AKP’giller’in 13 Gün Boyunca Ankara’da Uygulamaya Hazırlandıkları Sıkıyönetimi Tanımıyoruz!
Bilindiği gibi ABD ve AB Emperyalist Haydut Devletlerinin halk düşmanı temsilcileri, kanlı katliam ve soykırım örgütleri olan NATO’nun 36’ncı zirvesine katılmak üzere 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’ya geliyor. ABD, İngiltere ve Siyonist İsrail tarafından devşirilip, partileştirilip iktidara getirilen ve 24 yıldır efendilerine hizmette kusur etmemeleri karşılığında halk düşmanı iktidarlarını bugünlere taşıyan AKP’giller ise bu eli kanlı katillerin, sapıkların, pedofillerin, halk düşmanlarının rahat edebilmeleri için Laik Cumhuriyet’imizin Başkenti Ankara’da kelimenin tam anlamıyla sıkıyönetim ilan etti.
AKP’giller’in Ankara Valiliğinin açıklamasına göre 28 Haziran-10 Temmuz tarihleri arasında bu insan soyunun başdüşmanlarının konaklayacağı bölgeler ve geçiş yapacağı güzergâhlar başta olmak üzere son derece geniş bir alan ablukaya alınacak. Açıklamaya göre ayrıca “açık ve kapalı alanda yapılacak toplanma, toplantı ve gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, protesto eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, el ilanı/bildiri/broşür dağıtma, afiş/pankart asma vb. eylem/etkinliklerin” tamamı yasaklanıyor.
AKP’giller’in Başkentimizde 13 gün boyunca sıkıyönetim ilan etmesi, sadık bir uşağın, bir emir erinin efendisini koruma, ne pahasına olursa olsun onun güvenliği sağlama içgüdüsünden başka bir şey değildir. ABD Emperyalist Haydut Devletinin ve onun sapık, bunak, pedofil, faşist devlet başkanı Trump’ın “meşruiyeti” sayesinde zulüm iktidarlarını sürdüren AKP’giller, aynı zamanda en ufak bir protestoyu bile şiddet araçlarıyla boğarak Türkiye Halkının da tıpkı kendileri gibi Amerikancı, NATO’cu olduğu, en azından NATO’ya karşı hayırhah bir tutum sergilediği izlenimini vermeye çalışmaktadır.
Oysa çilekeş insanlarımızın ezici çoğunluğu, Sosyalist Kamp’ın çöküşünden bu yana sadece Ortadoğu’da 10 milyondan fazla masum Müslümanın kanını içen bu halk düşmanlarından nefret etmektedir. Halkımız, bu şerefsizlerin Gazze’de soykırım yapan Siyonist İsrail’in hamisi olduğunu çok iyi bilmektedir. Bu alçakların Irak’ı, Libya’yı, Suriye’yi parçaladığını, Müslüman Saddam Hüseyin ve Muammer Kaddafi’yi alçakça katlettiğini çok iyi bilmektedir. Batılı Emperyalist Haydutların Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı sonrası kan döküp ırza geçerek vatan topraklarını işgal etmeye yeltenmesi, sonrasında ise bu canilerin Mustafa Kemal önderliğinde düşmanı eze eze kazandığımız Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın zaferiyle “geldikleri gibi” gitmeleri, Halkımızın belleğinde hâlâ taptazedir, capcanlıdır.
Türkiye’de Amerikancı-NATO’cu olanlarsa iktidarıyla muhalefetiyle, ABD hizmetkârlığını, NATO seviciliğini parti programlarına kadar sokan Meclisteki hainlerdir. Ne yazık ki bu hainler; Halkımızı CIA dinciliğiyle, CIA milliyetçiliğiyle hatta CIA Atatürkçülüğüyle kandırarak peşine takabilmekte, ABD Emperyalist Haydutlarının emirleri doğrultusunda halk düşmanı politikaları hayata geçirebilmektedirler.
