Türkiye, denizlerinden ve deniz gücünün sağladığı nimetlerden millî ekonomisine büyük katma değer üretirken, diğer eliyle bu zenginliği baltalamak için adeta elinden geleni yapıyor.
Plastik atık ithalatı ile turizm gelirleri arasındaki çarpıcı ilişkiyi ortaya koyan Keskin Dürbün’e teşekkür ediyorum.
Türkiye denizcileştiğinde gelişmişlik ve refah düzeyinde mutlaka en üst lige çıkacaktır. Ancak Türkiye’nin denizcileşmesi için önce devletin denizcileşmesi gerekir.
Devlet ise hâlâ ısrarla karacı kalmaya devam ediyor.
Denizlerden milyarlarca dolar kazanıp onları milyonlarca dolarlık plastik atık uğruna riske atmak, yalnızca çevrecilik açısından değil; ekonomi, turizm ve millî güvenlik açısından da büyük bir akıl tutulmasıdır.
Türkiye 2025 yılında yaklaşık 699 bin ton plastik atık ithal etti. Bunun için ödenen bedel yaklaşık 193 milyon dolar.
Aynı Türkiye, 2025’te turizmden 65,2 milyar dolar kazandı. Antalya tek başına yaklaşık 17 milyar dolar turizm geliri üretiyor. Ege ve Akdeniz kıyılarının toplam turizm ekonomisinin ise kabaca 25–30 milyar dolar düzeyinde olduğu söylenebilir.
Şimdi rakamları yan yana koyalım:
Plastik atık ithalatı: 193 milyon dolar.
Ege–Akdeniz turizmi: yaklaşık 25–30 milyar dolar.
Arada 130–150 katlık bir ekonomik büyüklük farkı var.
Ve 2026 yazında Mersin’den Antalya’ya, Muğla ve Datça kıyılarına kadar plastik, mikroplastik ve çeşitli deniz kirliliği şikâyetleri giderek daha görünür hale geliyor.
Elbette denizde gördüğümüz her plastiğin kaynağı ithal plastik atık değildir. Kara kaynaklı atıklar, dereler, arıtma sorunları, gemiler, sintineler ve kontrolsüz kıyı kullanımı da araştırılmalıdır.
Ama büyük resim değişmiyor:
Avrupa’nın plastik atığını giderek daha fazla ithal ederken, kendi atık yönetimimizi ve denizlerimizi yeterince koruyamıyorsak burada yalnızca çevre sorunu yoktur.
Bu, Türkiye’nin en değerli ekonomik varlıklarından birini —Ege ve Akdeniz’i— kendi elleriyle değersizleştirmesidir.
193 milyon dolarlık bir atık ithalatının bulunduğu ekonomide, on milyarlarca dolarlık deniz turizmini riske atmak normal bir kalkınma politikası değildir.
Bu görüntü giderek çevresel değil, artık ekonomik bir intihara benziyor.
Denizlerimiz Türkiye için çöplük değil; stratejik ekonomik varlıktır.
Anne babalar için bu twit 🙂
Uzun zamandır Google'ın Family Link uygulamasını kullanıyorum çocuklar için.
Çocuklar bu tablet/telefonda napıyor, nasıl sınırlayacağız bu çocukları diyorsanız ilacınız burda 😀
Sırf bu yüzden ipad'i bile Android tabletle değiştirdim.
Tamamen ücretsiz.
Günlük sınır koyabiliyorsunuz, cihazın açılma kapanma saatlerini belirleyebiliyorsunuz, uygulamalara özel süre sınırı koyabiliyorsunuz, içeriklere yaş sınırı koyabiliyorsunuz, bir uygulama yüklerken siz onay veriyorsunuz vs vs benim bile kullanmadığım başka özellikleri vardır illaki.
İnanılmaz memnunum, bu arayışta olan ebeveynler illa vardır.
Sınırsız bir şekilde kullanmasınlar, hele bu dönemde çok tehlikeli, çocuğun psikolojisini mahvedebiliyor.
