Keşke bomboş arazi olaydı...Hepimizin yaşam kaynağı içme suyumuzun havzası vardı o arazide...Cumhurbaşkanı kararıyla yok oldu...Davalar bile bitmeden binalar ile doldu...
Boğaziçi Üniversitesi'nin sıralarında MESEM'lerde ve iş cinayetlerinde katledilen çocuklar yerine onların fotoğrafı varsa, bu düzeni değiştirmek gerekir!
Otobüs terminaline sığındılar!
Ankara’da, kiralık ev tutamayan, pansiyona bütçesi yetmeyen evsiz 70 kişi Ankara Şehirler Arası Otobüs Terminali’nin (AŞTİ) üst katında konaklıyor.
Emekliler, işsizler, şiddet mağduru kadınlar çaresizliklerini Nefes muhabiri İlke Çıtır’a anlattı.
Eşinden gördüğü şiddet nedeniyle boşanan 37 yaşındaki Nazlı Yaylagül:
Yeni bir hayat kurmak için Yozgat’tan Ankara’ya geldim. Kadın sığınma evinde 6 ay kaldım. İş bulmayı denedim, olmadı. “Sosyal yardım” diye 1000 lira verdiler. Devleti göremiyorum.”
55 yaşındaki Serpil Güngör:
Borçlarım nedeniyle icralık oldum. Aşçıyım. Yıllardır sigortasız işlerde çalıştırıldık, emekli olamadık. Üstümüz başımız kir pas içinde. Banyo 350 lira, yapamıyoruz. Bu soğukta oğlumla beraber terminalde kalıyoruz.
66 yaşındaki işçi emeklisi M.Ç:
2015’te en düşük maaştan emekli oldum. 10 yıldır pansiyonlardaydım. Param bitince terminalde konaklıyorum. Burada bir bardak çay 40 lira, alamıyoruz. Hayırsever bir çay ocağı sahibi var, evsizlere 10 liradan çay veriyor.
D.K.A. ve eşi Y.Ö.:
Bolu’dan iş bulmak için gelmiştik. Altı aydır terminalde konaklıyoruz. Biz 80 kilo insanlardık, 60 kilolara düştük. Bir hafta yemek yemediğimiz zaman oldu. Çöpten ekmek yedik, yine de dilenmedik. Çamaşırımızı terminaldeki tuvalette yıkayıp bankların üstünde kurutuyoruz.
22 yaşındaki Ayşe Tokyaz'ı öldürüp, bavul içinde bi yol kenarına atan kişi polisti. Davanın peşine düşen ikiz kızkardeş Esra Tokyaz'ın karakoldaki şikayetlerini o katile sızdıran 5 kişi de polisti. Burada bi hakaret varsa, o da bizim aklımıza!
Yaklaşık iki haftadır tutuklu olan 16 TİP’li öğrenci için “Görevi yaptırmamak için direnme ve basit yaralama”dan kamu davası açıldı. TİP’li öğrenciler MESEM’lerde “çocuklar ölmesin” dedikleri için tutuklu. İki plastik sandalyenin derdine düşen devlet, ölen 14-15 yaşındaki çocukların katillerine dokunmuyor. Sistem bu işte.
TBMM çatısı altında STAJ adı altında çalıştırılan bir çocuk istismara uğradı!
Uzak bir ilin ücra bir köyünde değil, gözlerden ırak bir inşaatta değil, çocuk işçiliğiyle, çocuk istismarıyla mücadele etmekle sorumlu yasama organının göbeğinde çalıştırılan bir çocuk istismar edildi!!
Genel Sekreterlik yaptığı bomboş açıklamada duyura duyura sadece bir adet şerefsizin görevden uzaklaştırıldığını duyurdu! Demek ki çocuğun şikayetine konu diğer şüpheliler şu an mecliste, bizimle çalışmaya devam ediyorlar, öyle mi!?
Gözaltı var mı?
Tutuklama var mı?
Bilmiyoruz!
Görevini yapmayan sözde idarecilerden görevden alınan var mı?!
YOK!
Meclis Başkanı @NumanKurtulmus !
Bu nasıl işyeri!?
Bu nasıl bir rezalet!
Burası Meclis mi dingonun ahırı mı!
O Genel Sekreteriniz lojmanının dekorasyonundan kafasını kaldırıp çalıştırdığı çocuk işçilerin halini görecek zaman bulamamış mı?!
O koltukta oturmaya devam mı edecek?
Ya siz o koltukta oturmaya devam mı edeceksiniz!???
Ben en çok bu "doğanın dengesi ortadan kalkmış" lafına takıldım. Yani 20 milyonluk şehrin içme suyu kaynağını inşaata açınca veya Trakya'yı boydan boya kanalla yarınca doğal dengeye bir şey olmuyor, Ayşe teyze mahallenin kedisine bir avuç mama verince bozuluyor. Çok acayipmiş.
"Beni öldürecek yardım edin" diye onlarca kez şikayette bulunup dijitalden defalarca tehdit alan ve sonunda öldürülen kadınları ölüme mi terk ettiniz o zaman? Sadece soruyorum?
türkiye devleti diye bir şey kalmadı. 3-5 elit ve 85 milyon halk var. devletsiziz artık. yangında depremde eğitimde sokakta adliyede yapayalnız vatandaşlar topluluğuyuz.
Ben Eren Üner, 23 yaşındayım. İstanbul Tarih Bölümü 2. sınıf öğrencisiyim. Saraçhane protestocularına yapılan işkenceleri, herkese açık kendi sosyal medya hesaplarından paylaşan Çevik Kuvvet Polisleri'ni kişisel sosyal medya hesabımdan haber yaptığım için; 24 Mart Pazartesi saat 23:00'ten 25 Mart Salı 05:00'e kadar Vatan Emniyet'te işkence gördüm. İki hafta, 25 Mart - 9 Nisan tarihleri arasında cezaevinde yattım.
Özür dilerim Abdurrahman eğitim bakanımız sen çalışmak zorunda kalıyorken bu çocuk neden okulda değil diye düşünmek yerine D&R rafında kitap bakınıyordu
az önce gülhanede hiçbir şey yapmayan 43 öğrenci gözaltına alındı. slogan bile atılmadı ya. erkan baş’ı dinledik, sohbet edildi ve dağılacaktı zaten herkes.
HİÇBİR ŞEY YAPMAYAN ÖĞRENCİLER KOVALANDI, ABLUKAYA VE GÖZALTINA ALINDI.
43 ÖĞRENCİNİN SESİNİ DUYURUN