Hayatı sevin bugün varız yarın yokuz kavga etmeye gerek yok insanca yaşayabiliriz #Fenerbahçe 💛💙 Hayat enerjim Bisiklet 🚴♂️ ve dahi Sonsuza kadar ❤️Atatürk❤
📍Bundan sonra ne olacak?
👉PYD/YPG silah bırakmayacak.
➖Suriye'nin kuzeyinde uzun zamandır sürdürdüğü (terör ordusu) faaliyetlerine hız verecek.
➖Bunları daha da açık, daha da rahat yapacak ve ABD'nin desteği artarak devam edecek.
👉Türkiye'de cezaevlerinde bulunan 4 binden fazla PKK'lı terörist;
➖Özgürlüğüne kavuşacak, aramıza karışacak
➖Diledikleri zaman Suriye'ye, Irak'a geçecekler.
👉PKK, Irak’ın kuzeyinde;
➖Aktif kullanmadığı birkaç mağarayı boşaltacak.
➖Bazı mühimmatları ya teslim edecek ya da tahrip edecek.
📍Böylelikle çanakta "KELEŞ yakma tiyatrosunun" ikinci perdesi tamamlanacak.
👉Türkiye'de bunun PR ve propaganda çalışmaları tam gaz sürerken,
👉KÖK yasanın GÖVDESİ, DALLARI ve YAPRAKLARI için faaliyetlere hız verilecek.
👉Anayasa, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve İnfaz Kanunu değişiklikleri için Meclis çalışmaları başlayacak.
👉Cumhur İttifakı'nın yeni ortağı DEM Parti ile, "iktidarın siyasal raf ömrünün uzatılması için" pazarlıklar ve ortaklık çalışmaları da hız kazanacak.
👉Bu arada kendini feshettiği söylenen PKK başta ABD ve AB ülkeleri olmak üzere pek çok ülkenin terör listesinden çıkarılacak.
👉Ve ABD, İran'a karşı Kürtleri silahlandırıyoruz diyerek, Irak'ın kuzeyine her türlü silahı gönderecek.
👉Hem Irak'ın hem de Suriye'nin kuzeyinde profesyonel orduya dönüşmüş PKK, "düğmelerine basılacak zamanı" bekleyecek!
👉Aynı dönemde ise içeride, yıllarca dağlarda katliam yapmak için eğitim almış, her türlü silahı kullanmayı bilen 4 binden fazla terörist özgürce dolaşıyor olacak.
👉Düğmeye bastıkları zaman;
➖"Ne istediler de vermedik" ya da
➖"Allah da affetsin, Millet de affetsin" demenizin hiçbir karşılığı olmayacak.
@memetsimsek Bu yazıyı umarım yıllar sonra silmezsiniz pek halk olarak sizin gibi toz pembe göremiyoruz gidişatı siz önce önceliğiniz uzmanlık alanınız olan ekonomiyi düzeltin geldiğiniz den beri iç bi öngörünüz tutmadı haken daha o kaltukta nasıl oturduğunuz da muhamma
YENİ PARTİ MİLLETVEKİLLERİ, 35 EVET, 54 HAYIR OYU VERİNCE,
AYM’YE İPTAL DAVASI AÇILMALI!..
YENİ PARTİ, ana muhalefet partisi olarak, TBMM Grup genel kurulu üye tamsayısının salt çoğunluğu ile toplanıp, yine üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alacağı karar üzerine, AYM’ye (yürürlüğe durdurma istekli) iptal davası açma hakkına sahip.
(6216 SY md 35, 38; TBMM İçtüzüğü md 18 vd)
YENİ PARTİ milletvekillerinin kullandığı evet ve hayır oy sayılarına özellikle bakınca,
Her bir maddesi, Anayasa’nın değiştirilemez maddelerine, (dolayısıyla aynı zamanda YENİ PARTİ programına da) ve anayasanın diğer maddelerine çok açıkça aykırı olan yasanın iptali için, (anayasanın delinmesine seyirci de kalmamak için) yürürlüğü durdurma istekli olarak AYM’ye dava açılmalı.
Bu dava, hem halkın umudunun örgütlenmesi nedeniyle ortaya çıkan YENİ PARTİ’nin, hem de red oyu vererek iradelerini ortaya çıkan milletvekillerinin (dava açılması konusunda da sayıları yeterli olmakla), bu iradelerindeki kararlılıkları yönünden de tarihi sorumluluklarıdır.
Halkın iradesi görmezden gelinemez.
Tarihi sorumluluktan uzak durulamaz.
#UlusDevletiSavunuyoruz #BağımsızCumhuriyet
İYİ Parti Aksaray Milletvekili Turan Yaldır partilere tek tek seslendi, genel kurul buz kesti!
