Zonguldak'ta bedeni yakılan Afgan işçinin eşi Qamer Nourtani:
🔻Saçlarım beyazladı, dökülmeye başladı, daha da yaşlandım.
🔻Eşim çalışmamı istemezdi, şimdi bulaşıkçılık ve temizlikle evi geçindirmeye çalışıyorum.
🔻Oğlumun protez bacağa ihtiyacı var ama 'deport durumundasınız' diyerek yardım etmiyorlar.
🔻Kimliklerimiz iptal oldu, hastaneye gidemiyoruz.
🔻İki engelli çocuğumla deport korkusuyla yaşıyoruz.
🔻Cansız bedeni kül edilmek istenen bir babanın çocuklarında sadece ümitsizlik görüyorum.
🔗İlke TV
📍📍Van'da sahipsiz köpeklerin saldırısında bir çocuk hayatını kaybetti, bir çocuk yaralandı
Hayatını kaybeden 5 yaşındaki çocuğun amcası aynı zamanda yaralı çocuğun babası olan Veysi Özsoy tepkisini şöyle dile getirdi:
💬"Köpeklerin arasına girerek çocuğumu kurtardım. Bu sırada ben de kolumdan yaralandım. Oğlumu hastaneye götürdüm. Hastanede olduğumuz sırada elim bir olay daha yaşandı. Yeğenim Hamza kayıptı. Güvenlik güçleriyle aramaya çıktık. Kısa süre sonra cansız bedenini bulduk. Sahipsiz köpekler sorununa çözüm bulunmasını istiyoruz. Bir insanın canı bu kadar ucuz mu? Bir köpeğin canı yandığında tepki gösteriyorsunuz. Bu çocuk için de ses çıkarın"
In Islam if you rape and eat children you get executed, while in the West if you rape and eat children you get voted president or a high ranking government official. We are not the same
Gülistan Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar,
Bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar,
Başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor!
Bir de normalmiş gibi yok bu değil,bu da değil falan diye devam etmişler!!
Adamlar için su kaynaklarının dibin de kadın cesedi bulmak normalleşmiş!!!!!
İyi ki kadınları bu da değil diye suya geri atmamıslar'!!
O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan;
bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma!
Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz!
Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......,
#GülistanDoku
Bu yazıyı Amerika’dan yazıyorum. Burada okulda şiddetin “büyük haber” sayılabilmesi için ölü sayısının iki haneli olması gerekiyor! Türkiye o noktaya değil. İnşallah hiçbir zaman da olmaz. Ama o noktaya giden yol tam da böyle döşeniyor: her hafta bir olay, her olayda birkaç günlük tartışma, sonra unutuş, sonra yeni bir olay. Alışa alışa.
Türkiye’de okul çağındaki çocukların yarısı zorbalığa maruz kalıyor. Bin öğrenciye bir rehber öğretmen düşüyor. Öğretmenin risk bildirimi dosyalanıp kayboluyor.
Sistem uyarıldı. Yine duymadı.
Çözüm siyasette, çözüm tasarımda: Şiddeti gördüğümüz her yerde adil bir şekilde cezalandırmak ilk adım. Adalet yoksa gerisini konuşmayalım. Varsa çözüm için daha küçük okullar, daha çok rehber öğretmen ataması, ve okullarda pozitif iklim odaklı düzenleme (erken uyarı mekanizmaları) şart. Ama şeffaf kurallar, caydırıcı yaptırımlar ilk adım. Bu adım yoksa sıradaki kim sorusunun cevabı çok açık.
Fatma Nur öğretmen şunu söylemişti: “Sıradaki biz olabiliriz.”
Bugün Kahramanmaraş. Dün Urfa. İki gün. İki şehir. İki okulda şiddet vakası. Artık münferit vaka diyemeyiz.
Yazının tamamı @GazeteOksijen ‘de!
BİLMEYENLER İÇİN: GÜLİSTAN DOKU DOSYASI
6 yıl önce bir üniversite öğrencisi yurttan çıktı. Minibüse bindi… ve bir daha hiç görülmedi. Ne bir iz bulundu, ne bir eşya.
Bugün ise dosyada kritik bir kırılma yaşandı.
Bilinmeyenler için baştan anlatayım:
21 yaşında, hayalleri olan gencecik bir üniversite öğrencisiydi Gülistan Doku. Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisiydi. 5 Ocak 2020’de ortadan kayboldu ve o günden bu yana kendisinden bir daha haber alınamadı. Bugün ise dosyada kritik bir gelişme yaşandı: Cinayet şüphesiyle 7 ilde 13 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.
