Birleşik Krallık, UŞAKLARI vasıtasıyla ORTADOĞU da yakmış olduğu ateşe yıllardır odun atıp duruyor...
Harladıkça harlıyor.
Yandıkça pişiyoruz, piştikçe BİAT ediyoruz...
📌Sayın Bakanım,çağrımız çok basit:
Çocuklarımız okulda 5 TL’ye ayranını,10 TL’ye tostunu alabilsin.
Meclis’te nasıl mümkün oluyorsa, 20 milyon öğrencimiz için de mümkün olsun.
Çocuklarımızın beslenmesi lüks değil,ihtiyaçtır🍞🥛
#Ögrencileraçkalmasin#karnimzilcaliyor#cumartesi@tcmeb@Yusuf__Tekin
Başkanım çok teşekkür ediyorum nezaketinize.
Sizinle birlikte yol yürümek, aynı dava da buluşabilmek onur ve gurur vericiydi.
Hepimiz için hayırlısı olsun diyelim
@drhamzagur23 Başkanım çok teşekkür ediyorum nezaketinize.
Sizinle birlikte yol yürümek, aynı dava da buluşabilmek onur ve gurur vericiydi.
Hepimiz için hayırlısı olsun diyelim.
DEVA PARTİSİ Üyeliğimden kendi özgür iradem ve kişisel tercihim doğrultusunda ayrılmış bulunuyorum. Bundan sonraki süreçte de, Siyasi Çalışmalarımı ve Siyasi Yolumu
Adalet Ekseni çerçevesinde sürdüreceğimi
Kamuoyuyla paylaşmak isterim.
Gönen ASLAN
Saygılarımla
Yine bir DARBE ve İHTİLAL yıl dönümü...
NE KADAR ÇOK VAR DEĞİLMİ TARİHİMİZ DE...
SÖMÜRGE MARUZİYETİ BÖYLE BİRŞEY.
Öncelikle, Sömürgeye maruz kalan bir toplum olmaktan çıkmak gerekiyor.
TERTEMİZ BİR YÖNETİM SİSTEMİ KURABİLECEK SİYASETÇİLERE DESTEK VERMEKLE BAŞLAMAK GEREKİYOR TABİİKİ.
ADALET VE TAM DEMOKRASİ EKSENİNDE KURULACAK BİR SİSTEM..!
ÇOK GÜÇLÜ BİR PARLAMENTO. LİYAKAT SAHİBİ VE HAKKANİYET ANLAYIŞINA HAİZ ERDEMLİLERDEN OLUŞACAK BİR PARLAMENTO...
BUGÜNE KADAR TERCİHLERİMİZ HEP YANLIŞ OLDU MAALESEF...
Çok var söyleceklerimiz tabiiki.
Velhasılı kelam;
HAKETTİK Mİ..? SORUYORUM....
Gönen ASLAN
Ali Babacan:
TRT kanalları, Kanal D, ATV, A Haber, A2, CNN Türk, teve2, TV8, TVNet, Kanal 7, Ülke TV, 360 TV, 24 TV...
Size sesleniyorum.
DEVA Partisi’nin reklamını yayınlayın. Korkmayın.
#KorkmaTürkiye#TürkiyeninDEVAsı
“Ekonomi düzelir de psikolojimiz düzelmez. Hayattan bıktım, beklentim kalmadı.”
Vatandaşımızdan duyduğumuz bu sözler aslında milyonlarca insanın düşüncelerini temsil ediyor.
Kötü ekonominin, hukuksuzlukların, adaletsizliklerin toplumu getirdiği durum maalesef bu.
Ali BABACAN sadece ve sadece ÜNLÜ BİR EKONOMİST değil;
Ali BABACAN her alan ve anlamda SON DERECE DONANIMLI, DEVLET TERBİYESİ ALMIŞ TERTEMİZ BİR SİYASİ LİDERDİR.
Evet EKONOMİ uzmanlık alanıdır.
FAKAT, Devlet Yönetiminin her alanında
bilgi ve tecrübe sahibidir.
Devlet Yönetim Politikalarına hakim ve aynı zamanda da, kendi alanlarında uzman ve liyakat ehli vede hakkaniyet anlayışına sahip çok iyi bir ekiple birlikte,
"ADALET, ÖZGÜRLÜK, TAM DEMOKRASİ VE GÜÇLENDİRİLMİŞ PARLAMENTER SİSTEM" üzerine, en verimli şekilde bütün çalışmalarını tamamlamış;
TÜRKİYE CUMHURİYETİNİ YÖNETMEYE EN HAZIR VE EN DONANIMLI TEK LİDER KONUMUNDADIR.
