Neden mi susuyor Fenerbahçe yönetimi? Çünkü susmaları için oraya getirildiler. Ali Koç'u susturamayınca kendi pespaye camiasına harcattılar ve uslu çocuk olacak kişileri kongre marifetiyle o koltuğa getirdiler. Fenerbahçe yönetiminden kimse aksiyon beklemesin
🚨 İtirafçı FETÖ mahrem imamı Özgür Kaya, Fenerbahçemizi hedef alan 3 Temmuz kumpasına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Kaya, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ilk adımı olarak terör örgütünün ilk hedefinin Fenerbahçemiz, Başkanımız Aziz Yıldırım ve yöneticilerimiz olduğunu, kumpası terör örgütü elebaşı Fethullah Gülen’in yönettiğini söyledi.
#FBTV
🟡🔵 Fenerbahçe Spor Kulübü için takım sporlarında 2025-2026 sezonu resmen sona erdi.
🏆 Bu sezonda toplam 1⃣2⃣ kupa kazandık.
• Kadın Basketbol - 4
EuroLeague Women
Halkbank Kadınlar Basketbol Süper Ligi
Türkiye Kupası
Cumhurbaşkanlığı Kupası
• Erkek Basketbol - 3
Basketbol Süper Ligi
Türkiye Kupası
Cumhurbaşkanlığı Kupası
• Tekerlekli Sandalye Basketbolu - 2
Euro Cup 1
Tekerlekli Sandalye Basketbol Süper Ligi
• Kadın Futbol - 1
Turkcell Kadın Futbol Süper Ligi
• Erkek Futbol - 1
Süper Kupa
• Kadın Voleybol - 1
AXA Sigorta Şampiyonlar Kupası
Hocalar sizce motivenin her albümündeki en iyi şarkı neydi bana göre
Makaveli-BİN DEFA
Makaveli deluxe-NEREDEN
SAVANA-SAVANA
Romantik-EXORCİST
Taycan V1-TUTUSURSAM EYVAH LAYLOW
Taycan-DRAGON
Mortal Kombat-OU
Pasaj-BYE
OUTPUT NR1-PETER PAN
Değerli Fenerbahçe Kongre Üyelerine,
Tarih: 12 Mayıs 2012
3 Temmuz operasyonu üzerinden yaklaşık 1 sene geçmişti. Milli güvenlik sorunu terör örgütü operasyonunu tamamlamış, sürece dâhil olanlar bağlı oldukları kurumlardan ayrılarak kendi camialarına geri dönmüşlerdi.
O akşam kin ve nefret içinde oraya doldurulan güvenlik güçleri daha maç öncesi başlayan tüm provokasyonlara rağmen sakince takımını alkışlayan Fenerbahçe taraftarına saldırı başlatmıştı.
Bulunduğu protokolü terk edip taraftarın arasına canı pahasına koşarak giden birisi vardı. O gazı da bizimle birlikte yedi, o polislere de bizimle birlikte karşı koydu. Ve o adam o akşam üzerine giydiği o ateşten gömleği bugün Feenerbahçe Başkanı olarak üzerinde taşımaya devam ediyor.
Sorumluluk alma vakti gelmişti ve o adam bu ŞEREFLİ camiaya Başkan oldu.
Başkanlık koltuğuna oturduğunda elinde mali açıdan batmış, gelirleri yıllar boyu temlik altına alınmış, elindeki bütün nakdi ve gayrinakdi varlıkları faktoring şirketlerine kırdırılmış ve sadece 70m€ değerinde bir futbol şubesi vardı.
Bu süreçte illegal oluşum bütün gücüyle futbol paydaşlarını eline geçirmiş, medyadan federasyona, yayıncı kuruluştan hakem kurullarına kadar en önemli ve kritik noktalara yerleşmişti ve hızla güçlenmeye devam edip futbolu dizayn etmeye başlamıştı.
Fenerbahçe’nin karşısında yalnızca rakip takımlar değil, aynı zamanda çok katmanlı bir sistem vardı.
Güçlü bir kadro için öncelikle güçlü bir mali yapı gerekiyordu. Tabiki bu süreç çok sancılı olacaktı ve değişim uzun sürecekti çünkü koskoca Fenerbahçe camiasında bu taşın altına girmeye gücü yetecek ve bunu yapabilecek tek kişi vardı o kişi de o göreve soyunmuştu.