Halkın Kurtuluş Partisi olarak AKP’giller’in 13 gün boyunca Laik Cumhuriyet’imizin Başkenti olan Ankara’da uygulamaya hazırlandığı sıkıyönetimi tanımadığımızı net bir şekilde bir kez daha ifade ediyoruz. Ve tüm Halkımızı, bu eli kanlı katillerin vatan topraklarımızı kirletmesine karşı 5 Temmuz’da, Ankara’da, saat 14.00’te Birinci Meclis’in önünde gerçekleştireceğimiz eylemimize davet ediyoruz.
Katil ABD, Katil NATO, Ülkemizden Defol!
Yankee, Go Home!
24 Haziran 2026
HKP Merkez Komitesi
https://t.co/EamIEQVc53
7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi için emperyalizmin yerli işbirlikçileri hazırlıklarına tüm hızıyla devam ediyor.
NATO'nun uşaklarına sesleniyoruz:
Emperyalistler de, işbirlikçileri de geldikleri gibi gidecekler!
Katil NATO, ülkemizden defol!
@eyupkadirinan Kadri, dokunmuş sana bu sözler. Bu topraklara gelmiş en kötü iktidarın temsilcisi Eyüp Kadri! İktidarınız son bulacak! Bu gençliğe yaşattıklarınızın hesabını mahkeme salonlarında halkın canlı tanıklığıyla vereceksiniz!
ABD ve AB Emperyalist Haydutlarının
Kanlı Savaş Örgütü NATO, Ülkemizden Defol!
5 Temmuz 2026 Pazar günü saat 14.00'te Ankara Ulus'ta bulunan Birinci Meclisin önündeyiz!
Saygıdeğer Halkımız;
1949 yılından bu yana dünyanın dört bir yanındaki halklara kan, gözyaşı, acı, katliam, ölüm, yıkım götüren ABD ve AB Emperyalist Haydutlarının Kanlı Savaş ve Soykırım Örgütü NATO’nun halk düşmanı patronları, 7-8 Temmuz’da, mazlum halklara yönelik aşağılık planlarını yapmak üzere ülkemize geliyorlar.
Dünyada ilk olarak gururlarının kırıldığı, “yeter artık” diyerek ayağa kalkan bir halk karşısında kâğıttan kaplan olduklarının tüm dünyaya kanıtlandığı yer olan bu topraklara geliyorlar.
Baş eğmeyi boyunduruktan ağır kabul eden, Antiemperyalist Birinci Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızın Önderleri Mustafa Kemal’lerin, İ. İnönü’lerin, Birinci Kuvayimilliyecilerin karargâhı olan, Tam Bağımsızlık için verilen ve dünyada ilk olarak zaferle taçlanan Ulusal Kurtuluş Savaşı’mıza Genelkurmaylık yapmış olan Birinci Meclisin yani Gerçek Gazi Meclisimizin bulunduğu Ankara’ya geliyorlar.
Laik Cumhuriyet’imizin Başkenti Ankara’da Laik Cumhuriyet’imize son darbeyi indirmenin planlarını yapmak üzere geliyorlar.
Ülkeleri bölüp parçalamak için, onun planlarını yapmak için geliyorlar!
Ülkemiz için Yeni Sevr demek olan BOP’u hayata geçirmenin yollarını konuşmak için geliyorlar!
Saygıdeğer Halkımız;
Birinci Kuvayimilliye Gelenekli, İkinci Kuvayimilliye’yi Gerçekleştirecek Gerçek Vatanseverler, Gerçek Halkseverler olarak;
Jöntürk Gelenekli Yıldırılamaz Aydın Gençliğimizle, İşçilerimiz, Köylülerimiz, Kamu Çalışanlarımızla, Kadınlarımız, Erkeklerimiz, Çocuklarımızla,
Kanlı Zalimlere “Dur!” demek için,
“Vatan aşkını söylemekten korkar hale gelmektense ölmek yeğdir” demek için,
“Bu Vatan, Bu Halk Sahipsiz Değil!”, demek için,
“Katil ABD Ülkemizden, Bölgemizden Defol!”, demek için,
Antiemperyalist Birinci Kurtuluş Savaşı’mıza Genelkurmaylık yapmış, Tam Bağımsızlığımızın Simgesi, Ankara Ulus’ta bulunan Birinci Meclisin önünde 5 Temmuz Pazar Günü saat 14.00’te buluşuyoruz.
