"Yonttuğu taştan yarattığı kalenin surları da hepimizin hayatlarından geçip sonsuzluğa uzandı. Bu dünyadan bir Özkan Sümer geçti…"
Görkem Baş (@gorkembaass) yazdı. Kavga: Özkan Sümer yayında!
https://t.co/2XbqcWwaS4
NE KIYMETLİ NATO'NUZ VARMIŞ! / Anayasal Haklar Askıya Alınamaz: Gözaltındaki Meslektaşlarımız ve Yurttaşlarımız Derhal Serbest Bırakılmalıdır!
07-08 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara’da yapılacak olan 36. NATO Zirvesi nedeniyle, haftalardır Türkiye’de savaş zamanlarında bile uygulanması mümkün olmayan bir hukuksuzluk hüküm sürmektedir. Ne var ki NATO’nun bir savaş örgütü olduğu düşünüldüğünde, yaratılan bu fiili olağanüstü halin yapılacak zirveye "çok yakıştığı" aşikârdır.
Bilhassa Ankara'da alınan önlemler ve yapılan hazırlıklar; siyasi iktidarın önceliğinin kendi yurttaşları değil, ABD ve NATO olduğunu acı bir şekilde ortaya koymuştur.
NATO’ya ve yapılacak zirveye karşı demokratik tepkilerini dile getiren yurttaşlar hukuka aykırı muamelelere maruz kalmakta, gözaltına alınmakta ve tutuklanmaktadır. Hatırlanacağı üzere, geçen hafta düzenlenen operasyonlarda meslektaşlarımız Av. Doğan İncesu, Av. Semra Demir ve Av. Kürşat Bafra’nın da aralarında bulunduğu onlarca yurttaşımız tutuklanmıştı.
Gelinen son noktada birçok kentte hukuksuz operasyonlar yeniden hız kazanmıştır. Son olarak meslektaşlarımız; Av. Ezgi Önalan, Av. Yunus Emre Işık, Av. Pınar Akmira Karaman, Av. Doğan Zafer Çıngı, Av. Fettah Aysan Erkan, Av. Tacettin Çolak, Av. İbrahim Kıvılcım Çolak ve Av. Sait Kıran ile birlikte birçok yurttaşımız daha gözaltına alınmıştır.
Yetkililere sesleniyoruz: Barışçıl eylemler düzenleyen, anayasal haklarını kullanan ve savaşa karşı çıkan meslektaşlarımızı ve yurttaşlarımızı derhal serbest bırakın. Hukuku çiğnemekten vazgeçin!
AYDINLIĞIN YAKILDIĞI GÜNÜ UNUTMUYORUZ!
33 yıl önce Sivas'ta aydınların, sanatçıların, devrimcilerin, ozanların ve otel emekçilerinin diri diri yakılarak katledildiği Madımak Katliamı, sadece bir trajedi değil, aynı zamanda devletin ve gericiliğin işbirliğinin kanlı canlı bir delilidir.
Madımak katliamının failleri, yıllarca yargıdan kaçırılmış, göstermelik cezalarla aklandıktan sonra serbest bırakılmış, hatta kimi zaman devlet kademelerinde dahi kendilerine yer bulmuşlardır. Madımak’ın gerçek sorumluları, sadece o gün orada yangını körükleyenler değil, aynı zamanda bu vahşeti görmezden gelen, soruşturmayı sulandıran, failleri koruyan ve katliamın üzerinden yıllar geçmesine rağmen hesaplaşmaktan kaçınan tüm siyasi iktidarlardır.
Günler öncesinden planlanan, açıkça provokasyonlarla körüklenen bu saldırı, şeriat özlemcisi faşist güruhların, “yakın!“ naralarıyla insanları linç etmeye çalıştığı bir pogromdur. Bu katliamın en büyük sorumlusu, olayı sadece “birkaç yobazın“ işi gibi göstermeye çalışan, hatta “otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir“ diyerek yangını söndürmek yerine izleyen dönemin siyasi iktidarıdır.