Sanırım Android cihazı, iphone'lardan da kontrol edebiliyorsunuz 👍
Artık geri kalan araştırma sizlerde, illa Youtube'da detaylı anlatan videolar vardır.
Mümkünse retweet yapın bu twiti, ihtiyacı olan birilerinin önüne düşer belki 👍
Android : https://t.co/S93YUTTXp3
#FamilyLink #Google #Ebeveyn #Çocuk #AnneBaba
Dünyanın hangi gelişmiş ya da gelişen borsasında olursa olsun; en prestijli, yabancı yatırımcıların yoğun pozisyon aldığı büyük şirketlerle ilgili sosyal medyada çıkan asılsız dedikoduların bedeli çok ağırdır. O yorumları yapan hesaplara öyle yaptırımlar uygulanır ki, kimse o yükün altından kalkamaz.
Çünkü mesele sadece bir şirketin değeri değildir. Mesele, milyonlarca yatırımcının hakkı, o şirketlerin itibarları ve en önemlisi piyasalara duyulan güvenin korunmasıdır. Asılsız söylentilerle piyasa değerleri erirse, o zararı hiçbir güç telafi edemez. Düzenleyiciler bu yüzden piyasaların işleyişine gözleri gibi bakar.Karakolu göstermezler sizlere!
“Nasıl olsa bir şey olmaz” düşüncesiyle atılan her yalan haber, piyasadan milyarlarca liranın silinmesine, yatırımcının geleceğinin çalınmasına yol açar. Bu şirketlere sahip çıkmak onları korumak gözünüz gibi bakmak gerekir.Yoksa yoksası maalesef çok acı olur !
Yunus Bey, sadece görebildiğimiz yerden dahi ışık saçan aydınlık bir insandı. Ne diyeceğimi bilemiyorum…
Anısının ve çabasının yaşatılması için hepimiz üzerimize düşeni yapmalıyız.
Daha önce dikkat çekildi mi bilmiyorum; fon yatırımı yaparken takip edilmesi gereken önemli üç husus:
1-Fonun aylık gerçekleştirdiği hacim ve komisyon tutarı. (bazı fon yöneticileri aracı kurumlarla anlaşarak özellikle yüksek hacim yaratıp,ödediği fahiş komisyon üzerinden dışarıdan ekstra gelir elde etmeye çalışabilir.Dolaylı olarak fonun ödediği işlem komisyonu , fonda toplanan paranın performansını düşürücü etki ortaya çıkarabilir.
2- Bazı şirketlerin patronlarıyla danışıklı olarak veya onları kıramadıkları yerlerde yukarıdan mal geçirilerek bu fonlarda taşınabilir.(Fonun temasına tamamen aykırı,bağlı olduğu gruba bağlı şirketler olabilir. daha önce bahsetmiştim) Bu fonlardan direk uzamak gerekir.Kirli işler dönüyordur.
3- Sektörde çok düzgün,kaliteli fon yöneticileri olmasına karşın; dini imanı para olan, gözü dönmüş fon yöneticileri de oldukça fazla.
Etik ve ahlaki değerleri bir kenara bırakarak bu işten para yapmış, kendi iyi pazarlayan insanları çoğu kişi alkışlasa da bizler gibi “eski kadayıflar” kimin ne mal olduğunu çok iyi biliyor.
Fon seçimini yaparken fon yöneticisinin giydiği kıyafet,taktığı saat,dilden dökülen güzel sözlerden ziyade; icraati,iş yapış şekli ve etik duruşuna da dikkat etmenizi tavsiye ederim.
Bu emeklilik sistemi ve emekli maaşları emeklileri perişan ediyor ve gelecekte daha da süründürecek gibi gözüküyor!
Tüm herkese sesleniyorum, özellikle de gençlere!
