@samiltayyar27 Bu hadsizligin zıddı yüzlerce örnek de buradan paylaşılabilir. Bu kutuplastirma size bir fayda sağlamaz. Bu insanların hadsizliginden yeterince ekmek yediniz . Terk edin artık bunu topluma zarar veriyorsunuz .
@samiltayyar27 Karari temyize goturmeseydi , Şamil Tayyar ve çizgisi : kendileri de kararın dogru oldugunu biliyorlar ki itiraz etmiyorlar . Velhasıl we dont buy it ...
YKS 20-21 Haziran'da... Yıllardır iş dünyasında insanı, potansiyeli ve performansı gözlemleyen biri olarak, kimsenin yüksek sesle söylemeye cesaret edemediği o çıplak gerçeği tam da sınav kapısında masaya bırakıyorum:
Türkiye’de üniversite çok, nitelikli eğitim az.
Vakıf üniversiteleri ateş pahası, tamamen bütçe meselesi. Bunu hepimiz biliyoruz.
Ama asıl büyük yalanı kendi evlerimizde söylüyoruz.
Sorum şu: Gençleri gerçekten tanıyor musunuz?
Yoksa kafanızda yarattığınız o ideal kariyer illüzyonunu mu yarıştırıyorsunuz?
Yıllarca süren kurslar...
Gençliğin en güzel yıllarında iptal edilen hayatlar...
Evde her akşam yükselen o ses: "Çalış, geleceğin bu sınava bağlı!"
O odalardan gelen sessiz iç çekişler...
Sonra bu hafta sonu o sınav bitecek.
Ve sonuçlar açıklandıktan sonra tercih dönemi başlayacak.
Meslek ve üniversite seçmenin katalogdan beğenmek kadar kolay olmadığını o gün anlayacağız.
Puan tutsa başka şehirde barınması, yurdu, kirası, güvenliği uykuları kaçıracak.
Marka diye peşinden koştuğumuz, milyonlar döktüğümüz o cilalı üniversitelerin içini azıcık kazıyınca, arkasından çıkan işsizlik ve hayal kırıklığı cabası...
Çünkü sistem bize hep tabelayı, skoru ve diplomayı sattı. Gerçeği değil.
Çalışma hayatı baş döndürücü bir hızla değişiyor. Bugün işe yarayan, yarın tamamen etkisiz kalıyor. Geleceğin iş dünyasının nereye gittiğini görmeden, bugünün ezberleriyle hareket etmeyin. Sırf o havalı etiketlere bakarak çocukların umudunu artırdığınızı sanıp, yarın onları çok daha büyük bir umutsuzlukla yüzleşmek zorunda bırakmayın.
Yıllardır sahada ve yönetim masalarında strateji kuran biri olarak söylüyorum:
Her çocuğun akademik kapasitesi o çok istenen bölümlerin temposunu kaldırmaya yetmeyebilir; bu çok normaldir.
Dahası, herkes üniversite okumak zorunda da değil. Lütfen okumaya, akademik hayata zerre niyeti ve ilgisi olmayan çocukları zorlamayın.
Yıllar ve gözlemlerim beni bu konuda çok daha keskin hale getirdi. Çünkü lisede o masaya isteksiz oturan, zorla ders çalıştırılan onca genç, üniversitede de aynı isteksizlikle devam etti. Günün sonunda, ellerinde hiçbir işe yaramayan bir diplomayla baş başa kaldıklarında kendileri bile itiraf ettiler: "Benim için kayıp yıllardı..."
Eğer çocuğunuzun el becerisi, ticarete yatkınlığı, sanata ilgisi veya başka bir yeteneği varsa, bırakın o yaşta onunla ilgili bir şeyler yapmaya başlasın. Hayat sadece amfilerden ve vizelerden ibaret değil.
Biz çocuklarımızı çok seviyoruz ama onları oldukları gibi sevmeyi bazen beceremiyoruz.
Kendi yaşayamadığımız hayatları, yarım kalmış hırslarımızı, unvan sevdalarımızı o genç omuzlara yükümlüyoruz.
Öğretmen sınıfta gördü; "Bu çocuk akademik olarak bu alanda zorlanıyor, başka yetenekleri var" dedi, veliye anlatamadı.
Genç her deneme sınavında nefessiz kaldı, çaktırmadı.
Ebeveyn ise her ay ödediği kurs taksitlerinin ya da beklentilerin arkasına saklanıp gerçeği görmeyi reddetti.
Gerçek şu: Çocuğunu yarıştan önce tanımayı seçen, onun gerçek yeteneğini görüp destekleyen aile, evladını her yerde parlatır.
Sırf isme, unvana ve tabelaya körü körüne koşan aile ise en prestijli fakültenin koridorlarında bile o genci kaybeder.
Bu sınav bir kader değil, sadece bir dönemeç.
Ama gencin potansiyelini tanımadan, onun hayattaki gerçek eğilimini görmeden, sırf o cafcaflı markalara bakarak verilen her karar onun geleceğine risktir.
O büyük maratona girecek tüm gençlere sakinlik diliyorum.
Ama anne babalara bir çağrım var:
Çocuğunuzu o optik formdaki siyah yuvarlaklardan, gelecek puanlardan ibaret görmeyi bırakın.
Sonuç ne olursa olsun, sıralamayı değil onun içindeki cevheri okuyun.
Etiketi değil, gencin huzurunu ve ailenizin realitesini seçin.
#YKS2026 #yks #yks2026 #eğitim #üniversite #işingeleceği
@birgaripdunya12@alitarakcii Ben de aşiret merkezli bir yorum yapayim da ortam renklensin bari . Qureyşanlılardan hiçbir zaman ve hiç bir turlu muhalif çıkmaz. Bakınız 1937-38 tertelesi. 13 yılda toparladigi ortada . Sizin dediğiniz 6 ayda da ancak sıvar.
Bu paçavranın benim için çöp kadar değeri YOK
Kayıt olsun diye söylüyorum: bir tek belediye, parti veya kamu kurumundan bir kuruş aldığımı ispatlamayan şerefsizdir
Hem bu dünyada hukuken, hem ahrette kul hakkı yemekten peşinizdeyim
Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
@barisyarkadas Vatan şairi namik kemalin hürriyet kasidesinde sen, senin gibiler ve kemal bey için cok uygun bir beyit var ama dili ağır anlamazsın diye yazmıyorum. Fakat tam sizi tarif etmiş 150 yıl önce