Devletin gözleri önünde, emniyet güçlerinin pasifliği ile birlikte gerçekleşen bu vahşet, gericiliğe verilen desteğin ve cezasızlık politikasının acı bir sonucudur.
Geçtiğimiz yıllarda gerçekleşen muhtelif saldırılar, bu zihniyetin değişmediğinin ve farklı biçimlerde hortladığının bir göstergesidir. Cezasızlık politikaları, katliamların tekrarının garantisidir!
Madımak Katliamı’nı asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Madımak’ta katledilen canlarımızın anılarıyla, gericiliğe, faşizme, emperyalizme ve onların işbirlikçisi olan tüm siyasi iktidarlara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Adalet tecelli edene, katliamların gerçek failleri ve onları koruyanlar yargılanana kadar bu mücadele bitmeyecektir.
Madımak’ın ateşi yüreğimizde, asla sönmeyecek!
#unutMADIMAKlımda
“Umarım renklerimizi çoğaltmaya, daha çok rüzgar, daha çok kanat olmaya fırsat yaratır.”
Av. Özkan Yücel
Başka bir avukatlığın mümkün olduğu inancı ve heyecanıyla ülkenin dört bir yanında avukatlık pratiğini paylaşan, meslektaşlarıyla dayanışan bir geleneğin ürünü olan CMK El Kitabının 3. basısı çıktı.
Aşağıdaki linkten ulaşılabilir.
https://t.co/4Cj3tOCBtc
İyi ki yaşadın abi.
Umudun en zor günlerde bile nasıl korunacağını bana sen gösterdin. Yaban kazları kanadı kırık arkadaşlarını eşlikçi olmadan yalnız bırakmaz, derdin, dediğin gibi beni ya da başka bir arkadaşını hiç yalnız bırakmadın. Ama bugün umudumu korumakta, ayakta durmakta zorlanıyorum.
Her hak ihlalinde amasız fakatsız mağdurun yanına koştun. Biz bazen yetişemedik ama sen hep oradaydın. Göremediğimiz zamanlarda ışığımız oldun. Yolu gösterdin, göstermekle kalmadın yolu açtın. Senin arkanda yürümekten hep büyük bir onur ve gurur duydum.
Tarihin tekerliği hep ileriye ve iyiye döner. Sen de bu tekerleği hep ileriye ve iyiye doğru döndürdün, bunu engellemek isteyenlerin karşısında dimdik durdun.
Bugün veda zamanı dedin. Sen öyle dediysen doğrusu budur. Sen hep doğrusunu yapardın Özkan Yücel.
Kanatlarını kanatlarımıza kattığın, bizi daha iyiye götürmek için hiç yorulmadan uçtuğun, yolu açtığın için teşekkürler abi.
Elveda başkanım.
Yıl 1995, 19 yaşındayım. İkitelli’de yaşıyoruz. İstanbul’un merkezine, Taksim tarafına gelebilmek için ayda yılda bir şansımız oluyor; 89 C’ye binip 1,5 saatte anca varabiliyorum.
Mart ayında yağmurlu bir gün, bestelerini satmak isteyen bir arkadaşımla birlikte İmece’ye geldik. Arkadaşım şarkılarını tanıdıklarına dinletmeye çalışıyor. Önce bir Türk Halk Müziği yapımcısına dinletti parçayı, o da “benim müzik profesörüm” dediği birini çağırdı. Oturup hep beraber dinledik. Gelen kişi, henüz şöhret olmamış Kıvırcık Ali’ydi. “Gül Tükendi Ben Tükendim” bestesini bir gün yıldız olacağını bilircesine kenarda beklettiği zamanlar... Çok sevecen, çok sıcaktı ama dinlediği parça pek onun tarzı değildi.
Sonra başka bir dost yapımcıya geçtik. Parçayı dinleyip çok beğendi, aklındaki bir albümle ilişkilendirdi.
