Örgütlü Mücadeleye Dahil Ol! | Bu ay Ankara’da aramıza katılan yeni üyelerimizin rozetlerini taktık.
Her yeni üyeyle birlikte örgütümüz, dayanışmamız ve mücadelemiz büyüyor.
Mahallelerimizde, kampüslerimizde ve memleketin her yanında sosyalizm mücadelesini birlikte yükselteceğiz.
Sen de örgütlen, aramıza katıl 🔻
https://t.co/0kcAcQhJBm
6-7 Eylül Pogromu'nu Unutmuyoruz !
İstanbul'da Rum, Ermeni ve Yahudi halkların yoğunlukta yaşadığı mahallelerde, devlet destekli bir şekilde gerçekleştirilen ırkçı, faşist saldırılarda, halkların etnik ve dini farklılıkları bahane edilerek evler, iş yerleri, okullar, ibadethaneler saldırı ve yağma altında kaldı. Bu saldırılar öfkeli kişilerce anlık bir patlama ile gerçekleşmemiştir, ırkçılığın ve şovenizmin birer ürünüdür.
6-7 Eylül Pogromu'nun 71. Yılında, ırkçı saldırılar günümüzde gerçekliğini sürdüryor. Türkiye Sosyalist Partisi olarak faşizmin, ırkçılığın ve şovenizmin karşısında, ezilen halkların yanındayız!
#TürkiyeSosyalistPartisi
13 yaşındaki Yusuf Kesen, Mardin Kızıltepe’den ailesiyle birlikte mevsimlik işçi olarak Sakarya’ya gitti. Çalıştığı sırada traktörden düşen Yusuf, başka bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti.
Çocukların eğitim alması, oyun oynaması gereken yaşta çalışmak zorunda bırakıldığı; yoksulluğun çocukların hayatına mal olduğu bu düzeni kabul etmiyoruz.
Çocuk işçiliğine son!
Melih Gökçek döneminde ODTÜ Ormanı’na dayatılan rant yolu, bugün Mansur Yavaş yönetiminde sürdürülüyor.
İsimler değişiyor, rant belediyeciliği değişmiyor.
ODTÜ’de rant yoluna hayır!
Yok birbirinizden farkınız!
Türkiye Sosyalist Partisi Ankara
#ODTÜ
Dayanışma Ağları İstanbul Esenyurt’ta sokaklarla buluşuyor.
Dayanışmayı birlikte üreten, büyüten ve örgütleyen bir ağ kuruyoruz.
Yalnız değiliz, birlikte mümkün!
Tanışma formu:
https://t.co/a7cyDvD9Mx
Enflasyon emekçilerin yaşamını her gün biraz daha daraltıyor. Ücretler eriyor, gıda ve barınma harcamaları büyüyor, milyonlar temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.
Bu tablo sınıfsal bir düzenin sonucudur. Üretenler yoksullaşırken sermaye büyümeye devam ediyor. Hayat pahalılığının yükü işçilere, gençlere, emeklilere ve yoksullara bırakılıyor.
Yoksulluğu yönetmekle yetinmeyeceğiz. Bu düzenin karşısına örgütlü bir güç olarak çıkacağız.
Üretenlerin yönettiği, kaynakların toplumun ihtiyaçları için kullanıldığı sosyalist bir düzen için örgütlenelim.
#TürkiyeSosyalistPartisi
16 yaşındaki bir çocuğun karın ağrısı şikâyeti ile gittiği hastane tuvaletinde doğum gerçekleştirmesi bu çocuğun sistem tarafından uğradığı istismarın sonucudur. Tutuklanması kabul edilemez.
Çocukları cezalandıran değil, koruyan bir düzen için FEMİNİST DİRENÇ’e katıl!
ETKİNLİK | Türkiye’de devrimlerin ve sınıf mücadelesinin tarihini konuşuyoruz!
Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’e, işçi sınıfı mücadelelerinden Türkiye sosyalist hareketinin tarihsel deneyimlerine uzanan süreci DİP Genel Başkanı Sungur Savran ile ele alacağız.
