Ne zaman bu ülke insanına doğasına hayvanına tarihine coğrafyasına dikkat edecek,koruyacak ve ne zaman en azından yaşanabilir bir yer olacak bu topraklar... hakkaten yoruldum...
Önlük dayatması yalnızca bir “kıyafet düzenlemesi” değildir. Eğitim emekçilerinin ne giyeceğine karar verme iddiası, özellikle kadın eğitim emekçilerinin bedenine, giyimine ve yaşam tarzına müdahalenin önünü açan otoriter bir anlayışın ürünüdür.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi ve şube üyemiz
Dr. Öğr. Üyesi Engin Delice,
haksız ve hukuksuz KHK ihraçlarının ardından yürüttüğü onurlu hukuk mücadelesini kazanarak ait olduğu kürsüsüne geri dönmüştür.
🔴 Demokrasiyi ve Halk İradesini Her Koşulda Savunmaya Devam Edeceğiz!
Eğitim Sen olarak; bedeli ne olursa olsun demokrasinin, halk iradesinin, adaletin ve barışın yanında olmaya devam edeceğiz. Başta emek ve meslek örgütleri olmak üzere tüm demokrasi güçlerini, bu ülkenin geleceğine sahip çıkmak isteyen herkesi, halklar ve emekçiler üzerinde her geçen gün daha da ağırlaşan bu baskıya karşı ortak mücadeleyi büyütmeye çağırıyoruz.
Demokrasi, adalet ve barış ancak yan yana durarak, birlikte mücadele ederek kazanılacaktır.
https://t.co/zmIIIfixys
Milli Eğitim Bakanlığı önünde başlattığımız #YaşamNöbeti devam ediyor.
İllerden gelen üyelerimizi ve eğitim emekçilerini selamlayan Genel Başkanımız Kemal Irmak, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'i sorumluluk alarak görevinden istifa etmeye çağırdı.
Bir bakanın istifa etmesi için daha ne olması gerekiyor? Yusuf Tekin bu yaşananlardan hiç mi kendine ders çıkarmıyor? Evlatlarına, torunlarına nasıl izah edecek eğitimi yönettiği dönemde yaşanan bu korkunç kaosu. Katliamlar için hiç mi vicdanı sızlamıyor? Hiç mi?
#yusuftekini̇stifa
Çocukları korumak için üzerlerine kapanan bir öğretmen arkadaşımızı kaybettik bugün. Sekiz öğrencimizi, çocuklarımızı kaybettik bugün. Öğrencilerimizin, öğretmenlerin, okulların güvende olmadığı bir ülkede hiçbirimiz güvende değiliz.
Yorumsuz!
▪️’Marmara Üniversitesi'ni 1. olarak bitirdim. Yetmedi çift anadal yaptım. Yetmedi KPSS'ye girdim, 35 bin kişi arasında 40. oldum.
▪️Ben atanmak için daha ne yapayım?’
Karaman’da 15 yaşındaki Z.C.’ye tecavüz eden 8 şüpheli “ilişkide rıza olduğu” gerekçesiyle beraat verildi.
Mahkemede kendini ifade edemeyen Z.C.’nin davanın hakimine bir mektup yazdığı ortaya çıktı.
Mektup şöyle:
“Hâkim amca ben yaşadıklarımı utandığım için bir de polisler ve siz bana inanmıyor gibi davrandığınız, alay ettiğiniz için anlatamıyorum. Her erkeğin bana tecavüz edeceğini sanıyor, korkuyorum. Hakimsin bir daha bana bağırma. Beni azarlamayın. 15 yaşında 38 kilo bir kızım. Benim gücüm bu adama yetmez ki karşı koyup onu yeneyim. Polisler de siz de beni suçladınız. ‘Neden karşı koymadın’ diye. Bu adamın benim üç katım kilosu ve gücü var. Bir erkekle benim gücümü nasıl bir tutuyorsunuz. Canlı cenaze gibiydim. Tek düşündüğüm bir an önce ölmekti. İntihar edecektim, beceremedim. Bu son ifademdir. Bana inanmayan dalga geçer gibi davranan aşağılayan mahkemenize gelmeyeceğim. Sizi adalet ve vicdanınızla baş başa bırakıyorum.”
Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullara gönderdiği son "ihtiyaç analizi" anketi üzerine Sayın Bakan’a birkaç sorum var.
Bakanlık okullara gönderdiği yazıda mescit var mı, abdest yeri var mı, cuma namazı toplu kılınıyor mu diye soruyor. Peki asıl sorulması gerekenler nerede?
Sayın Bakan;
❓ Okullarda tuvaletleri temizleyecek personel var mı diye sordunuz mu?
❓ Çocuklarımızı koruyacak güvenlik var mı diye sordunuz mu?
❓ Sizin bakanlığınız döneminde okullarda öğretmenler öldürülüyor, akran zorbalığı ve şiddet yüzünden öğrenciler birbirini yaralıyor. Bunlar için ne yapıyoruz diye düşündünüz mü?
❓ En önemlisi; bu ülkenin çocukları okula aç gidiyor, aç! Çocukların beslenme çantasında ne var diye sordunuz mu?
Açıkça söylüyorum: Bu anket laikliğe aykırıdır. Bizler asla İslam karşıtı değiliz. Tam tersine, bu ülkede her düşüncenin, her inancın özgürce ve saygı içinde yaşaması gerektiğine inanıyoruz. Ancak devletin kurumları, özellikle de eğitim yuvaları; inançlar üzerinden değil, bilim, hijyen, güvenlik ve çocuklarımızın temel ihtiyaçları üzerinden yönetilmelidir.
🔴Eğitim Sen olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM) uygulamasına ilişkin öğretmenlerin görüş, deneyim ve değerlendirmelerini ortaya koymak amacıyla bir anket hazırladık.
Ankete verilecek yanıtlar, öğretmenlerin yaşadığı sorunların ve deneyimlerin görünür kılınmasına katkı sağlayacak; sendikamızın eğitim politikalarına ilişkin değerlendirmeleri ve mücadele programının oluşturulmasında önemli bir veri kaynağı olacaktır.
Katkılarınız için teşekkür ederiz.
Anket için👇
https://t.co/uaj8XboiLl
🔴21 Şubat Dünya Anadili Günü Kutlu Olsun!
21 Şubat Dünya Anadili Günü, ülkemizde özellikle anadili Türkçeden farklı olan Arapça, Kürtçe, Lazca, Hemşince, Çerkezce vb. gibi milyonlarca çocuğun kendi anadillerinden koparıldığı ortamda kutlanmaktadır. Anadilin kullanımının engellenmesi toplumun bireylerini değişik boyutta etkilese de, tartışmasız en fazla çevresi ile iletişimini anadili ile sağlayan çocukları etkilemektedir. Gerek dilbilimi gerekse eğitim bilimleri açısından anadilinin pedagojik ve insanı boyutunun sürekli geri plana itilmesinin en acı sonuçlarını çocuklar yaşamakta, anadili resmi dilden farklı olan çocukların öğrenme becerilerinde iki yıl geri kaldığı görülmektedir.
21 Şubat Dünya Anadili Günü’nde milyonlarca çocuk kendi anadilini kullanamadığı, anadilinde eğitim göremediği için başta eğitim süreçleri olmak üzere, toplumsal yaşamın bütün alanlarında mağduriyet yaşamayı sürdürmektedir. Farklı anadilleri üzerindeki sınırlamalara son verilmeli, her bireyin kendi anadilini öğrenmesi ve eğitim almasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
Eğitim Sen olarak, tüm dünya ve Türkiye halklarının 21 Şubat Dünya Anadili Günü’nü kutluyor, farklı anadili ve kültürlerin özgürce yaşaması ve gelişmesinin önündeki bütün yasal ve fiili engellerin kaldırılmasını talep ediyoruz.
