Uzun zamandır kulaklığım full time bu kasideye çalışıyor. Kasideyi yazan Abdullah bin Alevi el-Haddad, Efendimizﷺ'in soyundan. Sıkıntılı dönemlerinizde kesinlikle manasını okuyarak da dinlemenizi tavsiye ederim. Şifa olsun
"Bir topluluk Allah’ın kitabını okumak ve onu aralarında müzakere etmek için Allah’ın evlerinden birinde bir araya gelirse, mutlaka üzerlerine sakinlik iner, onları rahmet kaplar, melekler etraflarını kuşatır ve Allah o kimseleri yanında bulunanlara (meleklere) över."
Aşkın ile aşıklar, yansın yâ Rasûlallah! İçip aşkın şarabın, kansın yâ Rasûlallah!
Şol seni seven kişi, verir yoluna başı, İki cihan güneşi, sensin yâ Rasûlallah!
üsküdar’da valide-i cedid camii’ne girerken bir amca elinde ki bastonuyla yanına çağırıp elimize bir kağıt verdi, tebessüm edip aldık, maşAllah bu yaşına rağmen emri bil-maruf nehyi anil-münker yapıyor,
“Âteş-i aşkınla yandır kalbimi subh ü mesâ, Çünkü hayrân olmuşum ben bezm-i elestte sana, Hubb-i dünyâdan ayır al kalbimi senden yana, Ey Habîb-i Kibriyâ ismi Muhammed Mustafa.”
Sanırım sadece çok sevenler ve çok merhametliler bir bütün olarak görüyor karşısındakini. Sadece çok sevenler ve çok merhametliler onarıp sağlamlaştırıp bütünlüyorlar her şeyi.
Ayşegül Genç, Her Öyle Olana Böyle Olmadı
"Türklerin bu kadar yıl hüküm sürmelerinin nedeni, Allah'ın kitabına ve Resûlallah'ın ﷺ hadislerine göstermiş oldukları edep ve hürmettir."
Şeyh İdris Fâsî
ideal hoca görmek isteyen bu hocaya baksın, ilmi var, manevi yönü yüksek, sporunu yapıyor, güzel giyiniyor, halkın arasına karışıyor, insanlarla konuşurken onlara değer verdiğini gösteriyor, rabbim ömrüne bereket versin