Eşi hamile bir delikanlıyı kalbi ve 8 yerinden bıçaklayan anaları kerhane emekçisi bir grup serbest geziyor yani. Anasını sikeyim öyle romantizmin o el kadar bebek yetim, o kızcağız dul kalabilirdi şimdi. Bu nasıl memleket lan?
“Amedspor şampiyon olmasa bile bayrak astırabiliyorsa, biz de şampiyon olmadığımız için bayrak astırabiliriz”
diyerek ulaştığımız Karayolları Genel Müdürlüğü, FSM Köprüsü’ne İstiklal Kadınları Hareketi bayrağı asma talebimizi reddetti.
Bu ülkede Türklere ırkçılık yapılıyor.
Kemalistlere bir sayfa dolusu ağır hakaretler eden kişi adli kontrol şartıyla serbest kalmıştı. Fakat kapalılara hakaret tutuklama getirdi.
Bu iki karar terazi hakkında çok şey söylüyor.
Bu yıl bölücüler onlarca kez miting ve yürüyüş yaptı. PKK sloganları atıldı, bebek katilinin posterleri açıldı.
Ancak hiçbirinde böyle bir muamele görmedik.
Türk milleti büyük bir ihanetin içinde.
Türkiye’de senelerdir diş hekimleri sessiz bir şekilde atanamadan yok olurken,
Sağlık Bakanı’nın yardımcısı Yasemin Özkan’ın:
• Kocasının Marmara Üniversitesi’nde Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı olduğu,
• Oğlunun da yine Marmara Üniversitesi’nde doktora yaptığı belirtildi.
• Yasemin Özkan’ın aynı zamanda Marmara Üniversitesi’nin eski dekanı olduğu biliniyor.
Yasemin Özkan ise bu iddialara yanıt vermek yerine İslam’ın 5 şartını paylaşmış.
BU ÜLKEDE BİR YERE GELMEK İÇİN İLLA BİRİNİ Mİ TANIMAK LAZIM? BU ÜLKEDEKİ AHLAKİ ÇÖKÜŞ İŞTE BU NEDENLE ÖNLENEMİYOR. DİNİ DE BUNA ALET ETMEYE ÇALIŞIYORLAR.
Senelerce en başarılı öğrenciler devlete atanamıyor. Özel sektörde, diş fakültesiyle alakası olmayan kişilerin kliniklerinde en iyi ihtimalle 40-50 bin TL maaş alıyorlar. Bu ülkenin gençleri kendi ülkesine küsüyor.
Uzman olmak için on binlerce diş hekimi sınava giriyor. Devlete atanmak için yine on binlercesi atama bekliyor.
Siz devlette dişiniz için randevu bulamazken, on binlerce atanmayı bekleyen diş hekimi var.
Şimdi ise doktoranın kaldırıldığı ve doktora programına girmiş öğrencilerin otomatik olarak uzman sayılacağı belirtiliyor. Diş hekimleri bunun, üst düzey yetkili ailelerin çocukları için yapıldığını düşünüyor.
Bu insanlar her gün mail atıyor. Yazdıklarını okuduğumda benim bile psikolojim bozuluyor.
Ülkede o kadar israf yapılırken başarılı gençler istihdam edilemiyor.
Bu sene uzman olmak için sınava gireceklerin sayısının 14.000 olması bekleniyor. Sorun her geçen yıl daha da artıyor ve çözüm yok.
Ağrı’da 24 yaşındaki öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın evinde ölü bulunması, bir kadının ve eğitimcinin maruz kaldığı ağır baskıları ve yalnızlaştırılmayı gözler önüne serdi.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, ilk bulguların intihara işaret ettiği bu acı olayın arkasındaki ihmaller zincirini yakından takip ediyoruz.
Irmak öğretmen, daha önce görev yaptığı okuldaki müdürün fiziksel ve psikolojik şiddetine maruz kalmış, ancak sistem şiddet uygulayan kişiyi cezalandırmak yerine mağdur olan Irmak öğretmenin görev yerini değiştirmiştir.
İlçe merkezine 50 kilometre uzaklıktaki bir köy okuluna gönderilen genç kadına kalacak bir lojman sağlanmamış, her gün bu zorlu yolu kendi imkanlarıyla aşmak zorunda bırakılmıştır. Bu durum onun üzerinde hem çok büyük bir ekonomik yük hem de ciddi bir güvenlik kaygısı ve psikolojik baskı yaratmıştır.
En acısı da Irmak öğretmenin yaşadığı bu mobbingi, barınma ve ulaşım sorunlarını defalarca resmi kurumlara dilekçelerle bildirmiş olmasına rağmen yetkililerin bu çığlığa sessiz kalması ve hiçbir çözüm üretmemesidir.
Genç bir kadını, bir öğretmeni çaresizliğe ve yalnızlığa mahkum eden bu düzene karşı sessiz kalmayacağız. Şiddete uğrayanın sürgün edildiği değil, şiddet gösterenin ve bu duruma göz yumanların hesap verdiği bir sistemi kurana kadar mücadelemiz sürecek.
İstiklal Kadınları Hareketi olarak, Irmak öğretmeni bu noktaya sürükleyen tüm sorumluların açığa çıkarılması için sürecin sonuna kadar takipçisiyiz.
Ben de kimseyi hedef almadığım, tek bir olumsuz yorumun dahi olmadığı, toplam 1700 kişinin gördüğü ve davasından ilk duruşmada beraat ettiğim tivitten dolayı 16 gün hapis yattım işte. Çünkü ben kemalistim, Rümeysa akpli. Rümeysa bize söv��p, iftira atıp, milyonlarca kişinin tepkisini alıp serbestçe gezebiliyor.
Havadan sudan bir tweet yüzünden, “halkı kin ve nefrete sürükleme suçu işliyor” gerekçesiyle gecenin bir yar��sı bizi evimizden alan yargı, Rümeysa gibilere gelince üç maymunu oynuyor nedense?