Bugün bazı sosyal medya mecralarında TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkındaki Kanun Teklifinin görüşmelerinde, yatırımcı mağduriyetine karşı çıktığım yönünde asılsız ve tamamen çarpıtmaya dayalı iddialar yer almıştır.
Söz konusu komisyon görüşmelerinde Yeni Yol Partisi Adana Milletvekili Sayın Sadullah Kısacık’ın “Ben 30 almışım, siz 300 almışsınız; kazanırsak ben 30 kazanacağım, siz 300 kazanacaksınız ama kaybedersem de mantık nedir? Azdan az gider, çoktan çok gider” ifadesine tepki olarak “O zaman mağdur yok, mağdur yok o zaman! Senin mantıkla bakarsan bir mağdur yok ortada, herkes bilerek, isteyerek bir yere girmişse.” ifadelerini kullandım.
Komisyondaki konuşmamda da, süreçteki yolsuzluğa ve mağduriyete vurgu yaparak vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesi ve suçluların cezalandırılması gerektiğine dikkat çektim.
Dolayısıyla, tutanaklardan da görüleceği üzere mağduriyetin olmadığı yönünde bir ifadem asla söz konusu olmamıştır.
Yeni sistemde "kazananın her şeyi aldığı" yapılarda, yürütmeyi tek başına elinde tutan baskın lider/parti zamanla küçük müttefiklerini kendi içinde eritir veya işlevsizleştirir. Sayın Bahçeli'nin "Anayasal İkili İktidar" modeli, tam olarak bu mantığı kırmak üzere kurgulanmıştır.
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Mehmed'im, sevinin, başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
VATANDAŞIMIZIN HUKUKUNA SAHİP ÇIKIYORUZ!
Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın yakından takip ettiği fon soruşturmasında önceliğimiz; vatandaşlarımızın haklarını korumak, birikimlerinin istismar edilmesine izin vermemek ve uğradıkları mağduriyetlerin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesini sağlamaktır.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar sürdürülmektedir.
Bu kapsamda bugün yeni bir adım daha atılmış; 1 Temmuz-16 Eylül tarihleri arasındaki fonlardan para çıkışları en yüksek tutardan başlamak üzere incelenerek 46 tüzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı dondurulmuş; haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.
Bu kapsamda; devir, temlik, satış, bağış, ipotek ve rehin tesisi, hesap kapatma, yüksek tutarlı nakit çekimi, EFT/havale ve malvarlığını azaltıcı diğer işlemlerin önlenmesi; sermaye piyasası araçlarının dondurulması ve şüpheli işlemlerin gecikmeksizin adli makamlara bildirilmesi amacıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlara müzekkereler yazılmıştır.
Amacımız açıktır: Soruşturma konusu malvarlığı değerlerinin kaçırılmasına, el değiştirmesine veya üçüncü kişiler üzerine geçirilmesine imkân vermemek; suçtan elde edildiği tespit edilen değerleri güvence altına almak ve mağdur vatandaşlarımızın haklarına kavuşmasını sağlamaktır.
Para hangi hesaba aktarılmış, malvarlığı hangi şirketin veya kişinin üzerine geçirilmiş olursa olsun; izini sonuna kadar süreceğiz. İyi niyetli vatandaşlarımızın yılların emeğiyle oluşturduğu birikimlerin birtakım kişi ve yapılar tarafından istismar edilmesine asla müsaade etmeyeceğiz.
Hukuka aykırı işlemleri ve bağlantılarını ortaya çıkaracak, kanunun öngördüğü şartlar çerçevesinde mağdur vatandaşlarımızın haklarının korunması için gereken bütün hukuki tedbirleri kararlılıkla uygulayacağız.
Vatandaşımızın hakkını, emeğini ve birikimini korumak için hukukun bize verdiği bütün imkânlarla sonuna kadar mücadele edeceğiz.
Ülkemizin iki kıymetli ailesi, Sarallar ve Şahinler aileleri, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli ile birlikte tarihi bir kucaklaşma ve buluşmayla genel merkezimizde bir araya geldiler.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan ve eşi İlyas Kaya’yla ilgili fon iddiası, çok vahim.
İddiaya göre;
Karı koca toplam 163 milyon 46 bin lira yatırıp 5 ay sonra 2.17 milyar lira çekmişler.
Sayan ve eşi şu ana kadar bir açıklama yapmadı.
