Maalesef yine bir tehdidi ifşa edeceğim.
Bu kez sadece ben değil, tüm ailem hedefte.
Bir kişi, isim de vererek “şayet o kişi ile röportaj yaparsam” 13 yaşındaki kızıma, eşime, kız kardeşlerime tecavüz edip; onları “Narin gibi katledeceğini” söylüyor.
Bu sefer, milyonlarca yurttaş gibi benim ve tüm ailemin kimlik bilgilerini ele geçiren, yapay zekâ ile porno fotoğraf / video üretip şantaj yapan bir çetenin tehditleri ile uğraşıyorum.
Adreslerimize kadar mahrem olması gereken tüm kişisel bilgilerimizin ellerinde olduğunu anladığım bu çete, ailemin tüm fertlerinin telefonlarına tehdit mesajları gönderiyor.
Mesajlarının bir kısmını paylaşıyorum…
Emniyet Siber Suçlar bu kişilere hemen ulaşır isterse… Kayda geçsin diye paylaşıyorum.
Biz gazetecilerin nasıl yaşadığını görün istiyorum.
@SireneOznur@eczozgurozel Peki durum buyken hukuksuz ve bomboş bir iddianameyle Cumhurbaşkanı adayını ağar topar tutuklatan kim? 301 öğrenciyi, aralarında savcının bile en fazla adli kontrol diye mahkemeye sevk ettikleri de dahil, yine aynı hukuksuzla tutuklatan kim?
Kıymetli Arladaşlar,
Yakında boykotun etkisizliği üzerine uydurma haberler çıkmaya başlar.
Boykot şöyle işe yaramadı satışlar böyle arttı diye.
Sakın inanmayın.
Çok etkili oluyor.
Aracılar hemen devreye girip bizlere ulaşıyor.
Biz şöyle Atatürkçüyüz böyle demokratız diye haber gönderiyorlar.
Ama yemezler.
Sizde gereğini yapın en azından tarafsız kalın diyoruz.
Baskı var korkuyoruz diyorlar.
Siz bilirsiniz diyoruz.
Sonuç olarak.
Boykotlar çok etkili oluyor.
Sosyal çevrelerinden dışlanıyorlar.
Ciroları düşüyor.
En önemlisi marka değerleri yerlerde sürünüyor.
Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel’in “BOYKOT” çağrısını destekliyorum. Milyonlarca vatandaşımızı disiplinle, özveriyle BOYKOT sürecine dahil olmaya davet ediyorum.
Bu BOYKOT, medya ve iş dünyamızı yok etmeye, onlara zarar vermeye yönelik değildir. Bilakis onları prangalarından kurtarıp özgürleştirmeye dönüktür.
Uzun yıllardır, baskıcı ve antidemokratik iktidarın bir avuç ihtiras sahibine teslim oldular. Keyfi dayatmalara, topluma umutsuzluk ve korku salmaya teşne oldular. Kimileri isteyerek bunu yaptı, kimileri korkuyla. Artık zaman değişti. Aynı şeyleri yaparak farklı sonuç beklemeyeceğiz.
Medya ve iş dünyası için seçim yapma vakti gelmiştir; ya 1 kişinin güdümünde yola devam edecek ve BOYKOTUN sert etkilerini görecekler ya da bizler gibi milletin yanında hizalanacaklar.
Tüm vatandaşlarımızdan güçlü bir tepki bekliyor, milletimizin sağduyusu ve dirayetine güveniyorum.
Yerli ve milli değerlerimiz üç kuruşa satılırken neredeydiniz?
AKP iktidarı döneminde, ülkemizin göz bebeği olan birçok stratejik kurum ve kuruluş, yabancı sermayeye veya özel sektöre devredildi. Bu özelleştirmelerle, milletimizin yıllarca emek vererek oluşturduğu değerler, adeta yok pahasına elden çıkarıldı.
İşte satılan bazı önemli kuruluşlar:
•TÜPRAŞ: Türkiye’nin en büyük petrol rafinerisi, 2005 yılında özelleştirilerek Koç Holding’e satıldı.
•TEKEL: 2004 yılında alkollü içkiler bölümü 292 milyon dolara Nurol-Limak-TÜTSAB ortaklığına, 2008 yılında sigara bölümü ise 1.72 milyar dolara British American Tobacco’ya satıldı.
