Güney Afrika Cumhuriyeti'nin, İsrail’in Gazze'de gerçekleştirdiği soykırım sebebiyle Uluslararası Adalet Divanı'nda açtığı davaya Türkiye'nin hala müdahil olmadığı ve somut adım atılmadığı ortaya çıktı
https://t.co/18wU6qeLYq
"Kalanlar ölenler için şiir yazar."
Metin Altıok
Bu topraklarda çok şiir yazıldı ölenler için.
Yetmedi mi?
Ne zaman kardeşçe yaşamayı öğreneceğiz?
Ne zaman bütün farklılıklarımızı kabul edip herkesi sevmeyi öğreneceğiz?
Madımak'ta otel yakan 35 canımıza kıyan
cehaleti, yobazlığı ve vahşiliği lanetliyorum.
Kötülüğün bizlerden kopardığı 35 canımıza hasretle rahmet diliyor, aziz hatıralarını saygıyla anıyorum. #SivasKatliamı
Küçükçekmece’de kendiliğinden çöken bir bina…
Öncelikle, meydana gelen çökmede hayatını kaybeden vatandaşımıza Allah’tan rahmet diliyorum ve kurtarılan vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Şimdi sorulması gereken asıl soru şu; olası bir Marmara depremine hazırlıklar konusunda ne durumdayız?
Beklenen bu büyük depreme hazır olmayan, bu şekilde güvensiz durumda olan kaç binamız var; özellikle İstanbul’un yapı stoku ne durumda ?
İstanbul’daki yapılara yeterli denetimin yapılmadığı aşikar, gerçek manada bir deprem seferberliği ilan edilip şehirlerimiz bu felakete hazırlıklı hale getirilmelidir!
İktidarın mevcut hayvancılık politikalarının takipçisi olacak ve et fiyatları ucuzlayana dek vatandaşlarımızın ve esnafımızın sorunlarını dile getirmeye devam edeceğiz.
#BesiciyeBereketGelecek
"Çin'in, Doğu Türkistan'daki insanlık dışı uygulamalarının TBMM tarafından soykırım olarak tanımlanması" amacıyla Gelecek-Saadet Grubu olarak TBMM’ye sunduğumuz Genel Görüşme açılması talebimiz Ak Parti ve MHP oylarıyla reddedildi!
Merkez üssü Tokat Sulusaray olan, çevre illerden de hissedilen 5.6 ve 3.5 büyüklüğündeki sıralı depremlerden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten muhafaza eylesin.
Uyan Ankara uyan!
Dün bölgemiz için de dünya için de uzun bir geceydi. Bütün başkentler ayakta iken ve açıklamalarla tutumlarını ortaya koyarken bir tek Ankara sessiz ve ıssızdı.
Gece boyu ne bir açıklama ne de bir kriz toplantısı yapıldı. Şu ana kadar da bir açıklama gelmedi.
Bunun izahı mümkün değil. Ama devlet tecrübesi bana iki ihtimal olduğunu düşündürüyor.
İlki: Yetkili kurumların açıklama hazırlamış ama Cumhurbaşkanından onay alamamış olması.
İkincisi, Sayın Cumhurbaşkanının yaklaşan ABD ziyareti öncesi Washington’daki çevreleri rahatsız edecek bir açıklamadan kaçınmış olması.
Birinci gerekçe Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin devlet kurumlarını etkisiz kılarak devlet reflekslerini dumura uğratmış olmasının vahim bir sonucudur.
İkinci gerekçe geçerli ise durum daha da vahimdir. Türkiye bölgesel konulardaki tutumunu ne kadar güçlü olursa olsun başka bir küresel güce endeksleyemez. Önce kendi tutumunu belirler. Daha sonra da bölgesel ve küresel aktörler nezdinde bu çerçevede aktif girişimde bulunur.
Edilgen ve pasif bir yaklaşım ülkemizin itibarını da etki gücünü de yok eder!
Sizin tabirinizle; "Ben Kemal Kılıçdaroğlu'nu 70'li yıllardan beri tanırım. Kemal Bey'in asıl işi hesap sormaktır. Devletin nice kayıp trilyonlarını, tüyü bitmemiş yetim hakkını, yurt dışından getirmiş ve hazineye irat kaydettirmiştir." El hak doğrudur Uğur Bey. Benim asıl işim hesap sormaktır.
Büyük emeklerle ve ödenen bedellerle tesis edilen bu kardeşlik yapısına, bu toplumsal ittifaka ve bu helalleşmeye saldırmayı sürdürürseniz, milletin uygarlık yolundaki bu anlaşmaya halel getirmeye çalışırsanız, bunun hesabını sorarım.
Toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma, partimi yeniden halktan koparma çabaları ve çalışmaları olduğunu hissettiğim zaman Uğur Bey, SİYASİ ARENADA MAKOSENLERİMİ TEKRAR GİYERİM ve bedeli ne olursa olsun bu uğurda mücadelemi veririm.
