız bir takdir aldılar. Sonuçta soruşturmanız gizlilikle yürütülmesi gerekiyor. Aynı zamanda da şüphelinin ele geçirilmesi gerekiyor. Asıl amaç bu. Pazar günü bir gözaltı kararı verdiler ve Haluk Levent'i aldılar. Soruşturma bu şekilde başlıyor.
Özgür Özel'in hikâyesi ile Tayyip Erdoğan'ın hikâyesinin hiçbir sekansı birbirine benzemez.
Ama Özgür Özel dahil Türkiye'nin her siyasetçisi, bugün ve gelecekte, kendisine Tayyip Erdoğan'ı örnek ve rol model olarak almalıdır.
Çünkü Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ikinci kurucusudur. Birinci kurucunun hedef ve vaatlerini tamamlamış, ve ikici kurucu olmuştur.
Bu yüzden bundan sonra gelecek her siyasetçi Erdoğancı olmak zorundadır. Ama açık ama örtük...
Yani şimdi diyorsunuz ki; millete bu yerleri gönül rahatlığıyla tavsiye ettik ama kendimiz tek bir kuruş bile vermedik.
Kendi paranıza kıyamadınız, ama başkalarının parasını gözünüzü kırpmadan harcattınız.
Tükürüğüme yazık!
Fetullahçılar subaylara nasıl kumpas kuruyordu?
Fetullahçı üç astsubayın kumpas olayı
TRT’nin tamamen gerçek Kumpas belgeseli
Kayseri 2. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı’nda görevli Fetullahçı astsubaylar İsmail Dağ, Ali Balta ve Orhan Güleç, 2009 yılında komutanlarının bilgisayarı üzerinden Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın sistemine sahte belge yüklerken yakalandı. Üç Fetullahçı gözaltına alındı.
Militanlarının yakalanması üzerine Fetullahçılar devreye girdi. Kendi militanları olan avukatları aracılığıyla basın toplantıları düzenleyerek İsmail Dağ, Ali Balta ve Orhan Güleç’e işkence yapıldığını iddia ettiler.
Ayrıca Fetullahçı avukatlar, üç astsubayın hipnoz yöntemiyle ifadesinin alındığını, astsubaylara yapmadıkları şeyleri yapmış gibi anlattırıldıklarını söyledi.
Devreye diğer Fetullahçıların girmesiyle de üç astsubayın sahte belge yüklerken yakalanması ikinci plana düştü.
Bu defa Olayı soruşturan dönemin Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcısı Albay Ahmet Zeki Üçok ve o dönem yarbay olan Gürol Dağan’a işkence ve hipnoz soruşturması açıldı.
Adli tıp kurumunun Fetullahçı üyeleri tarafından üç astsubaya hipnoz yapıldığına dair rapor hazırlandı. Albay Üçok ve Yarbay Doğan’a 7.5 yıl hapis cezası verildi. Yargıtay daha sonra Fetullahçı olmaktan ihraç edilen militanlar eliyle bu cezayı onadı.
15 Temmuz 2016 darbe girişiminin ardından ise her şey ortaya çıktı.
İşte bu TRT tarafından hazırlanan Kumpas Belgeselinin dördüncü bölümünün son kısmında anlatılan olay budur ve tamamen gerçektir.
Mert ile telefonda baya uzun konuştuk. Bana anlattıkları gerçekten insan zekası adına dehşet verici. Nasıl bir kibir abidesi ruhları var ki: eleştirilere dahi tahammül edemiyorlar hatta eleştirenlere suçluyorlar.
Ula hepiniz oradaydınız!
Devlet ne yaptı biliyor musunuz?
Önce Ölülerimizi defnetti, yaralılarımızı tedavi etti, evi olmayana ev işi olmayana iş parası olmayana para verdi.
Sonra ortalığı karıştıran bu adilerin ebesini belledi.
Acele Etmedi Çok Rahat Çok Profesyonel🇹🇷
Darbeci 3 binbaşı ve 1 Yüzbaşını püskürttü 6 mermi ile yaralanan uzman çavuşa tampon yapıp hayatını kurtaran er Müslüm Uzun terhis olunca işsiz kalıyor taksiye falan çıkıyor kimseden bir şey istemiyor, sonra işsiz olduğu farkedilince Gaziantep Belediyesinde işe alınıyor, öylede gururlu bir Türk eri..
Hamdolsun Allah'a.
Teşekkürler Türkiye!
