Atatürk, en önemli yazılı eseri NUTUK’u 15-20 Ekim 1927’de 6 günde, 36 saat 33 dakikada okur. NUTUK, Atatürk’ün vasiyetnamesi “Gençliğe Hitabe” ile son bulur. “Gençliğe Hitabe”yi okurken sesi titrer, gözyaşlarını tutamaz.
Atatürk, NUTUK’la milletine ve tarihe hesap verir.
#nutuk #Atatürk
Arkadaşlar ilgililere ulaşmak için desteğiniz şart. Doğa için bir şeyler yapmak isteyenler lütfen bu sesin daha çok çıkmasını sağlayın. Köroğlu dağlarına komşu, geyiklerin anadolusu bu diyarı taş ocağına bırakmayın
➖Değişmeyen dram:
➖Kayıp çocuklar…
➖Edirne yerel basınında çıkan haberlere göre; Çavuşbey Mahallesi'nde bulunan Çocuk İlk Kabul Merkezi'nde kalan 13 çocuk, ihtiyaç iznine çıktıktan sonra kuruma geri dönmemiş.
➖Ekipler çocukları bulabilmek için harekete geçmiş, aramalar sürüyormuş.
➖"Kaybolan çocuklar" bu ülkenin en büyük dramlarından, en vahim tablolarından biri.
➖Ve ne yazık ki yıllardır bu hiç değişmedi.
27 Aralık 1919: Mustafa Kemal Paşa Ankara’ya geldi, 38 yaşında.
-Padişah’a rağmen Milli Mücadele’nin merkezi Ankara oldu.
-23 Nisan 1920’de TBMM’yi açtı,
-13 Ekim 1923’te Ankara Başkent oldu.
-29 Ekim 1923’te Cumhuriyet ilan edildi, 42 yaşında.
MİLLEYHA’DA SON DURUM. Türkiye’de doğa korumanın gerçeği!! Muhteşem bir Pazar sabahı… Onca koruma statüsü alan Milleyha Kuş Cenneti’ne gene kamyonlarca moloz, taş çöp ve hatta asfalt kalıntısı dökülmüş. NEREDE YETKİLİLER? Nedir bu aymazlık? Hani çalışan kameralar? SULAK ALANA GÖLE DÖKÜLEN BU MOLOZLARI KİM TOPLAYACAK? Herkes oraya mı gelsin? Küçücük bir alanı dahi koruyamıyor ise koruması gerekenler, tekrar en başa dönüp alanda nöbet mi tutalım! Gerçekten ülkedeki en göz önündeki sulak alan dahi böyle ise göz önünde olmayanları düşünemiyorum. SONUÇ İSTİYORUZ. Lütfen paylaşın… Güzellikle bitsin bu süreç. Çöple, molozla, pislikle suyun üstü örtülerek değil… Gerekli kurumlarla, yetkililerle paylaşmanızı rica ediyorum…
Türkiye Cumhuriyeti’nin 6. Cumhurbaşkanı, Türk Deniz Kuvvetlerinin yetiştirdiği mümtaz Amiral Fahri Korutürk’ü vefatının 39. yılında saygı, minnet ve özlemle anıyorum.
1923’te Cumhuriyet Donanmasına katılan, denizaltıcılıktan Deniz Kuvvetleri Komutanlığına yükselen Korutürk, Montrö müzakerelerinde Türk Boğazlarının egemenliğini savundu. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtının en kararlı destekçilerinden oldu.
Atatürk’ün bizzat verdiği soyadının hakkını ömrü boyunca taşıdı. Laik Cumhuriyetin, anayasal düzenin ve Atatürk devrimlerinin sarsılmaz savunucusu oldu.
Devleti asla şahsi çıkarlarına alet etmedi. Çankaya’da çocukları belediye otobüsü ve dolmuşla seyahat ederken o, devlet ciddiyetini erdem, dürüstlük, zarafet ve tevazuyla birleştirdi.
Hayatı boyunca iki kimlikten güç aldı: Atatürk’ün evladı olmak ve Türk bahriyelisi olmak.