🗓️ 7 Eylül Pazartesi | 19.00
🎥 Online | Zoom
Kayıt formu ✏️: https://t.co/IhObWyGhTT
"Yer altı zenginliklerinin ekonomiye kazandırılması" adı altında insanların ve hayvanların yaşam alanları sermayeye peşkeş çekiliyor, doğa geri döndürülemez şekilde kirletiliyor, ekosistem zarar görüyor, halkın toprağına yok pahasına el konuluyor !
Yiyorsa Ankara'ya gel, gözümün içine bak. Benim beyanlarım esas değil mi? Sevgilimle ilişkimi bildiğin halde beni manipüle etmedin mi? Ağlayıp zırlayıp teselli beklediğinde sarılıp boynumu koklamadın mı kaç kez? Ev kalabalıkken biz iremle yerde yatarız deyip durmadın mı? Erkeklerden hoşlanıyorum diye gezinip yanımda yattıktan sonra kalkıp ben maskülenlerden de hoşlanıyorum demedin mi? Her hafta ayrı bir kriz yaratıp ben de bir trans olmama ve o kadar derdini dinleyip destek olmamıza rağmen beklediğin anlamda ilgi görmeyince ağlayıp bağırıp çağırıp babamı arayacağım gelsin öldürsün beni, keşke ölsem de kurtulsam gibi şeyler söyleyerek beni manipüle etmedin mi? Peki ben seni sakinleştirince hayat çok güzel, kafam biraz bozuktu o yüzden öyle söyledim özür dilerim vs. demedin mi? Babamı arayacağım dediğinde telefonu elinden kim aldı? İntihar ettiğinde yaşattığın şeylere rağmen seni hastaneye kim götürdü? Bunlardan sonra süreç yürütülürken, sana gerekli bilgilendirmeler yapılmış olup benimle iletişime geçmemen gerektiği halde defalarca iletişime geçmeye çalışmadın mı? Ulaşmaya çalıştım bir kere daha yazdım diye basitleştiremezsin. Kaç kere yazdığının kanıtı var. Kaç kere yazmaman gerektiğinin söylendiğinin kanıtı var. Sen beni taciz ettin. Sonrasında defalarca uyarılmana rağmen ısrarlı bir şekilde tacizine ve manipülasyonuna devam ettin. Üstelik ulaşamadığın her gün başka şekillerde kriz çıkardın. Ve bu sebeple yaptığını kendi ağzınla söylediğinin ses kaydı var. Hodri meydan ekin, sen önceki faillerden güç alıp benzer bir şey yapabileceğini sanıyorsun. Bense sana soruyorum: sence biz sen o kadar sorun çıkarırken uzaktan öylece izledik mi? İftira değilse sen bunlara cevap ver. Sen beni taciz etmedin mi, insanları dolandırmadın mı cevap ver önce :)
Yaşadıklarımın hepsini geçtim, lubunyalar birbirlerine bu kadar sahip çıkmazken arkadaşa evini açan, maddi manevi her yönden destek sunan insanlara böyle iftira atıp karalamasına izin vermeyeceğim. Transfobik diye iftira attığı kişi birçok transa kalacak yer bulmuş, bazılarına bizzat kendi evini açmışken, çalışmıyor diye 5 kuruş harcatmamışken (kiradan tut, dışarıda zevk için yeme içmeye kadar), ismimi değiştirmek istiyorum dediğinde davayı hallederiz kolay iş demişken, ailesi sorun çıkardığında en önce o yanında olmuşken, birçok trans ve LGBTİ+nın yanında olup avukatlığını yapmışken bu alçaklığa izin vermeyeceğim.
