sanat apolitikleştirilemez ve hayattan koparılamaz. hayatın kendisi politiktir. sanat hayatın kendisini ortaya koyar. apolitik sanatı kabul edersek etliye sütlüye karışmadan para kazanan ticari figürler olur, insanlıktan ve sanatçılıktan çıkarız.
değerlerimiz, inançlarımız elbet ki önemlidir. kendi hayatlarımızda doğruları yaparak değerlerimize ve inançlarımıza sahip çıkmalıyız. "sanatçı sanatını yapsın, beğenmeyen gitmesin" ikliminde yaşamak isterdim.
deniz'in ve bugün tutuklanmamış ama otosansür uygulamak zorunda kalmış, yaratıcılığını kısıtlamak zorunda kalmış, belki korkan bütün sanatçılarımızın ve halkımızın yanındayım.
yanında olmam hiçbir şeyi değiştirmez pekala farkındayım. fakat fikirlerimi söylemeden hayatıma devam ettiğimde kendime saygım azalıyor. "sen sanatını yap" diyeceklere de şimdiden sanatçının hayatının sanat olduğunu ve tavrının, duruşunun da sanatçılığının tam da kendisi olduğunu söylemek isterim.
Gösteriyi izlerken umarım başına bir iş açılmaz diyorsun. Sonra fark ediyorsun ki adam gösteri boyunca sahnede kellesi koltukta konuşuyor, gösterinin adını da Ölü Deniz koymuş. Daha nasıl anlatsın. Deniz Göktaş zekası, cesareti ve mizah kalitesiyle gerçekten başka bir seviye.
Ceylan Ertem: (Manifest grubuna başlatılan soruşturma)
"Bu memlekette her dakika ‘namus’ cinayeti işleniyor. Sizin bu linçlerinizi asıl hak eden o namussuzlardır! Siz önce suça sürüklenmiş çocukları, çeteleri gündem edin! Bu güzel genç kadınları değil."
“Kadınların taciz ifşaları gündeme geldiğinde her defasında şaşırtan başlıca şey, kadınların cesareti karşısında erkeklerin pervasızlığı oluyor.
Ama tacizi ifşa eden kadınların gösterdiği büyük cesaret asla boşa gitmiyor.”
@ZehraCelenk yazdı: https://t.co/r0sddk5w1j