Bir toplum, basit ve ucuz siyasi çıkarlar uğruna bu kadar kutuplaştırılırsa, bir yön tabelası bile kavga sebebi olabilir.
Kürtçe'nin kamusal alanda görünür, konuşulur olmasından rahatsızlık duyanların tamamı psikolojik rahatsızlık içindedir.
Allah'tan şifa diliyorum.
önce türkçenin suriye'de dışlanmasını eleştirmiş, "dil bir milletin iskeletidir" demiş; sonra kürtçe'nin türkiye'de görünür kılınmasından rahatsız olmuş, kürtçeye isyan etmiş. ırkçıların beynini kuşa taksan ters uçar.
NEFRET SUÇLARINA KARŞI ETKİLİ YASALAR VE YAPTIRIMLAR HAYATA GEÇİRİLMELİDİR!
Her gün, bütün medya mecralarında Kürt halkına yönelik ırkçılık ve nefret dili biraz daha normalleştiriliyor.
En küçük bir politik hicivde insanlar ters kelepçeyle gözaltına alınırken; Kürt çocuklarına, Kürt halkının değerlerine ve ölülerine yönelik hakaretler, nefret söylemleri her gün, her dakika serbestçe dolaşıma sokuluyor.
Şunu sormak gerekiyor:
Ağrı Belediyesi’nin daha yeni toprağa verdiğimiz sevgili Eşbaşkanı Mehmet Akkuş’a yönelik bu aşağılık paylaşımlar, iktidarın mensubu bir kişiye yönelik olsaydı bugün yer yerinden oynamaz mıydı?
Mesele yalnızca birkaç sosyal medya paylaşımı değildir. Uzun süredir ırkçılık ve nefret üzerinden ağır bir toplumsal provokasyon yürütülüyor.
Devletin görevi bu provokasyonların daha büyük bir toplumsal çatışmaya dönüşmeden önlemektir. Nefret suçlarına karşı etkili yasalar ve yaptırımlar hayata geçirilmelidir.
Kürtlerin ölülerine, çocuklarına, kimliğine ve değerlerine yönelik hakaretin “normal” kabul edildiği bir ülkede toplumsal barıştan söz etmek mümkün olmaz.
Biz bu hesap hakkında suç duyurusunda bulunduk, takipçisi olacağız