Her gün farklı transfer kolpaları sıkıp; “uçak seferleri başlayacak”, “Kavukcu yurt dışına gidecek” diye palavra atanlar, palavraları tutmayınca bu kez de “Bütçe şöyle böyle, transferde acele edilmeyecek.” demeye başladılar. Resmen etkileşim için taraftarla dalga geçiyorlar…
Sorun transferlerin geç yapılması ya da beklenmesi değil. Taraftarın asıl tepkisi transferlere gerekli bütçenin ayrılmayacağı ve kadronun ihtiyaç duyulan seviyede güçlendirilmeyeceği yönünde olan bilgidir.
Ocak transfer döneminde harcanmayan bütçenin söylenildiği gibi yaz transfer döneminde de kullanılmayacak olması kabul edilemez. Ocakta yatırım yapmadıysan yazın da aynı anlayışla devam edersen taraftar elbette eleştirir hesabını da sorar. Kimse buna alınmasın. Rahatsız olan varsa da istifa etsin.
Yani kendi yapacak havasını atacak ama 5 yıl sonraki başkan yönetim kurulu onun borcunu ödeyecek. Galatasaray'ı uçuruma doğru gidiyor 5 yıl sonra futbolcu maaş bile ödeyemez bu kulüp
Galatasaray’ın transfere ayırdığı bütçe ile Aslantepe Vadisi’nin inşaatı için ayrılan bütçeler birbirinden bağımsız durumlar.
Başkan, Yetki Genel Kurulu’nda inşaat için Vakıfbank’tan 5 yıl sonra ödenmeye başlanacak kredi alınacağını ifade etmişti.
Dolayısıyla bu transfer döneminde yapılacak harcamayı etkileyecek bir konu ortada yok.
Demeki limit yabancı sayısı hikaye isteyen alıyor. GS muhbiride yöneticilerini götunu yalayıp iki haber almak için yok şu kadar limit var diye haber yapsın it herifler
Transferlerde yüksek hedefler koymayıp beklentileri düşük tutacaksak sezon içinde takım tökezlediğinde taraftarın göstereceği tepkiye de hazırlıklı olun. O gün geldiğinde sorumluluktan kaçmasın kimse özelikle “ Başkan Dursun Özbek”
Şampiyonlukta hedef 27 için yönetimin daha fazlasını ortaya koyması gerekirken mevcut durumla yetinmeyi düşünmek profesyonellik değil amatörlüktür.
Galatasaray Yönetimi’nin acelesi yok arkadaşlar.
Kadromuz iyi. Zaten alırsak 3-4 kişi alır, kapatırız pencereyi kafasındalar.
Evet, doğru; çok para harcamak da istemiyorlar.
“Diğerleri alıyor da ne oluyor? Biz bu işi biliyoruz.” diyorlar.
Yani demem o ki, kendinizi yıpratmayın.
-Okan Buruk’a açık mektup-
Sevgili Okan Buruk,
7 Temmuz’da 27.Şampiyonluk hedefi ile yeni sezona başlıyoruz.
Bu hedef gerçekleştirildiği takdirde Türk futbol tarihinde yeni bir ilk başarılmış olacak ve bu başarı en çok Galatasaray’a yakışacak.
Böyle bir başarının arifesine bizi getiren Teknik Direktör Okan Buruk bundan 26 yıl önce yine aynı günlerde bu sefer futbolcu olarak aynı başarının arifesinde 2000-2001 sezonuna başlamıştı.
Bir önceki sezonu Avrupa’dan iki kupa getirerek kapatmış olan Türk futbol tarihinin en iyi takımını durdurmak için her yolu denemekten geri durmayacak olan, benzer marifetlerini yine aynı gözü karalıkla icra ettikleri bir başka sezonda kendi ifadeleri ile “hız sınırını aşmış ve radara yakalanmış” ve neticesinde tarihlerine kara bir leke bulaştırmış olacak bir rakiple karşı karşıyaydı.
Dönemin Galatasaray Başkanı ve yönetimi her ne kadar çok büyük başarıların kazanıldığı bir dönemde görev almış da olsalar bu en önemli sezona başlarken takımın önemli isimlerinin ayrılmalarına engel olamamış hatta bazı ayrılıkların sebebi olmuşlardır.
Fatih Terim’in yerine Mircea Lucescu, ayrılan çok önemli oyuncuların yerine yine çok önemli oyuncular getirilmiş, Türkiye’deki en güçlü kadroya sahip olduğumuz gerçeği değişmemişti.
Ama bir gerçek de futbolculara verilen sözleri uzun zamandır tutamayan, asli görevlerini yerine getiremeyen yönetimle takım arasındaki bağların koptuğu, yöneticilerin bu ortamda bir de oyunculara karşı davranışlarındaki yanlışlar sebebiyle takımın ahenginin eskisi gibi olmadığı gerçeğiydi.
Bu ortamda en çok haksızlık yapılan, hatta kaybedilen şampiyonluğun sorumlusu olarak görülen futbolcu Okan Buruk Galatasaray terbiyesi gereği sessiz sedasız ayrıldı, ileriki yıllarda kendi tribünlerinden ona yöneltilen aşırı tepkilere rağmen gerçekte neler yaşandığını hiç anlatmadı.
Tarih kürsüsünden o günlere yakından tanıklık etmiş ve gerçekleri bilen bir Galatasaraylı olarak tam da 27. Şampiyonluğun arifesinde bunları hatırlatmak gerektiğini düşündüm.