Açıkçası yorum için biraz da onu bekledim.
Eğer iddialar doğruysa, kabul edilebilir bir durum değil.
Hemen istifası gerekir.
İddialar doğru değilse, hemen yalanlamalı ve dava açmalıdır.
Hiç kimse makamını kişisel zenginleşme aracı olarak kullanamaz.
Bu arada benzer şekilde fon üzerinden zenginleşen ve servetini katlayan başka dostlar varsa onlar da fazla beklemeden gereğini yapsınlar.
Bakın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı son 3 ayda fonlardan çıkış yapanların listesini istedi, haberiniz olsun.
Hadi bekliyoruz.
Türkiye- ABD ile 100 yıllık dostmuş ama be hikmetse bir kere dostluklarını göremedik. Bu dostluktan yararlanan siyasiler iş insanları muhakkak vardır ama Türk Toplumu için bu 100 yıllık geçmiş hep kötü anılarla dolu. Türk-abd dostluğu duyduğumuz en büyük yalan. Kahrolsun Abd
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 71. maddesi ve Trafik Yönetmeliği’nin 141. maddesi çakar kullanımını sınırlandırmıştır.
Çakar lamba, bir statü sembolü değil, acil durum ve görev gerekliliği için kullanılmak üzere devlet tarafından yetkilendirilmiş araçlara verilen bir haktır.
Ambulanslar,
İtfaiye araçları,
Emniyet ve jandarma ekipleri,
Acil durum müdahale araçları,
Devlet protokol araçları
gibi sınırlı sayıda resmi araç tarafından sadece görev anında kullanılabilir.
Bu hakkın suistimal edildiğine çok sık tanık oluyoruz.
Özel işlerinde berbere,manava ,
bakkala gidip gelirken ,kırda gezerken çakar kullanan arkadaşları görüyoruz.
Bu arkadaşların trafikte seyir halinde olan vatandaşlardan büyük tepki aldıklarını hatırlatmak istiyorum.
Ama, lakin, fakat demeden net olarak söylüyorum.
Milletvekili arkadaşlar yasama görevleri ile ilgili işlerin dışında çakarlı araç kullanmamalıdır.
Fon olayından dolayı 500.000 yatırımcıdan bahsediliyor bunları aile olarak düşünürsek nüfusun yaklaşık %3 denk geliyor. Üç ay gibi bir sürede fonlardan para alacağını düşünen bu insanların sosyal maliyetleri ne olacak yaşayarak göreceğiz
Yavuz Ağıralioğlu iyi bir okuyucu kesin hatta Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası kitabını okumuştur. Kendisi kitaptaki Bihruz Bey karakteri gibi takılmayı bıraksın.
Sistem adaletini ve kurallarını kaybettiğinde, bireysel ahlaki sınırlar buharlaşır. Yukarıda liyakat çöktüğünde aşağıda kural ihlali "hayatta kalma" refleksine dönüşür. Toplumsal yozlaşma bireysel değil, sistemiktir. Buna toplumsal kuralsızlaştırma deniyor.
Borsa ve fon hortumcuları, dolandırıcılar, uyuşturucu ve kumar müptelaları, yeni nesil hırsızlar çeteler suç örgütleri, bu milletin kanını devletin varlığını emen yavşaklar. Her gün bunlara yapılan operasyonlar ile yaşıyoruz. Bu ülke ne hale geldi pislik bir türlü bitmiyor.
Adalet Bakanımız Akın Gürlek göreve geldiğinden beri operasyon yapmadığı; grup, zümre, sektör kalmadı işin ilginçi memlekette önceden devlet nizamı diye bişey yokmuş herkes tuttuğunu götürüyormuş. Umarım bu operasyonlar yerinde ve içeriği doğrudur amacına hizmet ediyordur.
Herkesin emeklilik hayali deniz kenarında bir müstakil bir villa’da yaşamaktır. Terörist başının bu hayalini gerçekleştiren emekli politikaları ile takdir ettiğimiz hükümetimizi tebrik ediyorum.
Boğaziçi ile Fatih Sultan Mehmet köprüleri 2014 itibari ile büyük onarım gördü(halatlar değişti) ve 40 yıl bakıma ihtiyacı yok denildi. Sadece asfalt tabakası masrafı olan köprüler için ihale ile özelleştirmesi vatandaşın cebinden daha fazla para alıp çetelere verilmesidir.