Yaşınız gençken, eliniz kolunuz tutuyorken ve gücünüz yerindeyken çalışın, kazandığınızın tümünü yemeyin ve bir kısmını da mutlaka tasarruf edip yatırım yapın!
Özellikle de temettü veren, büyüyen, patronu dürüst, kurumsal şirketlerin hisselerini her ay düzenli olarak alın ve biriktirin. Temettü emekliliğine, finansal özgürlüğü adım atın.
Unutmayın her şey küçük bir adımla başlar..
İleride geçim sıkıntısı çekmek istemiyorsanız, tasarruf, birikim ve yatırım şart!
Düzenli temettü veren şirketlerden portföy yapın. ( Özellikle KOÇ grubunun şirketleri ideal olanları )
Örneğin;
#tuprs
#froto
#toaso
#ttrak
#brisa
#aksa
#sise
#enjsa
#bimas
#doas vs..
Bunlardan 6-7 tanesini (ayırdığınız bütçe fazlaysa 10 tane de olur) seçin, gelirlerinizin %10-20 si ile her ay düzenli olarak biriktirin.
10 sene sonra her şey daha güzel olur, temettü gelirlerinizle çiçek gibi yaşarsınız.
İşleri iyi gittiği müddetçe de şirketleri değiştirmeyin, daldan dala konmayın. Motivasyonunuz bozulur.
" İnsanlar para için çalışmasını öğrenirler, ama asla parayı kendileri için çalıştırmayı öğrenemezler. "
" Eğer uyurken para kazanmanın bir yolunu bulamazsan, ölene kadar çalışmak zorunda kalırsın. "
W.Buffett
Yani ya para için çalışırsın, ya da para senin için çalışır.
Tüm herkes akarken testiyi doldurmalı. Ama hayatı da ıskalamadan. Hem bu günümüzü güzelce yaşamaya çalışacağız hem de yarınlarımız için kenara bir şeyler koyacağız.
Yaşlanınca ne yapayım parayı diyenleri önemsemeyin, aldırış etmeyin. En çok yaşlılıkta lazım para. Yoksa 10bin tl emekli maaşıyla sürünürsünüz. Bırakın geçinmeyi, kiranızı bile ödeyemezsiniz.
Bugünden yapacağınız birikim ve yatırımlarla, ileride refah seviyeniz düşmez, standartlarınızı korursunuz. Çocuklarınıza iş kurar, evlendirirsiniz. Allah korusun sağlık sorunlarınız olursa ihtiyaçlarınızı giderir, namerde muhtaç olmazsınız.
" Zengin olmak gibi bir niyetim yoktu, sadece bağımsız (finansal özgür) olmak istedim."
Charlie Munger
Yarınlarınızı düşünmeden ya kazandıklarınızın hepsini yiyip sadece bugünü yaşayacaksınız, ya da yarınlarınızı da düşünerek düzenli birikim yapacaksınız.
Seçim sizin!!
Yaptığınız seçimlerinizin sonucu da doğal olarak yukarıdaki iki farklı resim gibi olacaktır.
Saygılarımla.
Tabloda son 3yılda az ya da çok temettü dağıtmış 160 şirketin getirileri, rasyoları va başka bilgileri bulunuyor. Tablo üstünde açıkladım. Emek isteyen bir çalışmadır, retwit edip daha fazla kullanıcıya ulaşmasına destek olursanız memnun olurum. Akışta ilave açıklama yapacağım++
Arkadaşlar nasıl ifade ederim bilemiyorum, yanlış anlaşılmam umarım. Bana en çok sorulan soru cocuklarımız için ne yapalım sorusu oluyor?...
Genelde altın biriktiren, hisse biriktirenler oluyor. Kendimin ne biriktirdiğini söyleyeyim: Hiçbir şey.... Bana soranlara da hiçbir şey biriktirmeyin diyorum. Siz onu ahlaklı yetiştirin, eğitimini güzel almasına yardımcı olun ve ona paranın kurallarını öğretin, farkındalık sağlayın yeterli.
