Türkiye Cumhuriyeti'nin resmî dili TÜRKÇEdir.
Karayollarına ait tabelalarda TÜRKÇE dışında hiçbir dil kullanılamaz!
Bu yapılan, Anayasa'ya aykırıdır ve fiilî olarak "Burası özerktir, yönetimi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile belirlenemez" şeklinde devlete meydan okumaktır.
Diyarbakır Valisi bu fiilî duruma derhal müdahale etmeli ve devlet otoritesini sağlamalıdır!
@dbakirvalilik@TC_icisleri@mustafaciftcitr
1984 yılında Kuleli Askerî Lisesi’ne adım attığımız ilk günden itibaren bizlere askerî nezaket, görgü ve protokol kuralları büyük bir titizlikle öğretildi. Aradan geçen onlarca yıla rağmen hafızamdan hiç silinmeyen ve ömrüm boyunca titizlikle riayet ettiğim kurallardan biri de şudur:
Devlet protokolünde, ziyaret edilen makamın koltuğuna oturma yetkisi yalnızca Devletin Başı olan Sayın Cumhurbaşkanı’na aittir. Bunun dışında hiçbir makam, maiyetinde bulunan bir makam sahibinin koltuğuna oturmaz. Ziyarete gelen kişi, makam sahibinin sağ tarafındaki misafir koltuğuna oturur; makam sahibi de karşısındaki koltuğa geçerek misafirini ağırlar. Askerî ve mülkî protokolde nezaketin ve kurumsal saygının gereği budur.
Elbette herkes hata yapabilir. Ancak devlet geleneklerinin ve protokol kurallarının yaşatılması, kurumsal ciddiyetin korunması bakımından önemlidir.
@aIeiNaI Şu özel plaj muhabbeti nedir ya kaldırın şunu kardeşim artık denizler devletin halkın değil ki bu çakallar neye göre kapıyor plajı ??? @TC_icisleri@adalet_bakanlik
Avrupa Birliği dedi ki, sen ülkene 10-15 milyon sığınmacıyı al, ben de sana Vizesiz Avrupa seyahati vereyim.
Tarihin bu en büyük yalanına ülkede inanacak sadece 1 adet salak vardı. Ama maalesef o salak da ülke yönetimindeydi.
Modern tıp ve beslenme dünyasında sütün "zararlı, mukus yapıcı, kalsifikasyona yol açan ve sadece buzağılar için" olduğuna dair üretilen söylemler, devasa bir endüstriyel manipülasyon ve hücresel cehalet ürünüdür.
Anti-Süt Propagandası Neden ve Nasıl Başladı? size anlatayım ++
Asıl sorulması gereken sorular. Biz neden musluktan temiz su içemiyoruz? İçilebilir su varlıkları neden şirketlere peşkeş çekilerek plastiklere hapsediliyor? En temel ihtiyaç olan su neden bir an önce nakde çevrilmesi gereken bir kaynak olarak görülüyor? Su neden ticari meta?
depremde çalışmayan istasyonlara para harcamak yerine reklam çekimine 90 milyon lira harcayan bir operatör..rezilliğin daniskası..size verdiğimiz her kuruş haram olsun
Gönderdiğiniz teknik ekip neden yetersiz kalıyor? Sıfır binada neden internet kullanamıyorum. İşimin tamamı internetle alakalı ve 10 gün olacak başvuru yapalı. @Turkcell alt yapıyı tamir edemediği için internet kullanamıyorum. Bu sorunu nasıl çözebiliriz
İlk defa @Turkcell alt yapısı olan bir binaya taşındım. Binada alt yapı sorunu ile ilgili sinyal olmadığı gerekçesiyle internet alamıyorum. Bugün itibariyle 9 gün oldu ancak sorun çözülmedi. Sorunun ne zaman çözüleceğini sorduğumda, gelen ekip bile tarih vermiyor+++
Bu tam bir soygundur!
EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, "Son 4 yılda enflasyon yüzde 400 artarken, biz elektriğe yüzde 89 zam yaptık" dedi.