Kızım Meryem Sabır Meşhur, 2 milyon 500 bin öğrenci arasından Türkiye genelinde 2.300'üncü olarak Türk lisesi (YKS/lise bitirme) edebiyat bölümünde başarılı olmuştur.
Ayrıca okul birincisi olmuş ve Türkçe testinde 40 soruda 38 net yapmıştır.
Kızlarımızın eğitimi için sarf ettiği devasa çabadan ve gösterdiği tam fedakarlıktan dolayı gazeteci olan eşim Seliy Bedir'e teşekkür ederim. Yüce Allah onun bu emeğini sevap defterine yazsın ve kendisi için sadaka-i cariye eylesin.
Evlatlarımıza eğitim verdikleri, onları şefkatle kucakladıkları ve ırk veya din ayrımı gözetmeksizin tüm öğrencilere eşit fırsatlar sundukları için Türk öğretmenlere teşekkür ederim.
Müslüman göçmen kardeşlerini açık bir gönülle kabul eden ve Osmanlı Devleti'nin hâlâ var olduğuna, tüm Müslüman ülkelerin Sykes-Picot sınırlarıyla bölünemez tek bir devlet olduğuna inanan Müslüman Türk halkına teşekkür ederim.
Evlatlarımıza bu eğitim fırsatlarını ücretsiz olarak sağlayan Türkiye Cumhurbaşkanı Sultan Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür ederim. Yüce Allah bunu onun sevap defterine yazsın, kendisi için sadaka-i cariye eylesin.
Zihinleri kontrol etmekten ve devletleri yönetmekten sorumlu fakülteler olmaları hasebiyle, çocuklarınızın İslami İlimler, Tarih, Siyaset Bilimi ve İletişim fakültelerine kaydolmalarını tavsiye ederim.
Allah'tan, Müslümanların birliğini yeniden tesis etmesini ve Üçüncü Osmanlı Devleti'ni kurabilmemizi niyaz ediyorum.
* Birinci Osmanlı Devleti Emevi Devleti'dir, merkezi Şam'dı.
Üçüncü Raşit Halife Hz. Osman'a (Allah ondan razı olsun) nispetle Osmanlı olarak adlandırılmıştır.
* İkinci Osmanlı Devleti'ni, rahmetli Sultan Osman Gazi kurmuştur ve merkezi İstanbul'du.
* İnşallah Üçüncü Osmanlı Devleti'ni kuracak ve Müslümanları yeniden birleştireceğiz.
Allahım, amin!
Manşet Özel Haberimiz:
FETÖ, darbeden kısa süre önce yapılan tatbikatta Mısır-Enver Sedat benzeri bir planla Erdoğan'ı öldürmek istedi.
Olmadı, ikinci tertip ise Erdoğan'ı 15 Temmuz gecesi havada infaz etmekti.
Detaylar haber içeriğinde 👇
https://t.co/EdeF0rnLRE
"Dostlar ne yapar? Arkadaşlarıyla sevişmezler"
Milyonlar kazanan Babala TV'de aylarca çalışan ve maaşı ödenmediği için ayrılan Selcan Aydın "Padişah" diyerek Oğuzhan Uğur ve ekibini anlatmıştı. Yıllar sonra ifade ettiği şeyler daha manidar hale geldi.
#ÖZELHABER
AHBAP Derneği kurucu üyesi Alper Çelik etkin pişmanlıktan faydalanmak istedi
“ALDIĞI MALLAR ÇÜRÜDÜ, GEREKLİ YERLERE ULAŞMADI”
“Etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum. Beni zaman zaman Kapalıçarşıda bir dövizciye gönderiyordu, döviz ve TL aldırıyordu, bunları daha sonra kullandığı
hesaplara yatırıp bahis, borsa ödemeleri yapıyordu.
Bu paraların nereden geldiğini bilmiyorum. Bana bir kaç isim söylüyordu bende bu isimlerden parayı alıp söylediği hesaplara kendim bankadan yatırıyordum.
Bazen elden olarak kendisine teslim ediyordum. Ben paraların nereden geldiğini bilmem. Ayrıca derneğin satın alma biriminde bulunan Deniz isimli soyismini hatırlamadığım birisi vardı.
O da bazı konulara vakıftır. Aldığı bazı malların depolarda çürüdüğünü ve gerekli yerlere ulaşmadığını biliyorum. Deniz isimli bu kişi de bu hususu biliyordur. Aklıma gelen başka şeyler olursa seve seve yardımcı olmak isterim.
Ben de maddi manevi zarara uğradım. Mağdurum ve suçsuzum. Diyeceklerim
bunlardan ibarettir.”