Kitabın ortasından konuşacağım: Sarayın umurunda bile değiliz. Kendilerine bambaşka bir dünya kurmuşlar ve o dünyada sadece güçlerini tahkim ediyorlar. Bizi ise adım adım köşeye sıkıştırdılar. Şu an yaşadığımız şey, çıkış yolu arayarak debelenmekten ibaret.
En verimli yıllarımızda, bir kısmımız içeride; geri kalanımız da dışarıda ama içeride gibi yaşıyor. Hepimiz aynı kuşatılmışlığın içindeyiz.
Timur Soykan "Mal varlığı üzerindeki tedbiri kaldırmak için Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili 300 bin dolar rüşvet alıyor. Telefon kayıtlarında, mesajlarda bunu doğrulayan dijital veriler elde ediliyor.
Yargının halini görüyor musunuz? Parası olanı kurtaran ama belediye başkanlarını, seçilmiş insanları hapseden bir yargı düzeninden bahsediyoruz."
📍Bugün İBB Davası’nda 15,5 milyon insanın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçilen Ekrem İmamoğlu, ciddi bir hukuksuzluğa maruz kaldı. Sizler için özetliyorum. NATO Ankara Zirvesi’nden dolayı araya kaynamasın:
— Hakim, Ekrem İmamoğlu’ndan savunmasına başlayıp kısa bir süre içerisinde (yarın) bitirmesini istedi.
— İmamoğlu da “aylarca bekledim, 2000 küsür yıl cezayla yargılanıyorum, neden savunmamı kısıtlıyorsunuz” dedi.
— Hakim ısrar etti, Ekrem İmamoğlu da savunmasını 1 günde bitiremeyeceğini söyledi.
— Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “o zaman susma hakkımı kullanıyorum yazacağım, çıkın dışarı” diyerek İmamoğlu’nu salondan çıkarttı.
Bakın bir Ceza Avukatı olarak söyleyeyim: Bu savunma hakkına açıkça bir müdahaledir. 1 hafta da savunma yapsa siz sanığı bölemezsiniz.
Özellikle böylesi büyük bir davada kimseden apar topar savunma yapmasını bekleyemezsiniz. İmamoğlu’nun kısılan sesini herkese duyuralım!
Memur maaşıyla Ankara'nın en pahalı yerleşim yerlerinden Angora'da üç katlı tripleks villası olan AKP'li Mustafa Varank, Özgür Özel için, "Pervasızca çalan hırsız" demiş.
Peki atalarımız ne demiş?
Hırsıza hırsız olduğunu hatırlatmazsan seni hırsızlıkla suçlar, demiş.
depremiydi darbesiydi pandemisiydi derken ahir ömrümüz amerikan sömürgesi olduğumuzu yedi cihana ilan ettiğimizi görmeye bile yetti. allah kahretsin böyle hayatı
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
Boğaziçi’ni bölüm birincisi olarak bitiriyorsun. Bölümün yüksek lisansa kabul ediyor, adını ilan ediyor. Sonra anayasal hakkını kullanıp protestoya katıldığın gerekçesiyle tek imzayla kabulün iptal ediliyor. Eğitim hakkın, TÜBİTAK bursun ve akademik geleceğin elinden alınıyor.
TSK’da mesai sırasında rütbeli personellerin bütün gün odalarında ve revirde çay-sigara yaparak seks, kumar ve bahis muhabbetleri çevirmesinden, erlere yapılan mobbingten, tedavileri aksatmalarından ve tarihi geçmiş ilaçların kullanılmasından rahatsız ve şikayetçi olan genç doktor Efran Tumaris Usul, kendisi hakkında başlatılan disiplin soruşturmaları ile TSK’dan ihraç edildi.