Fenerbahçe'mize kişisel servetinden bugüne kadar +120m€, dolaylı sponsorluklarla birlikte yaklaşık +200m€’ya yakın kaynak sağladı ve günümüz Fenerbahçe’sinin futbol şubesi 300m €’nun üzerinde kadro değerine sahip, Bankalar Birliği’nden çıkış için ise yalnızca resmi evrak işlemlerini bekleyen, kulüp gelirlerini 7 yılda € bazında 2 katına çıkaran bir organizasyon hale getirdi.
Sancılı geçen ilk 3 yılın ardından Fenerbahçe, Avrupa kupalarında her sezon bir öncekinin üzerine koyarak yoluna devam etti. Artık sadece grup aşamalarında değil; Şubat ve Mart aylarından sonrasını gören, son dörtlere kalma iddiası taşıyan bir takım kimliği kazanıldı. Bu noktada kurulan kadronun artık Avrupa’nın en üst seviyelerini hedeflemesi gerektiği dile getirildi.
Bu sırada "SİRK" liginde neler oluyordu;
Son 3 senesini hakkıyla şampiyon bitirecekken illegal oluşum tarafından şampiyonlukları çalınmış, suyun diğer tarafı lehine tüm Türkiye’nin gözü önünde haftalarca, sezonlarca alenen kart ve hakem şikesi yapılmış, oynadığı, mücadele ettiği lig takımlarının 12’sinden fazlasının suyun diğer tarafının kongre üyesi olması, futbolcularının sürekli aklıyla kalbinin çelişmesi, sana 25 faulle oynayıp 2 kart görürken karşı takıma 8 faulle oynayıp 5 kart gören bir mücadelenin içerisinde, şampiyon olunmaya çalışılmış.
Ve hatta adil yönetilse 3 senede de şampiyon olabilecekken bugun 7. yılında o ünvanı elde edememiş bir Başkan konumunda Ali Koç.
Geçen yedi yılda Başkan Ali Koç’un çok hataları oldu. Kimi kararları tartışıldı, kimi hamleleri camiada tepki topladı. Gerçekçi olmak gerekirse, bazı yanlışlar yapılmasaydı bugün Fenerbahçe belki de 3 kez üst üste şampiyon olabilirdi.
- Mesela Kundura Fabrikalarında 38 maçta 33 galibiyet gibi ütopik bir senaryoyu kurgulayabilirdi,
- Veya yanlış karar veren hakemleri stad odalarına kilitleyip sabaha kadar esir alabilirdi,
- Yerel ve genel seçimler öncesi orasını burasını okşatabilir, tam bağlılığını gösterebilirdi,
- Olmadı mı kendi taraftarını dolandırıp, bir karaborsa ağı kurabilirdi,
- Hadi bunlarla da uğraşmayalım diyip, gidip de bir illegal bahis çetesine teslim olup kara para aklayabilirdi.
Mesela bunların bir kısmını yapsa, Fenerbahçe muhtemelen 3 kez üst üste şampiyon olabilirdi.
Tarih: 12 Mayıs 2012
Fenerbahçe Başkan adaylarından Sn. Steven Sadettin Saran ise bu zamanlarda camiamız kumpasla ele geçirilmeyle ve milli güvenlik sorunu olan terör örgütüyle mücadele ederken, sahip olduğu yayın organlarında her gün Fenerbahçe’mize şikeci diyenleri bir bir yayınlara alıp, bu eylemleri aklayıcı, başta Sn. Aziz Yıldırım olmak üzere, yönetimimize ve takımımıza yapılan saldırıları meşrulaştırıcı yayınlar yaptırıyordu.
Ek olarak, bir terör örgütü ile savaşan Fenerbahçe’mizi icraya vermekle meşguldü.
Her fırsatta Fenerbahçe Başkan adaylığı için doğal aday olduğunu ve bir gün başkan olma hayaliyle yaşadığını dile getirip, Fenerbahçe’mizin en kötü, en zor zamanlar��nda “1” kere bile ortalıkta gözükmeyip, hiçbir mücadelesinde yanında olmadan, ve hatta zora sokacak derecede karşıt yayınlar yaptıran bir pozisyon almıştı Sn. Sadettin Saran.
Ne zaman ki Fenerbahçe mali olarak borçlarını dengelemiş, Chobani ve Adidas dünya markalarıyla dolgun sponsorluklara imza atmış ve artık önünün açıldığı dönem gelmiş, ondan sonra ortaya çıkıp "Artık Başkan olma vakti gelmiştir " diyebilmiştir.