Gelecek korkusu, enflansyonist ve işsizliğin yüksek olduğu ülkelerin acı bir gerçeğidir.
Bu yüzden insanlar, ufak birikimlerinin değerini koruması için büyük çaba harcarlar.
Belli büyüklüğe kadar döviz , belli büyüklükten sonra emlak en basit değer koruma aracı olarak rağbet görür.
Bunun ise ülke ekonomisine hiçbir yararı yoktur malesef.
Borsa bu sorunların en önemli çözüm alternatifidir.
- Bireysel yatırımcıyı, ufak birikimleriyle, reel sektöre ortak ederek, enflasyon üstü kazanç sağlama şansı verir.
- Bu sayede gelecek korkusunu azaltarak toplumsal mutluluk seviyesini arttırır.
- Toplumsal birikimin reel sektöre kaynak olarak sunulmasını sağlar. Onlara faiz harici önemli bir alternatif sunar.
O yüzden her ne kadar piyasayı tam olarak bilmeyenlere itici gelsede, kesinlikle desteklenmesi, özendirilmesi gereken bir piyasadır.
Milyonlarca insanın gelecek planlarının en önemli noktasında bulunan bu piyasada ise en önemli unsurlar, finansal okur yazarlılığın artması ve hacimdir.
Piyasa bilgisi ve hacim arttıkça mağduriyetlerde azalacaktır.
Alınan kararlar kesinlikle bu iki unsuru destekleyecek adımlar olmalıdır.
Kısa dönemli vergisel kazançlar için, toplum ve reel sektör için bu kadar önemli bir alternatif baltalanmamalıdır.
Saygılar.
%75,45 enflasyon, %50 üstü faizlerin olduğu bir ortamda faiz veyahut döviz varlıkları tercih etmeyip ülkenin güzide şirketlerine yatırım yapan 8 milyona yakın vatandaşla iletişim kurarken isimsiz konuşan yetkililerden ziyade daha dikkatli bir iletişim dilinin tercih edilmesinin sermaye piyasalarımıza daha faydalı olacağı kanaatindeyim.
https://t.co/fqDNIAkMx8
Her bayram öncesi aynısı oluyor birileri yatayda tutup mal yediriyor, viop 30 da short yapıyor destek kırılmıyor gibi, sonra birkaç haber sallayıp vergi anayasa mahkemesi brics vs haber bonbardımanı ile bayram öncesi çarşambaya kadar 7-8 gün tatil var yüzde 2 faiz maliyeti vs diyorlar malınızı dipten alıyorlar bayram sonrası gelene kadar siz geri de yükseltip tekrar ağzınızın suyu akarken takdim ediyorlar. Bu bayram da 9900 e yok vergi şu bu diye basıp bayramdan sonra yine mini bir ralli yapacaklar mı bakalım. Uyanık olun yem olmayın gaza da gelmeyin panik de olmayın . Küçük yatırımcı olarak kredisiz kaldıraçsız had bilerek orta ve uzun vadeli hedeflere odaklanıp düzeltmelerde panik olmayıp çıkışta doğru yerde realize olmayı öğrenmedikçe bu borsa çok dayak atar. Şahsi fikrim tl yatırımı ve sermaye piyasalarını desteklemek adına maliye bakanı ve ekibi Mart daki söylemlerine sadık kalıp enflasyon tek haneye düşmeden borsaya vergi ile piyasayı bozup zaten diken üstü oturan yatırımcıları borsadan uzaklaştırmayacağını düşünüyorum. Borsa da halem 0 oranında uygulanan alım satımdan kazanç vergisi enflasyon düştükten sonra piyasa normalleştikçe gündeme gelir . Bakın abd borsasında vergi var ama enflasyon düşük ,önemli olan yatırımcı para kazansın tatmin edici o vergiyi seve seve verir zaten ama enflasyon ortamında bir taraftan alternatif hale gelen mevduat faizi ile zaten küçük yatırımcı yorgunken bir de üstüne vergi gelmesi zamanlama olarak şu an yanlış olur kanaatindeyim. Piyasa hazır olunca adil bir vergi sistemi getirilmesi uzun vade yatırımı teşvik edici adımlar atılması ( önceki uygulama gibi 3 ay elde tutunca vergi oranının sıfır olması vs ) insanlara finansal okuryazarlık ve yatırımcı olma konusunda teşvik edici bile etki gösterebilir.