Turan Yaldır:
- Soruyorum AK Parti milletvekillerine: Katillere af muhafazakârlığın neresinde var? Kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim "Düşünmez misiniz? Akıl etmez misiniz?" diye tam 49 yerde emrediyor. Neden aklınız ve vicdanınızla hareket etmiyorsunuz? Şehidin hakkını teröriste nasıl feda ediyorsunuz?
Hani "Terör örgütünden vicdan bekleyen vicdansızdır" diyordunuz ya? Soruyorum sizlere, bugün ne değişti?
- Soruyorum eski ve yeni CHP'ye: "Atatürk'ün partisiyiz" diyorsunuz ya, bu mu sizin Atatürkçülüğünüz? Bu mu Cumhuriyete olan sadakatiniz? Bugün affı için sıraya girdiğiniz katillerin dedeleri de benzer kalkışmaları yaptığında Atatürk sizler gibi teröriste kucak mı açtı? Hem teröriste af kapısı açacaksınız hem de Atatürk'ün mirasından söz edeceksiniz. Sizler Gazi Mustafa Kemal'in kemiklerini sızlattınız.
- Ve sesleniyorum eski baba ocağımıza: Ey ilk göz ağrımız, ey gönül yaramız, ey kara sevdamız; değer mi? Başbuğ Alparslan Türkeş'in ömrünü adadığı Türk milliyetçiliği davasına bu yakışır mı? Yemin etmedik mi Allah'a, vatana, bayrağa ve şehitlerimize sadık kalacağımıza?
SON DAKİKA / İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Çerçeve Yasa görüşmeleri sırasında kürsüde şehitlerin isimlerini tek tek okuduğu sırada Meclis Başkanvekili ve MHP’li Celal Adan, görüşmelere ara verdi.
Türkoğlu, şehitlerin isimleri okumaya devam ediyor.
Turhan Çömez bir milletvekilidir.
TBMM Başkanı, HSK ve diğer parti grupları, Meclis kürsüsünden yapılan bir konuşma için milletvekillerinin Anayasa koruması altında olduğunu unutan Ankara Cumhuriyet başsavcısına,görevi olmayanı hatırlatmakta fayda vardır.
#yasamadokunulmaxlığı ANAYASAL HAKTIR.
Soruşturma açan Başsavcı derhal görevden alınmalıdır.
Aksi taktirde TBMM kapatılsın, Adalet Bakanlığına teslim edilsin.
YETER ARTIK..
➖Kürsü dokunulmazlığı,
➖Milletvekillerine, millet adına verilmiş bir haktır ve Anayasa ile teminat altına alınmıştır.
➖Milletin vekilleri Meclis Kürsüsü'nde yaptıkları konuşmalar için soruşturulamazlar.
➖Dün Gazi Meclis'in çatısı altında, Aziz Türk Milleti'nin kürsüsünde yaptığım konuşma için,
➖Soruşturma başlatmışlar.
➖Durmayın, devam edin...
➖Biz de yılmadan, bıkmadan, usanmadan ve korkmadan yolumuza devam edeceğiz.
Meclisi mutat mesaisi dışında zoraki çalıştırarak, malum yasayı Sevr’in yıldönümü olan 10 Ağustos’a yetiştirme ısrarınızın kaynağı nedir?
Kime mesaj veriyorsunuz?
Siz bu milleti ölüm uykusuna yattı mı zannediyorsunuz?
Türkiye’nin yıllardır taşıdığı sorunların demokratik yollarla çözülmesini; silahların tamamen sustuğu, insanların kimlikleri ve düşünceleri nedeniyle ayrıştırılmadığı, herkesin kendisini eşit yurttaş hissettiği bir ülkeyi kim istemez ki?
Barışa kim karşı çıkabilir?
Kardeşliğe huzura özgürlüğe kim itiraz edebilir?
Ancak gerçek barış yalnızca bir kanun çıkarmakla kurulmaz. Barışın temeli adalettir, hukuktur, güvendir ve toplumsal mutabakattır.
Bugün Türkiye’nin en büyük meselesi, vatandaşın devlete ve adalete duyduğu güvenin ağır biçimde zedelenmiş olmasıdır.
CHP’li belediyelere ve başkanlarına yönelik operasyonların gerçekleştirildiği; henüz yargılama süreçleri dahi tamamlanmadan seçilmiş belediye başkanlarının suçlu muamelesine maruz bırakıldığı bir dönemdeyiz.
Üstelik bununla da yetinilmiyor; belediye başkanları görev yaptıkları ve ailelerinin yaşadığı şehirlerden yüzlerce kilometre uzağa, ağır tecrit koşullarıyla anılan kuyu tipi cezaevlerine gönderiliyor. Adeta zulmeder gibi bir muameleye maruz bırakılmaları ise ayrıca sorgulanması gereken bir durumdur.