•PETKİM: Petrokimya sektörünün devi olan PETKİM, 2008 yılında Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR’a devredildi.
•Türk Telekom: 2005 yılında Lübnan merkezli Oger Telecom’a %55 hissesi 6.5 milyar dolara satıldı.
•Erdemir: Türkiye’nin en büyük demir-çelik üreticisi, 2005 yılında OYAK’a satıldı.
•SEKA: Kağıt sektörünün öncüsü olan SEKA’nın birçok fabrikası kapatıldı veya satıldı.
•Şeker Fabrikaları: Türkiye’nin çeşitli illerindeki şeker fabrikaları, 2018 yılında özelleştirilerek özel sektöre devredildi.
Bu satışlar gerçekleşirken, millilik ve yerlilik söylemleriniz neredeydi? Ülkemizin stratejik kurumları elden çıkarılırken sessiz kalanlar, şimdi vatanseverlik dersi vermeye kalkıyorlar. Gerçek vatanseverlik, milletin malına sahip çıkmakla olur; onu yabancılara peşkeş çekmekle değil!
Sevgili Gençler;
Korku duvarlarını ilk siz aştınız. Geleceğinizi, umutlarınızı çalan, iradenizi, sizi yok sayan ve size saygı duymayan akla ilk siz isyan ettiniz.
Zamanın ruhu sizi çağırıyor. Zekanızla, samimiyetinizle, yüksek adalet duygunuzla, önyargıları yerle bir eden ruhunuzla, dayanışmanızla, herkesi kucaklayacak ve size ait olacak yakın gelecekte bu güzel ülkeyi siz aydınlığa çıkaracaksınız.
Ben Silivri’de dimdik duruyorum. Bu kumpaslar, yalanlar, dolanlar beni zerre etkilemiyor. Sizi de etkilemesin.
Bu süreçte gözaltına alınan, tutuklanan gençler bizim gençlerimiz. Gururumuzsunuz. Size verilmek istenen zararı hep birlikte engelleyecek, size ve ailelerimize sonuna kadar sahip çıkacağız.
Bu mücadele uzun, taşlı, tozlu, engebeli bir yol demiştim. En büyük engeli aştık. Bakmayın bir avuç, toplumun huzuruna çıkamayan insanın iddialı, hırçın sözlerine. Kaybedeceklerini onlar da biliyor. Demokrasi ve Cumhuriyet yolu milletimizin yoludur ve milletimiz kazanacak, gençlik kazanacak, bir avuç insan kaybedecek.
Tarih sizi yazacak gençler! Siz tarih yazacaksınız, dünyaya örnek olacaksınız!
UNUTMAYIN!
YOLUMUZ UZUN, HEYECANIMIZ YÜKSEK, GENÇLİĞİMİZ VAR!
BİZ, ADALETE SUSAMIŞ TÜRK GENÇLİĞİYİZ.
ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ.
MİLLET BÜYÜKTÜR.
KONUŞMA ENGELLİ BİR VATANDAŞ “SLOGAN ATTI” DENİLEREK TUTUKLAMAYA SEVK EDİLDİ!
Konuşma güçlüğü olan, kekemelikle mücadele eden bir vatandaş, yalnızca yabancı dilde slogan attığı iddiasıyla tutuklamaya sevk edilmiştir! Bu, yalnızca akıl dışı değil, hukuk dışıdır, vicdan dışıdır!
Hangi slogan? Hangi ses kaydı? Hangi bilirkişi tespiti?
Kekemeliği olan bir bireyin slogan attığı nasıl tespit edilmiştir?
Ortada delil yok, savunma yok, gerekçe yok!
Bu bir siyasi niyetle, düşman ceza hukuku uygulayarak intikam alma girişimidir!
Yargı, kişilerin kimliğine, etnik kökenine, düşüncesine, hatta diline göre ceza vermeye yönelirse, bu hukuk değil; rejim krizidir.
Anayasa’nın 10. maddesi eşitlik ilkesini, 36. maddesi adil yargılanma hakkını güvence altına alır.
Hiç kimse konuşma engeli nedeniyle ya da iddia edilen bir slogan sebebiyle tutuklanamaz!
Bu kararı verenler hukuk değil, açıkça önyargı işletmektedir.