Başkanlığa aday olduğu süreçte illegal bahis yayınından dolayı yurtdışı çıkış yasağı bulunan ve Başkanı olacağı (!) takımın deplasman maçlarına dahi gidemeyecek olan ve hali hazırda ülkedeki en büyük 4 legal bahis şirketlerinden birinin sahibi olan ve bu organik bağı yüzünden kendisine yöneltilebilecek olası cezalar için çok önceden aksiyon alması gerekirken, herşeyi son dakikaya bırakan, açıkladığı ve yapmayı planladığı projelerin hiçbirisinin altını dolduramadığı gibi, tuhaf bir gayrimenkul fonu projesinden bahsetmesi ve bu projenin Fenerbahçe düşmanlığı ile nam salmış basın yayın organları tarafından sürekli parlatılıp servis edilmesi birçok soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.
Başkan adaylığı süreci boyunca 3 kere hoca tercihini açıklayan ve hepsi de birbirinden populist ve birbirleriyle alakası olmayan hoca tercihleri, bu süreçte ne kadar hazırlıksız ne kadar programsız olduğunun göstergesi.
Başkan olduktan sonra şampiyon yapamazsam giderim demek "Kulübün mevcut bütün kaynaklarını kullanırım, transferi yaparım, başarısız olursam giderim ve bu yükü de bir sonraki Başkan’a bırakırım" demek değil midir?
Gelelim bugüne;
Diğer taraftan, arkasında taraftar gücünü kaybetmiş bir Başkan, fakat ne olursa olsun canla başla hala daha bu düzeni yıkmak için elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışan, neredeyse tek başına istihbarat toplayan, MHK içindeki kirli yapılanmayı ortaya çıkarmaya çalışan ve günümüzde 9-10 tane mevcut sirk ligi hakemlerinin bile savcılığa başvurmalarını sağlayabilen, bu düzenin yıkılması için çalmadık kapı bırakmayan, bu ülkenin en güçlü ailelerinden birinin ve şirketinin sahibi olan bir insan var.
Karşısında ise bugüne kadar bu konularla ilgili tek yorum yapamayan ve daha 3 gün önce saha içinde yine ve yine hakkımız yenilip takımımız doğranırken sadece "İçimiz cız etti" diyebilen bir Başkan adayı ile karşı karşıya gelecek Fenerbahçe Kongre Üyleleri 21 Eylül Pazar günü.
Değişim yaşanmasını hepimiz istiyoruz; bu değişimin ancak daha güçlü, daha dirayetli, daha mücadeleci olanıyla yapılması makbuldür.
Nasıl ki zamanında Sayın Aziz Yıldırım yerine Sayın Ali Koç ile yola devam etme kararı aldı Fenerbahçe Kongresi, eğer bir gün aynı güçte ve dirayette, tüzüğünün gerekliliklerini sonuna kadar yerine getirmeye çalışan başka bir aday görür o zaman yine doğru kararı verip değişimin ateşini yakmasını da bilir.
Mevcut yönetimden memnun olmayabilirsiniz. İletişim konusundaki sıkıntılardan tutunda, teknik kadro konusundaki kararlara birçok şeyi de eleştirebilirsiniz.
Ancak değişim istemek demek, soru işaretleriyle dolu yeni bir dönemin başlamasına müsade etmek değildir.
Fenerbahçe Kongre Üyeleri, sıradan bir başkanlık seçimi için değil, Tüzüğüne, Kuruluş Amacına ve Mücadelesine gece gündüz sahip çıkabilecek olan tarafı seçmek için, "her zaman olduğu gibi" kendi başkanını "hür iradesi" ile seçebilen "tek" Kongre ünvanına sahip olarak seçimini bir kez daha yapacaktır.
"Yaşa Fenerbahçe"
Son 3 sene lçinde
Şu olan bitenin tek bir tanesinde @Fenerbahce
'nin sadece adı bile geçmiş olsaydı Şampiyonlar Ligi'nden men edilip
Süper Lig'de küme düşürüldü.
@lubeayar çok güzel anlatıyor. #galatasarayincelensin
Prof. Dr. Vahdettin Engin'in (@EvimizdeTarih) sözünü ettiği, 1959 öncesi şampiyonluklar hakkındaki Tahkim Kurulu Kararı... Okuma yazma bilen herkes, bu kararın Fenerbahçe tezlerini desteklediğini rahatlıkla görebilir.
TFF 2001 yılında aldığı bir kararla "Türkiye Ligi'nin 1959 yılında başladığını kabul ediyorum" dedi. Bu, keyfi ve tarihi dayanağı olmayan bir karardı. Nitekim Tahkim Kurulu bu kararı bozdu. Yani TFF'nin kararı yok hükmündedir. TFF bir an önce yanlışından dönmelidir.