Tam o sırada dışarıdan koşa koşa içeri giren, sırılsıklam olmuş, incecik, upuzun bir çocuk... İçeri girmesiyle coşkusu, sevecenliği, o insan sıcaklığı birbirine karıştı. Ortak arkadaşımız “Kazım nerede kaldın, sırılsıklam olmuşsun!” derken onun gözlerinin içi gülerek bakıyordu. Hemen arkadaki İstanbul Üniversitesi Beyazıt kampüsünden koşarak gelmişti.
Kazım Koyuncu’yu ilk defa o gün, o an gördüm. Henüz şöhret değildi, Zuğaşi Berepe zamanlarıydı sanırım, kendi adına bir albüm bile yapmamıştı.
Sonra yıllar yılları kovaladı... Onurlu duruşuyla, duyarlılığıyla, gençliğimizin un gibi rüzgarda savrulup tükendiği yıllar geçti, o güzel kalbiyle ve ortak Trabzonspor sevgimizle izlediğim, tutkuyla sevdiğim, güzel Türkiye’nin sanatçısı olmayı sonuna kadar hak eden çok güzel bir dost olarak o acı sona, onu kaybettiğimiz günlere doğru soluk soluğa koştu.
Aradan geçen bunca yılın ardından, cenazesinin de kalktığı yerde, Harbiye’de tekrar Kazım’a şarkılar söylemek için bir araya geliyoruz. O gece hep birlikte olmak dileğiyle, bu hafta sonu Harbiye’de buluşmak üzere…
Şarkılarla geçti aramızdan ❤️☀️
#kazimkoyuncu #ibbkültür #harbiye
Çağdaş Avukatlar Grubu tarafından kendilerine görev tevdi edilen tüm arkadaşlarımı kutlarım. Yürütecekleri görevleri, grup ilke ve değerlerine en uygun şekilde başarıyla yerine getireceklerine inancım tamdır.
Bu liste yayınlandığında tüm küskünlükler, kızgınlıklar rafa kaldırılır. Çağdaş Avukatlar Grubu tek yürek olur, genel kurul için çalışmaya devam eder. Olması gereken de budur. Çünkü, gericiliğin, cumhuriyet değerlerine saldırıların, toplumsal her alanda faşizmin ayyuka çıktığı böyle bir dönemde, hiçbir mücadele alanımızı kaybetmek gibi bir lüksümüz yoktur.
İzmir Barosu’nun her zamankinden daha da fazla, susmayanlar, korkmayanlar, itaat etmeyenlerce yani Çağdaş Avukat Grubunca yönetilmeye ihtiyacı vardır. Ve yine öyle olacaktır. #çagkazanacak 🧡💙
Ne kurultay yapacak ne de yetki verecek. Hepsini ezecek. Söylediği bu. Seçime KK yönetimindeki CHP ile girilmesi kesin. Durum böyleyken Özel seçime kadar kurultay toplanmayacağını bile bile hala kurultay kovalayacağız diyor. Yeni parti işine girmiyor. Cesaret göstermiyor. Tarihin bu kırılma anında, bu belki de büyük fırsat anında o feraseti göstermeyi reddediyor. Bundan sonra muhalefetin gündemi Akp ile dövüşmek yerine KK ile dövüşmek girdabına hapsolacak. Seçime kadar böyle gidecek. Bu yeni bir hareket başlatma işine girmezlerse de bu anlayış sürecin sonunda bari MVliği kaybetmeyelim düşüncesine ve ekibin KK CHP’sinden MV adayı olabilme mücadelesine kadar gider. Bu senaryonun gideceği yer burası. Yeni hareket yeni parti işine girilmemesi inanılmaz. Toplumsal muhalefetin gündemini bu KK ile dövüşmeye hapsedecekler. Malesef olan bu.