Halkımızı; insan soyunun başdüşmanı ABD ve AB Emperyalistlerinin Suç ve Katliam Örgütü NATO’ya, bağımsızlığımıza kasteden bu haydutlara karşı Kuvayimilliye Geleneğini kuşanmaya çağırıyoruz.
20 Haziran 2026
Halkın Kurtuluş Partisi
Genel Merkezi
10. Kadıköy Kitap Günleri'ne katılan Derleniş Yayınları'nın düzenlediği, Sosyalist Küba Cumhuriyeti'nin İstanbul Başkonsolosu Sayın Raúl Ernesto Madrigal Cárdenas Yoldaş'ın konuşmacı olarak konuk olduğu, "Katil ABD Küba'da Abluka Uyguluyor, Çocuklar Ölüyor" konulu söyleşi başladı.
HKP MYK Üyesi Av. Doğan Çıngı açış konuşmasını yapıyor.
@derlenisyayin
Basına ve Kamuoyuna
AKP’giller’in “Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu”nun Şikayetiyle Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’nin X Hesabı bir kez daha Türkiye’de Erişime Engellendi!
Bin yılın Felaketi AKP’giller; Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’ye ceza vermek, sesini kısmak, çıkar amaçlı suç örgütü AKP’giller’in vurgunlarını, soygunlarını, kamu malı aşırmalarını, vatana ihanetlerini teşhir etmesini, onlara ve efendisi olan ABD-AB Emperyalist Haydutlarına yiğitçe meydan okumasını engellemek için ellerindeki devlet gücünü kullanarak saldırmaya devam ediyorlar.
AKP’giller; Genel Başkan’ımız Sayın Nurullah Efe hakkında bugüne kadar açtıkları onlarca dava ve soruşturmalarda 14 yıl 7 ay 5 gün ceza verdiler, yürüyen dava ve soruşturmalarda ise toplam 40 yıldan fazla hapis cezası istediler, tutuklama yerine geçen ev hapsi denetimli serbestlik kararı verdiler, bir hukuk garabeti yaratarak hemen ardından en yakın karakola gidip imza atmak şeklinde yeni bir adli kontrol kararı verdiler. Ama Nurullah Efe’nin o gür sesini kısamadılar.
Yetmedi, bütün bu yargı zulmünün arasında bir de Ankara 48. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 5 ay hapis cezasını kesinleştirip infazına geçtiler.
Ve şimdi de bir kez daha, böylesine cepheden AKP’giller’in bütün zulümlerini, hırsızlıklarını, yolsuzluklarını, vatana ve halka ihanetlerini açıkça, bıkmadan teşhir eden Genel Başkan’ımızın sesinin sosyal medyada duyulmasını engellemek için Genel Başkan’ımızın X hesabı (https://t.co/IrkJe5L2yX) Türkiye’de erişime engellenmiştir.
AKP’giller’in bu adımları kuşkusuz Genel Başkan’ımızın ve Partimizin ABD-AB Emperyalistlerine ve onların emir eri konumundaki AKP’giller’e karşı cepheden, kararlı, cesur mücadelesinde bir gedik açmayı amaçlamaktadır.
Ama kendini alevin kalbine atan, ölüm korkusunu kendinden arındırmış Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’yi:
Susturacaklarını sanıyorlar, susturamazlar.
Korkutacaklarını sanıyorlar, korkutamazlar.
Durduracaklarını sanıyorlar, durduramazlar.
Sindireceklerini sanıyorlar, sindiremezler.