#21Şubat
#DünyaAnadiliGünü
https://t.co/4vfw0ng3zm
🔴Seçmeli dersleri seçmek idarenin değil, öğrencilerin hakkıdır!
Velilere Çağrımızdır: Çocuğunuzun seçmeli dersleri, sizin ve çocuğunuzun iradesi dışında belirlenemez. Seçmeli ders adı altında yapılan baskı, yönlendirme ve dayatmalara sessiz kalmayın. Bu tür uygulamalarla karşılaştığınızda yalnız değilsiniz; kabul etmeyin, Eğitim Sen Şubeleriyle iletişime geçin ve birlikte karşı duralım.
#SeçmeliDersler
🔴Seçmeli dersleri seçmek idarenin değil, öğrencilerin hakkıdır!
Eğitim Sen olarak; seçmeli ders sürecinin her aşamasını yakından izlemeye devam edeceğiz. Öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin iradesini yok sayan uygulamalara karşı sessiz kalmayacak; hak ihlallerinin karşısında durmayı sürdüreceğiz.
#SeçmeliDersler
Taliban tarafından üniversiteye gitmeleri yasaklanan kız öğrenciler, kararı protesto ederken böyle kırbaçIandılar..
Atatürk'ün kurduğu laik Cumhuriyet'ten rahatsız olan kadınlar iyi izleyin... Üniversite okuyanlar iki kere izlesinler.
657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİK İŞ GÜVENCESİNE MÜDAHALEDİR!
Resmi gazetenin bugünkü sayısında yayınlanan 7573 sayılı kanunla 657 sayılı devlet memurları kanununun aday memurlarının görevine son verilmesi ile ilgili 56. Maddesinde esaslı bir değişiklik yapılmıştır.
Buna göre birden çok uyarı ve/veya kınama cezası, aylıktan kesme cezası ve kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan aday memurların görevine son verileceği düzenlenmiştir. Bilindiği gibi değişiklikten önce sadece aylıktan kesme ve kademe cezası alanların görevine son verilebilmekteydi.
Değişiklikle birlikte uyarı ve/veya kınama cezalarının birden çok verilmesi halinde de ağır bir yaptırım getirilmiş durumdadır.
Aynı düzenleme 2013 yılında getirilmiş olup Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş ve iptal kararı 28.02.2014-28927 sayılı resmî Gazetede yayınlanmıştı. En son 2024 yılında ikitidar tarafından yeniden düzenleme yapılmış ve çıkartılmış fakat anayasa mahkemesince iptal edilmiş olup 23/6/2025-32935 sayı ile iptal kararı resmî gazete yayınlanmıştı.
Kamu görevlileri arasında ayrımcılığa neden olan bu değişikliklerin ihtiyac gereği masumane yapılan değişiklikler olmadığını biliyoruz.
Sendikamız bu değişikliği iktidarın kamuya alınacak aday memurlar üzerinden dilediği gibi baskı kurarak örgütlenme özgürlüğüne daha fazla darbe vurmayı hedeflediğini, yandaş sendikalara üye yapmayı teşvik etmek ve muhalif sendikalardan uzak durmalarını sağlamak için kullanacağını değerlendirmekteyiz.
Sendikamız bu düzenlemenin anayasaya aykırılığı konusunda gerekli hukuksal mücadeleyi yürütecek olup, ana muhalefet partisi CHP ile görüşme yaparak Anayasa Mahkemesine taşınmasını da sağlamaya çalışacaktır.
Ayrıca 7557 sayılı kanun ile 657 Sayılı devlet memurları kanunun 127 maddesinde değişiklik yapılarak 2 yıllık zaman aşımı süresinin yargı kararı olması halinde nasıl kullanılacağın dair açıklayıcı yeni bir düzenleme getirilmiştir.
Haberimizin linki: https://t.co/GroPJiO7Cq