Gülistan, 5 Ocak 2020 günü kaldığı KYK yurdundan ayrıldı. Mobese kameralarına yansıdığı kadarıyla Tunceli Valiliği önündeki duraktan üniversiteye giden minibüse bindi. Fakat üniversiteye hiç ulaşamadı. Cep telefonu sinyali en son Uzunçayır Baraj Gölü üzerindeki Sarısaltuk Viyadüğü’nde verdi ve bir daha açılmadı.
Aramalar hemen başladı ve aylarca sürdü. Baraj gölü detaylı tarandı: AFAD, jandarma, dalgıç ekipleri, sonar cihazları, dronlar, arama köpekleri… Yüzlerce kişi, onlarca araç ve botla geniş operasyonlar düzenlendi. Ama ne bir iz, ne bir kıyafet parçası, ne de herhangi bir eşya bulundu. Sanki Gülistan birdenbire yok olmuştu.
İlk günlerde “intihar etti” açıklamaları yapıldı. Köprü görüntüleri ve tartışma iddiaları öne çıkarıldı. Ancak ailesi ve avukatları bunu baştan beri kabul etmedi. Çünkü ortada ciddi şüpheler vardı: Üniversite içindeki kamera görüntülerinin silindiği, delillerin karartıldığı, soruşturmanın yıllarca çok yavaş ilerlediği konuşuluyordu. Dosya uzun süre adeta rafta kaldı.
Şüpheler özellikle Gülistan’ın eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve çevresine yoğunlaştı. Abakarov’un üvey babası Engin Yücer (eski polis) ve annesi Cemile Yücer de soruşturmada yer aldı. Aile, olayın basit bir kayıp veya intihar olmadığını, organize bir şekilde örtbas edilmeye çalışıldığını savundu. Yıllar içinde yeni deliller ortaya çıktı: 700 saate yakın kamera kaydı incelendi, HTS kayıtları yeniden değerlendirildi, itiraflar gündeme geldi.
Ve nihayet 14 Nisan 2026… Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Cinayet şüphesiyle 13 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Aralarında öne çıkan isimler şöyle:
•Gülistan’ın eski sevgilisi Zeinal Abakarov (Alanya’da gözaltına alındı)
•Zeinal’ın üvey babası eski polis Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer
•Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel (İstanbul Ataşehir’de gözaltına alındı)
•Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı Uğurcan Açıkgöz
•O dönem Tunceli İl Özel İdare’de çalışan Erdoğan Elaldı
•Üniversite kamera sorumluları, vali koruması ve diğer bağlantılar
Soruşturma artık resmen “cinayet” yönünde ilerliyor. Bu dosya artık bir kayıp vakası değil. Nüfuz kullanımı, delil karartma ve yıllarca konuşulan örtbas iddialarıyla birlikte, Türkiye’nin en ağır dosyalarından birine dönüşmüş durumda. 6 yıl boyunca ne bulundu ne de gerçek ortaya çıkarıldı. Şimdi ise tablo net: Bir genç kız ortadan kayboldu, izler silindi, dosya yıllarca sürüncemede bırakıldı. Bu saatten sonra mesele bellidir—bu bir cinayet dosyasıdır ve bu dosyanın tüm sorumluları ortaya çıkarılmak zorundadır.
Stone Age?
At a time when you were still in caves searching for fire, we were inscribing human rights on the Cyrus Cylinder.
We endured the storm of Alexander and the Mongol invasions and remained; because Iran is not just a country, it is a civilization.
Lokantanın birinde o yörenin en tanınmış pehlivan'ı çorba içiyormuş. Derken zayıf cüsseli bir müşteri daha girmiş ıçeriye. O da çorba istemiş. Garson çorbayı getirmiş, müşteri limon da istemiş. Garson "beyefendi son limonu şu karşıdaki beye verdim maalesef limonumuz kalmadı" der.
O sıska görünümlü müşteri de " olsun o beyefendinin sıktığı limonu getir" der. Garson da " aman beyefendi o buraların en namlı pehlivanı onun sıktığı limonda suyu mu kalır" der.Müşteri "olsun kardeşim sen getir" der.Pehlivan da olanları göz ucuyla seyretmektedir.
Garson gider pehlivanın masasındaki sıkılmış limonu getirir ve masasına bırakır.Pehlivan sıkılmış limonun suyunun çıkmayacağını bildiği için bıyık altı gülmektedir.
Yeni gelen o sıska görünümlü müşteri suyu sıkılmış limonu alır ve öyle bir sıkar ki çorbaya inen suyun şıkırtısı öbür masalardan duyulur. Hem Pehlivan hem de diğer müşteriler şaşkınlık içinde kalmıştır. Özellkle gururu da kırılan Pehlivan sıska müşterinin yanına gider ve;
"Bu yörede gücü ile nam salmış en ünlü pehlivanım ben. Sen kimsin ki bu limondan hala su çıkartabildin? Bana adını bahşeder misin yiğidim" diye sorar?