Galatasaray tarihi çok büyük başarılara olduğu kadar bu başarıların ardından gelen ve tamamen iç çekişmelerden dolayı engel olunamayan tuhaf başarısızlıklara da şahitlik etmiştir.
26 yıl önce Galatasaray’da yaşanan buydu.
Bir de sahalardaki asker hakemlerin Galatasaray gollerini tereddütsüz kaldırdıkları bayraklarıyla iptal edişleri, Galatasaraylı futbolcuları ve tribünleri tahrik edecek tavırlar takınıp buldukları her fırsatta kullandıkları kartlarla sonuçlara Galatasaray’ın aleyhinde olacak şekilde etki ettiklerini de eklemem lazım.
Bu organize hikaye ligin finalinde Kadıköy’e gözlerini kapatıp görevini yapmaya çıkan hakem Orhan Erdemir’in utanç verici yönetimiyle taçlanmıştır.
O sezonun hikayesi “bir tanık” tarafından televizyonlarda en ince ayrıntısına kadar anlatılmış, dönemin Fenerbahçe futbolcusu Serhat Akın’ın ligin son maçı olan Samsunspor deplasmanında gelen şampiyonluğu kutladıkları sırada soyunma odasında Başkanlarının kendilerine “Fazla sevinmeyin, siz nasıl şampiyon olduğunuzu bilmiyorsunuz” dediği tarihe bir delil olarak bırakılmıştır.
Sevgili Hocam,
Dört kere üst üste şampiyon olan ve beşinci şampiyonluğu bu şartlar altında yaşayamamış olan futbolcu Okan Buruk bugün aynı başarının arifesinde Galatasaraylıların sevgilisi ve Teknik Direktörü Okan Buruk olarak bulunuyor.
Küçük bir çocuk olarak katıldığı Galatasaray ailesinin en sadık evlatlarından biri olarak bu senenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi bildiğinize hiç şüphem yok.
Galatasaray’daki iç çekişmelerin, futbol takımının transferleri, sevk ve idaresi ile alakalı Başkan ve yönetimle farklı görüşlerde olunmasından kaynaklanan “sessiz mücadelenin” Galatasaray’a yine zarar vermesine müsade etmeyin.
Adanmış hayatların umudu olan bu formayı hakettiği bu başarıya bu sefer kavuşturun.
Ne kendi içimizde yaşanacak olumsuluklara ne de yıllar önce izledikleri yoldan giderek yine aynı neticeyi bekleyecek olan rakibe fırsat vermeyin.
Allah yardımcınız olsun.
2019-20-21-22-23-24-25 sezonlarının tamamında resmi maç formasını aldım. Ülkenin mevcut şartlarında 1 forma 7000 lira olmaz; olmamalı. Kendi adıma ben bu kadar parayı bu sene istesemde veremem. Artık ayıp olmuyormu @GalatasaraySK ?
Antalyaspor maçında herkes ana avrat giriyordu salaktan Penaltı olmasa ligin en kötü takımına iç sahada kaybediyorduk. Bunu görmeyen hoca başkan takımı uçuruma sürüklüyor
Şampiyonluğu bırak maç kazanmak için bile kolu alçılı adamı sahaya sürenler kadroyu koruyoruz diye övünüp ona buna zam yapmaya devam etsin. Sizin o kibriniz şımarıklığınız şampiyonluğu hak etmiyor
Haluk Yürekli: "Mehmet Özbek'in de Sportif A.Ş'ye girmesi gerektiğini düşünüyorum. Mehmet Özbek, Galatasaray'ın futbolunda ne kadar kabul etmezlerse etmesinler bir söz hakkı var. Fikir beyan ediyor. Abi kardeşin futbol konuşmama ihtimali var mı ya? Buna sürekli böyle asit dökmeye çalışıyorlar ya, 'Mehmet Özbek futbolla ilgilenmiyor' diye!
Başkan, Mehmet Özbek'in futbol aklına güveniyorsa alsın abi Sportif A.Ş'ye? Niye almıyor? Yönetime alsın?
Faydalıysa, herkesin dediği gibi Ederson yerine Uğurcan aldırma konusunda fikir veriyorsa, ben bilmiyorum öyle konuşulduğu için diyorum, e o zaman olsun abi. Gayriresmi olacağına resmi olsun? Şu anda gayriresmi şekilde Mehmet Özbek'in bu işlerin içinde olduğu konuşuluyor.
Herkesin futbol görüşü var... Ortak akıl çıkıyorsa tabii...
Ama Dursun Özbek'te bu böyle olmuyor! Yönetme şeklinde bir problem var abi. Erden Timur ile iki yıl çalışıyor, bir problem oluyor. İbrahim Hatipoğlu ile çalışıyor, problem oluyor. Abdullah Kavukcu ile çalışıyor problem oluyor. Dursun Özbek, anahtarı kimseye teslim etmek istemiyor. Eray Yazgan'ın şu anda orada var olma sebebi de Abdullah Kavukcu'ya anahtarı tek başına teslim etmek istememesi!"
Bu proje kimin umrunda? Ya tamamlandığını var sayalım kendi masrafını bile çıkarmayacak bir proje durdu yerde zara yazacak. İlk puan kaybında zaten stadyumum yanında taraftar şantiyeyi basar şimdi den not alalım bak şampiyonluk gittiğinde değil ilk puan kaybında orayı basarlar