Adalet Bakanlığı’na, HSK’ya açık çağrımızdır:
Bu rezaletin üstü örtülemez.
Engelli bir bireyin ifadesi dahi alınmadan, savunması dinlenmeden tutuklamaya sevk edilmesi; Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti ilkesine doğrudan tehdittir!
Yargının siyasi niyetlerle araçsallaştırılmasına izin vermeyeceğiz!
Bu ülkeye anayasa geri dönecek, adalet geri gelecek!
Şu anda Türkiye'de cezaevlerinde 2 Cumhurbaşkanı adayı, 1 seçilmiş milletvekili, siyasi parti genel başkanları ve belediye başkanları var!
Bu mu bağımsız, tarafsız yargı?
İddialara göre gözaltı değil, açıkça işkence!
Şu an gözaltında 69 kişi bulunuyor. Aralarında 3 çocuğun da olduğu bu kişilerin tamamına yakını, bir kişi hariç, darp edilerek gözaltına alındı. Gözaltı işlemleri sırasında polislerin doktor muayenesine birlikte girmesi nedeniyle, sağlık raporlarına darp ve cebir izleri yansıtılmadı.
Ancak pazartesi günü Hamidiye Etfal Hastanesi’nde yapılan ek muayenede, avukatların müdahalesiyle polislerin içeri girmesi engellendi ve çocukların maruz kaldığı darp, cebir ve kötü muamele açıkça raporlara geçirildi.
İddialara göre çocuklar uzun süre ters kelepçeyle, ıslak zeminde, insan onuruna aykırı şekilde bekletildi. Bu uygulamalar Anayasa’ya, Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne açıkça aykırıdır.
Bu bir güvenlik uygulaması değil, sistematik şiddettir.
Kolluk güçlerinin görevi, suçlu ilan etmek değil; hakları ve insan onurunu korumaktır. Çocuklara ve gençlere reva görülen bu muamele insanlık suçu niteliğindedir.
İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nü göreve çağırıyoruz:
Sorumlular derhal tespit edilmeli, işkence ve kötü muameleyle ilgili etkin soruşturma başlatılmalı, bu suça ortak olan herkes hakkında gereken cezai ve idari işlemler uygulanmalıdır.
Biz parti devleti istemiyoruz!
Biz halkın, hukukun ve vicdanın polisini istiyoruz!
Tarihi camiye zarar verdiler diye ortalığı inletenler, tutuklanan Mahir Polat’ın 2019’da göreve gelir gelmez kurduğu İBB Miras sayesinde sadece 2024 yılında kente kazandırdığı çürümeye yüz tutmuş yapıları izlesin. Ecdadına gram saygısı olan biraz olsun utanır. Sağ üstte de şimdiye kadar yapılanlar. Salt böyle bir adamın tutuklu olması bile yargılamanın saçmalığını gözler önüne seriyor.
Her şey çok güzel olacak sloganını bulan Berkay Gezgin’le İmamoğlu’nun 2019 kampanyası sırasında kısa bir röportaj yapmıştım. O zaman da bıcır bıcır dünya sevimlisi bir çocuktu. Şimdi kocaman olmuş.
Yüzünü kapattığı ve eylemde slogan attığı için tutuklanmış
Özgür Özel: "Bu akşam bu meydanın huzur ve sağlık içinde boşalmasına engel olursanız, önümüzdeki günlerle ilgili planlamayı değiştiririm.
Yarın seni en rahatsız edecek yere 500 bin kişilik çağrı yaparım."
“Her şey çok güzel olacak” sözünün mimarı Berkay Gezgin 22 yaşında, pırıl pırıl bir genç... Tutuklandı! Son cümlesi “Lütfen beni unutturmayın!” olmuş. Unutmayacağız, unutturmayacağız güzel kardeşim!
Geleceğe dair umut vaadeden bir cümle kurmak yerine;
'Her şey zaten güllük gülistanlık' deseydi tutuklanmazdı belki de...
Polisin göstericilere birkaç metreden biber gazı sıktığı esnada CHP'li vekil böyle müdahale etti
Saraçhane'de düzenlenen mitingin ardından polis ekipleri göstericilere sert müdahale etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Yavuzyılmaz'ın, bir polisin birkaç metreden göstericilere biber gazı sıktığı anda yaptığı müdahale kameralara yansıdı.