Sabah kalkıp hazırlanıyor ve işe gitmek için dışarı çıkıyorsun. Kapıda komşu günaydın demeyi bile zul sayıyor, aşağı inip arabaya biniyorsun, trafik keşmekeş, her an kavga çıkmaya hazır, kavga çıkarsa ne yaparım diyorsun, arabada acaba sağlam bir sopa falan mı bulundursam. İşe geliyorsun, akşama kadar herkes gergin. Herkes sürekli parlamaya hazır. Bu arada akşama kadar yaklaşık 10 kadar dolandırıcı telefonu geliyor. Kendini korumak için sürekli diken üstünde olman gerek. Dolandırılmadan geçirdiğin her gün şükür vesilesi. Tabii işyerinde tepeden inme yetersiz yeteneksiz dayısı olan bir üstünüz varsa ki çoğunlukla var, iş yeri iyice tımarhane oluyor. Neyse iyi kötü işini yapıp trafikte de kavga etmeden kendini evine atabilirsen çok şükür diyorsun. Tabii bu arada gelir durumları sıkıntılı. Her gün fiyatlar artıyor. Bu ayı da nasıl çıkaracağım, kredi kartları dolu, minimumu ödersem faiz ne kadar olur onlarıda düşüneceksin. Bu her gün böyle. Buna can mı dayanır.
Bir de gidenlere kızıyorlar. Siz dışarıda yaşamanın ne demek olduğunu bilmiyorsunuz. Adamlar derede plastik ördek yüzdürüp, onun festivalini yapıyorlar. Bildiğin çocukların oynadığı plastik ördekler varya, toplanıp festival havasında onları yüzdürüp, yarıştırıyorlar. Şarkılar söyleyip yiyip içip eğleniyorlar. Hayatları ne kadar sıkıcı anlayın yani:)
Bizler böyle yaşamayı hiç deneyimlediğimiz için gidenleri anlamıyoruz. Ama gidenler bir süre sonra burada yaşamadığımızı, her günün savaş olduğunu anlıyorlar ve çoğunlukla dönmeyecekler. Huzuru, adaleti, güven duygusunu vatana tercih ediyorlar. Haksızlar mı?
Yatırım hayatında yıllar içinde ne öğrendin deseler bu videoyu gösteririm.
Herkes işin analiz kısmını anlatıyor ama psikoloji çok daha önemli. Psikolojinizi sağlam tutmak için yapmanız gereken şeyleri de burada anlattım 🙂
Bu videoyu hazırlayan @Baykalem__ 'e çok teşekkür ediyorum, animasyonlar çok güzel oldu.
Ayrıca @azizserin75 'e de teşekkürler, onun ittirmesiyle bu video ortaya çıktı. Youtube kanalında da duruyor zaten 👍
Bu videoyu profilime de sabitliyorum. Çünkü insanlara anlatmak istediğim şeylerin özeti bu video 💛💙
#borsa #yatırım #psikoloji #hisse #uvy #yatırımcı
Borsaya son 1 yılda gelen milyonlar var...İçlerinde benim akraba ve arkadaşlarım da var..Ve öyle sorular geliyor ki!!...Bir kaç uyarı yapmak şart oldu...Çünkü ,yeni gelenlerin %99.9 u halka arzlardan 3-5 kuruş kazanma derdinde...Borsa bilgileri telefondan hisse alıp-satabilme bilgisiyle kısıtlı!!...Ya da hayatında borsada işlem yapmamış milyon takipçili ekonomist ve şarkıcı seviyesinde!!!!!...
