Akademide garip bir paradoks var:
Ne kadar ulaşılabilir, yardımsever ve “tabii ki olur” diyen biri olursanız, sınırlarınız o kadar görünmez oluyor.
Saygıyı çoğu zaman nezaket değil, sınırlar koruyor.
Bir toplumun gelişmişliği, insanı ne kadar koruduğuyla ölçülür. İonna Kuçuradi'nin yıllardır savunduğu gibi: İnsan haklarını anlamak, insanı anlamaktan geçer.
Bir şeye ihtiyacın var ise araştır ve kendine en uygun olanını seç değil mi? Niçin birilerinin aldığını alıyor ya da yapıyorsunuz? Bilginin bu kadar kolay ulaşılabilir olup da kimsenin zahmet edip araştırıp okumadığı ve öğrenmediği bir çağ bu ya da sadece etrafımdaki insanlar..🤷🏻♀️
Hiçlik makamının şuan yeryüzünde en yüksek makam olduğunu anladım. İnsan kendisinin bir hiç olduğunu aklen ve kalben kabul edince, her şeyin ama her şeyin Allah azze ve celleden geldiğini kavrayınca dünya önüne seriliyor ve bir önemi kalmıyor. Hiç olmak müthiş bir şey.
Bu videoyu ne zaman izlesem hüngür hüngür ağlıyorum. Dünyanın en muhteşem haberini veren güzel bir evlat, alan çok güzel bir baba...
"Sen benim hayrımın kapısı, şerrimin kilidisin Hümeyracığım"...
Hakkını aradığında muhatap olacağın tipler:
1. Seni beğenmeyip hak etmediğini iddia edenler
2. Hak aramayı ağlamak sanıp dalga geçenler
3. Seni daha kötü durumdakilerle kıyaslayanlar
4. Sen hakkını alınca onun hakkı yenecek gibi davrananlar
5. Sana terörist muamelesi yapanlar