Bugün Türkiye’nin onun temsil ettiği devlet ahlakına, liyakate, ilkelere ve Cumhuriyet sadakatine her zamankinden fazla ihtiyacı var.
Aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Ruhu şad olsun.
Yıllardır uyarıyoruz. NATO’nun Karadeniz’de sürekli bir deniz harekâtı kimliğiyle varlık göstermesi Montrö’nün ruhuna aykırıdır. Şimdi aynı tehlike AB bayrağı altında karşımıza çıkarılıyor.
Türkiye, Romanya ve Bulgaristan zaten müşterek mayın karşı tedbirleri harekâtı yürütüyor. Karadeniz Uyumu Harekâtı gibi bölgesel güvenlik mekanizmaları da mevcut. Yeni bir AB harekâtına ihtiyaç yoktur.
Türkiye’nin NATO’ya verdiği tavizler, Boğazlar bölgesinde yeni NATO komuta yapılanmalarına gösterilen müsamaha, bugün AB’nin operatif varlık arayışına zemin hazırlamıştır. NATO kimliğine kapıyı açarsanız, yarın AB kimliğine itiraz etmekte zorlanırsınız.
Bugün Montrö’nün 19. maddesi savaşan tarafların savaş gemilerinin geçişini sınırlıyor. Yarın barış döneminde AB üyesi kıyıdaş olmayan devletlerin savaş gemileri 21 günlük kalış süresini kullanarak kurumsallaşmış bir harekâtın parçası olabilir.
Bu durum Karadeniz’de Türkiye’nin dengeleyici ve koruyucu rolünü zayıflatırken Rusya ile ilişkilerimizi tehlikeye atar, aktif tarafsızlığımızı daha da gölgeler.
Karadeniz ne NATO’nun ne de AB’nin iç denizidir. Türkiye, Montrö’nün lafını ve ruhunu, kıyıdaşların önceliğini ve Karadeniz’deki stratejik dengeyi korumak için AB’nin bu girişimine her düzeyde karşı çıkmalıdır.
“Atatürk’le kalın, Cumhuriyet’le kalın, hoşça kalın!" seslenişiyle milletine veda eden büyük sanatçı Levent Kırca’yı yitirişimizin11. yılında hayatımıza kattıklarına minnet, özlem ve saygıyla anıyorum.
Ruhu şad olsun.
#LeventKırca
#LaikÜniterUlusDevletimizDilBirliğimizBölünmezBütünlüğümüzTartışılamaz
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
OLAYIN ÖZETİ
❌ 2015 yılından beri Suudilerin Yemen’e uyguladığı abluka sonucu 400.000’e yakın insan açlıktan öldü. ( 80.000 çocuk )
🚀 Yemen Ensarullahı da gücünü toparlayarak Kızıldeniz Babul mendeb’i ele geçirerek Suudi gemilerini ablukaya aldı.
Ablukaya karşı abluka..
🇹🇷 Şimdi Yemen diyor ki Türkiye gibi ülkeler asker göndermek yerine diplomat göndersin , aracı olsun, abluka kalksın herkes işine baksın .
⛔️ Vallahi ne Mekke Medineye saldırı var ne de Şii Sünni savaşı.
İsrailin ekmeğine yağ sürmeyin olay budur .
Bizim Gadir’i sosyal medyada dolaşıma sokmuşlar.
O, etten kemikten, postaldan bir Harbiyelidir.
Gargamel devresinden bir Şirin’dir.
Korkunç bir kafadır ve de vukuat adamıdır.
Asıl adı Kadir. Hacettepe Tıp’ı bırakıp bize geldiği için kodu, lakabı Hacet’tir.
Koğuş arkadaşım olduğu için ayak kokusundan gazına kadar bütün vukuatlarını bilirim.
Vukuatları nedeniyle, hele bir de müşterek bir vukuatı yüzünden, komutanlar ona 21 günlük oda hapsini dayamışlardır.
21 gün; diğer vukuatlarıyla birlikte, disiplin puanının ve okuldan şutlanmanın sınırına dayandığı noktadır.
