Dövülerek öldürülen polis memuru Melih Okan Keskin'in 2 çocuk babası olduğu öğrenildi.
Eşi Emel Keskin: "Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar.
Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor.
'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar 'Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez' diyerek, eşimi gönderiyorlar.
Ama alay eder bir şekilde 'Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz' diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar.
Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar.
Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112'yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor.
Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor.
Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2'nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; 'Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı' dedi. Sonra hastaneye gittim.
Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi.
Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi.
Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı.
Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış.
Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım.
Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi.
Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar.
Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok.
Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar.
20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış."
SON 48 SAATTE:
• Bir kadının başından aşağı kezzap döküldü. Yüzde 99 görme yetisini kaybeden kadının hayati tehlikesi devam ediyor. Caydırıcı olmayan yasalar yüzünden erkek fail bir süre sonra tahliye edilecek.
• Bir kadın sokak ortasında katledildi. Koruma kararı aldırdı, defalarca kez şikâyet etti. En son tehdit edildiği için adresini de değiştirdi; fakat korunmadı. Sokak ortasında silahla katledildi.
• Bir kadın, vücut bütünlüğü bozularak katledildi.
• 15 yaşındaki bir kız çocuğunun cansız bedeni bir dere kenarında bulundu.
#ÇünküAkp
kadınların öldürülmesi bu ülkede normalleşti, kadınlar korkunç şekilde katlediliyor ve sadece 5 saniyelik bir tv haberi olup unutuluyorlar. ne ceza var, ne engelleyecek yasa var. kadınların bu ülkede can güvenliği yok.
Artık Yeter!
Gaziantep’te bir kız kardeşimiz daha, boşanma aşamasında olduğu eski eşi tarafından başına kezzap dökülerek ağır yaralandı.
Şu an yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor.
Cezasızlık ve yetersiz koruma mekanizmaları, erkek şiddetini derinleştiriyor.
Kadınlar; boşanmak istedikleri, kendi hayatlarına dair karar almak istedikleri için öldürülüyor ya da ağır şiddete maruz bırakılıyor.
Buradan bir kez daha Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanına sesleniyorum. Kadınların yaşam hakkını korumak, olaylardan sonra “takip edeceğiz” demekle değil; önleyici politikalarla mümkündür.
Cezasızlık sona ermedikçe şiddet durmayacak!
İBRAHİM YAŞAR, Hatay'da 2 kişi tarafından üstüne benzin dökülerek vahşice katledildi!
Babası oğlu için ADALET arıyor, lütfen destek olalım.
#İbrahimYaşarİçinAdalet
Büyük haber sayfalarına ulaşamıyorum lütfen yardımcı olun, siz de gönderin. Kardeşim 17 yaşındaydı kalbine ve ciğerlerine aldığı beş bıçak darbesiyle katledildi 18 yaşındaki Ahmet Muhammet Özkal tarafından. Berkay Milli Takıma girmek için çalışıyordu sporcuydu. #berkaymelikoğlu
Kardeşim Fatih Acacı Ankara’da 15 yaşındaki akranı tarafından 12 kere bıçaklanarak katledildi lütfen Fatih’inde çıkmayan sesi olun paylaşım yapın🙏🏻
📍2.Duruşma 28 Ocak saat 14:30
📍Ankara Adliyesi Söğütözü Ek Hizmet Binası
Ne olmasını bekliyorlar adım atmak için!
Gün geçmiyor ki bir evlat yitip gitmesin.
Ocaklarına düşüyor alev. Acıyı hissettiğini düşünen bizler bile hayatlarımıza dönüyoruz. Geriye ‘hane’nin acısı kalıyor.
Verilen sözler, geçen günler, aylar…
Bir evladı daha yitirdik dün.
Mattia Ahmet’e yönelen saldırının üzerinden ise neredeyse bir yıl geçti.
Samimiyetle, çok yönlü adımlar atılsa, inanın etkileri adım adım görülürdü.
“Saf kötülük”, evlatları katlediyor. Yetmiyor, zerre pişmanlık yaşamadan, hatta dün Hakan Çakır evladın duruşmasında olduğu gibi, katiller kahramanlaştırılarak kuşatıyorlar çevremizi.
İnanın, bu memleketin en büyük sıkıntılarından biri bu. Birkaç kuşağı, geleceğimizi yitiriyoruz.