ÇOK UZUNCA BİR SÜRE GÜNDEM OLACAK OLAN YENİ OPERASYON/OPERASYONLAR...
Süleymancılar Cemaatine yapılan bu operasyonun, hükumetin tarafından önceden planlanmış ve sıraya konulmuş SİSTEMATİK OPERASYONLARDAN birisi olduğu kanaatindeyim.
Köklü bir geçmişe sahip olan SÜLEYMANCILAR CEMAATİNİN mensuplarından geçmiş dönemlerde MİLLET VEKİLLİĞİ yapmış olanlar vardır. RTE nin babasıyla SÜLEYMAN HİLMİ TUNAHAN ın tanışıklıkları ve hatta RTE nin de çocukluk veya gençlik yıllarında bu cemaatlerde bir süre kaldığı ve sonrasında İmamhatip lere geçtiği bilgisini Google da okumuştum.
Bu cemaatler, çocuklarının DİN VE KUR'AN eğitimi için halkımızın bir çok kesimi tarafından tercih edilmiştir ve edilmektedir.
Ülkemizdeki cemaatlerin bir çoğunun devlet yapılanmasına aşikaren, halkın görebileceği şekilde müdahalesi olmamıştır.
Devlet Aklı;
CEMAATLERDEN HABERDAR VE DE CEMAAT VEYA TARİKAT YAPILANMALARININ HEPSİNİN ÜSTÜNDEDİR VE FARKINDADIR VE DE HABERDARDIR.
Cumhuriyet tarihimize baktığımızda, 1955 li yıllardan sonra CEMAAT ve TARİKATLAR, YASALAR dikkate alınmadan;
HÜKÜMETLERİN İZİN VERDİĞİ KADAR BARINABİLMİŞ, FAALİYET GÖSTEREBİLMİŞ VE İLERLEME KAYDEDEBİLMİŞLERDİR.
Günümüzde de diğer Tarikat yada Cemaatlere müsamaha gösteriliyor ve mensupları DEVLET KURUMLARINA dolduruluyor.
Ben yine, sömürgeye maruz kalan bir siyasetle yönetildiğimiz konusana DİKKAT ÇEKMEK istiyorum.
KÜRESEL SİYASETİN, ÜLKEMİZDE KURULAN İKTİDARLARA SİRAYETİ..!
Din kardeşi, dindar kardeşlik, dindaşlık ve benzeri söylemlerin, siyasette sadece ve sadece SİYASİ RANT yani OY için kullanıldığını artık yıllardır anlamış, kavramış ve benimsemiş olduk.
Halk olarak bizler, operasyonların haklılığı/haksızlığı ve amaçları konusunda DOĞRU BİLGİ sahibi hiçbir zaman olamayacağız.
Fakat GÖRÜNEN KÖY de kılavuz İstemiyor.
Cemaatlerin varlıklarının büyümüş olması sebep olarak ilk sırada. Devletimize mi aktarılacak yoksa yandaşlara mı aktarılacak.
Bu anlamda daha önce yaşanmışlıklar mevcut.
Dinimizin CEHALETİ asla kabul etmediği ve ilk emrinin OKU olması,
maalesef bir çoğumuzun dindar geçinme çabalarımızın oluşturmuş olduğu perdeleme ile artık neredeyse unutulur hal almıştır.
Okuma zahmetine girmektense, daha çok kolayını yani dinlemeyi tercih ettiğimiz için cehalet özellikle dini konularda almış başını gitmiş/gidiyor.
Dolayısıyla Din Kardeşliği samimiyeti artık yok denecek kadar azalmış seviyelerde.
Hak ve kul hakkı farkındalığı da, en az gerçekliği kadar azalmış durumda.
Adalet ve hukukun devletler üstü olma durumu da hakeza...
Karşımızdaki kişilere veya gruplara ya da topluluklara yapılanları, gerçekleri bilmeden/bilemeden, araştırıp öğrenmeden, tüm gerçeklerden uzak, sadece önümüze konulan gerekçelerle reva görürken, yarın benzeri gerekçelerle bizim başımıza gelip gelmeyeceği, yeni muhatapların bizler olup olmayacağımız konusunu hiç akledemiyoruz, düşünmüyoruz/düşünemiyoruz...
