şule gürbüz diyor ya, ‘her şeye yaklaşmak, her şeyi bilmek ve herkesle hemhâl olmak zorunda değiliz. bazı şeylerin uzakta ve kendi renginde kalması, hem onlara hem de bize hürmettir.’ çünkü sınır, ruhun zırhıdır. herkesi içeri alan, en çok da kendi içindeki evi talan eder.
Rabbim başta Peygamber efendimiz sallalahu aleyhi ve sellem hürmetine,bu mübarek ay hürmetine, beli bükük yaşlılar, ağzı süt kokan sabiiler, gece seher vaktinde kalkanlar, evliyalar hürmetine bizi affetsin, merhamet etsin, dünyada ve ahirette afiyet ihsan eylesin, hesapsız cennetine giren kullarından olup cemaliyle müşerref olan kullarından olmayı nasip etsin.
Elhamdülillaaahhh, bugün de yedirdi, içirdi, giydirdi, çay verdi, tatlı verdi, uykuyu verdi, uykuda hayata mola verdirdi, muhabbet verdi, kendisini hatırlattı ve en güzeli şükretmeyi öğretti... Elhamdülillah binlerce
Yatırım gizli yapılır, aşk sessiz yaşanır, tatiller ve planlar paylaşılmaz. Her dinleyen dost değildir; dost sandıkların çoğu zaman iyi niyetli izleyicidir. Genelleme yapma, herkes farklıdır ama herkes sana ait değildir. Az görün, çok yaşa. Gizli kal, huzurlu kal.
Zeki Demirkubuz “bir şeyler yapmak isteyen kendine acımayı bırakmalı” diyordu ya, gerçekten o kadar doğruydu ki o sözü. Kendine acımak kadar insanı yiyip bitiren, onda nefret doğuran, hatta onu kibirlendiren, agresifleştiren bir şey görmedim. İnsan önce kendine acımayı bırakacak