21. ölüm yıldönümünde Attila İlhan’ı hasretle anıyoruz…
***
KÜLTÜRSÜZLEŞME İŞTE TAM DA BUDUR!
Attila ağabey şöyle demişti:
“…lisede Sophokles okuduk, klâsik Türk sanat musikisine sövmeyi, divan şiirini hor görmeyi, buna karşılık devletin yayınladığı kötü çevrilmiş batı klasiklerine körü körüne hayranlık göstermeyi öğrendik. Sanki Sinan, Leonardo'dan önemsiz; Mevlana, Dante'den küçüktü; Itrî ise Bach'ın eline su dökemezdi.
BOYNUMUZA KÜLTÜREL EMPERYALİZM İLMEĞİNİ GEÇİRDİK.. Oysa bir kere yaptığımız Batılılaşmak değildi, ikincisi Batı bizim sandığımız gibi değildi, üçüncüsü Batının ulaştığı yer özenilecek bir yer değildi.”
“…En Vahimi, ´Aydınların Yabancılaşması´!..”
Yıllar sonra ‘olay’ ın aslında ‘ecnebi’ nin uyguladığı ‘kültürsüzleştirme operasyonu’ yla ilgili ve onun tabii neticesi olduğunu anladım: Emperyalizm, göz koyduğu ülkeyi öz kültüründen soyutladı mı; o ülkenin aydını yaratıcılığını kaybeder; artık ‘yaşantısı’ gibi, ‘eserleri’ de ‘kopya’dır!
MİLLET ŞÖYLE SORUYOR: memleket yanlış yolda, işler sarpa sarıyor, ama yol gösteren yok, biz ne yapacağız?..” Tuhaftır, soru sahipleri, cevabı bulmakla mükellef olanın da, kendileri olduğunu ne biliyor, ne kestirebiliyor; anlamıyor da: çünkü ‘kopya’, ‘alafrangalık’ sahici ‘yurttaşlık bilincini’ bulandırmış; artık ‘meseleyi va’z etmek’ ve ‘ulusal çözüm bulmak’ kabiliyeti yok; böyle bir soruyu sordukları anda, yetersizliklerini itiraf ve çareyi başkalarından -muhtemelen ‘ecnebi’den- beklediklerini açıklamış oluyorlar. İyi de, ‘kültürsüzleşme’ dedikleri, ‘bizâtihi’ bu değil midir?”
RUHU ŞAD OLSUN!
😡😡😡Türkiye'de neler yaşanıyor, İZLEYİN.❗❗❗
😡Artık Mahkemelerin de bir anlamı kalmadı.
😡 Söz de bitti, sabırda bitti.
😡 Zerre kadar vicdanın kaldıysa, (destek olanları tenzih ederim) ve bu topraklarda yaşıyorsan, herkese ulaştır, yorum yap, gündeme taşı, sayfamı takip et.
❗❗❗ Ben kimseye hakaret etmiyorum, herhangi birisi küfür, hakaret ederse yüz misli karşılığını alacaktır.😡😡😡
@RTErdogan@tcbestepe@csbgovtr@murat_kurum@TCEnerji@aBayraktar1@abakingurlek@ervalilik@drhamzaydogdu@EsrefDemirT
Hariciye Vekili dururken, onca tecrübeli-şöhretli diplomat dururken, İstanbul'u teslim protokolünü imzalamaya Mustafa Kemal Paşa neden Yusuf Akçura'yı gönderdi, hiç düşündünüz mü?
Basit bir taramayla karşınıza Yusuf Akçura'nın protokolü imzalarken çekilen fotoğrafı çıkar da, bu neşeli fotoğrafını görmek için @ttkgovtr arşivine girmeniz gerekir.
Yukarıda sorduğum sorunun cevabı da bu fotoğrafta gizlidir.
Bu neşenin sebebi, imzadan çok imzayı atandır.
Diplomat yerine Türkçülüğün sembol ismi Yusuf Akçura'yı göndererek Mustafa Kemal Paşa işgalcilere "İstanbul Türk'ündür" mesajını vermiştir.
İşte bu fotoğraftaki kahkaha Yusuf Akçura'nın değil, Türk'ün kahkahasıdır.
#İstanbul #TürkBittiDemedenBitmez
Kurucu üyemiz Burak Enver Bey'in de dediği gibi; "Yayın faaliyetlerimizi muhtevayı genişleterek ve kadroyu çeşitlendirerek sürdüreceğiz. Takipte kalın."
Bu söyleme binaen Efkâr'ın 3. bölümünde Tarihçi ve Senarist Ozan Bodur'u ağırlıyoruz... Cumartesi 17.00'de, görüşmek ümidiyle!
Kurucu üyesi olduğum Türk Ocakları Abide-i Hürriyet Şubesi, daha evvel de söz verdiğim üzere YouTube’daki yayın hayatına başladı.
Açılışı "Efkâr" ile yaptık. Efkâr, tek yönlü bir anlatı değil; sorunun, itirazın ve katkının da yer bulduğu interaktif bir program. İlk iki bölümü yayında.