Çünkü Nurullah Efe Türkiye Devrimi’nin önderi Hikmet Kıvılcımlı Ustanın, yanı başında yetişmiş, onunla omuz omuza mücadele etmiş öğrencisi. Ustasından aldığı teorik ve pratik bayrağı en yükseklerde dalgalandıran Gerçek Devrimci, Gerçek İnsan, gerçek bir önder. Genel Başkan’ımız Nurullah Efe’yi yıldıracak, Vatanına, Halkına ve Türkiye Devrimi’ne hizmetten geri durduracak, insanlığın kurtuluş davasına hizmetten vazgeçirecek bir güç yok dünya üzerinde. İşte böyle bir önderin, Halkı ve Vatanı söz konusu olduğunda belaya atlayıp giden bir Gerçek Devrimcinin, insanlığın kurtuluş mücadelesi uğruna özel yaşamını parantez içine alan gerçek bir insanın devrimci nefesini yasaklarla kısamazsınız.
Ne diyor Türkiye Devrimi’nin önderi Kıvılcımlı Usta’mız?
“Burjuvazi bizi gizli yargılamak istedikçe, biz cezaevinden çıkışımızdan, yolda gelişimizden, mahkeme koridorlarından geçişimizden, mahkemenin ilk duruşma, son karar celselerinden, kapı altlarında bekleyişimizden, cezaevi içindeki yaşayışımızdan, özetle her yerden ve her şeyden yararlanarak, olanak bulursak yüksek sesle, bulamazsak fısıldayarak; ağzımızı dikerlerse kaşımızı gözümüzü oynatarak yüzümüzle; yüzümüze maske geçirirler, peçe takarlarsa, başımız, elimiz, kolumuz, ayağımızla; elimize kelepçe, boynumuza lâle, kolumuza zincir, ayağımıza pranga takarlarsa, duruşumuz, oturuşumuz, hatta giyinişimizle; öldürülürsek ölümümüzle, gömülsek mezarımızla; yakılarak dumanımız havaya savrulsa hayaletimizle, hatıramızla... her neyle olursa olsun, ajitasyonumuzu yapacağız! Burjuvazi bizi istediği kadar ezsin, sıksın, kapasın, biz bir delik bulup kızıl soluğumuzu halka duyuracağız! Ve bu uğraşmamızda, en sonunda, hep burjuvazi yenik, biz galip çıkacağız; burjuvazi zarar edecek, biz şekilden kaybettiğimizi sorunun içinden, görünüşte kaybettiğimizi gerçekte, lafta kaybettiğimizi halkın gönlünde mutlaka ve mutlaka kazanacağız!”
Devrim ateşinin içinde yanmaktan, orada yok olmaktan başka bir hayat tanımayan ve Ustasının bu anlayışını yaşamının düsturu haline getiren bir Komünist, kızıl soluğunu mutlaka ulaştırır yoldaşlarına ve Halkına. O kızıl soluk nefes olur yoldaşlara ve Halka. Ama o kızıl soluk nefesini keser insanlık düşmanlarının.
Bakın önderimiz ne diyor, hapis cezası kendisine tebliğ edildiğinde:
“Hapis cezası bize uyar…
“Uymayan tarafı ise 5 ay gibi kısa oluşu. Bu cezayla içerideki ‘kader mahkûmları’ denen; bu vurgun, soygun ve sömürü düzeninin kurbanı olan mahkûmlar üzerinde hiçbir ‘gredomuz’ oluşmaz. Temennimiz, bunun daha da arttırılarak devam ettirilmesi. Bu Komünist Dedeye uyan, 5-10 yılla başlayan ağır hapis cezalarıdır.”
Böyle bir başkan yıldırılabilir mi?
Genel Başkan’ımızın liderliğinde yürüttüğümüz Devrimci Demokratik Halk İktidarı Mücadelemizi engellemeye kimsenin gücü yetmeyecek!
