Şu şekil gittikleri Amerika’dan şampiyon olup döndüler erkek futbol takımına ise villa verildi özel uçaklar tahsis edildi ülkenin tüm imkanları seferber edildi sonuç dünya kupasından elenen ikinci takım oldular ülkeyi rezil ettiler
Ses kayıtlarına göre kızı sırf iyi bir okula vermemek için ücretli öğretmeni çıkarmamış işten.Her zaman atanmış öğretmen önceliklidir ve ücretli öğretmen bir öğretmen gelirse gideceğini bilerek gelir.Bu torpili ve mobingi yapan herkes cezalandırılmalı #Irmaköğretmeniçinadalet
Henüz 24 yaşındaki meslektaşımız Irmak Koparan'ın vefatı hepimizin yüreğini yaktı. Mobbing ve sürgün iddiaları derhal araştırılmalı, sorumlular hesap vermelidir.
Irmak Öğretmen'i tanıyan birinden mesaj aldım:
"Bu öğretmenle normalde aynı yere atanmıştık. Köy uzak, bir erkek ve kadının kalması uygun olmadığı için Karkazan diye bir okula verdiler. Bundan 2 ay kadar önce okuldaki müdür ile bir tartışma yaşıyor ve ceza olarak tabiri caizse benim okuluma gönderiliyor. Benim okuluma gönderildiği zaman askerdeydim. Mayıs'ın 13'ünde terhis aldım. Öğretmenimiz mağdur olmasın ve eski okuluna geri gitsin diye zaman kaybetmeden okuldaki görevime başladım. Fakat gelmem hiçbir fayda etmedi. İlçe Millî Eğitim Müdürü ve kaymakam, öğretmene resmen mobbing uyguladı. Herkesi araya sokup konuşturduk ama nafile. Irmak öğretmenimiz birçok kere dilekçe verdi ama sürekli geçiştirildi. Bu arada bu öğretmen her gün taksi ile gelip gidiyodu lojmanda kalamadığı için ve 1500, 2000 lira gibi bir para veriyordu. Aynı zamanda okula geldiğinde keyfi hiç yerinde olmuyor, enerjisi düşük ve ağlıyordu. Bütün bunların MEB'e iletilmesi fayda etmedi. Öğretmenimizin dün hayatını kaybettiğini öğrendim."
@tcmeb ilgili kişiler hakkında gerekli işlemleri yapmanızı ve kamuoyunu aydınlatmanızı bekliyoruz.
Zorunlu hizmetini tamamladığı halde düşük kontenjanlardan dolayı yer değiştiremeyen onbinlerce öğretmen var.
Bu yıl öncelikli olarak bu mağduriyetin çözülmesini istiyor, herkesin bu talebe destek vermesini bekliyoruz.
👉🏼 #MEBilDışıKontenjanİstiyor@Yusuf__Tekin@tcmeb
RIZA KAYAALP TARİHE GEÇTİ: 13. AVRUPA ŞAMPİYONLUĞU 🇹🇷
REKOR KIRILDI, AVRUPA’NIN ZİRVESİNDE TEK İSİM: ŞAMPİYONUMUZ RIZA KAYAALP! 🔥
610 gün sonra yeniden mindere dönen ve 15. kez Avrupa Şampiyonası finaline yükselen milli güreşçimiz Rıza Kayaalp, grekoromen stil 130 kg’de altın madalyanın sahibi olarak 13. Avrupa Şampiyonluğuna ulaştı, Aleksandr Karelin’e ait rekoru geride bırakan şampiyonumuz, güreş tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Finalde ortaya koyduğu üstün performans, tecrübesi ve sarsılmaz gücüyle rakibini mağlup eden şampiyonumuz, yalnızca bir zafer kazanmadı; Avrupa güreş tarihinin zirvesini yeniden yazdı.
Turnuvaya etkili bir başlangıç yapan Rıza Kayaalp, ilk turda Ermeni rakibi Albert Vardanyan’ı 4-0 öndeyken 78’inci saniyede tuşla mağlup ederek çeyrek finale yükseldi. Çeyrek finalde ise son Ranking Serisi şampiyonu Rus Marat Kamparov ile karşılaşan Kayaalp, zorlu geçen mücadelede kaşının açılmasına rağmen mindere dönerek büyük bir direnç ortaya koydu. Karşılaşmayı 1-1’lik skorla ve ilk puan avantajıyla kazanan milli sporcumuz, yarı finale adını yazdırdı. Yarı finalde Bağımsız Sporcu U23 Dünya Şampiyonu Pavel Hlinchuk ile karşı karşıya gelen Rıza Kayaalp, rakibini 4-0 skorla mağlup ederek finale yükseldi. Finalde ise Macar rakibi Darius A. Vitek’i 7-1 mağlup ederek tarihe adını yazdırdı.
13.kez Avrupa Şampiyonluğuna ulaşan Rıza Kayaalp, efsane isim Aleksandr Karelin’e ait rekoru geride bırakarak adını tarihe altın harflerle yazdırdı. Yıllara yayılan istikrarı, disiplini ve ortaya koyduğu karakterle birlikte efsaneler arasındaki yerini tartışmasız şekilde aldı.