Tarih kimi affedecek, kimi affetmeyecek? Bu soruyu da not düşelim zaman göstersin…
Bu vesileyle de vatanperver gazetecimiz Sayın Mehmet Ali Birand'ı saygıyla anmış olalım. Onun şahsında bütün gerçek gazetecilere selam olsun…
“Bizim Uğur”lar sizin olsun, Tarıklar bizimdir…
Kalın sağlıcakla…
KEMAL KILIÇDAROĞLU
Cumhuriyet Halk Partisi 7. Genel Başkanı / Anadolu'nun Kemal'i
Geçmişe ve Geleceğe Not düşelim!
Sayın Uğur Dündar'a açık mektubumdur…
Sağdan soldan vatan evlatlarının idamlarıyla sonuçlanan 68 kuşağı fırtınasında gemisine dalga vurmamış Uğur Dündar, 1980 darbesinin "Bizim Uğur"u, TRT Genel Müdürü…
Bizim kuşağın onur abidelerinden Tarık Akan'ın yumruklaştığı, dürüst ve mücadeleci gençlik-kafalarında bitlerle işkencelerden geçerken-ayağına taş değmemiş, nezaket ziyaretlerinin müdavimi Uğur Dündar…
"Gün geçmiyor ki" cümlesiyle başladığı her haber programında, fonda gerilim müzikleriyle süslediği ve toplumun inanç noktalarına temas ederek 28 Şubat sürecinin alt yapısında emeği olan, iş başörtü sorununa geldiğinde; "İnadına mini etek, inadına dekolte" sloganlarına katkı sunan Uğur Dündar…
Sağlık skandalı haberi adı altında "Tesettür Faciası" başlığıyla, toplumdaki kutuplaşmanın her daim ekmeğini yiyen, fildişi kulelerinin tepesindeki konforlu alanını inşa edebilmek için büyük "fedakarlıklar" yapan, andıçların Uğur Dündar'ı…
Her alanda, mevcut baskıcı iktidarın, sizin de içerisinde arkadaşlarınızın olduğu (ki bence onlar öyle sanıyor) muhalifler, davalarla, hapislerle, saldırılarla mücadele edip bedel öderken, sizin çarkınız yine "şanlı şanlı" döner Uğur Bey.
Senin de bildiğin ama hiç hoşuna gitmeyecek bir sır vereyim; Biz helalleştik… Bu ülkede, Cumhuriyet Halk Partisi'ne bırakın oy vermeyi, adını duyunca besmele çeken muhafazakârlarımızla helalleştik.
1960'lardan kalma sağ sol kavgasının kötü mirasıyla yüzleştik. Bizlere inançsız ve din düşmanı gözüyle bakan sağcı kardeşlerimizle de helalleştik…
İç Anadolu ve doğusu dahil, bırakın milletvekili çıkarmayı temsilci gönderemediğimiz şehirlerimizle konuştuk, anlaştık, helalleştik…
Darbelerle, 28 Şubatlarla, faili meçhul cinayetlerle, idamlarla yüzleştik.
Geçmişte yaşadığımız bütün travmalarımızı, öfkelerimizi, intikam duygularımızı ebediyen toprağa gömdük. Bütün farklılıklarımızı kabul ettik, sevdik ve kucaklaştık. Artık buradan size ve temsil ettiğiniz kimliğe ekmek çıkmaz!
Bunu vatanperver dostlarımızla yaptık. Başta kıymetli dostum Sayın Karamollaoğlu olmak üzere 6'lı masanın liderleri ile yaptık.
Nasıl yaptığımızı da anlatayım.
Berkin Elvan'a da ağladık, Eren Bülbül'e de...
Sinan Ateş ile de vurulduk, Tahir Elçi ile de...
Deniz Gezmiş'le de sehpaya çıktık, Mustafa Pehlivanoğlu ile de…
Ergenekon kumpası mağdurlarına da destek olduk, suçsuz günahsız KHK mağdurları anaokulu öğretmenlerine de…
Yürüdük Uğur Bey. Hak için halk için yürüdük.
Yolumuza kurşunlar bırakıldı yürüdük…
Pislikler döküldü yürüdük...
Terör örgütleri kuşun sıktı, linçlendik, içerisinde bulunduğumuz ev için "Yakın o evi" dediler, defalarca ölüm tehditleri ve suikastlara karşı yürüdük.
Cumhuriyet Halk Partisi çok değişti Uğur Bey. Artık toplumun büyük bölümünü öcü gibi gördüğü bir parti değil. Bakın TV programında değerli kardeşim Cemal Enginyurt, size karşı millet ittifakını ve helalleşmemizi nasıl savunuyor, siz ise nasıl da inkar ediyorsunuz.
Siz hiç değişmemişsiniz! Hala 1970’lerde, 80’lerde, 90’larda yaptığınızı yapmaya çalışıyorsunuz. Bu sefer olmaz!
