Murat Ongun:
Sabır deyince bugünün Türkiye'sinde iki kişi aklıma geliyor: Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel. Muazzam bir sabır sınavı yürütüyorlar. Üstelik bu ızdırabın kaynağı ilahi de değil beşeri olduğu hâlde... Normal bir ülkede belki de kendini dünyanın en mutlu insanı hissetmesi gereken 2 yoldaş da çeşit çeşit sınavdan geçiyor. Özgür Özel 50 yaşında Türkiye'nin en önemli partisine genel başkan seçildi. Kazanılması imkânsız görünen bir yarışı kazanarak. Sonra da kazanılması yani birinci olunması imkânsız görünen seçimi kazandı.
Ardından da önce insan yapımı sınavı başladı. Yol arkadaşı kuyuya atıldı. Alın teriyle emekle kazandığı elinden alındı. Bir nevi siyasi hicrete mahkum edildi. O günden sonra kadersiz zorluklar oldu. Hâlâ da olmaya devam ediyor. İnanılır gibi değil ama şöyle dedi: Manisa'da siyasete beş arkadaş omuz omuza başladık. Ferdi ve Gülşah'ı arda arda kaybettim. Vefat ettiler. Acım sonsuz.
Ardından diğer iki arkadaşımı da tutuklayıp cezaevine attılar. Evladım gibi gördüğüm de tutuklandı. Ekrem Başkan da tutuklu. Tüm bu talihsizlikler dizisi sürse de Özgür Özel mücadeleye devam ediyor. Nietzsche'nin "Yaşamak için bir nedeni olan insan, her türlü nasıla katlanabilir" demesi gibi. Çilesi ise bitmiyor. Öğrendim ki son olarak babası da kansere yakalanmış. Haklarında atılan iftiraların bu hastalıkta payı var mı bilmem ama onları çok üzdükleri bir gerçek.
#İBBDavası'nda 2.Celse 15.gün
Salona girmesi yasaklanan
YENİ Parti Milletvekili Suat Özçağdaş (@Suat_Ozcagdas) "Ailelere olan sevgim ve saygım nedeniyle bu salondan çıkıyorum." diyerek salondan ayrıldı.
Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu Suat Özçağdaş'ın yanında..
Mansur Bey, siz milleti tam olarak ne sanıyorsunuz?
Öfkesi zamanla geçecek, kırgınlığını unutacak ve sonunda siyasetçiye boyun eğecek akılsız bir kalabalık mı?
Milletin öfkesi "dinmesi gereken" bir arıza değil, hesabı verilmesi gereken bir sonuçtur.
Her şeyi geçtim, 2 adet taban olduğunu söylemeniz bile size inanıp oy veren herkese açık ihanettir.
Ekrem İmamoğlu’na son olarak “güvenlik gerekçesiyle” nezarette çay içme yasağı da geldi.
Tutuklulara nezarette çay verilmemesinin gerekçesi olarak güvenlik gösterildiği belirtildi. İki günde 28 saat duruşma yapılan Silivri’de tutuklu sanıklar sadece cezaevinden gelen yemekleri yiyebiliyorlar.
Aileler, yakınları için gerekirse çayı, ketıl ve tüm masrafları kendilerinin karşılamasını teklif etmesine rağmen cezaevinden sorumlu Jandarna tarafından bu teklifin, ‘güvenlik nedeniyle’ kabul görmediği öğrenildi.
Bu durum özellikle Çorlu ve Tekirdağ’dan gelen tutuklu sanıklar için son derece hayati öneme sahip. Gece 3’de cezaevlerine varan tutuklular, sabah 8’de sayıma kalkıyor ve yeniden duruşmaya getiriliyor.
👉🏻 https://t.co/1zWe7nZSeg
cumhurbaşkanı ile bu görüşmenin sadece metro veya altyapı sorunlarıyla ilgili olamayacağının herkes farkında. burada mansur yavaş 'beni bu siyasi çekişmelerin içine çekmeyin' derken fotoğrafla bunu kendi sağladı zaten. bu fotoğrafın nereye gideceğini düşünüyordu? yine aynı şey. sanki norveçteymişiz gibi yapılan her siyasi hareket boşa düşmek zorunda. en ileri eleştiri ise doğal olarak, insanlarla dalga geçercesine top çevirme hali.
MİLLETVEKİLİNE DURUŞMA YASAĞI!
İBB Davası’nın 79. gününde, YENİ Parti Milletvekili Suat Özçağdaş’ın duruşma salonuna girmesinin yasak olduğu belirtildi.
Salonda olan Özçağdaş yasağa tepki gösterdi:
Özçağdaş, “Bana yazılı karar getirsin. Buraya geldim. Bir dava izlemek istiyorum” dedi. Jandarma “ısrarcı olursanız duruşmayı bitirir başkan” diye yanıt verdi. Özçağdaş ise “bitirirse bitirsin. Ben yanlış bir şey yapmadım. Bana yazılı olarak getirsin. Hangi hakla bana bir sene boyunca davalara giremez diyebilir? Hangi kanun maddesiyle yasak koyduğunu anlatacak? Ben buradan çıkmam. Bu hukuksuz bir uygulama. O çok kıymetli Mübaşiri var. Salonu hakim karar vermeden boşalttı. Bunu nasıl yapabilir? Ben de buna itiraz ettim. O gün tansiyon yükseldi çıktık. Ben İBB davasında mı yasaklı mı oldum şimdi o zamandan beri? Burası onun çiftliği değil” diye konuştu. Jandarma “CMK 203’e göre. Şu anki talimat o yönde. Yazılı kağıt getirirsek çıkacak mısınız?” dedi. Özçağdaş, “evet” diye yanıtladı.
Özgür Özel, cumhurbaşkanlığı seçiminde hileye hurdaya fırsat vermeyecek bir fark yakalamamız lazım dedi. Şu laf ana muhalefet partisi genel başkanı tarafından ulusal bir kanalda söyleniyor ve hepimiz normal karşılıyoruz. Ülkenin haline bakın.
İstinaf, 12 yaşındaki kız çocuğunu istismar eden Müftü İshak Yıldırım’ın cezasını onadı. 2 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmasına rağmen Diyanet’teki görevine devam eden İshak Yıldırım’ın memuriyetten atılması gerekiyor
Bu kadar döneklik sadece iktidar baskısı ile açıklanamaz.
Kendilerine Atatürkçü, Kemalist, sosyal demokrat vs diyenlerin ciddi düzeyde nitelikli siyasal kadro sorunları var. Siyaset bu insanlar için sadece ticari ilişkilerinden ibaret.
31 Mart 2024'te AK Parti Foça'da seçime girmemişti. Böylelikle AK Parti seçime girmediği bir yeri yönetmek gibi tarihi bir şeyi de gerçekleştirmiş olacak.
Dikkat ettiniz mi?
Melih Gökçek'in ifadesi hiç ortaya çıkmadı. Sadece gazeteci @uzunyigit edinebildiği bazı çarpıcı detayları paylaştı...
Peki neden?
Soruşturmanın boyutu yurt dışına çıkarıldığı iddia edilen paralar ve yurt dışındaki şirket ile sınırlı değil çünkü.
Daha derin...
Yıl olmuş 2026. “Yüksek Hızlı Tren” diye bindiğiniz tren İstanbul-Ankara arasını sallana sallana geçiyor. Yolculuğun büyük bölümü ortalama 150 km altında geçiyor. Dolmuş gibi sürekli dur kalk. Ayrıca bu çağda 250 km hıza yüksek hız demek de başka garabet. Konforu söylemiyorum bile. Bu millet bunu hak etmiyor.