Ay-yıldızlı bayrağımızı bir kez daha Avrupa’nın zirvesine taşıyan şampiyonumuz, yalnızca madalya kazanmadı; bu tarihi başarıyla birlikte Türk güreşinin gücünü bir kez daha dünyaya gösterdi. Tebrikler şampiyon.🇹🇷
Bugün herhangi bir iş bırakma eylemi yapılmadı.
Okulları boykot kararı hiçbir sendika hiçbir zaman almadı.
Bu sözcüklerin rastgele ve kasıtsız olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.
Bunun boykot olmadığını iş bırakma eylemi olduğunu da bugün iş bırakma eylemi olmadığını da iyi biliyor fakat olguların algıların önüne geçmesini istemiyor.
Hep dediğimiz sistematik ve organize olan toplum mühendisliği bu.
Eski Bakanlardan birisi 2012 yılında "Vatandaş haksız bile olsa sizi üzerim" demişti öğretmene. "Benim velimi üzeni üzerim" demişti.
O gün bir kırılımdı. Sonrasında Alo Mebim uygulaması. Sonrasında öğretmeni veliye puanlatacağızlarla öğretmenin ne itibarı ne etkisi ne de yetkisi kaldı.
Zaten ardı da kesilmedi. Öğretmeni sözleşmeli yaptılar toplantılarda alenen bakın siz sözleşmelisiniz ha diye parmak salladılar.
Benim çocuğuma bağıramaz şikayetleri ile ceza alan öğretmenler, sınıfta yüksek sesli konuşuyor çocuğun psikolojisi bozuldularla soruşturmadan soruşturmaya geçen öğretmenler...
Bu bir süreçti muhakkak sonuçları olacaktı. Eğitim camiasının, bizlerin yapmayın etmeyin dediği şeylerin sonucu ile yüzleşiyoruz.
Bir daha böyle acılar yaşamayalım istiyoruz. Çocuklar tekrar çocuk olsun öğretmenler de öğretmen. Bunu istiyoruz.
46 yaşındayım, 25 yıllık Öğretmenim..
Az önce Emekli Öğretmen Annem ve Babam aradılar ;
Oğlum yarın okula gitme diyorlar, torunumuzu da gönderme diyorlar.
Ben onlardan bu ifadeleri duyduysam tuz koktu demektir....
BU BİR İHBARDIR!
Müdür yardımcısı olarak görev yaptığım okulumun önünde; bu akşam mesai bitimime yakın, serseri edasıyla takılan, ailerilerinin veremediği terbiyeyi okulda vermeye çalıştığımız kendi okulumdan 4-5 öğrencime “evlerinize gidin evladım, buralarda dolanmayın” dedim. Baktım laftan anlamıyorlar birinin sırtından HAFİF İTEREK “hadi olum dağılın, doğru evlerinize gidin” dedim.
Öğrenciler biraz uzaklaştıktan sonra sırtından iterek uyardığım öğrenci geri döndü ve “buna hakkınız yok hocam, burası okul dışı, beni itemezsiniz” dedi.
İki gündür yaşanan olaylara zaten canım sıkkın, o hışımla öğrencinin yanına gidip nelere hakkım olup olmadığı hususunda, fiziksel bir müdahelede bulunmadan kendisiyle fikir alış verişinde bulundum.
Hani olur da; sesimi yükselterek öğrencinin psikolojisine olumsuz etkide bulunmuşumdur, bağırarak öğrenciyi incitip moralini bozmuşumdur, o öğrenci yarın bir gün beni yetkili makamlara şikayet ederse, şimdiden KENDİMİ İHBAR EDİYORUM.
Zamanında bir milli eğitim bakanının “Senin saçını keserlerse bana söyle, ben de müdürün saçını keserim”, “Velimi üzeni, ben de üzerim” saçmalığıyla başlayan yozlaşmanın geldiği bu durum içler acısı maalesef. Kimler doğrudan veya dolaylı olarak bu berbat durumdan sorumluysa yatacak yerleri yok.
Yazıklar olsun…
#Kahramanmaraş #Şanlıurfa
Nöbetçi öğretmenler zamanında yerinde olsun, dikkatli olsun falan deniyor. Nöbetçi öğretmenler bordo bereli falan da haberimiz mi yok? Garibimler ne yapabilir, güvenliği yine öğretmen mi sağlayacak? Öğretmenler bu devirde bir öğrenciye gözünün üstünde kaşın var bile diyemiyor.
Arkadaşlarını ve öğretmeni delirtecek düzeyde dersin akışını bozan öğrenciyi sınıftan atıyorsun, "öğrenciyi sınıftan çıkaramazsın, bu öğrenciyi eğitim hakkından mahrum bırakmaktır" diyorlar. O öğrenciler 3 aydır öğretmenleri "yaşam" hakkından mahrum bırakıyor, onu ne yapacağız?