Toplumun inanç ve değerleri ile siz ve temsil ettiğiniz kimliğiniz, mıknatısın iki ayrı kutbu gibisiniz. Siz Cumhuriyet Halk Partisi'ne ve toplumsal barışa yaklaştıkça seçimlerde broşürlerimizi dağıtan başörtülü kardeşlerimiz, bütün kırgınlıklarını unutan Kürt kardeşlerimiz, vatanperverlik çatısı altında bütünleştiğimiz sağcı kardeşlerimiz, kısacası bu ülkenin ötekileri bizden uzaklaşıyor. Buna müsaade edemeyiz.
Belki biraz kırıcı oldu ama kusura bakmayın Uğur Bey bunlar gerçekler. Bana, canlı yayınlarda Dış devletlerin ajanı olup olmadığımı soracak kadar dengenizi yitirdiniz, ses çıkarmadım.
Şahsıma dilediğiniz kadar saldırabilirsiniz ama kardeşliğimizi dinamitlemenize müsaade etmem.
Kendi adaylığımı dayatmak için siyasi rüşvet dağıttım iddialarınıza susarım ama 6'lı masa bileşenlerine "siyasi rüşvet aldınız" imasına susmam, bu birlikteliği bozdurmam!
Afyonkarahisar/ Dinar seçimleri sonucunda CHP adayı Veysel Topçu AKP adayı Nihat Sarı önünde seçimleri kazandı.
Yeni Başkan Veysel Topçu belediye binasına borç listesini asmış.Aılan listeye göre Belediyenin 125 Milyon Türk Lirası borcu varmış.
Hatay’daki seçim sonucunda AKP adayı Mehmet Öntürk seçimi CHP adayı Lütfü Savaş’tan 3361 oy daha fazla alarak kazandı.
Lütfü Savaş ve ekibi tutanaklarda maddi hataların olduğunu tespit etti ve itiraz etti.İtirazlar sonucunda ise fark 2569’a düştü.
Aradaki fark 2569 iken geçersiz sayılan oy sayısı 38 bin 899 !
Yani aradaki farkın neredeyse 16 katı !
Bazı sandıklarda CHP’ye 0 oy çıktığı yapılan itirazlar sonucunda CHP lehine düzeltmelerin yapıldığı da belgelenmiş.
CHP ,ilçe ,il seçim kurullarına geçersiz oylar kontrol edilsin diye başvuruyor ancak taleplerin tamamı reddedilmiş.
CHP , YSK itirazı ile süreci takip ediyor ancak seçim kurulu mazbatanın verileceğini duyurdu.
İtiraz yolları bitmeden mazbata verilebiliyor mu?
Benzer durumlarda AKP veya MHP başvurusu ile bırakın geçersiz oyları tüm oylar saydırılırken Hatay’da neden ayrı bir prosedür işletiliyor?
Ankara’da hakimler var!
YSK’nın Van Büyükşehir Belediyesi seçim sonuçları ile ilgili aldığı demokratik kararı tebrik ediyorum. Alınan kararla belediye başkanlığı mazbatasının Sayın Abdullah Zeydan’a verilmesi, Vanlı hemşehrilerimizin seçmen iradesini yeniden kurtarmış ve tesis etmiştir. Bizler bugüne kadar doğrudan ya da dolaylı kayyum düzenine hep karşı çıktık. Bu süreçte canı yanan bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.
Yerel seçim sonuçlarını istişare ettiğimiz Parti Yönetim Kurulu Toplantımız, Genel Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’nun katılımı ile genel merkezimizde başladı.
Terör örgütü PKK silah zoruyla bir KCK kayyumu atıyor, PKK'nın kayyumundan kurtulsanız bu sefer vesayet rejiminin kayyumu geliyor. Her ikisi de vatandaşımızın özgür iradesine inanmıyor, milli iradeye tahammül edemiyor. Bugün Van’da yaşanan da aslında yeni bir kayyum atama yöntemidir. Asıl olan milletin iradesidir. Vatandaşın oy tercihine herkes saygı duymalı, hukukun üstünlüğü de sağlanmalıdır. Van halkının kararı gasp edilmemelidir.
Ne Kandil, ne kayyum ne KCK diyor ve demokratik yolla Van’lı hemşerilerimizin oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanının görevinden alınmasını kınıyorum.
İstanbul Beşiktaş Gayrettepe’de meydana gelen yangın faciasını büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Vefat eden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.
Başımız sağ olsun.
Hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendiğim Ankara Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Sn. Osman Karaaslan'a Allah'tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.
Genel Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu, Seçim Özel programında Alev Olgay, Elif Çakır ve Hasan Basri Akdemir’in soruların�� cevaplandıracak.
🗓 26 Mart Salı
⏰ 20.30
📺 KRT TV
📺 Canlı Yayın
📺 https://t.co/WGKzdhj2KR
📺 https://t.co/tuBcWMBvT7
📺 https://t.co/hsuuE62nId
Bartın’a bir hanım eli değecek. Adayımız Yasemin Dora Kurtkaya ile birlikte, Bartın Gelecek belediyeciliğiyle tanışarak, çağ atlayan illerimizden olacak. Bizler için Bartın’da; #İşÇokMazeretYok