Flutter ile sıfırdan geliştirdiğim "Nurai" uygulamam uzun bir geliştirme sürecinin ardından sonunda App Store ve Play Store'da yayında! Bu videoda uygulamanın Kur'an okuma ve Hifz (ezber) modülünün arayüzünü görebilirsiniz.
🍏 https://t.co/eFPDCNeFkN
▶️ https://t.co/VoQN85ktaL
Hayatını bilime adamış, Türk tarihçiliğinin mihenk taşlarından, toplumumuzun sevgisine mazhar olmuş tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’nın vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz.
Sekulyarlara görə yaşadıqları həzz mərkəzli həyata dindarlar da can atır sadəcə imkanları olmadığı üçün çata bilmirlər. Bir insanın görmədiyi Allah üçün nəfsini cilovlaya biləcəyini, özünü tərbiyə edə biləcək qədər iradəli və fəzilətli ola biləcəyini təsəvvür belə edə bilmirlər.
Sahabeden Ebu Mihcen es-Sakafi İslam'dan önce şaraba düşkün bir şair İslam'dan sonra da. Açıktan içmekten dolayı bir kaç kere had cezası da uygulanıyor ama içmeye devam ediyor. En son Kadisiye'de cihad meydanında had uygulanacak, kumandan Sad bin Ebu Vakkas savaşa girecekleri için had cezasını erteliyor ve o vakte kadar hapse atıyor. Millet çarpışırken kendine geride kalmayı yediremiyor Sad'ın hanımına binbir ricayla dil döküyor, cihaddan geri kaldığı için çektiği ızdırabı anlatan şiirler inşat ediyor, en son ''beni sal sağ kalırsam vallahi gelip kendi elimle kendimi bağlayacağım ölürsem de hepiniz benden kurtulmuş olursunuz'' diyor, kadın da merhamete gelip zindanın kapısını açtırıyor.
Sad bin Ebu Vakkas yüksek bir tepeden savaşı izliyor. Hasta olduğu için doğrudan muharebeye iştirak edemiyor. Bakıyor cephede bir hareketlilik var, bir süvari nereye yönelse oradan bir gedik açılıyor, Müslümanlar Persleri koyun gibi sürüyor. Sad diyor: ''Yani bu at benim Belka'ya benziyor, mızrağını savuran binicisiyse sanki Ebu Mihcen. Ama o da zindanda?'' Hatta Müslümanlar yüzünü örttüğünden dolayı tanıyamadığı için gökten bir meleğin indiğini düşünüyor.
Meğerse Ebu Mihcen zindandan çıkarken son bir ricayla Sad'ın atını alıyor ve yüzünü örterek düşmanın üstüne atılıyor. Vadesi dolmamış ki şehadet nasip olmuyor ve savaş bittiğinde hemen zindana dönüyor. Hanımı ise ortalık sakinledikten sonra durumu Sad'a haber veriyor. Sad, Ebu Mihcen'i zindandan çıkarıp ''Müslümanlara böylesi hizmeti dokunan bir adama had uygulayamam'' diyerek serbest bırakıyor. Ebu Mihcen de ''Siz had uyguladığınız da günahımdan kurtuluyordum. Had uygulamayacaksanız ahirete günahkar gitmek zorunda kalırım'' diyerek tövbe ediyor ve rivayete göre başka bir İran seferinde vefat ediyor.
Bu garip Müslümanı gördüğümde aklıma bu kıssa geldi. Günahkar olmak Allah'ı sevmeye mani değil.
"Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allah’a verdikleri söze sâdık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir."
Ahzab, 23.