📌Sevgili yeni borsacılar !!(Henüz yatırımcı demiyorum ,çünkü yatırımcı öyle hemen olunmuyor!!)...Borsayı bilmiyorsanız ,daha önce duyduğunuz ''borsa kumardır'' ,''borsada battım'' ifadelerini yaşama ihtimaliniz büyük!...
Fakat madem bu mecraya ayak bastınız ,aslında bilinçli olursanız ,hayatınızın fırsatı kapınızda olabilir!..Doğru hisselerde yatırıma başlarsanız ve sabırlı olursanız ,günü birlik kazançlar peşinde koşup al-sat işine girmezseniz ,daha önce mevduatta,dövizde ,altında...vs kazanmayı hayal bile edemeyeceğiniz oranlarda kazanabilirsiniz!!
📌Halka arzdan aldığınız hisselerin çoğu prim yaptı..Ama bu durum o hisseler süper olduğu için değil...Şu an halka arz furyası olduğu için ,altını da arz etsen ,çöpü de arz etsen aynı primi yapıyor...Ama bu furya bittiğinde ,bu hisseler gerçek ederine gelmeye başladığında ,aslında 3 kuruşluk bazı hisselere 30 kuruş verdiğinizi göreceksiniz..Yani anlayacağınız dille , 5 milyonluk daireye 50 milyon para verdiğinizi varsayın!!..Tabii içlerinde gerçekten kaliteli arzlar da var...Neyse...Peki ne yapmalısınız?
📌Hiçbir şey bilmediğinizi varsayarak ,fazla bir alternatif yolunuz yok...1) Ya hisse fonlarından alacaksınız ve bu işi profesyonellere bırakacaksınız...2-) Ya da ,her ay maaşınızı aldığınızda ,düzenli olarak ,bıkmadan ,usanmadan bu ülkenin başlıca holdinglerinin şirketlerinin hisselerini yıllarca alacak ve biriktireceksiniz..10 yıl sonra da diyeceksiniz ki ''Keşke 10 yıl önce değil de ,20 yıl önce yatırıma başlasaydım! :-)....
📌Asla ama asla ,şundan bundan duyduğunuz tüyolarla işlem yapmayacaksınız..Özellikle twitter ortamı çok tehlikeli..Çok takipçili hesapların çok takipçili olması ,onların bu işi iyi bildiği anlamına gelmiyor..Çoğu hesap bu şekilde..Sakın aldanmayın bunlara..Hisse adlarını roketlerle süsleyenlere ,sizi telegram gruplarına davet edenlere sakın kanmayın..Aman dikkat..
Gelin daha yolun başındayken ,ilk düğmeyi doğru ilikleyin..Doğru yatırıma ,doğru şekilde başlayın...
Eskiler bilir, seans odaları vardı. Hiç üstünü başını yırtan, saçını başını yolan birisini gördünüz mü?
Ben gördüm. O psikolojiyi yıkımı gözlerimle gördüm. O yüzden yok halka arz, yok bir şey olmaz, şuradan döneriz, yok şu hisse böyle uçacak 10x yapacak 100x yapacak, benimle yoldaşlığa var mısınız? gibi saçma sapan takipçi kasma triplerine girip milletin elindeki avucundaki son kurşununun vebali olmayın. Kimsenin bir şey bilmediğini bilmeniz için para kaybetmeniz gerekmiyor. Hepimiz borsada yalnızız. Karar verici sizsiniz. Kimseye güvenmeyin. Kullanalım diye akıl vermiş. Kimseye kiraya vermeyin. Size söylenen palavralara inanmayın, şu hisse şuraya gidecek, şu hisse araplara satılmış, gruplar arası mal kapma yarışı varmış, yabancı ortak gelecekmiş, takeover olacakmış. Saf olmayın. Tuşa basana malı alana kadar onlar sizin, aldıktan sonra siz onların kölesi olursunuz vesselam
Bir dost ❤️👋