Yayın faaliyetlerimizi muhtevayı genişleterek ve kadroyu çeşitlendirerek sürdüreceğiz. Takipte kalın.
https://t.co/BoHxLCkJgk
Fesli İngiliz ajanının dileği kabu olsa ve Türk ordusu yenilip “Yunan galip gelseydi!”, Anadolu’da en az bunun kadar şiddetli bir #TürkSoykırımı yaşanacaktı.
Fesligiller Atatürk’e bu yüzden küfrederler.
#TürkSorunu
Sabetayist, dönme muhabbetleri işin kılıfı…
İngiliz’in, Avrupalı’nın nefret ettiği her şeyden islamcılar da nefret eder. Balkan göçmenlerini de bu yüzden sevmezler.
Ordu'nun adı neden Türk Ordusu'dur.
Ordu'nun askeri neden Mehmetçik'tir ve nasıl Mehmetçik olmuştur?
Devletin adı neden Türkiye Cumhuriyeti'dir.
Devletin yapısı neden üniter ve ulus devlettir.
ÇÜNKÜ: Çok yakın tarihten alınmış kanlı ihanet dersleri vardır.
ÇÜNKÜ: Birkaç muktedir ümmetçinin akılsız hayallerine ve şahsi çıkar hesaplarına kurban edilemeyecek bedeller ödenmiştir.
ÇÜNKÜ: Bütün bedelleri o ahmakça hayalleri kuranlar değil, sıvasız evlerin gariban çocukları ödemiştir.
ÇÜNKÜ: En büyük kayıplar, ahmaklık ile şerefsizliğin arasında incelen o kırmızı çizgiden sapınca verilmiştir. Ahmakça hataların da şerefsizce bir tavizlerin de varacağı yer aynıdır.
Okumazsan, dün atanı, babanı öldüreni tanımazsan, yarın babanın katillerine köle olursun.
Gürbüz Evren: Elif’in Sol Partisini bilir misiniz? Ben söyleyeyim, “Türkler Ermeni soykırımını kabul etsin, özür dilesin, Türkiye Kıbrıs’ta işgalcidir, masum sivilleri katletmiştir, Türkiye Kürtleri katlediyor, Türkiye Pontus soykırımı yapmıştır, Türkiye Süryanilere soykırım yapmıştır” diyen karanlık bir zihniyettir.
İlişkileri görmek çok şeyi anlamamızı sağlar…
Şu Diyarbakır adını değiştirip Amed olarak telaffuz edenler bu şehrin Büyükortadoğu projesinin kalbi olacağını da ima ettiler.
Yugoslavyada olduğu gibi ilk adımlar müzikle sanatla futbolla atıldı. Birden bir spor klübü ortaya çıktı adı Amedspor oldu. Yöneticisi Narin Nadirova Kazakistan ve dünyada şubeleri olan Home Credit Bank CEOsu. Kendisini kürt ekonomist ve aktivist olarak tanıtıyor.
Babası ise Ermenistanda milletvekili..,
Bu ve benzer konuları kurcalamayı ihmal etmeyin…
Bölücü elebaşı Bayık:
• Öcalan çıkmazsa silah bırakmayacaklarını,
• Sürece kendilerinin değil Türkiye'nin “muhtaç” olduğunu,
• Yasayı beğenmediklerini,
• İstedikleri olmazsa "savaşa" hazır olduklarını açıkladı.
"Dilinize dikkat edin" mi denecek, yoksa buna da villa mı yapacağız?
Konuşmaya gerek yok!
Mahkeme kararıyla yaşı küçük kız çocuğuna zorla tecavüz hükümlüsü! Belgeleri aşağıda...👇
Tiksindirici!
Ama milletvekili!
Ve fakat Türk karşıtı!
Lakin millet kavramıyla etnitise arasındaki sosyolojik farkı bilmeyen bir cehalet içinde "Ne mutlu Türk'üm diyene" sözüne takılmış!
Sahi bu nasıl milletvekili olabiliyor?
“Cumhuriyeti kuranlar ne yaptı ki?”, “Mustafa Kemal Atatürk ne yaptı ki?” diyerek küçümseyenler…
Dinleyin, okuyun, öğrenin.
Hangi şartlarda bir vatanın yeniden ayağa kaldırıldığını, yokluk içindeki bir milletin nasıl bağımsızlığına kavuşturulduğunu ve Cumhuriyet’in hangi bedellerle kurulduğunu görün.
Belki biraz tarih öğrenir, belki de utanırsınız.
Cumhuriyet kolay kurulmadı; bu vatan bize kolay bırakılmadı.
Atatürk'ün gazetesi Hakimiyeti Milliye, 20.07.1920:
- "En büyük düşman,. alemşümul bir Yahudi Saltanatı halinde bütün dünyaya hakim olan 'kapitalizm' afeti ve onun çocuğu olan 'emperyalizm'dir. "