Dear Sir/Madam,
@ChampionsLeague@UEFAcom@UEFAEURO@UEFA
In light of serious allegations and ongoing judicial proceedings involving senior officials of Galatasaray Sports Club, we respectfully submit this formal request for the reconsideration of the club’s eligibility to participate in the 2025 UEFA Champions League draw, in accordance with the UEFA Statutes, the UEFA Disciplinary Regulations, and the integrity principles enshrined therein.
According to information reported in credible media sources and confirmed by judicial authorities:
https://t.co/8UVMH4UOEe. Eray Yazgan, General Secretary of Galatasaray S.K., has been formally indicted and faces a potential prison sentence of up to five (5) years on charges related to illegal betting advertising in which the club is allegedly involved.
https://t.co/yqBeRXq2Fc. Rezan Epözdemir, former Vice President of Galatasaray S.K., is currently held in pre-trial detention facing charges including Espionage (Treason), Assisting a Terrorist Organisation (FETÖ), and involvement in bribery allegations implicating the club’s name.
Pursuant to Articles 4.03 and 4.04 of the UEFA Champions League Regulations and Article 11 of the UEFA Disciplinary Regulations, clubs, their officials, and representatives are required to uphold sporting integrity, maintain the highest standards of conduct, and protect the reputation of UEFA competitions. These provisions also empower UEFA to restrict or suspend a club’s participation where there are reasonable grounds to believe such principles have been breached.
Given that the incidents concern high-ranking officials of the club and raise serious doubts regarding compliance with UEFA’s ethical and integrity standards, we respectfully request that:
•Galatasaray S.K.’s participation in the 2025 UEFA Champions League draw be suspended, and
•Provisional measures be applied pending the conclusion of the relevant judicial proceedings and the issuance of final verdicts.
We trust that UEFA will assess this matter with due regard to the principles of integrity, fairness, and the protection of the competition’s reputation.
Yours faithfully,
Dear Sir/Madam,
@ChampionsLeague@UEFAcom@UEFAEURO@UEFA
In light of serious allegations and ongoing judicial proceedings involving senior officials of Galatasaray Sports Club, we respectfully submit this formal request for the reconsideration of the club’s eligibility to participate in the 2025 UEFA Champions League draw, in accordance with the UEFA Statutes, the UEFA Disciplinary Regulations, and the integrity principles enshrined therein.
According to information reported in credible media sources and confirmed by judicial authorities:
https://t.co/8UVMH4UOEe. Eray Yazgan, General Secretary of Galatasaray S.K., has been formally indicted and faces a potential prison sentence of up to five (5) years on charges related to illegal betting advertising in which the club is allegedly involved.
https://t.co/yqBeRXq2Fc. Rezan Epözdemir, former Vice President of Galatasaray S.K., is currently held in pre-trial detention facing charges including Espionage (Treason), Assisting a Terrorist Organisation (FETÖ), and involvement in bribery allegations implicating the club’s name.
Pursuant to Articles 4.03 and 4.04 of the UEFA Champions League Regulations and Article 11 of the UEFA Disciplinary Regulations, clubs, their officials, and representatives are required to uphold sporting integrity, maintain the highest standards of conduct, and protect the reputation of UEFA competitions. These provisions also empower UEFA to restrict or suspend a club’s participation where there are reasonable grounds to believe such principles have been breached.
Given that the incidents concern high-ranking officials of the club and raise serious doubts regarding compliance with UEFA’s ethical and integrity standards, we respectfully request that:
•Galatasaray S.K.’s participation in the 2025 UEFA Champions League draw be suspended, and
•Provisional measures be applied pending the conclusion of the relevant judicial proceedings and the issuance of final verdicts.
We trust that UEFA will assess this matter with due regard to the principles of integrity, fairness, and the protection of the competition’s reputation.
Yours faithfully,
Attention please RACİSM ALARM
We are so sorry for Portuguese people . @GalatasaraySK s maneger Okan Buruk swears to Portuguese referee as "mother fucker portuguese"
Please
stop Racist swearin to Portuguese people !
@UEFAcom@FIFAcom#UEFA#FİFA#SayNoToRacism
🔴 Karaborsa bilet skandalına adını yazdıran
🔴 Yüz yıllık formasına illegal bahis sitesi reklamı alan
🔴 Usülsüz kontratlar yapan
🔴 Rakip takımların oyuncularını ayartmayı kültür haline getiren
🔴 Şampiyonluk posterlerinden oyuncularını silen
🔴 Sezonlar boyunca skandal hakem hatalarıyla, hak edilmeyen puanlara, haram şampiyonluklara damga vuranlar AHLAK DERSİ VEREMEZ!
