Of of of şuna bakın!
Eski kayyım AKP’li Gürsel Tekin, 4 yıl boyunca kirasını ödemediği ev için “ev küçücük 55 metrekare” demişti.
Fakat evin sadece bir odasının 65 metrekare, evin ise 155 metrekare olduğu ortaya çıktı.
Üstelik “eşyaları kendim aldım” demişti, sözleşmeye göre eşyaların da eve ait olduğu anlaşıldı! (Medyaradar)
Fotoğrafına bakınca zaten ev dışarıdan lüks bir malikaneye benziyor.
ONA BUNA LAF YETİŞTİRECEĞİNE, GİT KİRANI ÖDE GÜRSEL TEKİN!
Japon taraftarlar Hollanda maçından sonra tribünlerdeki çöpleri toplamış.
Havaların ısınmasıyla parklara doluşan yurdum insanı da bu görüntüleri izleyip utanma duygusuyla çöplerini toplar mı acaba?
Sen kalk C Ligi'nden ülkeyi Dünya Kupası'na kadar götür, Cimbom trolleri gelsin seni eleştirsin. Ülkenin futbolla ilgisi maalesef bu kadar, herkes antrenör...
Kaan Ayhan Ahmet Çakar Yine 8 Teoman Deniz Undav Cengiz Ünder İngilizlerin Curaçao Almanlar #BizimÇocuklar
Samet Akaydın’ı, Çağlar’ı, Kaan Ayhan’ı, Oğuz Aydın’ı, İrfan Can’ı Dünya Kupası’na götüren, Kerem Aktürkoğlu’nu forvet oynatmaya çalışan ve sahaya kilo kilo bıraktığı maçta oyundan alamayan, ezbere kadro çıkarıp B planı olmayan Montella’ya şu güzelim jenerasyonu heba ettik.
Binalardan çıktık, milletle yürüyoruz.
Bu hikaye birbirini çok seven Türkiye Cumhuriyeti’ndeki herkesin hikayesidir.
Milletin hikayesidir.
Başladığımız hiçbir işi yarım bırakmadık, bu yürüyüşü de yarım bırakmayacağız!
#ÖZEL | “AK Parti Bu Ülkeyi Mahvetti” Diyen Gence Suç Duyurusu!
Mersin Tarsus’ta bir genç, AK Parti standının önünde:
“Şimdi AK Parti bu ülkeyi mahvetti. Ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında?” diyerek tepki gösterdi.
Genç hakkında AK Parti Tarsus İlçe Teşkilatı tarafından suç duyurusunda bulunuldu.
ONLY IN TURKEY...
Milli takımı yolcu ederken, bilmem kaç yüz tane TOGG tutup, "Cımbışkınımızıntilimıtlırıylı" notu düşerek klipler çektirip, bilmem kaç yüz kişilik (milletin kesesinden) kafilelerle ta ABD'ye seyahatler düzenleyip...
Sonra da "Valla paramız olsa biz de 4K yayınlardık maçları ama... Maliyet işte..." diye yavşaklık etmek!
Futbola siyaset karıştırıp, milyonların ahını aldılar. Bu mağlubiyet size yazar...
Maç 2-0 Polis Abdülkerim Emniyet Teşkilatımıza #AMilliTakım Fatih Terim Serdar Ali Çelikler Montella #BizimÇocuklar
Her topu ezen ve sürekli pas hatası yapan Kerem Aktürkoğlu hala oyunda inanılır gibi değil.
Çıkar Kerem'i al Can Uzun'u.. Bu kadar mı zor arkadaş. #BizimÇocuklar
Yazdığına bak, bir de dalga geçiyor... "Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz." En kısa fıkra...
Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir.
Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur.
Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir. Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır.
Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.
Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlementosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır.
Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz.
Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz.
Utanç verici, bir o kadar da tüm İstanbullular için korkunç ve tehlikeli bir açıklama bu.
İstanbul emniyeti bu açıklamayla diyor ki ben canımın istediğine canımın istediğini yaparım, biri bir iddiada bulursa da yalan deyip geçerim.
Siz yaptığınız hukuksuzluklar duyulmasın diye milletvekillerini emniyet binasına almaktan bile korkan, onca insanın yanı sıra yakın zamanda Sevgili Mücella Yapıcı’ya karşı aynı suçu işlemekten mensupları mahkum olmuş bir kurumsunuz, çıkmış anlamadan, dinlemeden ve de utanmadan ne anlatıyorsunuz?
Ne zaman iddiaları araştırdınız da “mevzuata aykırı bir durum olmadığını” tespit ettiniz?
Şöyle bir durumda ortalama bir “devlet” kurumunun yapabileceği tek açıklama “duyduklarımız karşısında utanç içindeyiz, derhal araştırıp tüm sorumlular hakkında gereğini yapacağız” olabilirdi!
Ama kolluk kuvvetleri Anayasa’ya ya da hukuka ya da halka değil Saray’a bağlı çalıştığı için belli ki işkence yapmaktan da bir kadının işkence iddialarıyla ilgili şu dille açıklama yapmaktan da ne korkuyor ne de utanıyorlar.
Lakin kimse aklından çıkarmasın,
işkence zaman aşımı olmayan bir suçtur.