Partimizin; Halk tarafından, Halk için Yönetim, Adalet, Eğitim-Kültür ve Sağlık sistemlerinin kurulacağı; Hür, Güçlü, Mutlu ve Tam Bağımsız Türkiye mücadelesi sürüyor, sürecek…
Tüm Halkımızı, Genel Başkan’ımızı X platformunda aşağıdaki yeni hesabından takip etmeye davet ediyoruz:
https://t.co/2e91P9NlQj
18 Haziran 2026
HKP Genel Merkezi
https://t.co/IV5XoaEA3I
İsmailağa Cemaati'ne bağlı Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, öz kızı H.K.G.'nin henüz 6 yaşındayken "evlilik" adı altında, tarikat üyesi Kadir İstekli tarafından yıllarca cinsel istismara maruz kalmasına neden olmuştu.
HKP olarak konuyla ilgili, davanın görüldüğü Anadolu Adliyesi önünde eylemler yaptık.
İstismarın faili Kadir İstekli’ye 30 yıl, tarikat lideri baba Yusuf Ziya Gümüşel’e 18 yıl 9 ay ve anne Fatma Gümüşel’e 16 yıl 8 ay hapis cezası verilmişken dün Yusuf Ziya Gümüşel hakkında tahliye kararı verildi.
İstanbul İl Başkanımız Av. Pınar Akbina Karaman tahliye kararına ilişkin açıklama yaptı.
Değerli İzmirli Hemşerilerim ve Kamuoyumuzun Bilgilerine
Cumhuriyet Halk Partimiz’in maruz kaldığı “Mutlak Butlan” kararı ve takip eden süreçte yaşananlar herkesin malumudur. Bu sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş olan partimizde büyük zararlara yol açtığını görüyor ve anlıyorum. Özellikle son günlerde üst üste alınan ihraç kararları çok endişe vericidir. Dün, bir grup il başkanı ile birlikte İzmir İl başkanımızın görevden alınması İzmir’in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık ve kabul edilemez bir yanlıştır.
Partimizin üyelerinden ve seçmeninden gelen siyasi iradenin hoyratça gözardı edilmesi, gelecek günlerde alınacak benzer kararların habercisi niteliğindedir. Ardı ardına alınan bu kararların olağan görülmesi ve kabul edilmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında çıplak gerçeklerle yüzleşmemizin artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum. Partimizin normal demokratik yönetim ortamına en kısa zamanda kavuşması için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar elbette vardır. Bugüne kadar ki tavrımla, söylemlerimle ve olağanüstü kurultay için imzamı vererek bu sürece elimden geldiğince katkı vermeye çalıştım.
Ancak anlıyor ve görüyorum ki iyiniyetli çabalarımız beklediğimiz süre içerisinde sonuç vermeyecek, bunun yanında pek çok parti üyemiz haksız ve hukuksuz bir şekilde hedef yapılmaya devam edilecektir. Ülkemizin her türlü kurgu, vesayet ve manipülasyondan uzak, halkımızın hakları ve refahı için çalışan bir Cumhuriyet Halk Partisine ihtiyacı olduğuna yürekten inanıyorum. Yaşamım boyunca bu mücadelenin bir parçası olmaya devam edeceğim. Ancak “ Mutlak Butlan CHP’si” bu mücadelenin çatısı değildir.
Bu kanaat ve düşüncelerle, büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bundan sonraki süreçte bağımsız olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimi sürdürecek, şehrimize ve halkımıza tüm gücümle hizmet etmeye devam edeceğim.
Saygılarımla bilgilerinize sunarım.
Derleniş Yayınları, 10. Kadıköy Kitap Günleri'nde Türkiye Devrimi'nin Önderi Hikmet Kıvılcımlı ve Genel Başkan'ımız Nurullah Efe'nin eserlerini halkımızla buluşturmaya devam ediyor.
Derleniş Yayınları Standını partimizin Genel Sekreteri Av. Ali Serdar Çıngı Yoldaş ziyaret etti.
21 Haziran Pazar gününe kadar devam edecek olan Kadıköy Belediyesi 10. Kitap Günleri'nde 52 numarada yer alan Derleniş Yayınları standını 10.00-21.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.
#DerlenişYayınları
Canlı Yayın
"Süresiz Nafaka" Yalanı ve Gerçekler!
Canlı yayınımızı 13 Haziran 2026 Cumartesi günü saat 21.00'da Halkın Kurtuluş Partisi X hesabı üzerinden izleyebilirsiniz.