--Tabii! Mehmet Şimşek... 😃😅
Alıntı ✔️
ABD'nin ambargosu nedeniyle Küba'da elektrik yok. Yoğun bakımdaki hastalar birer birer ölüyor. ABD ve İsrail yeryüzünün en büyük terörist oluşumlarıdır.
Netanyahu hakkında tutuklama kararı çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi Yargıcı Nicolas Guillou:
💢 Visa ve Mastercard tüm kartlarımı bloke etti.
💢 Hiçbir satın alma işlemi yapamıyorum.
💢 Ben bir yargıcım ama bir suçlu gibi muamele görüyorum.
💢 Hakimler, avukatlar ve siyasiler sindirilmeye çalışılıyor.
💢 Bir meslektaşım, ismimin Trump'ın görev süresi bitene kadar kara listeden çıkarılmayacağını söyledi.
💢 Fransa Cumhurbaşkanı'nın müdahalesine rağmen, ABD makamları yanıt vermedi.
pembe vergi benzer işleve sahip ürünlerin sadece kadınlara yönelik olduğu için daha yüksek fiyatlarla ve daha ağır vergilerle satılmasıdır aynı işlevi gören iki üründen birini sırf rengi ve hedef kitlesi kadınlar olunca pahalıya satmak kapitalizmin en cinsiyetçi yüzüdür
Only Fans'ın kurucusu ölmüş. OnlyFans kadın bedeninin sömürülmesini alıp, üzerine "özgürlük" etiketi yapıştırarak pazarlayan modern bir tuzaktır. Geçmişte kadınlar genellikle fiziksel zorlama, kölelik ya da aşırı yoksulluk nedeniyle bu yola itiliyordu. Bugün ise "kolay para", "kendi işinin patronu ol" gibi parıltılı pazarlama stratejileriyle, sistem bu sömürüyü bir "seçim" gibi sunuyor.
Eskiden bu bir 'trajedi' olarak görülürken, bugün kapitalizm bunu bir 'girişimcilik' başarısı olarak pazarlıyor. Oysa perde arkasındaki sömürü hiç değişmedi. Çünkü onlyfans içerik üreticisi kadın, bir erkeğin "zaafını" nakde çevirirken, platform ise hiçbir risk almadan bu gelirin %20'sine el koyuyor. Ve Kadının emeği ve bedeni üzerinden toplanan veri, dev teknoloji şirketlerini zenginleştiriyor.
Sistem, kadınlara "erkekleri parmağımda oynatıyorum" hissini bile bilerek veriyor. Çünkü bir kadın kendini "avcı" sandığında, aslında "av" olduğu gerçeğini sorgulamayı bırakır.Sonuçta kadın, erkeğin cinsel zaafını ve parasını "sömürdüğünü" sanırken; aslında her ikisi de dev bir kapitalist makinenin yakıtı haline geliyor. Bir erkeğin cüzdanındaki üç beş kuruşu almak, o sistemin asıl sahibi olan dev şirketlerin kazancıyla kıyaslanamaz bile.
Erkeklerin cinsel talepleri sistem tarafından körüklendikçe, kadınların bu talebi karşılaması da "özgürlük" olarak pazarlanıyor.Ancak bu, bir "özgürleşme" değildir; sadece kafesin içindeki yemleri daha akıllıca toplama çabasıdır. Gerçek özgürleşme, kadınların erkeklerin zaaflarına hizmet ederek değil, bu zaaflardan ve taleplerden bağımsız bir şekilde var olabildikleri bir düzende mümkündür.
Onlyfansci kadınlar, namussuzluk ve ahlaksızlıkla suçlanırken, o ''ahlaksız'' hizmeti alanların hiç ahlaksızlıkla suçlanmaması da zaten güç asimetrisini çok net göstermektedir.
Hedeflerine doğru hızla ilerliyorlar !Her şeyi bu hedefe ulaşmak için bir bahane ve vesile sayacaklar. Altıgün Savaşları’ndan sonra ilk kez bir Bayram Namazına Müslümanları sokmuyorlar. Hem de Müslümanların en kutsal üç camisinden biri burası. İslam Dünyasının liderleri. Siz sesinizi çıkarmadığınız sürece, önce Filistin Toprakları, sonra hedeflerindeki, size ait ne kadar kutsalınız varsa, hepsini bir bir avuçlarına geçirmeye çalışacaklar.