Yoldaş yaşadıklarımın hepsini geçtim, lubunyalar birbirlerine bu kadar sahip çıkmazken arkadaşa evini açan, maddi manevi her yönden destek sunan insanlara böyle iftira atıp karalamasına izin vermeyeceğim. Transfobik diye iftira attığı kişi birçok transa kalacak yer bulmuş, bazılarına bizzat kendi evini açmışken, çalışmıyor diye 5 kuruş harcatmamışken (kiradan tut, dışarıda zevk için yeme içmeye kadar), ismimi değiştirmek istiyorum dediğinde davayı hallederiz kolay iş demişken, ailesi sorun çıkardığında en önce o yanında olmuşken, birçok trans ve LGBTİ+nın yanında olup avukatlığını yapmışken bu alçaklığa izin vermeyeceğim.
Her yoruma yanıt yazarken beni taciz ettiğini yazdığım yoruma neden cevap vermedin :) Sevgilimle ilişkimi bildiğin halde "bence ayrılacaksınız" gibi çok çeşitli söylemlerle beni manipüle etmeye çalışıp sonra bana açılmadın mı? Sonra yoldaşlık ilişkimizin devam edeceğini belirtince bu konuyu kapatmamıza rağmen haftada bir kriz yaratıp ağlayıp beni manipüle etmeye devam etmedin mi? Beklediğin ilgiyi görmeyince (yoldaşlık anlamında sana desteğimiz ve insani ilişkimiz sürmesine rağmen) kalkıp intihar etmedin mi? Beni taciz etmene, sarıldığın zamanlarda boynumu koklamana, bana açılmadan önce erkeklerden hoşlandığın beyanını verip adeta bir kandırmacayla yanımda yatmana, en küçük sınır koyuşumda olayları farklı yerlere çekip ağlayıp kendimi öldüreceğim gibi söylemlerde bulunup beni manipüle etmene rağmen seni hastaneye kim götürdü? Ondan sonra o kanalı tekrar açmaya çalışarak, süreç yürüten arkadaşlar yaptıklarının taciz olduğunu, benimle iletişime geçmemen gerektiğini belirttiği halde defalarca iletişime geçmeye çalıştığının kanıtları var. Şimdi söyle bakalım. Yazdıklarım hala bu kadar eksikken kimmiş tacizci, kimmiş transfobik? Bekle bakalım kanıtları. Ben çok rahatım, belli ki senin uykuların kaçıyor.
Her yoruma yanıt yazarken beni taciz ettiğini yazdığım yoruma neden cevap vermedin :) Sevgilimle ilişkimi bildiğin halde "bence ayrılacaksınız" gibi çok çeşitli söylemlerle beni manipüle etmeye çalışıp sonra bana açılmadın mı? Sonra yoldaşlık ilişkimizin devam edeceğini belirtince bu konuyu kapatmamıza rağmen haftada bir kriz yaratıp ağlayıp beni manipüle etmeye devam etmedin mi? Beklediğin ilgiyi görmeyince (yoldaşlık anlamında sana desteğimiz ve insani ilişkimiz sürmesine rağmen) kalkıp intihar etmedin mi? Beni taciz etmene, sarıldığın zamanlarda boynumu koklamana, bana açılmadan önce erkeklerden hoşlandığın beyanını verip adeta bir kandırmacayla yanımda yatmana, en küçük sınır koyuşumda olayları farklı yerlere çekip ağlayıp kendimi öldüreceğim gibi söylemlerde bulunup beni manipüle etmene rağmen seni hastaneye kim götürdü? Ondan sonra o kanalı tekrar açmaya çalışarak, süreç yürüten arkadaşlar yaptıklarının taciz olduğunu, benimle iletişime geçmemen gerektiğini belirttiği halde defalarca iletişime geçmeye çalıştığının kanıtları var. Şimdi söyle bakalım. Yazdıklarım hala bu kadar eksikken kimmiş tacizci, kimmiş transfobik? Bekle bakalım kanıtları. Ben çok rahatım, belli ki senin uykuların kaçıyor.
Tacizlerin, dolandırıcılığın, kendi transfobin ortaya çıkmasın diye iftiralar attığın kişiye 3 gün önce "Ailem yanımda değilken siz yanımdaydınız" diye mesaj atıyordun. "Bana evinizi açtınız, benim ailem sizsiniz, bu örgüt sayesinde kendim olabiliyorum vb." söylemlerin kanıtlarıyla duruyor. Kendi pisliklerin ortaya çıkmasın diye translara bu kadar destek olan birine attığın iftiraları, yaptığın alçaklıkları görmezden geleceğiz mi sanıyorsun? Beni taciz ettiğin mesajlar, disfori yaşadığımı bildiğin halde transfobik söylemlerin, beyanımı gizlediğim zamanlarda ilk tanıştığımız insanlara seni uyarmama rağmen iznim olmadan (sana bile açıkça ben transım dememiş olmama rağmen) trans olduğumu söylemen, cebinde on binler varken dayanışma adı altıyla insanları dolandırdığının kanıtları, hepsi mevcut. İftira at bakalım. Kendi pisliğin ortaya çıkmasın diye yapıyorsun. Hodri meydan.
Tacizlerin, dolandırıcılığın, kendi transfobin ortaya çıkmasın diye iftiralar attığın kişiye 3 gün önce "Ailem yanımda değilken siz yanımdaydınız" diye mesaj atıyordun. "Bana evinizi açtınız, benim ailem sizsiniz, bu örgüt sayesinde kendim olabiliyorum vb." söylemlerin kanıtlarıyla duruyor. Kendi pisliklerin ortaya çıkmasın diye translara bu kadar destek olan birine attığın iftiraları, yaptığın alçaklıkları görmezden geleceğiz mi sanıyorsun? Beni taciz ettiğin mesajlar, disfori yaşadığımı bildiğin halde transfobik söylemlerin, beyanımı gizlediğim zamanlarda ilk tanıştığımız insanlara seni uyarmama rağmen iznim olmadan (sana bile açıkça ben transım dememiş olmama rağmen) trans olduğumu söylemen, cebinde on binler varken dayanışma adı altıyla insanları dolandırdığının kanıtları, hepsi mevcut. İftira at bakalım. Kendi pisliğin ortaya çıkmasın diye yapıyorsun. Hodri meydan.
Barış ancak sosyalizmle mümkündür!
Bugün dünyanın dört bir yanında emperyalist savaşlar ve işgaller sürerken milyonlarca insan yerinden ediliyor, halklar yoksulluğa ve güvencesizliğe mahkûm ediliyor. Emperyalist savaşların bedelini ise emekçiler, kadınlar, çocuklar ve ezilen halklar ödüyor.
Neoliberal kapitalizm, kendi krizlerini aşmak ve sermaye sınıfının çıkarlarını korumak için çözümü emperyalist savaşlarda buluyor. Barış, silahların susmasıyla değil; emperyalist savaşı ve sömürüyü üreten kapitalist sistemin ortadan kaldırılmasıyla ve ancak sosyalizmle mümkündür.
Bizler için barış; halkların kendi kaderini tayin hakkının güvence altına alınması, emeğin özgürleşmesi, kadınların erkek egemen şiddet ve tahakküm altında yaşamaması, çocukların geleceksizlik ve savaş tehdidiyle büyümemesi demektir.
Bu nedenle gerçek barışa giden yol, kapitalizme, emperyalizme, militarizme ve her türlü sömürü düzenine karşı mücadeleden geçer.
1 Eylül Dünya Barış Günü’nü anarken emperyalist savaşa ve sömürüye karşı; halkların eşitliği ve özgürlüğü mücadelemizi büyütüyoruz.
Gerçek ve kalıcı barış için: Sosyalizm!
Yaşasın halkların kardeşliği!
30 Ağustos 1995‘te, Keçiören Belediyesi ile ilişkili faşist A Takımı çetelerince Ovacık Mahallesi’nde katledilen Erdal Yıldırım’ı mezarı başında andık.
Haklarımız ve yaşamlarımız için örgütlü mücadeleyi sürdüreceğiz.