Tam şutlanma sınırına geldiğinde, hapsini yatarken Okul Komutanımız Doğu Aktulga’nın merhameti Gadir’in imdadına yetişmiş; çıkardığı afla 6 günle yırtmıştır.
Sevmek için çok nedenimiz vardır ama Gadir, sırf bu yüzden merhum Doğu Aktulga Komutanımızı çok sever.
Gadir’in sosyal medyaya konu olan hikâyesi ise gerçekten müthiştir.
Müthiş kafasıyla şekillenmiş, harika bir Kara Türk hikâyesidir.
Önce ODTÜ Petrol Mühendisliği.
Sonra Hacettepe Tıp.
Tıp kesmeyince Harbiye.
Vukuatlı ama son derece başarılı dört senenin ardından, üstün başarıyla Top-12 Topçu Teğmen olarak mezun olma.
İlk Kara Havacılardan biri.
“Bize film seyrettirmiyorlar, erken yatırıyorlar” diye ayarlarının bozulması ve ilaç mümessilliğine transfer.
Ayağına basılmış tazı, terkisine nişadır konmuş beygir gibi ekmek uğruna bütün Anadolu’yu, Afrika’yı dolanıp durmalar.
Gitmiş, bir de Afrika’da fotoğraf çektirmiş. Hava attı bize!
Ve sonra Ankara Hukuk, ardından ömrünün geçtiği avukatlık yılları.
Ve şimdi, oğlunun mezun olduğu Hacettepe Tıp’a tekrar başlamış.
“Şov mu yapıyorsun, okuyacak mısın olum?” dedim.
“Demans sınırındayız” dedi.
Sövdüm.
O da bana sövdü.
Görselden de görebileceğiniz gibi kafa adamdır ve kafası 60 numaradır.
60 numara, Harbiye’deki en büyük şapka numarasıdır.
O bizim canımızdır.
Ve o, dünyanın en iyi insanlarından biridir.
Gerçekten.
KÖŞE ATIŞI
--------------
NECLA UYGUR
Nejat ağabeyimin yadigârıydı. Beş evlat yetiştirdi. Hepsi birbirinden değerliydi. Benim telefon arkadaşımdı. Bir gün “Nasılsın?” dediğimde “Arkadaşım yürüteçle yürüyebiliyorum” dedi. “Boş ver, ben de zor yürüyorum” dedim. “Ama bana bir söz ver, karşılıklı bir oyunda mutlaka oynayalım.” “Söz” dedi. Necla yenge sözünü tutmadın. İyi ki Nejat ağabeyim seni bekliyor. Çok hüzünlüyüm çok.
MÜJDAT GEZEN
Atatürkçü Düşünce Derneği Doğu Karadeniz Bölge Toplantısı öncesi GYK üyelerimiz, şube başkanlarımız ve yurttaşlarımızla birlikte kurtarıcımız, kurucumuz, değişmez önderimiz Büyük Atatürk’e minnet ve saygılarımızı sunduk, aziz şehit ve gazilerimizi tazimle yad ettik.
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Geleneksel tiyatromuzun nadide temsilcisi Necla Uygur’u kaybetmişiz.
Evlatları Süheyl, Behzat, Süha ve tüm ailesine, tüm sevenlerine, tiyatro camiasına başsağlığı diliyorum.
Gaziantep’te 12 yaşındaki çocuk,16 yaşındaki Muhammed'i bıçakladı
Gaziantep’te “yan bakma” bahanesiyle çıktığı öne sürülen tartışmada,12 yaşındaki H.G. tarafından bıçaklanan 16 yaşındaki Muhammed Salih yaşamını yitirdi. Gözaltına alınan H.G. hakkında soruşturma başlatıldı.
Bir yandan,çocuğu zarar görmeden okuluna gitsin,eğitimini alsın diye,servis ücreti,okul ücreti,kurs ücreti için çabalayan aileler.
Diğer yandan üzerinde kesici aletler ile dolaşan çocuklar ve bunu görüp önleyemeyen yâda umursamayan aileler
Toplum bu halde.