Dear Uefa and Club Financial Control Body;
In her testimony to the public prosecutor's office, Ebru Gürsoy, who worked at Galatasaray Sports Club for seven years, confirmed the allegations that Galatasaray sold tickets on the black market
In her attached testimony to the prosecutor's office, the former Galatasaray employee said, "There has been intense black market activities at Galatasaray Sports Club for the last 2 seasons. This business continues in many ways."
“Since the UEFA room is usually available during league matches, black market activities are carried out in this room. These rooms are usually used by individuals from the Galatasaray management named Alper Narman, Eray Yazgan and Bora Bahçetepe... As soon as Passolig assigns tickets to the club, these three individuals acquire those tickets.
I heard that the money which was going to president Dursun Özbek was taken by Ümit Karpuz, who was Dursun Özbek's driver, and deposited into his own account. These activities were generally carried out by Gökhan Özbek, the president's son, due to Dursun Özbek's age and the nature of these tasks, which required technology.
I learned that Eray Yazgan and Alper Narman went to former Galatasaray council member Ahmet Yüce and said, ‘We did this, but let me tell you why we did it. The banks union (where Galatasaray is indebted to) deduct 50 percent of the income Galatasaray generates from tickets, season tickets and various other places, and we established a system in order to prevent this deduction, so that we generate income for Galatasaray that won't go to the Banks Union. That's why we got into this business.’
Especially in away European matches, 5,000 away tickets for example, are directly transferred by the club to Ultraslan (Galatasaray's fan base). Ultraslan sells these tickets on the black market. Despite being involved with the club for the last 2 years, I have not been able to get an away ticket."
By selling UEFA tickets on the black market, Galatasaray reduces the share of UEFA from the ticket income they generate. Also, they reduce their debt by generating illegal income and avoiding taxes. This kind of income is against financial fair play rules.
In light of all these documents and evidence that have been suppressed and ignored by the Turkish Football Federation and other official authorities, it is clear that Galatasaray Sports Club has cast a shadow on the spirit of football by committing criminal activities and generating illegal income. We request an urgent investigation of this matter by UEFA and Club Financial Control Body demand that the necessary penalties be applied to the relevant parties and the club.
Yours Sincerely.
#CriminalSaray
@UEFAcom@UEFA@EuropaLeague@uefa
AÇIKLAMA
Bir rakibimiz ile ilgili kendi kulüp üyeleri tarafından ortaya atılan karaborsa iddiaları hakkında Fenerbahçe Spor Kulübü olarak devletimizin ilgili tüm kurumlarını detaylı olarak bilgilendirmiş; gerekli araştırma ve soruşturmaların yapılmasını talep etmiştik.
Konu, Başkanımız Sayın Ali Y. Koç’un son basın toplantısındaki ifadeleri üzerine bugün bazı basın kuruluşları ve sosyal medyada yeniden gündem olmuştur.
Üzülerek belirtmek isteriz ki savcılık dosyasındaki eksiklik bugün gündem olan tanık beyanından ibaret değildir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, yeterli ve detaylı araştırma ile etkin bir soruşturma yapılmaksızın, iddialar hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği düşünülmektedir.
Bu sebeple;
Kulübümüz tarafından hem doğrudan kendisini ilgilendiren hem de toplumsal sorumluluk gereği verilen bu karara karşı 31 Aralık 2024 tarihinde savcılık makamının kararının kaldırılması için bir üst merciye müracaat edilmiştir.
Kamu vicdanı açısından söz konusu soruşturma, hukukun gerektirdiği gibi, en ince ayrıntısına kadar araştırılarak sonuçlandırılmalıdır.
Zaten bahsi geçen kulüp de iddialara ilişkin olarak herhangi bir usulsüzlük olmadığını düşünüyor ve kendini suçsuz görüyorsa adaletin tecellisi için soruşturmanın derinleştirilmesine destek verecektir.
Adli makamların konuya hassasiyetle yaklaşacağına inanarak, bu ve benzeri konularda tüm haklarımızı kullanacağımızın ve sonuna kadar sürecin takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.
Fenerbahçe Spor Kulübü
gs trolleri ile aynı kelimeler hatta aynı görsellerle Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanına,Asbaşkanına,Yönetimine,Teknik Direktörüne,Futbolcularına küfür,hakaret edip,gs lehine yapılan kıyaklara,hatalara,hak yemelere sesini çıkarmayanlar;haksızlıklarla mücadele eden,takımına sahip çıkanlara satılmışlar diyor.
Bu fıkra değil gerçek…