@EA3NED1T@meraldegilim yeğenim kardeşini vuruyor, itiyor, bazen üstüne çıkmaya çalışıyor. davranışı tehlikeli diye müdahale ediyoruz, sınır koyuyoruz, vuramazsın diyoruz ama herhalde buradan çocuğun ahlaki kötülüğüne ilişkin bir çıkarım yapıp hapse atmıyoruz?
düşünün İstanbul üniversitesi’nde sanat tarihi, cambridge üniversitesi’nde felsefe okuyorsun, sonra dolma bahçe sarayında uzun süre mekanik saat tamirciliği yapıyorsun sonra birden galata mevlevihânesi’nin müdireliğini (mânen şeyh galib’in türbedarlığını) yapmaya başlıyorsun;
👇🏻
@meraldegilim bir çocuğa yetişkinlerde kullandığımız anlamıyla ahlaki sorumluluk yüklemek de problemli. anlatılan şey gerçekten sistematik bir şiddetse insanın aklına gelecek ilk soru bence bu çocuklar ne kadar kötüymüş? değil o sırada yetişkinler neredeydi ve bu nasıl devam edebildi olmalı
@meraldegilim melisa’nın çocukken yaşadığı travmatik şeylerin ciddiye alınması ile 4 yaşındaki ezgi’yi bugün ahlaki fail gibi cezalandırmak aynı şey değil. 4 yaşındaki bir çocuğun davranışı zarar verici olabilir, başka bir çocukta gerçekten travmatik bir iz de bırakabilir ama
@kaylulevakti sabah namazı olurdum sessiz, yumuşak, kendi halinde, biraz içe dönük ama sıcak güneş daha doğmamış, ev sessiz, perdeden hafif mavi ışık geliyor gibi
@p6395946 Ben bunu yaptım, o yüzden daha çok hak ediyorum ve sevilmeliyim düşüncesi dini bir inançtan çok Allah’la pazarlık yapmaya dönüşmüyor mu biraz?
Şu hayatta en çok çekindiğim şeylerden biri ah almaktır. Birinin gönlünü incitmekten, kalbinde bir yaraya sebep olmaktan Allah’a sığınırım. İnsan, kimsenin gönlünü yıkmadan, kimseye yük olmadan ve ardında güzel izler bırakarak göçmeli bu dünyadan.
İçinde olanları bu kadar uzun süre tek başına büyütme. Gerekirse sesli sesli kendinle konuş, yaz, anlat, yardım iste. Her düşünceyi çözmek, her belirsizliği kontrol etmek zorunda değilsin hayatı anlamaya ve kontrol etmeye çalışırken, onu yaşamayı kendinden esirgeme.
9 Eylül’de 27 yaşımı bitiriyorum. Üniversiteden sonra hemen yüksek lisansa başladım, bir sürü staj yaptım sürekli kendimi geliştirmeye, yeni şeyler öğrenmeye hevesli biriydim. Sonrasıysa benim için uzun bir boşluk gibi geçti. 27 yaşım panik atak, anksiyete, arkadaş kayıpları ve
Eski dertleri değil ama onları dert edebilecek kadar kendim gibi hissedebildiğim halimi. Ben bunu hiç tahmin etmezdim. Şimdiki aklımla geçmişteki kendime söyleyebileceğim şey şu olurdu: