Kazakistan’ın Türkistan şehri yakınlarındaki Orañğay köyünde bulunan Oğuz yerleşimi Kültöbe’de kaçak bir kazıda çıkan ve 6 Ağustos 2025 tarihinde değerli rehberim Alparslan Kavaklı’yla köyün ortaokulundaki müzeye yaptığımız ziyaret sırasında tespit ettiğimiz, Oğuzlara ait olup 9.-10. yüzyıllardan kaldığını düşündüğümüz Kültöbe Yazıtı’yla ilgili makalemiz bugün yayımlanmıştır. Türkoloji camiasına hayırlı uğurlu olması dileğiyle.
Cumhuriyet'in 100. yılı dolayısıyla alanında Türkiye'nin en eski bölümü olan İÜ Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü hakkında, bir zincir halinde bazı bilgiler paylaşmak istiyorum.
Türk Dilinin asırlık çınarı, Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nin efsane hocalarından Prof. Dr. Zeynep Korkmaz 104 yaşında hayatını kaybetmiştir. Ankara Üniversitesi olarak, kendisini tanıma ve ondan ilham alma şerefine erişen herkesin acısını paylaşıyor, Türk Dili ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet olsun.
Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Türk Dilinin önemli isimlerinden biri olup, özellikle Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde uzun yıllar öğretim üyeliği yapmış bir akademisyendir. Türk Dili ve Edebiyatı alanında büyük katkılar sağlamış, dilin gelişimi, kültürel tarihi ve edebi mirası üzerine değerli çalışmalar yürütmüştür. Korkmaz, akademik kariyerinde pek çok öğrenci yetiştirmiş, dil ve kültür politikalarıyla ilgili derinlemesine araştırmalar yapmış bir isim olarak tanınmıştır. Türk dilinin korunması, öğretilmesi ve yayılması konusunda büyük çabalar sarf etmiş ve Türk dilinin zenginliğini anlatan önemli eserler ortaya koymuştur.
Dil Bilgisi Terimleri Sözlüğü, Türk Dili Üzerine Araştırmalar, Türkiye Türkçesinin Gelişimi önemli eserleri arasındadır.
Obsesif-Kompulsif Kişilik Bozukluğu (OKKB); yaşam akışını zedeleyici düzeyde kontrol,
mükemmeliyetçilik ve düzen ile ilişkilidir.
Yazımızda belirtilmiş olan durumlardan en az dördünden şikayetçiyseniz, bir uzman görüşüne başvurmanız yararlı olacaktır. ❕
Sevginin tersinin nefret değil, kayıtsızlık olduğunu şair Cemal Süreya çok güzel anlatmış:
"Baktım sana kızgın değilim,
kırgın değilim,
dargın değilim.
Kısacası ben artık sana hiçbir şey değilim."
Üniversite öğrencilerinin ciddi bir üslup, yazı dili, okuma ve anlama sorunu olduğu bir gerçek. Bazı örnekler : 1- Dilekçe başlığı : Fen Edebiyat Fakültesi Rektörlüğüne,
2-Merhaba, muafiyet dilekçesi vermiştim. Bana ne zaman geri dönüş sağlarsınız. Acele cevabınızı bekliyorum
Bazı insanların sizden duydukları nefretin hiçbir sebebi yoktur. Dik durmanız, boyun eğmemeniz, size diş geçirememeleri bile yeterlidir bunun için. Hayatları boyu denk ve saygın ilişkiler kuramadıkları için özsaygılı insan görünce içsel kriz geçirirler. Konu siz değilsinizdir.
Dilde bazen psikoloji gramerin önüne geçer…
Orta Anadolu’da yokluk, yoksulluk anlamlarında kullanılan “yoksuzluk” buna güzel bir örnek. Olumsuz anlamlı ‘yok’ sözcüğüne bir de olumsuzluk eki {+suz} getirilmiş… Ama anlam yine olumsuz kalmış…
Yokluk, gramer ötesi bir durumdur…
Türk Psikologlar Derneğinin geliştirdiği yeni yapılanma modeli ekseninde, yapılanmamızın bulunmadığı 74 ilin 50’sinde yapılanma süreci tamamlanmış ve temsilciliklerimiz oluşturulmuştur.
(1)
“Bir nesnenin yokluğunu (ya da başka bir şeyin yokluğunu) hissetmek için onun varlığı gerekli gibidir. O gelmeden önce de bir tür hasret duyuyor olabilirsiniz ama yokluğunun yarattığı hüsranı tüm gücüyle hissetmek için önce onunla tanışmanız gerekir.”
-Kaçırdıklarımız, A.Phillips
“Sevgi, her şeyden önce özgün bir nesnenin ‘neden olduğu’ bir duygu değil, insanda, yalnızca belli bir ‘nesne’nin yaşama geçirdiği kolay kolay ölmeyen bir duygudur.”
-Özgürlükten Kaçış, E. Fromm.