AYM kararlarının tartışıldığı, AİHM kararlarının uygulanmadığı, seçilmişlerin iradesinin yargı kararları ve kayyum uygulamalarıyla ortadan kaldırıldığı, insanların söyledikleri bir söz nedeniyle soruşturulma endişesi taşıdığı bir ortamda demokratikleşmeyi yalnızca belirli bir mesele üzerinden konuşamayız.
Böyle bir ortamda demokratikleşmeden söz ediyorsak önce şu temel gerçeği kabul etmek zorundayız:
Demokrasi herkes içindir ya da demokrasi değildir.
Hukuk herkes içindir ya da hukuk değildir.
Özgürlük herkes içindir ya da özgürlük değildir.
Bir taraftan demokratikleşmeden söz ederken diğer taraftan siyasi rakipleri yargı yoluyla tasfiye etmeye çalışmak, toplumun bir kesimine hukuk vaat ederken başka bir kesimini hukuksuzluğa mahkûm etmek gerçek bir huzur getirmez.
Kaldı ki TBMM’ye sunulan Çerçeve Yasa konusunda hukukçular tarafından son derece ciddi hukuki ve anayasal itirazlar dile getirilmektedir.
Hukukçuların Anayasa ve evrensel hukuk ilkeleri açısından ciddi sakıncalar gördüğü bir düzenlemenin, yeterince tartışılmadan ve toplumun bütün kesimlerinin kaygıları giderilmeden yasalaştırılması yeni sorunlar doğurur. Millet bilmeden, toplum tartışmadan, farklı kesimlerin kaygıları giderilmeden yapılan siyasi mutabakatlar, toplumsal mutabakatın yerine geçmez.
Benim demokrasi anlayışımda millet, sonucu kendisine açıklanan bir sürecin seyircisi değildir.
Millet bu ülkenin sahibidir.
Bu nedenle yapılması gereken bellidir:
Anayasa ve mahkeme kararlarını eksiksiz uygulamak, yargının bağımsızlığına ilişkin toplumdaki şüpheleri ortadan kaldırmak.
Seçilmişlerin iradesini güvence altına almak ve düşüncesini açıklayan hiç kimsenin korkmadığı bir ülke olmak. Tüm bunlar sağlandıktan sonra da milletin önüne hiçbir soru işaretine mahal vermeden çıkmak en doğru seçenek olacaktır.
Türkiye’nin Kürt meselesi dâhil hiçbir meselesi çözümsüz değildir.
Ancak Kürt meselesinin çözümünü bir dönem daha iktidarda kalmanın, bir seçim daha kazanmanın hesabına endekslerseniz; yıllarca cezaevinde tuttuğunuz siyasetçileri ve milletvekillerini seçim hesaplarının bir parçası hâline getirdiğiniz izlenimini güçlendirecek adımlar atarsanız, toplumun sürecin samimiyetini ve gerçek niyetini sorgulamasının önüne geçemezsiniz.
Türkiye’nin ihtiyacı kapalı kapılar ardındaki mutabakatlar değil, milletin önünde kurulmuş büyük bir toplumsal mutabakattır.
Ve milletin bu konuda vereceği yetki doğrultusunda da gerekli demokratik düzenlemeler, açık ve şeffaf bir biçimde, millet iradesinin tecelligâhı olan TBMM çatısı altında hayata geçirilmelidir.
Son cümle olarak şunu söylemek isterim:
Unutmamak üzere isimlerini köprülerimize, alt ve üst geçitlerimize kazıdığımız şehitlerimizin aziz hatıralarına haksızlık edildiği duygusuyla vicdanlarımızın sızlamasına izin vermemek, bu ülkenin vatandaşları olarak hepimizin en önemli sorumluluklarından biridir.
Siyaseti yargı kollarına devreden Saray rejimi bu kez de Üsküdar Belediye Başkanımız Sinem Dedetaş'ı hedef aldı ve tutukladı.
Seçilmiş belediye başkanlarını peş peşe adliye koridorlarına taşıyan, gözaltı görüntülerini servis eden bu tablo anayasal düzene ve milletin seçme hakkına saldırıdır.
Sinem Başkanımız'ın yanındayız.
Deniz Yavuzyılmaz, gündem saptırmak için hergün bir operasyon yapan Akp'nin ipliğini pazara çıkarmaya devam ediyor
"Akp, vatanı satmaya devam ediyor, siz bunları öğrenmeyin diye Akp yargısı marifetiyle hergün bir haksız operasyon yapıyor"
Gözaltına alındığımda suçlama kapsamında olmadığı halde telefonuma el koyuldu. Şifreyi istediler, verdim.
6 ay sonra telefonumu geri verdiler.
Ben güvenmediğim bir düzene şifremi verdim, Cem Küçük hizmet ettiği düzene şifre vermiyor.
Kendine mi, düzene mi güvenmiyor acaba?