Yapımı devam eden inşaata giden genç mimar, çamura saplanınca yardımına inşaatta çalışanlar koşarken o anları genç kadın, “plaza kadınlarının yanında benim garibanlık”, notuyla paylaşıyor.
Ahmet'i 5 yerinden bıçaklayıp yerde tekmelediler, yetmedi mezarını parçaladılar, yetmedi annesini, ailesini tehdit ettiler, yetmedi gecelerce annesinin canından can çıktı. Sokağa sıçtıkları piçler dünyasını kararttı insanların ve kalkıp bundan gurur duyup "aslanlar gibi yatarız" diyorlar. Üstüne engelli raporu alıyorlar ve birileri tarafından kollanıyorlar. Adalet böyle işliyorsa eğer herkes kendi adaletini sağlamaya başlarsa o piçleriniz sokağa çıkamaz.
Vestel Ceo’su Ergün Güler’in paylaştığı Ramazan tebriğine şirketin bağlı olduğu Zorlu Holding CEO’su Cem Köksal tüm şirket çalışanlarının göreceği şekilde tepki gösterdi:
“Bu grubun 70 yıllık tarihinde Ramazan ayı kutlaması yok.
Dinden bağımsız bir duruşumuz var.”
Kemal Tahir'in bir röportajda bu konuşmayı siz yapsaydınız kendinize en son ne sorar, nasıl cevaplardınız denildiğinde verdiği cevaba bakın. Biz de bu yüzden kendisini geberesiye severiz.
Öyle yaşıyoruz işte, günleri tüketmek için. Her sabah iple akşamı çekiyoruz. Geceler uzasın, güneş doğmasın diye. Kuru, yavan, beyhude günlere merhaba diyor; oluşan tüm sıkıntıları göğüsleyip çektiğimiz ızdıraptan zevk alıyoruz.
nurullah genç'in; "ne yaparsam yapayım, sonunda içimle baş başa kalıyorum ve bir derin hüzün gelip kaplıyor içimi. benim yurdum içimde galiba." dediği..
🗣️ Trabzonspor Başkan Yardımcısı Taner Saral: Futbol sahada oynanan bir oyundur. Asbaşkanlık makamındaki birisinin sahanın içinden çıkarak saha dışında etik ve ahlaki değerlere uygun davranmaması aslında ‘kendisini’ tarif etmektedir. Söz konusu şahsa tavsiyemiz bundan sonra yüzümüze karşı söylemeyeceği ifadeleri ‘sosyal medya trolü’ gibi anlatmamasıdır.
Babam Recep Yazıcıoğlu
2003 yılının 8 Eylül’üydü.
Bir kaza, keder yüklü bir haber ve bir vefat…
Babamız, sevilen devlet adamı Recep Yazıcıoğlu’nu elim bir trafik kazasında kaybettik.
Üzerinden tam 21 yıl geçti. Daha dün gibi… Onun yokluğuna hâlen alışamadık.
O sadece bizim için bir baba değildi. O aynı zamanda Türkiye’nin sevilen süper valisiydi.
Bizim kederimiz, Türkiye’nin kederi oldu. Türkiye’nin üzüntüsü de bizim üzüntümüz oldu.
Babamız Recep Yazıcıoğlu’nu Türkiye için bu kadar değerli yapan zor zamanlarda gösterdiği liderlik ve yönetim tarzıydı.
Halkı küçümsemeden kabul etti, kimseye yüz çevirmedi ve böbürlenmedi. Tevazu ile, içtenlikle yönetti. Bu içtenliği O’nu halkın gözünde yüceltti.
Köylüyle, işçiyle, memurla empati yaptı. Çocuklarla, öğrencilerle duygusal bağ kurdu.
Sıkıntılı olan herkesi dinledi ve onları anlamaya çalıştı.
Tüm bunlara yaparken disiplin içerisinde devlet aklı ile hareket etti. Diğer valilere, diğer yöneticilere ilham kaynağı oldu.
Biz de O’ndan ilham olarak bu güzel şehri yönetme gayreti içerisindeyiz.
Babamız Recep Yazıcıoğlu hayatımın her döneminde en büyük rehberim olmuştur. Onun bilgeliği ve yönetim tarzı, benim için paha biçilmez bir misyondur, vizyondur.
Vefat yıldönümünde rahmetle ve özlemle anıyorum.
Mekânı cennet olsun İnşallah.