Aslında yeni hareket kurulduğu an saniyede toparlanır muhalefet. KK’nın ne hali varsa görsün biz işimize bakıyoruz önümüze bakıyoruz denilse 1 gün sürmez bu yenilgi psikolojisinin atılması. Ama asla böyle bir söylem yok. Varsa yoksa baba ocağı sloganı. Baba ocağını Akp ele geçirdi hangi ocak? Kurultay kovalayacağız demek biz en az 2030’a kadar bu işleri bıraktık buralarda takılcaz demek. Milliyetçi partilerin(İyip.Zafer, vb) ana muhalefet haline geleceği bir seçim sonucu olacak. Bunu bilmiyor göremiyor olamazlar. Biliyorlar. Malesef gözüken durum bu.
Kemal Kılıçdaroğlu’na hain diyenlerin partiden ihraç edileceğine dair bir haber okudum. Bu vesileyle Kemal Kılıçdaroğlu’na yalnızca hain demeyi yeterli bulmadığımı belirtmek istiyorum. Çünkü kendisi yalnızca hain değil aynı zamanda işbirlikçi, işgalci ve operasyoncu birisidir.
Devletin polisiyle partilileri karşı karşıya getirmekten imtina etmeyen, milyonlarca insanın iradesini gasp ederken bir an bile geri adım atmayan bu kişiye ne desek azdır. Böyle bir kişinin karşısında olup onunla mücadele etmek, tarihin bize yüklediği en doğru vazifelerden biridir.
Partimizin 38. Olağan Kurultayına yönelik mutlak butlan kararı bir saray darbesidir.
Talimatı verenler de uygulayanlar da bellidir.
“Yok hükmünde” dedikleri CHP yönetimi değil, Türk milletinin kutsal iradesidir.
Milli egemenliğe mahkemeler yoluyla baş kaldırılmıştır.
“Türk milleti adına” karar alan mahkeme, milli iradeyi yok hükmünde sayarak Cumhuriyeti ve demokrasiyi imha etmektedir.
Hepiniz yaptığınız hukuksuzlukların hesabını vereceksiniz!
Bu millete kader tayin etmeye kalkanlar, bu ulusun iradesini teslim almaya çalışanlar sizden önce ne yaşadıysa aynısını yaşayacaksınız.
Bugün aynılar aynı yerdedir! Darbeci, yargı kolları başkanı, kukla ve dahili bedhah kayyım! Hepiniz aynı yerdesiniz!
Bizim yerimiz, milli iradeye düşmalık edenlerin yanı olmadı, olmayacak.
Darbecilerin hukuksuz manevralarının, baskın seçim hazırlıklarının, ana muhalefeti işgal çalışmalarının, hepsinin farkındayız.
Koltuğunu terk etmemek için millete her türlü acıyı yaşatanlar, bu operasyonlarla korku iktidarlarının son aşamasına geçiş yapmıştır.
Biz hiç seçim kaybetmedik ve milletin iradesiyle Türkiye’nin birinci partisi olduk.
Yoldaşım, Genel Başkanım Özgür Özel’in yanındayım, birlikte azim ve kararlılıkla mücadeleye devam edeceğiz.
Büyük milletim!
“Umutsuz zamanlar yoktur, umutsuz insanlar vardır” diyen Ulu Önder Atatürk’ün takipçileri:
İstikbali, Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve geleceğimizi korumak için yaşadığımız zorlukları dert etmeyin.
AYAĞA KALKIN!
Birlikte omuz omuza, sesimizi ve öfkemizi yükseltin!
Milletinden korkan siyaset mühendislerine, koltuk ve güç düşkünlerine, piyonlara, kifayetsiz muhterislere hadlerini bildirelim.
Aziz milletim!
Korkmayacağız!
Her gün huzursuz olmaktan, acı çekmekten bıkmadınız mı?
Eğer susarsak, siyasilerden, spor ve sanat dünyasından, üniversitelerden sonra sıra size, milletimize gelecektir.
Siyasi parti liderleri,
Mesele CHP meselesi değildir!
Hattı müdafa değil, sathı müdafa yapmak zorundayız!
Gerçekten milleti temsil ettiğinize inanıyorsanız, derhal en güçlü şekilde Cumhuriyet’i, demokrasiyi ve adaleti savunmak zorundasınız.
