“Araba Sevdası romanından: Bihrûz Bey kırlarda gezer olmuş idi.”
Tam bu sıralarda zannediyorum Bihrûz Bey kendini Kamelyalı Kadın’daki Armand zannediyor olmalı. Kendini efkarlı şekilde tabiata bırakmış. Belli ki derin bir aşk acısı içinde.
Hakkı Süha Gezgin’e yazılan bu satırlar bir açık mektup olsaydı herhalde pek çok kişi kendinden parçalar bulurdu.
Potansiyele ihanet etmek diyordu Erich Fromm, insanın en büyük trajedisi.
@alisukrucoruk Ayrıca Ortaç, Hâşim ve Yahya Kemal’i aynı takıma alıp yüklense de ikisinin birbirlerine söylemleri de epey komik duruyor. Sadece ikisinin bildiği bir dilde birbirilerine o dille sataşan iki insan gibiler.
Aydede mecmuasında Dergâh ve Dergâhçılar hakkında Yusuf Ziya Ortaç (Çimdik mahlaslı) imzalı “Yahya Baba” adlı şiir. Sene 1922. Beni oldukça güldürdü :)
@alisukrucoruk Çok teşekkür ederiz bilgilendirme için hocam. Yani buradan hareketle denebilir ki; Yusuf Ziya: Yeni neslin sözcüsü olmak istiyor aslında. Yahya Kemal gibi büyük bir ismi eleştirerek, kendine alan açmak, dikkat çekmek istiyor esasen. Ancak eleştiri giderek sertleşiyor, kızışıyor.
“Dinle” diye söze başlaması da şiiri sözden ziyade musikiye yakın gördüğünün en büyük kanıtıdır. Velhâsıl, bu dizeler hakkında sayın X izin verseydi herhalde satırlarca yazabilirdim.
Hâşim’in “Yarı Yol”şiirinin daha başlığı bile okura bir şeyleri sezdirme yolunda gibidir. Çünkü yarı yol, ne tam varış ne de başlangıçtır. Bu bir eşik yahut hayattır. Bu bana Yollar şiirindeki “hatt-ı pür-sükût” ifadesini çağrıştırdı.Bu sessiz ve cevap vermeyen hat, kader gibi.
Çocukken yetişkinlerin aklı başında, olgun, asla hata yapmayan insanlar olduğunu, onlara sonsuz şekilde güvenebileceğimizi düşünürdüm. Büyüyünce anladım ki yetişkin dediklerimiz sadece “büyük çocuklar”mış. Çocukluk bâki kalıyormuş.Büyümek diye bir şey yokmuş.Ondan hep bu karmaşa.
“Nasıl da sevdim ne iştir bilmeden sevmeyi”
(Attilâ İlhan)
Harikulâde bir mısra. Yahya Kemal’in “perfection” dediği bir mükemmellikte. İyi bir mısraın karakteristiği: Kelimelerin ezelden beri yan yana duruyorlar, yanlarına başka hiçbir kelimeyi kabul etmiyorlar hissi vermesi.
İstanbul Üniversitesi ve Bitlis Eren Üniversitesi iş birliğiyle düzenlenen 3. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi (USBK’25) 12-14 Haziran 2025 tarihlerinde İstanbul Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir.
Başvurular ve ayrıntılı bilgi için:
https://t.co/gtRvi9n83o