İrrasyonellik..!
Bu; BANA DOKUNMAYAN YILAN BİN YIL YAŞASIN mantığının da ötesinde bir gaflet.
15 temmuz olaylarından sonra halkımızın masum kesimlerinin yaşamış olduğu zulümlerin yaşanmaması umuduyla....
Ülkenin yönetimine dair bir planları yok, programları yok. Türkiye’nin geleceğine, ekonomisine, refahına, demokrasisine, insan haklarına ve özgürlüklerine dair ortaya koyabildikleri ciddi bir vizyon yok.
Bir dönem Suriye ve mülteci meselesinden siyasi rant devşirdiler. O konu da artık eski heyecanını kaybedince, geriye tek bir malzeme kaldı: PKK, terör ve şehit cenazeleri üzerinden korku siyaseti yapmak.
Meclis’te yaptılar, sosyal medyada yaptılar, televizyon ekranlarında yaptılar. Barış ihtimaline karşı çıktılar, toplumu birbirine düşürecek bir dil kullandılar. Çünkü yıllardır çatışmadan beslenen bir siyaset anlayışının en büyük korkusu, çatışmanın sona ermesidir.
Şimdi o dönem de kapanıyor.
Çok şükür, anaların gözyaşlarının dinmesi, ocaklara ateş düşmemesi ve gençlerimizin hayatlarının baharında toprağa verilmemesi için bir umut doğuyor.
Şimdi asıl merak ettiğim şu:
Şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapamayacakları, korku ve düşmanlık üzerinden oy devşiremeyecekleri günlerde millete ne anlatacaklar?
Ekonomi mi? Yok. Refah mı? Yok. Demokrasi mi? Yok. Hukuk ve adalet mi? Yok. İnsan hakları ve özgürlükler mi? Yok.
Millet artık kavga değil çözüm, korku değil umut, çatışma değil huzur istiyor.
Siyaset; cenazeler üzerinden değil, insanların geleceği üzerinden yapılmalı.
Bu ülke artık çocuklarının ölmediği, anaların ağlamadığı, Türk'ün de Kürt'ün de kardeşçe ve huzur içinde yaşadığı bir Türkiye'yi hak ediyor.
Barıştan korkanların değil, barış için cesaret gösterenlerin zamanı geldi.
2023 cumhurbaşkanlığı ve genel seçimleri öncesi, seçim propagandası olarak, sadece binaların ön cephesindeki inşaat faaliyetini tamamlayıp alelacele açılan İstanbul Finans Merkezi'nde, oradaki bankaların yaptığı uluslararası para transferleri ve yurtiçi kredilendirmeleri haricinde kaç USD'lik finans işlemi yapıldığını hele bir Sn. @memetsimsek bakanımız açıklasa da aydınlansak. Buranın bir gayrimenkul projesinden öteye geçtiğini bilsek de mutlu olsak...
Görev ve sorumluluk
MADDE 10 – (1) Bu kanun kapsamında verilen görevler, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirilir.
(2) Bu kanun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğu doğmaz.
Yürürlük
MADDE 11 – (1) Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 12 – (1) Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.
MADDE GEREKÇELERİ
MADDE 10 – Maddeyle, görev ve sorumluluk düzenlemesi kabul edilmektedir.
Maddenin birinci fıkrasıyla, Kanun kapsamında verilen görevlerin, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca ivedilikle yerine getirileceği düzenlenmektedir.
Maddenin ikinci fıkrasıyla, bu Kanunun amaç ve faaliyetleri kapsamında verilen görevleri yerine getiren kişilerin bu görevleri nedeniyle hukukî, idarî veya cezaî sorumluluğunun doğmayacağı kabul edilmektedir. Düzenlemeyle, bu Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik çalışmalar yürüten başta Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyeleri olmak üzere tüm görevliler bakımından yasal güvence sağlanmaktadır.
MADDE 11 – Yürürlük maddesidir.
MADDE 12 – Yürütme maddesidir
Mecliste tartışmalara sebep olan 12 maddelik yasanın, 10. Maddenin 2. Bendi kimler için kurtarıcı olacak acaba.
Sadece malum örgüt mensupları için mi..?
HAİNLERİN EN BÜYÜK KORKULARI GELECEK GÜNLER OLMUŞTUR.