#Nafaka
Dün de belirttiğimiz gibi Tayyipgiller, bugün itibarıyla 90. gününü doldurduğumuz ev hapsine ilaveten bir de hakkımızda verilen hapis cezasının infazına ilişkin tebligat gönderdiler.
Akılları sıra bizi korkutmaya, sindirmeye, mücadelemizden alıkoymaya çalışıyorlar.
Oysa bu mümkün mü yahu...
Defalarca belirttiğimiz gibi Tayyipgiller'in bizi korkutabilme olasılığı; bir karganın bir kartalı korkutabilme olasılığı ya da bir tarla sıçanının bir aslanı korkutabilme olasılığı kadardır ancak.
Evet, Tayyip'in elinde iktidar gücü var. Kaçak Saray'ına bağladığı yargıyı kullanarak bize cezalar verdirebilir. Bizi zindana atabilir, hatta öldürebilir. Ama mezarımız bile onlara meydan okur. Onların yüzüne tükürmeye devam eder mezar taşımız!
Üyemiz Av. Kerim Bütün hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek ‘’Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik’’ suçlamasıyla dava açılmıştır.
Bu dava ifade özgürlüğünü hiçe sayan baskıcı politikaların bir sonucudur.
Davanın ikinci duruşması 11.06.2026 (Yarın) tarihinde saat 10.30’da Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesinde görülecektir.
Bütün meslektaşlarımızı dayanışmaya çağırıyoruz.
The message of Pınar Akbina, the head of the People’s Liberation Party’s (HKP) İstanbul Provincial Organization, to the Cuban people on their heroic reistance against U.S. imperialism:
The Cuban people have challenged U.S. imperialism for sixty-seven years. As the People's Liberation Party, we stand in solidarity with the Cuban people.
#CubaNoEstáSola
Victory to the Cuban People!
Saygıdeğer arkadaşlar;
Şu yüzde yüz kesinliğe sahip gerçeği asla aklımızdan çıkarmayalım:
CHP'nin kurumsal kimliğini yok etmeye yönelik saldırıların sürdüğü bugünlerde, Halkımıza "Terörsüz Türkiye", "Barış ve Demokrasi Projesi" olarak yutturulmaya çalışılan süreç, ABD Emperyalist Haydudunun Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde ülkemizin en az üç parçaya bölünmesi için atılan somut adımlardır.
İktidarıyla muhalefetiyle, sağcısıyla solcusuyla, dincisiyle NATO Milliyetçisiyle Meclisteki tüm Amerikan kuklaları, bu ihanet sürecine destek vermektedir.
Bu hainlerin yaptığı, "Tantanacılık" oyunundan başka bir şey değildir. Bakmayın kürsülerde, ekranlarda, meydanlarda birbirlerine atıp tutmalarına.
Hiçbirinin bu ihanet sürecinin asıl sahibi ve yönlendiricisi olan ABD Emperyalist Hayduduna karşı bir şey söylediğine şahitlik ettiniz mi?
Edemezsiniz. Çünkü burjuva siyasetinin bu figüranlarının ipleri bütünüyle efendileri olan ABD Emperyalist Haydudunun elindedir.
Ne demiştik 14 Mayıs 2023 Genel Seçimleri kapsamında TRT'de yaptığımız birinci propaganda konuşmasında?
Senin yakın bildiklerin, dost bildiklerin; aslında en ağulu düşmanlarındır. Bunlar “dost yüzlü, dost gülücüklü” oynarlar. Karşılaştığında elini sıkıp hatırın sorarlar.
Fakat aslında,
Bunlar engerekler ve çıyanlardır.
Bunlar aşımıza, ekmeğimize göz koyanlardır.
Bunlar vatanımızı elimizden almak isteyenlerdir.
Tanı bunları!
Bir tek şey istiyoruz halkımızdan: Anlaşılmak.
Bizi anlamazsan bunların binbir oyunuyla, binbir yalanıyla nasıl başa çıkabilirsin?