Oysa 4 yılda elektrik ücretleri yüzde 233 zamlandı.
Şirketlere ödenen dağıtım bedeli ise yüzde 642 zamlandı.
Elektrik kimin? BİZİM. Yani devlet üretiyor. Dağıtım ve iletim hatlarını kim yaptı? BİZ. Yani devlet bizim paramızla yaptı.
O zaman bu "Dağıtım Şirketleri" neden bizi soyuyor?
Ve bu şirketlerin SİYASİ SAHİBİ KİM???
Ben de vatandaş olarak kampanya başlatmak istiyorum. Yerli ve milli TOGG'u korumak için Audi A8L kullanımı yasaklansın!
Yok öyle üyelerin munzam aidatlarıyla A8 Long'a binip masal anlatmak. :) Herkes TOGG'a binecek.
#AudiA8LKullanimiYasaklansin
Yıllarca AKP'ye oy veren biri olarak, ben gireyim o tehlikeli sulara.
Yaklaşık 3 aydır VR için askeri eğitimlerde kullanılabilecek bir yürüyüş bandı geliştiriyorum. Prototip hazır, yazılım bitti. Amacım 1000–1500 dolarlık ürünlere 500 dolarlık bir alternatif çıkarmak.
Sorun şu: Gerekli parçaların %80’i Türkiye’de yok. Olanlar pahalı. Mecburen dışarıdan alıyorsun. Tam siparişe geçeceğim, bu yeni gümrük düzenlemesi önüme düştü.
Sistem diyor ki:
“Çok parça aldın, O zaman ticaret yapıyorsun. Hem bunlar güvenli mi bilmiyorum”
Hayır.
Ar-Ge yapıyorum.
Ama sistem bunu ayırmıyor. Ayırmak da istemiyor. Ayrıca bunların ithalatını yapanlara da bu güvenliği sormuyor. Sonuçta ben ya müşavir-antrepo-ek masraflarla boğuşacağım ya da aynı parçayı ithalatçıdan 10 kat pahalıya alacağım.
Kim kazanıyor?
Üreten değil.
İthal eden.
Bu sadece benim meselem değil. Robotikten oyuna kadar bir şey üretmeye çalışan herkes aynı yerde. Yıllardır konsol development kitlerinin gümrükleri yüzünden oyun çıkaramayan stüdyoları da hatırlayın. Kimse seslerini duymadı.
Bu iş gümrük güvenliği falan değil.
Bu iş ithalat lobisinin, vergi muafiyeti alan torpillilerin, haraç kesen ticaret odalarının talebi.
Birkaç yıl sonra ben de bu ürünü bir ABD’li firmadan alıp “vaktiyle biz de yapacaktık” derim.
O gün tweet atarsam ciddiye almayın; bu düzen zaten bizi oraya getirmek için var.
Mesela yurtdışında yaşayan halanız, teyzeniz, birisi bebeğize bir örgü yelek yapıp hediye yolladı. Ne oluyor biliyor musunuz bu garabet, bu ucubelerin öve öve bitiremediği yasa yüzünden:
Gümrük müşavirliği sizi arayıp faturasını istiyor. Diyorsunuz ki fatura yok, hediye o. Diyorlar ki biz fiyat biçeriz o zaman. Sonra diyorlar ki bu giyim eşyası bunun TAREKS belgesi gerekiyor. Tamam alalım belgeyi diyorsunuz, ama üründen parça alıp laboratuvara göndermemiz lazım diyorlar. Yahu saçmalamayın öyle şey mi olur niye kesiyorsunuz diyorsunuz. Kanun böyle bizim de elimiz kolumuz bağlı diyorlar. Tamam alalım rapor o zaman diyorsunuz. Diyorlar ki rapor ücreti 20bin TL, gümrük vergisi ve işlemleriyle 40bin TL’ye gelir bu ürünün ithalatı diyorlar.
Şaka sanıyorsunuz değil mi? Şaka değil. Böyle işliyor süreç.