Millet hepimizi çağırıyor ve “artık yapın” diyor!
Bu topraklarda halay da zeybek de horon da dik oynanır. Biz dimdik olacağız ki millet boyun eğmeyecek!
Aklımızla yüreğimizle, vicdanımızla milletçe kazanmak zorundayız.
Hiçbir çılgın, Türk milletine zincir vuramaz!
Gün, milli iradeyi, milli egemenliği, birlik ve beraberliğimizi muhafaza ve müdafa etme günüdür.
Damarlarımızdaki asil kan 86 milyona bunu emretmektedir!
Darbecilere ve işbirlikçilerine inat, mücadeleyi topyekün başlatmak zorundayız.
Milletimizin iradesi, kararlılığı ve yol göstericiliği yegâne rehberimiz olacaktır!
*BÜYÜK TÜRK MİLLETİ DARBEYE TESLİM OLMAYACAKTIR!*
*YA BUGÜN, YA HİÇ!*
19 Mayıs Coşkusunu Birlikte Koşarak Kutluyoruz!
İzmir Barosu Çağdaş Avukatlar Grubu olarak, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı onuruna düzenlediğimiz Gençlik Koşusuna tüm meslektaşlarımızı davet ediyoruz.
Kendi temponuza uygun (hızlı/normal veya yavaş/yürüyüş) 4 kilometrelik parkurumuzu tamamladıktan sonra, Flow Coffee House’da yorgunluk kahvelerimizi (kahveler bizden) içmek üzere bir araya geliyoruz. Özel eşyalarınızı bırakabileceğiniz emanet noktamız da alanda hazır olacak.
Bize katıl ve gençliğin bayrağını dalgalandır!
📅 Tarih: 21 Mayıs 2026, Perşembe
📍 Buluşma Yeri: Bostanlı Demokrasi Meydanı
⏰ Saat: 19.00 (Koşu) | 20.00 (Kahve - Flow Coffee House)
📞 İletişim: Av. Görkem Baş (0553 427 42 03)
İZMİR ÇAĞDAŞ AVUKATLAR GRUBU ÖN SEÇİM DUYURUSU!
2026 yılı İzmir Barosu seçimleri için Başkanlık, Yönetim, Disiplin ve Denetleme Kurulları ile TBB Delegasyonu adaylarımızı belirliyoruz.
Ön seçimimiz, 11 Haziran 2026 tarihinde İzmir Merkez ve İlçe Adliyeleri ile Salihağa Hizmet Binasında yapılacaktır. Aday olmak isteyen meslektaşlarımızın, 11 Mayıs - 1 Haziran 2026 tarihleri arasında, 250 kelimeyi geçmeyecek fotoğraflı özgeçmişlerini [email protected] adresine e-posta yoluyla veya Yürütme Kuruluna bizzat iletmeleri gerekmektedir.
Ön seçimimizde 35 yaşını geçmemiş ve 10 yıllık kıdemini doldurmamış meslektaşlarımız için Yönetim Kurulu aday listesinde 2 kişilik gençlik kotası uygulanacaktır. Aynı görevde üst üste iki dönemden çok görev alınamaz.
Seçimler gizli oy, açık sayım esasına göre yapılacak olup, seçim günü oy kullanamayacak meslektaşlarımız kapalı zarf ile oylarını önceden imza karşılığında Yürütme Kuruluna teslim edebilir. Seçmen iradesini etkileyecek anahtar liste oluşturmak, yaymak ve kara propaganda yapmak ÇAG teamüllerine aykırıdır. Sandık alanında hiçbir şekilde propaganda yapılmayacaktır.
Teslim olmayan, biat etmeyen, vazgeçmeyen AVUKATLIK’tan yana tüm meslektaşlarımızı ön seçimde aday olmaya çağırıyoruz.
YİNE, YENİDEN, HEP BİRLİKTE!
#çagkazanacak #bizkazanacağız #senolmadanolmaz